Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Atık bitkisel yağlarla muamele edilmiş İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odununda beyazlık indeksi, renk ve parlaklık değerlerinin belirlenmesi
Ayata, Ümit; Camlibel, Osman
Günümüzde ahşap malzemenin sahip olduğu rengi değiştirmenin birçok farklı metotları (ısıl işlem, emprenye, ağartma, vb.) bulunmaktadır. Bu işlemler esnasında çevre dostu ürünlerin kullanılması gerek insan sağlığı gerekse ahşap endüstrileri için önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada, atık bitkisel yağların (zeytinyağı, mısır yağı ve ceviz yağı) İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odunun yüzeylerine bir fırça ile uygulanması sonrasında meydana gelen bazı yüzey özellikleri araştırılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrasında ahşap yüzeylerde beyazlık indeksi (WI*) [liflere dik (⊥) ve paralel (║)] değerleri, renk parametreleri (∆L*, ∆a*, ∆b*, ∆C*, ∆H*, ∆E*, a*, C*, L*, b* ve ho) ve parlaklık değerleri [20o, 60o ve 85o’lerde liflere dik (⊥) ve paralel (║)] belirlenmiştir. Bütün atık bitkisel yağ türleri uygulanmış deney örneklerinde a* ve C* değerleri artış gösterirken, L*, b* ve ho değerlerinde azalışlar elde edilmiştir. En düşük ∆E* değeri atık mısır yağında (23.70) bulunurken, en yüksek değer atık zeytinyağında (24.48) tespit edilmiştir. Her iki yöne ait olan WI* değerlerinde atık yağların uygulandığı örneklere ait sonuçlar kontrol örneklerininkine nazaran daha düşük olarak tespit edilmiştir. Uygulanan atık yağlar ile WI* değerlerinde azalış belirlenmiştir. Bütün atık yağ türlerinde liflere dik ve paralel yönlerde parlaklık değerleri 20o ve 60o’lerde azalırken, 85o’de artmıştır. Kullanılan tüm atık yağların iroko odunu yüzeylerinde yüzey özelliklerini değiştirici etkide bulunduğu görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2019Endüstri 4.0 perspektifinde inovasyon
Esmer, Yusuf; Alan, Mehmet Asif
Sanayi devrimleri Dünya ekonomi ve sanayi hayatının dönüm noktalarıdır. Endüstri 4.0 bu sanayi devrimlerinin sonuncusu olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla Endüstri 4.0 son yıllarda üzerinde sıklıkla konuşulan ve araştırmacıların ilgisini çeken bir konu olmuştur. İlk kez 2011 yılında Hannover Fuarında Endüstri 4.0 kavramı gündeme getirilmiş, “Akıllı Fabrikalar” ve siber-fiziksel imalat sistemlerinin küresel anlamda birbiriyle esnek işbirliğini mümkün kılan bir üretim sisteminden söz edilmiştir. Başta ABD, Almanya ve Çin olmak üzere dünya ekonomisine yön veren birçok ülke Endüstri 4.0 modeline geçmeye çalışmaktadır. Endüstri 4.0 modeli her konuda bir devrim olmakla birlikte aynı zamanda birçok yeniliği, dönüşümü ve değişimi de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla Endüstri 4.0 modeline geçmeden önce birçok konuda büyük çapta inovasyonların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İnovasyon; ürün, süreç, pazarlama ve örgütsel anlamda katma değer oluşturan yenilikleri ifade etmektedir. Endüstri 4.0 teknolojilerinin sağladığı inovasyonlar ihtiyaçtan çok zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle zorunlu görülen inovasyonların gerçekleşmemesi durumunda Endüstri 4.0 modeline geçişin başarılı olması mümkün görünmemektedir. Bu çalışmanın amacı Endüstri 4.0 modeline geçişte inovasyonun önemini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Endüstri 4.0 ve inovasyon kavramları açıklanmakta, sonrasında Endüsti 4.0 perspektifinde inovasyon incelenmekte, örnekler verilmekte ve öneriler geliştirilmektedir. Ayrıca araştırmada Endüstri 4.0 devrimi için ürün, süreç ve pazarlama inovasyonlarından daha çok örgütsel inovasyonların gerekli olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda Endüstri 4.0 modeline geçişte örgütsel anlamda çok sayıda radikal inovasyonların yapılması gerekmektedir.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2019Determination of the Optical Properties of ppTh Nanostructured Films Obtained by RF Plasma Polymerisation Technique
Bayram, Ozkan
In this study, it is aimed to obtain plasma polymerized Thiophene (ppTh) thin films by Radio Frequency (RF) plasma polymerization technique and to determine optical, chemical and morphological properties of these films. ppTh thin films were fabricated at 25, 50, 75 and 100 W RF power, 15 minutes coating duration and 500 mTorr base pressure. ppTh thin films were analyzed by Scanning Electron Microscopy (SEM), FTIR and Uv-Vis spectroscopy. Functional groups of thin films were determined by FTIR spectroscopy, and it was investigated how coating parameters affect the chemical structure of these films. Optical properties such as absorbance, transmittance and optical band gap were determined by Uv-Vis spectroscopy. The optical band gaps of the ppTh thin films were determined to be 2.97 eV, 3.13 eV, 3.17 eV and 3.68 eV with increasing RF power, respectively. In addition, all thin films were highly transparent in the visible region (500 nm), and this transparency tended to increase with increasing RF power. SEM analysis showed that the thin films had nanosphere structure and the radius of these spheres was about 90 nm.
- MakaleAçık Erişim2019Functionally Graded Porous Implants Obtained by Additive Manufacturing
Murat, Fahri; Şensoy, Abdullah Tahir; Korkmaz, İsmail Hakkı; Kaymaz, Irfan
Porous structures have an increasing use in the biomedical industry due to their advantage, such as supporting tissue regeneration for implants and prostheses used in the body, eliminating stress shielding and aseptic loosening problems. Although porous structures with homogeneous density contributed positively to biological processes, these structures were insufficent to exhibit the desired mechanical properties. The implant to be used in this case should offer the optimum design both biologically and mechanically. In order to solve this problem, functionally graded structures which provide the harmony of tissue regeneration and mechanical behaviour on the load bearing orthopedic implant are presented. The design where porosity is very dense in the load-bearing sections of the implant and less dense in the areas in contact with the tissue have become feasible by the additive manufacturing methods. In this study, the recent developments in the literature on porous implants, functionally graded porous structures and additive manufacturing applications of these structures have been compiled. As a result, a procedure is presented on porous implant designs that will be used to improve mechanical properties by accelerating biological healing processes in additive manufacturing applications.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Cvd ve pecvd tekniği kullanılarak bakır folyolar üzerinde grafen nanoyapıların elde edilmesi ve karakterizasyonu
Bayram, Ozkan; İğman, Erdal; Simsek, Onder
Bu çalışmada, CH4 gazı kullanılarak bakır folyolar üzerinde grafen ince filmlerin sentezlenmesi amaçlanmıştır.İnce filmlerin elde edilebilmesi için plazma destekli kimyasal buhar biriktirme (PECVD) ve kimyasal buharbiriktirme (CVD) yöntemi kullanılmıştır. Bakır alt-taşlar, standart ön temizlik yapıldıktan sonra kuvars camdanyapılmış reaktöre yerleştirilmiştir. Vakum odasının taban basıncı 5-10 mTorr’a düşürüldükten ve hidrojen gazıile tavlama işlemi yapıldıktan sonra, CH4 gazı ortama gaz akış kontrol ünitesi yardımıyla gönderilmiştir. PECVDsisteminde; RF güç kaynağı (13,56 MHz), kontrol ünitesi vasıtasıyla aktif hale getirilerek, üretilen enerji ortamagönderilmiştir. İşlem basıncı 100 mTorr, sıcaklık 600 ˚C, RF gücü 50 W ve kaplama süresi ise 20 dakika olarakayarlanmıştır. CVD tekniğinde ise, RF gücü ortadan kaldırılmış ve büyütme sıcaklığı 1000 ˚C olarakbelirlenmiştir. Elde edilen Grafen nanoyapıların karakterizasyonu için Raman, SEM ve TEM analizlerigerçekleştirilmiştir. Raman sonuçlarına göre, CVD yöntemiyle elde edilen yapılar, tek tabaka grafen yapısınıdoğrulamıştır. Bununla beraber PECVD tekniği ile tek tabaka grafen nanoyapılardan ziyade çok tabakalı yapıelde edildi.
AtıfOpenAlex1
İncele - Proje2018Sülfanilamid Bağlanmış Manyetik Nanopartiküllerle (Fe 3 O 4 @SiO 2 -PA-SA) Karbonik Anhidraz Enziminin Saflaştırması
Çelik, Safinur; Mavi, Ahmet
Enzimler, endüstriyel süreçlerde ve bilimsel çalışmalarda oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple enzimlerin hızlı ve ucuz bir yolla yüksek saflıkta saflaştırılması, ekonomik bir önem arz etmektedir. Bu projede amaç, karbonik anhidraz (CA) enzimini kısa sürede yüksek verimle saflaştırmak için ucuz, tekrar kullanılabilir ve manyetik temelli yeni bir materyal geliştirmektir. Projenin birinci bölümünde ilk olarak Fe3O4 MNP sentezlenmiştir. MNP?nin kararlılığını sağlamak için ikinci basamakta tetraetilortosilikat (TEOS) kullanılarak MNP?ler silika ile kaplanmış ve Fe3O4@SiO2 elde edilmiştir. Üçüncü basamakta Fe3O4@SiO2 yüzeyine APTES ((3-Aminopropil) trietoksisilan) ile -NH2 grubu ilave edilerek Fe3O4@SiO2-NH2 üretilmiştir. Dördüncü basamakta ise Fe3O4@SiO2-NH2 yüzeyinde bulunan -NH2 ile Phloretik asitin (PA, 3-(4-hidroksifenil) propiyonik asit) -COOH grubu, EDC (N-(3- Dimetilaminopropil)-N?-etilcarbodiimid hidroklorid) ve NHS (N-hidroksi süksinimid) aktivatörlüğünde, kovalent olarak bağlanmış ve Fe3O4@SiO2-PA elde edilmiştir. Son olarak karbonik anhidraz enziminin ilgisinin bulunduğu sülfonamidin (SA) diazonyum tuzu, Fe3O4@SiO2-PA?de bulunan Phloretik asitin aromatik halkasına bağlanarak Fe3O4@SiO2- PA-SA sentezlenmiştir. Nihai partikül (Fe3O4@SiO2-PA-SA) SEM, TEM, XRD ve FT-IR ile karakterize edilmiştir. TEM analiz sonuçları, hekzagonal şekle sahip monodispers ve ortalama 10 nm boyutlarında Fe3O4 MNP?ler üretildiğini göstermektedir. Silika kaplama ve APTES modifikasyonu yapılan nanopartiküllere ait TEM görüntüleri; Fe3O4@SiO2-NH2 MNP?lerin multi-çekirdek içerdiğini, SEM görüntüleri ise MNP?lerin 100 nm?den küçük ve küresel morfolojiye sahip olduğunu göstermektedir. Projenin ikinci bölümünde Fe3O4@SiO2-PA-SA kullanılarak hemolizattan karbonik anhidraz (CA) enzimi saflaştırılmıştır. Fe3O4@SiO2-PA-SA partikülleri hemolizat ile karıştırılıp CA?nın sülfanilamite bağlanması sağlanmıştır. Daha sonra bir mıknatıs ile Fe3O4@SiO2-PA-SA:::CA partikülleri toplanarak hemolizat ortamından uzaklaştırılmıştır. Fe3O4@SiO2-PA-SA:::CA partikülleri yıkanarak safsızlıklar ortamdan uzaklaştırılmıştır. Fe3O4@SiO2-PA-SA:::CA partiküllerinin üzerine elüsyon tamponu ilave edilerek CA, partiküllerden ayrılmış ve çözelti ortamına alınmıştır. Ortamda kalan Fe3O4@SiO2-PA-SA partiküller tekrar kullanılmak üzere mıknatısla geri kazanılmıştır. Sentezlenen MNP?ler ile CA, 2 saat gibi kısa bir zamanda ve basit bir şekilde hemolizattan saflaştırılabilmiştir. MNP?lerin maksimum enzim tutma kapasitesi 19,5 ± 1,1 mg CA/g MNP olarak hesaplanmıştır. Elde edilen CA?ın SDS-PAGE ile saflığı kontrol edilmiş ve enzimin yüksek saflıkta olduğu görülmüştür. Sentezlenen MNP?leri tekrar kullanılabilirliği test edilmiş ve üç kullanıma kadar MNP?lerin etkinliğini kaybetmediği görülmüştür.



