Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Modern teknikle üretimi gerçekleştirilen Bayburt karın kaymağının bazı biyokimyasal, mikrobiyolojik ve organoleptik özelliklerinin araştırılması

    Emin Ustaoğlu

    Bu çalışmanın amacı, Bayburt Karın Kaymağı'nın bazı karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmak ve bu ürün için standart bir üretim metodu belirlemektir. Bu amaçla geleneksel yöntemle üretilen örnekler, alternatif standart yöntemle üretilen örneklerle bazı kalite nitelikleri açısından karşılaştırılmıştır. Geleneksel metotla üretilen örneklerin ambalajlanmasında "karın" (işkembe) ve bez torba, standardize yöntemde ise bunlara ek olarak selülozik içerikli sentetik kılıf kullanılmıştır. Geleneksel yöntemle üretim Bayburt Ozansu Köyü'nde gerçekleştirilmiş, tereyağı, yoğurt mayası ve ambalaj materyalleri bu köyden temin edilmiştir. Standardize yöntemde üretimden önce ambalaj materyalleri temizlenerek dezenfekte edilmiş; üretimde klasik yoğurt starter kültürü (Lactobacillus bulgaricus, Streptococcus thermophilus) ve pastörize tereyağı kullanılmış, olgunlaştırma kontrollü şartlarda gerçekleştirilmiştir. Olgunlaşmanın 2., 30., 60. ve 90. günlerinde örneklerde fiziksel, kimyasal, biyokimyasal ve mikrobiyolojik analizler gerçekleştirilmiştir. Standardize yöntemle üretilen örneklerde depolamanın 90. gününde duyusal analizler yapılmıştır. Örneklerin kurumadde, yağ, tuz, toplam protein, asitlik değerlerinde depolama süresince artış tespit edilmiştir. Üretimde standardizasyon, örneklerin fizikokimyasal ve mikrobiyolojik nitelikleri üzerinde etkili olmuştur. Bayburt Karın kaymağı örneklerinin proteoliz düzeyinin ve dolayısıyla olgunluk derecesinin benzer ürünlere göre oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun üretimde peynir mayası kullanılmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre; geleneksel yöntemle üretilerek karında olgunlaştırılan örnekte depolama boyunca koliform grup bakteriler ve S. aureus, bez torbada olgunlaştırılan örnekte de koliform grubu bakteriler tespit edilmiştir. En yüksek lipoliz oranı geleneksel yöntemle üretilerek bezde olgunlaştırılan örnekte belirlenmiştir (p<0,05). Farklı ambalaj materyali kullanımı örneklerin serbest yağ asidi içeriğini etkilememiştir. Kaprilik, laurik, palmitik ve oleik asitler Bayburt Karın kaymağında belirlenen dominant yağ asitleridir. Standardize yöntemle üretilen örneklerde yapılan duyusal panel sonucunda panelistlerden toplamda en yüksek puanı (75,50) karında olgunlaştırılan örnek almıştır. Olgunlaşma parametreleri, yağ asidi kompozisyonu gibi parametreler göz önünde bulundurulduğunda Bayburt Karın Kaymağı ülkemizin diğer bölgelerinde üretilen Karın Kaymağı peynirlerinden önemli farklılıklar taşımaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çember konusunun geogebra yazılımıyla öğretiminin 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

    Sedef Çolakoğlu

    Bu araştırmanın amacı 7.sınıflarda çember konusunun GeoGebra yazılımıyla öğretiminin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, 5 hafta süren çember konusunun öğretimi GeoGebra yazılımıyla gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerindeki değişime bakılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bayburt'ta bir yatılı bölge ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve çalışma tek grup ön test-son test zayıf deneysel araştırma deseninden oluşmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Bulguları değerlendirmede SPSS 24.0 paket programı kullanılmış, TYDT normal dağılım gösteren alt boyutlar için eşleştirilmiş örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlar için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre GeoGebra yazılımıyla öğretimin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Uygulamadan önce ve uygulamadan sonra ön test-son test olarak yapılan TYDT Sözel-Şekilsel Form-A için uygulanan analizlere göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır. Ayrıca TYDT Sözel Form-A 'nın esneklik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Şekilsel Form-A'nın başlıkların soyutluğu, zenginleştirme, erken kapamaya direnç, hikâye anlatma, tamamlanmamış çizgilerin sentezi alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutlarda ön test-son test arasında yapılan analize göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Ayşî Mehmet Efendi'nin Rûhu'ş-Şurûh 'ala'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin edisyon kritiği

    Nurullah Oruç

    Elinizdeki bu çalışmanın amacı, Osmanlı bilgini olan Ayşî Mehmed Efendi'nin kaleme aldığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin tahkikli neşrini gün yüzüne çıkarmaktır. Osmanlı âlimlerinden Ayşî Mehmed Efendi (ö. 1016/1607), 10. yüzyılda İzmir iline bağlı Tire ilçesinde doğmuştur. Osmanlının meşhur medreselerinde müderrislik yapmış; ulûm-u İslamiye ve dil edebiyatı alanında eserler yazmıştır. Ebû Hanife Numan b. Sabit'e nispet edilen el-Maksûd fi's-Sarf ın üzerine şerh ettiği bu eserinin veciz ve kapsamlı olması hasebiyle Arapça sarf kitapları arasında ehemmiyetini muhafaza etmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde, Arapça sarf bilgisi ve önemi hakkında kısaca bilgi veril-miştir. Birinci bölümde, Ebû Hanife Numan b. Sabit'in hayatı, eserleri ve yazdığı el-Maksûd fi's-Sarf adlı eseri ve bu eserin üzerine yapılan şerhler hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ayrıca Ayşî Mehmed Efendi'nin hayatı eserleri ve yazdığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, ulaşabildiğimiz eserin nüshaları tanıtılmış ve nüsha seçimindeki kıstas belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin edisyon kritiği yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Erîke hadîsi (Sened ve metin tenkîdi)

    Necip Sefa Demir

    Erîke lafzı ilk bakışta anlaşılmasa da esasen Arapça'da koltuk, taht ve divan gibi anlamlara gelmektedir. Sıhhat incelemesi yapılacak olan hadîsin, bu isimle tesmiye edilmesinin sebebi söz konusu lafzın, hadîsin bütün rivâyetlerinde ortak kullanılan bir lafız olmasıdır. Resûlullâh'ın (s.a.s.) teşrî' (hüküm koyma) yetkisinden ve ona itâatten bahseden bu hadîs, altı ayrı sahâbî tarafından farklı tarîklerle rivâyet edilmiştir. Daha sonraki tabakalarda da bu rivâyetlerin vecihleri artmıştır. Bu çalışmada bu rivâyetler sened ve metin açısından incelenmiş olup söz konusu hadîsin, Resûlullâh'a (s.a.s.) aidiyeti tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde hadîsin senedi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Hadîsin tespit edilen rivâyetlerinin hem sahâbî râvîsi bağlamında özel, hem de bütün rivâyetlerini barındıran genel isnâd şemaları ilgili bölümlerde sunulmuştur. Daha sonra bu isnâdlarda bulunan râvîlerin her biri cerh ve taʻdîl açısından incelenmiş olup sika veya zayıf olup olmadıkları tespit edilmeye çalışılmış daha sonra senedler, ittisâline, sened sayısına, müntehâsına ve sıhhatine göre incelenmiş ve gerekli tespitler yapılmıştır. İkinci bölümde ise senedleri incelenmiş olan bu rivâyetlerin, tahrîc edildikleri kaynaklarla birlikte birer birer hem orijinal metinleri hem de tercümeleri sunulmuştur. Bu rivâyetlerin asgarî müşterekleri tespit edilmiş, rivâyet farklılıklarına dikkat çekilmiş ve neticede bu rivâyetler bütünleştirilmişlerdir. İkinci bölümün sonunda sened ve metin tenkîdi yapılan bu rivâyetler içerik ve muhteva itibarıyla farklı kriterlere arz edilmiştir. Sonuç kısmında ise hem sened hem de metin incelemesi yapılıp başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere farklı kıstaslara arz edilen bu hadîsin sıhhati noktasındaki tespitlerden söz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Erîke, Hadîs, Erîke Hadîsi, Metin Tenkîdi, Sened Tenkîdi, İsnad Şeması.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsileti'l-Muhtelife adlı eserinin tahkiki (Edisyon kritik)

    Yakup Ziyaalp

    Gerek Osmanlı döneminde gerekse önceki dönemlerde yaşamış âlimler Arap dili grameri hakkında farklı metotlarda pek çok eser telif etmişlerdir. Bu eserlerden çok azı tahkîk edilerek gün yüzüne çıkarılmışken birçoğu da kütüphane raflarında muhakkikler tarafından keşfedilmeyi ve ilim dünyasına kazandırılmayı beklemektedirler. Çalışmamızın amacı, Osmanlı döneminde yaşamış âlimlerden olan Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsile adlı eserinin tahkîkini yapıp yayına hazır hale getirmektir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte, Arap edebiyatında gramer ilminin temellerinin atılmasına sebep olan faktörlere değinildikten sonra bu ilmin tarihte geçirmiş olduğu dönemlere ve bu dönemlerde oluşan ekollere değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup olan bazı âlimler zikredilmiştir. Birinci bölümde, Emsile ve üzerine yazılan şerhlere değinildikten sonra Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, tezimize konu olan eseri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, eserin Türkiye ve farklı coğrafyalarda bulunan nüshaları kısaca tanıtılmış, tahkîkte izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde de, Şerhu'l-Emsile'nin metni tahkîk kurallarına uygun bir şekilde oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emsile, Kefevî, tahkîk, sarf, nahiv.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Tasavvufî düşüncede sekr ve sahv kavramları

    Adem Urhan

    Bütün mânevî ilimlerde olduğu gibi tasavvufun da gayesi Hakk (c.c)'ın rızasını kazanmak olup, konusu ise nefsi terbiye etme, ahlâkı güzelleştirme, içi ve dışı tenvir etme, sûret ve sîreti tezkiye etmektir. Ruhu terbiye yolunda yaşanan hȃl ve ȃhvaller ise dini his ve heyecan olarak bilinmektedir. Sâlik, tasavvufî bir eğitim olan seyr ü sülûk boyunca Allah Teâlâ'nın kendisine lütfettiği birtakım halleri yaşar. Bireysel tecrübeye dayalı pratiklerle tasavvufun kendine özgü bir dili, terim ve kavramlar dünyası oluşmuştur. Mutasavvıflar, geliştirdikleri bu tasavvufî terimleri ve onlara yükledikleri anlamları âyet ve hadislerden referanslarla kuvvetlendirmişler ve bunları açıklayan eserler yazmışlardır. Bu çalışmada, tasavvufî eserlerde sıkça yer verilen sekr (sarhoşluk) ve sahv (uyanıklık) kavramları ele alınmıştır. Öncelikle temel tasavvufî eserlere müracat edilerek müesseseleşme dönemi öncesi sûfîlerin bu kavramları nasıl algıladıkları tespit edilmiş, sekr ve sahv kavramlarının âyet ve hadislerden referansları incelenerek tasavvufî açıdan değerlendirilmiş, bu kavramlara mutasavvıfların yükledikleri anlamlar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Tarîkat, Sekr, Sahv, Bâyezîd-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Bir doğrultuda bileşik eğilme etkisindeki simetrik donatılı kolonlarda betonarme manto ile güçlendirmenin kolon moment taşıma kapasitesindeki güvenilirlik artışına etkisinin araştırılması

    Meltem Durmuş

    Bu çalışmada betonarme manto ile güçlendirilen 250x300 mm, 300x300 mm, 300x400 mm, 300x500 mm, 300x600 mm, 300x750 mm, 300x900 mm, 400x400 mm, 400x500 mm, 400x600 mm, 400x800 mm ve 500x500 mm kesitli 12 adet bir doğrultuda bileşik eğilme etkisindeki kolonda güçlendirmenin kolon güvenilirliğine etkisi araştırılmıştır. Kolonlar üzerinde uygulanan betonarme manto, kolon kesitinin dört tarafından yapılmıştır ve kalınlığı 100 mm alınmıştır. Kolonlar üzerinde güçlendirme öncesi ve sonrası donatı oranı ρ=0,01 civarında olacak şekilde donatı yerleşimi yapılmıştır. Eksenel yük değerleri N=0,5.Ac.fck olarak varsayılmış ve dış merkezlik e=15mm+0,03.h olarak alınmıştır. Tüm mevcut kolon kesitlerinde 6 farklı karakteristik beton dayanımı fck=5, 7.5, 10, 12, 14, 16 MPa ve tek karakteristik donatı akma dayanımı fyk=220 MPa dikkate alınmıştır. Tüm güçlendirilmiş kolon kesitlerinde karakteristik beton dayanımı fck=30 MPa, karakteristik donatı akma dayanımı fyk=420 MPa alınmıştır. Gauss ve Log normal dağılımlar istatistiki dağılımlar olarak kullanılmıştır. Güvenilirlik hesaplarını yapmak için Monte Carlo Simülasyon Metodu içeren bir bilgisayar programı Visual Basic 2017 yazılım programı kullanılarak yazılmıştır. Güçlendirme öncesindeki kolon kesitleri ve beton dayanımı değişken alınarak bu program üzerinde 72 adet analiz gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, mevcut kolon kesitlerinin güçlendirilmesinden sonra güvenilirlik düzeylerinin eğilme momentine göre nasıl değiştiği ve moment kapasitelerinin hangi düzeyden hangi düzeye çıktığı belirlenmiş ve bu sonuçlar tablo ve grafiklerle verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Arap dilinde İştikāk ve Abdulkâdir b. Mustafa el-Mağribî'nin el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri

    Sabri Yıldırımer

    Abdulkâdir el-Mağribî, Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşayan samimi bir Osmanlı müdafiidir. Hayatını İslâm'a ve Arap diline adayan el-Mağribî, XX. asrın önemli Arap dilbilimcileri arasında yer almış; tefsir, hadis, belâgat, gramer ve etimoloji alanlarında birçok eser telif etmiştir. Bu çalışmada, Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatına, kişiliğine, yazmış oluğu eserlerine ve meslek hayatının çok yönlülüğüne değinilerek, kaleme aldığı el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri tanıtılmakta ve eserdeki iştikāk konularına yer verilmektedir. Çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır; Giriş bölümünde; Arap dili hakkında kısa bilgilere yer verilerek, iştikāk ilminin önemi, kavramsal çerçevesi ve iştikākın kısımları hakkında genel bilgiler sunuldu. Birinci bölümde; Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatı, ilmî gelişimi, etkilendiği şahsiyetler ve yazmış olduğu eserler tanıtıldı, henüz basılmamış olanlar hakkında da kısa bilgiler verildi. İkinci bölümde; eserin yazılış amacına değinilerek eserin genel özellikleri hakkında bilgi verildi. Çalışmada iştikāk ilminin üç ana konusunu inceleyen eserin muhtevası takip edilerek sırasıyla iştikāk, ta‛rîb ve tevlîd konuları ele alındı. Çalışmada alanın önemli kaynaklarına başvurularak konun daha iyi anlaşılması için gayret gösterildi. Anahtar Kelimeler: Abdulkâdir el-Mağribî, İştikāk, Ta‛rîb, Mu‛arrab, Tevlîd, Müvelled.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Okul öncesi eğitimin ilk okuma ve yazma başarısına etkisi

    Alaaddin Tehci

    Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimin ilk okuma ve yazma başarısına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın uygulaması, Erzurum ilindeki devlet ilkokullarından kolay örnekleme tekniği ile seçilen ilkokullarda öğrenim gören 116 ilkokul birinci sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Betimsel tarama modelinde olan bu araştırma için gerekli olan veriler öğrenci bilgi formuyla, okuma ölçeğiyle ve yazma ölçeğiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde Fark Testleri (ikili gruplarda bağımsız örneklem t-testi, üçlü ya da daha fazla gruplarda ise tek yönlü anova testi) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır;  İlk okuma ve yazmada, okul öncesi eğitimi alan ilkokul birinci sınıf öğrencileri ile okul öncesi eğitimi almayan ilkokul birinci sınıf öğrencileri arasında anlamlı farklılıklar vardır. Okul öncesi eğitimi alan öğrenciler ilk okuma ve yazmada daha başarılıdır.  İlkokul birinci sınıfta cinsiyetin, ilk okuma ve yazma başarısı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.  İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyo-ekonomik düzeyleri, öğrencilerin ilk okuma ve yazma başarılarını etkilemektedir. Sosyo-ekonomik düzeyleri yüksek olan öğrenciler diğer öğrencilere göre ilk okuma ve yazmada daha başarılıdırlar.  İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin anne veya baba eğitim düzeyleriyle ilk okuma veya ilk yazma başarıları arasında anlamlı farklılıklar vardır. Öğrencilerin anne veya baba eğitim düzeyleri yükseldikçe ilk okuma veya ilk yazma başarıları da yükselmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Sürdürülebilirlik, çevresel riskler ve çevre muhasebesi arasındaki ilişkinin tespiti: Erzurum ilinde bir araştırma

    Rana Güler Sülük

    Günümüzde en çok konuşulan güncel konulardan birisi de iklimsel ve çevresel değişimlerdir. Bunların sebepleri ve etkileri sürdürülebilirlik kavramının önemini daha da fazla arttırmıştır. İşletmelerin sürdürülebilir olabilmesi için, ürün çeşitliliği ve üretkenliğin devamlılığının yanında daimi olabilme yeteneğini koruması gerekmektedir. Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi konusu farklı bilim dallarında birçok boyutuyla ele alınmaktadır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Sürdürülebilirliğin sosyal ve ekonomik boyutunun yanında çevresel boyutu da işletmeler açısından çok önemlidir. İşletmeler, kaynakları doğallığını bozmadan kullanmalı ve bunu yaparken de çevreye olan duyarlılığı da göz önünde bulundurmalıdır. Zaman içerisinde kaynakların yanlış kullanılması, çevrede karşılaştığımız olumsuzlukları ve bunların oluşturduğu riskleri meydana getirmektedir. Çevresel riskleri en aza indirmek için kullanılan yöntemlerin kritiği yapılarak muhasebe edilmelidir. Çevre ile alakalı işlerde finansal niteliğe sahip bilgilerin takip edilmesi, bunların raporlanması ve kaydedilmesi çevresel muhasebenin içeriğini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Erzurum ili organize sanayi bölgesinde üretim yapan 65 işletmede yapılmıştır. Bu işletmelerden anket yolu ile veriler elde edilmiştir. Ankete katılan işletmelere sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler ve çevre muhasebesi konularında sorular sorulmuş ve işletmelerin ilgili konulara ilişkin verdiği bilgiler Çoklu Regresyon ve Korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Kurulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yapılan anketlerin güvenilirlik analizi sonucunda ölçümlerde Cronbach Alfa Katsayısı 0.97 olarak bulunmuş ve yapılan çalışmanın yüksek derecede güvenilir bir ölçek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Çevresel Risk, Çevre Muhasebesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Lactobacillus paracasei ile prokiral aromatik ketonların asimetrik indirgenmesi

    Selda Öksüz

    Son yıllarda enantiyomerik olarak saf maddeler endüstriyel anlamda büyük ilgi görmektedirler. Enantiyomerik saflıkta elde edilen kiral alkoller endüstrinin çeşitli alanlarında önemli yapı taşları olarak kullanılmaktadırlar. Kiral maddelere olan bu ilgiden dolayı biyoindirgenme reaksiyonları ile enantiyomerik saflıkta kiral madde üretimi üzerine çalışmalar önem kazanmıştır. Bu çalışmada prokiral ketonların biyoindirgenmesi ile endüstride çeşitli alanlarda kullanılan optikçe aktif kiral sekonder alkoller elde edildi. Yedi farklı Lactobacillus paracasei suşu'nun prokiral ketonların asimetrik indirgenmesinde biyokatalizör olarak değerlendirildi. Bu laktik asit bakteri (LAB) suşları arasından Lactobacillus paracasei BD87E6 suşu en etkili asimetrik indirgeme yeteneğine sahip biyokatalizör olarak tespit edildi. Optimize edilen reaksiyon koşulları altında aromatik prokiral ketonlar %98 enantiyomerik aşırılığa varan sonuçlarla ilgili kiral sekonder alkollere dönüştürüldü. Bu metod hafif ve çevre dostu yöntem ile biyolojik öneme sahip sekonder kiral alkollerin sentezi için umut vaat eden ve alternatif bir yaklaşım getirmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Eğitsel şarkı ve oyunlarla işlenen fen bilimleri dersinin akademik başarı ve kalıcılık üzerine etkisi

    Ezelnur Çeker

    Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 4. sınıf Fen Bilimleri dersi "Maddeyi Tanıyalım" ünitesinde eğitsel şarkı ve oyunlarla işlenen derslerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Bayburt il merkezinde bulunan MEB'e bağlı Cumhuriyet İlkokulunun iki şubesindeki 38 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Sınıflardan biri deney grubu (n=22) olarak, diğeri ise kontrol grubu (n=16) olarak rastgele seçilmiştir. Araştırmada deney grubu öğrencileri eğitsel şarkı ve oyunlarla öğrenimini sürdürürken, dersler kontrol grubunda Fen Bilimleri öğretim programına dayalı olarak geliştirilen ve MEB tarafından onaylanan ders kitaplarının önerdiği öğretim yöntem ve modellerine göre yürütülmüştür. Uygulama öncesinde ve sonrasında, veri toplama aracı olarak Maddeyi Tanıyalım Başarı Testi (MTBT) deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Veriler SPSS 21 programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için bağımlı (Paired Samples t-test) ve bağımsız (Independent Samples t-test) gruplar t testi kullanılmıştır. Ön testlerden elde edilen veriler değerlendirilmiş olup grupların denk olduğu görülmüştür. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda; eğitsel şarkı ve oyunlarla işlenen derslerin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı ve başarılarında kalıcılık sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Maddeyi tanıyalım, eğitsel şarkı ve oyunlar, akademik başarı, kalıcılık düzeyi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Alternatif yatırım araçlarının hisse senedi fiyatlarına etkisi: BIST'teki sektörler bazında karşılaştırmalı bir analiz

    Ahmet Polat

    Yatırımcılar, yatırım yaparken bir taraftan yüklendikleri riski minimuma indirmek diğer taraftan getirilerini maksimuma çıkarmak isterler. Yatırım için genel olarak önlerinde dört seçenek bulunmaktadır. Hisse senedi satın alabilecekleri gibi döviz, altın ve faiz gibi alternatif yatırım araçlarını da seçebilmektedirler. Bu çalışmada alternatif yatırım araçlarının BIST'teki sektörler bazında hisse senedi fiyatına etkileri zaman serileri ile analiz edilmiştir. Çalışmada Ocak 2004 – Haziran 2017 dönemine ait aylık veriler kullanılmıştır. BIST'teki sektörleri temsilen beş model oluşturulmuştur. Çalışmada bağımlı değişken olarak BIST'teki sektörler, bağımsız değişken olarak döviz kuru, altın fiyatı ve faiz oranı ele alınmıştır. Ayrıca 2008 küresel krizi kukla değişken yardımıyla dikkate alınmıştır. Sonuç olarak alternatif yatırım araçlarının bütün sektörlerde hisse senedi fiyatını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Ancak altın fiyatının etkisi istatistiki açıdan anlamlı bulunmamıştır. Anlamlı etki tespit edilen yatırım araçlarından döviz kurunun, hisse senedi fiyatını faiz oranından daha çok etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca bu etkinin en çok BIST Mali Endeksinde en az ise BIST Hizmet Endeksinde olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Yeşil muhasebe sisteminde çevresel maliyetlerin raporlanması: Mermer üretim işletmelerinde uygulama

    Şirin Aslan

    Literatürde "Yeşil Muhasebe" olarak anılan Çevre Muhasebesi kavramı; çevrede bulunan doğal kaynakların meydana gelişini ve bu kaynakların kullanım şekillerini, kaynaklarda oluşan azalış ve artışları, işletmelerin çevresel verilerini bir araya getiren ve bu bilgileri ilgili gruplara raporlayan bilgi sistemi olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında ilk etapta çevre kavramı, çevresel sorunlar ve sorunlara neden olan faktörler, çevresel sorunları önlemeye yönelik ekonomik yaklaşımlar, çevre ve işletme ilişkisi, muhasebenin temel kavramları ve çevreyle ilişkisi, çevre muhasebesi (yeşil muhasebe), çevre muhasebesinin faaliyet alanları, çevresel maliyet kavramı, çevresel maliyetlerin tespit edilmesine yönelik yaklaşımlar ve türleri, çevresel raporlama ve çevre muhasebesinde denetim konuları ele alınarak incelenmiştir. Son olarak da, ABC A.Ş. üzerinde çevre muhasebesi (yeşil muhasebe)'nin nasıl uygulanabileceği açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevresel Sorunlar, Çevre Muhasebesi, Çevresel Maliyetler, Çevresel Raporlama, Çevresel Denetim

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama stratejilerini kullanma düzeyleri ile okuduğunu anlama başarı düzeyleri arasındaki ilişki

    Onur Batmaz

    Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama stratejilerini kullanma düzeyleri ile okuduğunu anlama başarı düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modeline dayalı bu araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Bayburt ilinde bulunan 44 ilkokulda okuyan 938 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise küme örnekleme yöntemlerinden oranlı küme örnekleme yöntemine göre seçilen ve okuduğunu anlama başarı testi hazırlama çalışmalarına dahil edilmeyen toplam 503 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan "Okuduğunu Anlama Başarı Testi" ve Susar Kırmızı (2006) tarafından geliştirilen "Okuduğunu Anlama Stratejileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS.17 programı ile çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, öğrencilerin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma düzeylerinin "bazen" düzeyinde ve okuduğunu anlama başarı düzeylerinin "orta" düzeyinde olduğunu göstermiştir. Ayrıca ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşırken yerleşim yeri değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı; okuduğunu anlama başarı düzeylerinin cinsiyet ve yerleşim yeri değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma düzeyleri ile okuduğunu anlama başarı düzeyleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Okuduğunu Anlama Stratejileri, Okuduğunu Anlama, İlkokul

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Ekşi hamur ve ekşi hamur ekmeği üretiminde farklı tahıl tanelerinin fonksiyonel etkilerinin incelenmesi

    Zühal Alkay

    Geleneksel yollarla üretilen ekşi hamurda tat, aroma ve yapının oluşmasıLaktik Asit Bakterilerinin(LAB) varlığına ve fermentasyon süresince ürettikleri metabolitlere bağlıdır. Bu etkilerin oluşmasında önemli faktörlerden bir tanesi de LAB türleri tarafından ekzopolisakkarit (EPS) üretimidir. EPS üretiminin hamurun fizikokimyasal karakteristikleri üzerine etkisi uzun süredir bilinen bir fonksiyon olmakla birlikte bu etki çevresel ve genetik faktörlere bağlı olarak üretim seviyesinin değişmesi ve farklı kimyasal yapıda EPS üretilebilmesi ile yakından ilişkilidir. Ekşi hamurdaki kullanılabilir karbon kaynaklarına ilaveten prebiyotik potansiyeli olan bileşenlerin hamur formülasyonuna ilavesi ekşi hamurun oluşumunu sağlayan LAB türlerinin gelişimini ve EPS gibi farklı metabolitlerin üretimini teşvik ederek hamurun ve ekmeğin karakteristikleri üzerine olumlu etkiler oluşturabilir. Bu bağlamda yapılan tez çalışması ile süt olum devresindeki buğday, çavdar, yulaf ve arpa tanelerinin prebiyotik potansiyeli ve neticesinde bu etkinin ekşi hamur ve ekmeği üzerinde oluşturduğu sonuçlar irdelenmeye çalışılmıştır. Bu tez kapsamında ekşi hamur izolatı; Lactobacillus rossiae, Lactobacillus plantarum, Lactobacillus brevis ve Weissella cibaria suşları ile Bayburt İlinden toplanan süt olum evresindeki tahıl tanelerinden buğday, çavdar, yulaf ve arpa unları ekmeklik buğday ununda kullanılarak ekşi hamur üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu tahıl tanelerinin şeker profili ve ekşi hamurdan izole edilen EPS'in içerdiği şeker grupları HPLC analizi ile ortaya konmuştur. Tahıl tanelerindeki şeker grupları glukoz, ksiloz ve arabinoz olurken, ekşi hamur ortamında üretilen EPS'in içerdiği monosakkaritlerin ise glukoz, mannoz ve fruktoz olduğu saptanmıştır. İlgili türlerin ürettikleri EPS miktarlarının farklı tahıl tanesi şartlarında önemli ölçüde farklılık arz ettiği gözlemlenmiştir. Farklı süt olum evresindeki tahıl tanelerinin ilavesi ve farklı LAB türleri ile üretilen ekşi hamurların reolojik özellikleri elastik (G′) ve viskoz modül (G″) değerlerinin 0., 8. ve 24. saatte belirlenmesi ile tespit edilmiştir. Ekşi hamur örneklerinin tekstürel özelliklerinin belirlenmesi noktasında ise ekşi hamur ekmeği yapılarak tekstür analizi ile sonuçlar ortaya konmuştur. Elde ettiğimiz sonuçlar farklı türlerin farklı tahıl tanesi katkılı ekşi hamur ve ekmeği üzerindeki etkilerini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukaddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin edisyon kritiği

    Lütfi Özbey

    Çalışmamız, Arap dilinin öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan büyük dil âlimi Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Burcî Memlükler döneminde Mısır'da doğup yaşayan şârih, 36 yaşından sonra ilim dünyasına adım atmış olmasına rağmen, özellikle nahiv alanında kaleme aldığı eserlerle döneminin en önemli âlimlerinden biri olmayı başarmıştır. Muhtasar türünde yazılmış olan bu eser, talebeye nahiv öğretmeyi kolay hale getiren bir üslupla kaleme alınmış olası sebebiyle diğer nahiv kitapları arasındaki önemini korumuştur. Çalışmamızın giriş bölümünde, nahiv ilmi hakkında tarihî bilgi verildikten sonra, ortaya çıkan dil mektepleri/ekollerinin temel bakış açıları ve temsilcilerine değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup nahiv âlimleri tarafından telif edilmiş kaynaklar zikredilmiştir. Birinci bölümünde, İbn Âcurrûm'ın hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Mukaddimetü'l-Âcurrûmiyye metni tanıtılmış, Şârih el-Ezherî'nin hayatı ve eserleri incelenerek, tezimize konu olan eserin Şârih'e aidiyeti konusu ele alınmıştır. İkinci bölümünde eserin dünya kütüphanelerinde mevcut olan nüshaları incelenmiş, daha önce eser hakkında gerçekleştirilen çalışmaların tahlîlleri yapılmış ve yeni bir edisyon kritik çalışmasına duyulan ihtiyacın nedenleri ortaya konmuştur. Tahkik çalışmasında esas kabul edilen nüshaların incelenmesi yapılarak, edisyon ktirik çalışmamızda takip edilen yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, geleneksel bölümlere ayırma şeklinden farklı olarak "i'rab, âmil ve ma'mul" taksîmini esas alan, "Mâü'l-Hicâziyye ve "Atf-ı Beyân" gibi konularda farklı görüşleri beyan eden eserin tahkikli neşri yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Jet grout yöntemi uygulanılarak yapılan bir zemin iyileştirme vaka analizi

    Mustafa Ercan

    Jet grout metodu, taşıma gücü ve oturma problemleri görülen zeminlerde sıklıkla uygulanan bir zemin iyileştirme tekniğidir. Ülkemizde en yaygın kullanılan yöntemlerin başında gelen bu zemin iyileştirme yöntemi, hemen hemen tüm zemin türlerine uygulanabilir niteliktedir. Bu çalışmada, jet grout metodu ile zemin ıslahı üzerine bir vaka analizi incelenmiştir. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisi projesi zemininin incelendiği bu çalışma kapsamında altı ünite binası zemininde oturma ve taşıma gücü problemleri tespit edilmiştir. Jet grout metodu ile zemin iyileştirmesinin yapıldığı bu çalışma sonucunda, mühendislik özelliklerinin zayıf olduğu tespit edilen zemin bölgeleri taşıma gücü ve oturma kriterlerine uygun duruma getirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Hakîm es-Semerkandî ve kelamî görüşleri

    Hatice Kübra Karaman Bayrak

    Bu tezde ilk dönem Mâturîdî âlimlerinden olan Hakîm es-Semerkandî'nin Kelâm ilmine dair görüşleri tesbit ve tahlil edilmektedir. Semerkandî'nin düşüncelerinde içinde yaşadığı toplumun kültürel, sosyo-ekonomik ve dinî izlerinin etkisi görülmektedir. Semerkandî, Kelâm ilmine dair görüşlerini Hanefî-Mâturîdî kelâm geleneğine bağlı kalarak ortaya koymuştur. Semerkandî'nin kullandığı bilgi kaynakları haber, ayetlerin literal anlamları ve sıhhat şartı aramaksızın hadislerdir. Semerkandî itikadî düşüncelerine aykırı olarak bulduğu tüm fikirleri şiddetle eleştirmiş ve bu düşünce sahiplerini bid'atçi olarak nitelemiştir. Semerkandî, Sevâdu'l-Â'zam adlı eserinde Allah'ın isimleri, Allah'ın sıfatları, Ru'yetullah, Kabir ahvali, hesap, mizan, şefaat gibi Kelâm ilminin önemli ve ihtilaflı pek çok konusu hakkında görüşlerini bildirmiştir. Anahtar Kelimeler: Semerkandî, Sevâdu'l-Â'zam, Allah'ın sıfatları, Şefaat,Ru'yetullah, Kabir ahvali.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Ebu'l Muîn en-Nesefî'de insan fiilleri (Efâlü'l-ibâd)

    Boran Çayır

    İnsanın farklı sebeplerin teşvik ve tahrikiyle davranışa yansıyan, ortaya çıkmasında bizzat insanın rol aldığı ve özgür iradesinin etken olduğu fiillerine insan fiilleri denir. İnsan fiilleri ve hürriyeti meselesi Kelâm tarihinde "Kader" ile ilgili konularla bağlantılı olduğu için, Kelâm eserlerinde genellikle kader meselesiyle beraber değerlendirilmiştir. İnsan fiilleri problemi temelde iki ana grup fikir etrafında şekillenmiştir. Bunlardan birincisi; insanın fiillerini yaparken fiili yapacak güç ve iradesinin olmadığı buna bağlı olarak fiillerinin sonuçlarından sorumlu tutulamayacağını ifade eden ve bunun fikri altyapısını Kur'ân-ı Kerim, hadisler ve aklı esas alarak sağlamaya çalışan görüştür. Bu görüşün savunucuları ise başta Cebriyye ve bazı Mürciî akımlardır. İkincisi ise; Başta Mu'tezile olmak üzere zikri geçen kaynaklar temel alınarak, insanın fiilinin hâlikı olduğu, fiili kendi irade ve gücüyle yaptığı, Allah'ın bu fiillerin yaratılmasına müdahale etmediğini savunan görüştür. Bu anlayışa göre insanın fiillerinin sonucunda sorumlu olabilmesi için, insanın fiillinin yaratıcısı olması ve o fiili kendi özgür iradesiyle ortaya koyması gerekmektedir. Sorumluluk için fiilin yaratılması ameliyesini insana bağlamaktadır. Ayrıca bu görüş içerisinde insanın sorumluluğunun kendi yapıp ettikleri sonucu olduğunu savunan ve fakat bunu fiilin yaratılmasına değil de; o fiilin, insanın başlangıçta Allah tarafından verilen kudretle, sebeplerin temel yaratıcısı olarak yine Allah'ı kabul etmekle beraber insanın özgür iradesiyle yapılmasına bağlayan uzlaştırmacı bir görüşte vardır. Bu görüşte Selefîlik- Eş'ârilik ve Mâtüridîliğin öncülük ettiği Ehl-i Sünnet ve'l- Cemaat'in görüşüdür. Biz bu çalışmada Ehl-i Sünnetin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ebu'l Muîn Nesefî'nin görüşleri bağlamında insan fiilleri konusunu ana kaynaklar doğrultusunda incelemeye ve farklı yönlerini ortaya koymaya çalıştık. Anahtar kelimeler: Yaratma, kudret, özgür irade, kader, sorumluluk