İlgi alanları

Eski Türk Dili (Orhun, Uygur, Karahanlı)
Tarihi Kuzey Doğu Türk Dili (Harezm, Kıpçak, Çağatay)

Yayınları

10 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Eski Uygurcadan Modern Yazı Dillerine Bir Dilbilgiselleşme Tipi: İsim + İyelik + Bulunma Durumu

    Güzel, Ferdi; Azili, Kenan

    Eski Türkçe dönemi, Türkçenin ilk tanıklanan dillik malzemesine sahip bir evre olarak dilbilgiselleşme açısından üretken tarihsel yazı dillerini kapsamaktadır. Özellikle tercüme eserlerin verildiği Eski Uygur çevrelerinde üretilen metinlerde, kaynak dildeki ifadeleri karşılamak üzere kullanılan çeşitli dilbilgisel görevdeki dikkat çekici kimi yapılara rastlanmaktadır. Bunlar arasında bilhassa edatlar, türetim ve kullanım şekilleri açısından bir hayli çeşitlilik göstermektedir. İsim ve fiil köklerinin çeşitli biçim birimler ile dilbilgiselleşme sürecine girmesi sonucu ortaya çıkan çok sayıda yapının farklı kavramsal ilişkilerle meydana geldiği görülmektedir. Bu kavramsal ilişkiler, ortaya çıkan yeni yapıların söz dizimsel görevlerini belirleyici rol üstlenmektedir. Uygur metinlerinde durum morfemleriyle beraber, iyelik çekiminden oluşan özel yapıların oluşturduğu bir grup görevli sözcük tespit edilmektedir. Bu formların isim+3. tk. iyelik+bulunma durumu yoluyla türetildiği, dilbilgiselleşme süreci ile birlikte çeşitli kategorilerde görev aldığı ve birçok kavramsal ilişkiyi taşıdığı görülmektedir. Bu makalede, geç tarihli Uygurca metinlerde kullanılan küçintä, tıltagınta, tüşintä, ugrınta, yolınta ve el(i)gintä gibi dilbilgiselleşmiş biçimler, sözdizimsel ve kategorik ilişkiler bakımından ele alınacaktır. Biçimlerin ortak türetilme yolundan hareketle, kategorik değerleri üzerine odaklanılacak, biçimsel ve karakteristik özellikleri belirlenecektir. Bu aşamada, modern yazı dillerindeki örneklerle karşılaştırılarak Türkçedeki süreklilikleri irdelenecektir. Böylece, Eski Türkçeden modern Türk yazı dillerine kadar devam eden bir dilbilgiselleşme stratejisi olarak bu yapıların genel sınıflandırmadaki konumu tayin edilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ2
    An Archaic Compound Suffix in Old Uyghur: plus DXrtI

    Azili, Kenan

    As many world languages, Turkic also has simple suffixes in terms of structure, as well as complex suffixes with controversial origins. Although some of these suffixes have been systematized and bound to certain rules, the emergence of some suffixes still remains a mystery. Old Uyghur, which is one of the historical periods of the Turkic language, has such an undeciphered suffix. The compound suffix of +DXrtI has been evaluated by some researchers to date; however, no definite conclusion has been reached regarding its origin and function. For this purpose, various structures in Altaic languages will be examined and a connection will be made between this suffix and the 'extraordinary' examples seen in Old Uyghur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    A Cognitive Form of Spatialization: Mind (Mental) Metaphors And Related Lexical Choices In Old Uyghur

    Azili, Kenan

    Conceptual metaphors, which have an important function in language-mind relations, are shown among the thinking practices that emerge with various conceptual connections such as concretization and simile. These metaphors, which bear the traces of primitive thinking activities in daily life, are generally defined as making use of concrete concepts in order to understand abstract concepts. With the "conceptual metaphor theory" first put forward by Lakoff and Johnson (1980), such forms of expression in the world's languages have become the focus of attention. According to this theory, which questions what kind of mental relationships are used to express abstract concepts such as time, life and thought, many concepts are understood based on conceptual metaphors. On the other hand, studies conducted to date show that a large portion of the conceptual metaphor types that can be diversified have universal characteristics. One of these metaphors is the CONTAINER METAPHORS, which are about an abstract concept such as “the mind”. CONTAINER METAPHORS, which represent a communication system in which the mind is a container and thoughts are placed in this container, result in the mind being perceived as an object in terms of concretization. However, the first stage in the preliminary thinking practices for abstract concepts requires the mind to be associated with space. Because, ontologically, the existence of a being or object in the world depends on the condition of being in space. Therefore, the inter-conceptual relationships that conceptual metaphors have are not only represented by concrete-abstract relationships; they are also represented by a progressive chain of concepts. In this study, based on the argument that the concept of mind is associated with space before the objectification process, historical texts will be scanned and classified within the scope of Old Uyghur texts. Firstly, the conceptual field of the word marking the concept of mind will be evaluated with various linguistic data. Then, it will be examined whether the abstraction of the mind has conceptual relations such as space, then object/being and finally advanced metaphor. In this respect, the universality of the available typological data will be discussed by evaluating the views put forward in previous studies.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Eski Uygurcada Sözcüksel Karşıtlıklarla Üretilen Metaforik Yapılar

    Azili, Kenan

    Dillerdeki duyu ilişkilerinden biri olan karşıtlık, genellikle birbirine zıt veya ters anlam alanına sahip sözcük çiftleri arasında kurulan kavramsal bir ilişkidir. Dil-beyin sistemleri içerisinde, psikoloji ve dil öğretimi gibi alanlarda kimi kavramların karşıtları ile birlikte kullanılması, kavramlar/anlamlar arasındaki karşıtlık ilişkisinin çok farklı bilişsel ve metaforik değerlere sahip olduğunu göstermektedir. Daha ziyade sözcüksel ve anlamsal düzeyde odaklanılan karşıtlık ilişkileri; paradoks, oksimoron ve antonim gibi üst başlıklarda değerlendirilen bir mesele olarak dilbilim çalışmalarında da güncelliğini korumaktadır. Evrensel çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre, Türklük Biliminde “ikilemeler” içerisinde değerlendirilen antonimlerin, oldukça farklı kavramlara karşılık geldiği görülmektedir. “Düzenli karşıtlıklar” adıyla tanımlanan bu karşıtlık ilişkileri aynı zamanda söylemi ilgilendiren bir kavram dünyasını ortaya çıkarmaktadır. Bu makalede, “düzenli karşıtlıklar” olarak nitelendirilen kimi antonim biçimlerinin Eski Uygur metinlerindeki örnekleri değerlendirilerek işaretledikleri kavram alanları tespit edilecektir. Bu çerçevede, ele alınan antonim örnekleri bazı sınıflandırmalara tabi tutularak tipolojik ve evrensel değerleri irdelenecektir.

  • MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ3
    Kültürel Kavramsallaştırma Örneği: Eski Uygur Sivil Metinlerindeki Örü Kodı Bol- Yapısı Üzerine

    Azili, Kenan

    Eski Uygur sivil metinleri, diğer Eski Türkçe metinlerin aksine dinî içerikli tercüme yoluyla oluşturulmamış, hayatın içinde, halkın sosyal aktivitelerini gösterecek biçimde yazılmıştır. Bu anlamda metinler çok farklı düzeyde kültür kodlarını taşımaktadır. Bu metinlerde yer alan örü kodı bol- ifadesi, bugüne kadar yapılan çalışmalarda çeşitli anlamlandırma teklifleri yapılsa da tam anlamıyla çözüme kavuşamamıştır. İfadenin dil bilimsel açıdan mukayeseli incelenmesinin yanında kültürel kavramsallaştırma yönünden dil ve kültür ilişkisi içinde yeniden ele alınması gerekmektedir. Çalışmada, söz konusu ifadenin dil bilimsel değerlendirmesi için öncelikle ifadeyi oluşturan örü kodı yapısı incelenecektir. Daha sonra formun yardımcı fiil ile oluşturulmuş son şekli, metinlerde tanıklanarak sentaktik dizilimin pragmatik sıralaması göz önünde bulundurulup diğer formlarla denkliği kurulacaktır. Bu evrede kurulan denklikler kültür dil bilimin kültürel kavramsallaştırma dalına göre değerlendirilecek ve kültürel kodları analiz edilecektir. Çalışmanın en önemli amacı, bazı dil formlarının sadece dil bilimsel izah ile çözülemeyeceği, dil kültür ilişkisi ile kültür dil bilim gibi farklı disiplinlerin yardımı ile çözmek gerektiğini göstermektir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ3
    A Sample of Cultural Conceptualisation: On the Form of örü kodı bol-in the Old Uigur Civil Texts; [Kültürel Kavramsallaştırma Örneği: Eski Uygur Sivil Metinlerindeki Örü Kodı Bol-Yapısı Üzerine]

    Azılı, Kenan

    Old Uyghur civil texts, unlike other Old Turkish texts, were not created through religious translation, but were written in a way to show the social activities of the people involved in active life. In this sense, the texts have cultural codes at very different levels. The statement of örü kodı bol-in these texts has not been fully resolved, although various interpretation proposals have been made in studies conducted so far. In addition to the linguistically comparative and diachronic examination of the statement, reconsidering it in terms of cultural conceptualization within the relationship between language and culture has become necessary. In the study, firstly the form of örü kodı that constitutes the statement will be examined for the linguistic evaluation of the statement in question. Then, the final form of the form formed with the auxiliary verb will be witnessed in the texts and the pragmatic order of the syntactic sequence will be taken into consideration and its equivalence with the other forms will be established. At this stage, the established equivalences will be evaluated according to the cultural conceptualization of cultural linguistics, and their cultural codes will be analyzed. The most important aim of the study is to show that some linguistic forms cannot be solved only by linguistic explanation, but with the help of different disciplines such as cultural linguistics with a language-culture relationship.

  • MakaleYalnız künye2021
    Eski Uygur Türkçesinde Gözden Kaçmış Bir Niteleyici: ärtä

    Azili, Kenan

    Kategorik değerleri veya anlamlı-görevli birim olup olmadıkları hala evrensel düzeyde tartışmalı olan zarflar, Türklük bilimi araştırmalarında yer-yön zarfları, katlama/sayma zarfları, sıklık/zaman zarfları, pekiştirme zarfları ve miktar/derecelendirme zarfları gibi alt tanımlamalara tabi tutulmaktadır. Bu tanımlamalar içerisinde miktar zarfları; fiilleri, sıfatları veya kendi kategorisinde bulunan zarfları azlık-çokluk ve bazı hallerde üstünlük yönünden işaretleyen ve Türk dilinde sınırlı sayıda birimlere sahip niceleyicilerdir. Bugüne kadar yapılan Eski Türkçe gramer çalışmalarında yer verilmeyen, bazı metin neşirlerinde yirmiye yakın örneği tespit edilen ärtä formu da bu niteleyicilerden biridir. Ancak bu form, bugüne kadar yapılan çalışmaların bazılarında, tarihsel Türk diline ait çeşitli metinlerde sıkça rastlanılan ertä formuyla çeşitli sebeplerden dolayı karıştırılmış veya ayırt edilememiştir. Bu çalışmada, farklı etimolojilere ve semantik alanlara sahip olan bu iki form tekrar ele alınarak sahip oldukları farklı gramerleşme süreçleri değerlendirilecektir. Daha özelde, literatürde ele alınmamış olan ärtä, tespit edilen bütün örnekleriyle ayrıntılı bir şekilde ele alınarak hem kategorik değerleri hem de gramerleşme süreçleri incelenecektir. Bu çerçevede Eski Türkçe döneminde görülen ortak kökene sahip bazı miktar niteleyicilerinin formlarından hareketle, Türk dilinin miktar niteleyici tipolojisi hakkında bazı sonuçlara ulaşılmaya çalışılacaktır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    A different conceptual relationship in the language - sense systems: the principle of directionality in the sample of old turkic

    Azili, Kenan

    The fact of "existing in space", which is placed on the basis of human existence and sense systems, shows its effect in various forms that compose language systems. Being in the space also requires the use of various attributes of the space in thought systems; accordingly, it causes the forms of expression to occur according to spatial characteristics and to be directly dependent on the space. This result, which brings together some kind of physics and metaphor systems, has many traces on languages. Six directions such as forward/backward, down/up and right/left in the horizontal, vertical and lateral dimensions of the space organize logical relations in many linguistic fields, from grammar and word derivations to different morphological and syntactic strategies in some language units. It is understood that most of the language forms identified in the modern and historical language periods are derived from the root forms related to the above directions and it shows some metaphorical and conceptual developments. These occur within the framework of some principles that can be described as the “the principle of directionality” in the literature. In this study, various forms that developed depending on the directionality and their conceptual relations in Old Turkic, the first written period in which the development of Turkic was followed from various aspects, will be evaluated. The results of the principle of directionality, which have been put forward based on various previous studies, will be discussed and the strategies of Turkic based on the principle of directionality will be examined theoretically.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021Scopus SJRQ4
    Kavramsal metafor örneği olarak agır ve eski türkçede bir kavramsal harita denemesi

    Azili, Kenan; Koç, Aziz Tolga

    Kavramsal metaforlar, dillerin sahip olduğu soyut kavram alanlarının ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Temel olarak soyut bir kavramın dış dünyadaki daha somut bir kavram yoluyla anlaşılması/ifade edilmesi demek olan kavramsal metaforlar, dillerdeki söz varlığında yer alan kelimelerin anlam çeşitliliğini açıklayabilmektedir. Bu açıdan kelimelerin semantik gelişimleri, kavramsal metafor adımları takip edilerek bir haritalama yoluyla ortaya çıkarılabilmektedir. Bu haritalama yöntemi kelimenin tarihsel yazı dillerinden modern yazı dillerine kadar semantik gelişimlerini gösterebilir. Böylece kelimelerin geçirdiği bütün evreler, birbirleriyle ilişkili alanlar üzerinden açıklanabilir. Bu yöntem yakın zamanlara kadar diğer bilim alanlarında kullanılırken, son dönemlerde metafor alanında kullanılmaya başlanan açıklayıcı ve betimleyici bir yöntem olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, Köktürk, Maniheist, Budist ve İslamî çevrede yazılmış metinlerde yer alan agır formu, gramerleşme yönünden incelenerek Eski Türkçe sınırları içerisindeki kavramsal metaforik geçişleri ele alınacak ve formun sahip olduğu kavramlardan hareketle bu form için bir kavramsal harita modeli geliştirilecektir. Bu metinlere göre formun kazandığı yeni alanların birbiriyle olan ilişkisi üzerinde durularak, formun genişlemiş diğer şekilleri değerlendirilecektir. Böylece Türkçenin sözvarlığında yer alan agır kelimesinin bütün yönleriyle gelişim ve değişimleri incelenmeye çalışılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    An example of grammarization in historical turkic texts: on oksuz and its some forms of hendiadyoins

    Azili, Kenan

    Turkic – ever since it the dawn of its existence – has had a rich textual cannon hailing from different circles of culture. Such a cannon moreover features a very rich vocabulary. Many archaic Turkic words have made their reached modern written languages a wide geography – many of which date as far back as the twelfth century. That noted, some pose problems for linguists when it comes to explaining their morphology. In the context of historical texts, the use of comparative linguistics can help us solve a good number of these, but not all. In that respect, certain words need to be re-assessed from different angles and with different approaches. The form “oksuz” has been widely studied by Turkologists, and yet still remains an enigma despite researchers attempts at explaining it. Many have tried to analyse it through examples taken from Buddhist Uyghur inscriptions. Alas, they remain dubious. This article will attempt to examine “oksuz” in a conceptual light, as it appears in historical texts – from the earliest examples we have of it, to its hendiadyoin forms. We will do this by studying how it evolved grammatically – stage by stage – and propose a new interpretation.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-29T17:18:02.715231778Z
dc.date.available2026-10-29T17:18:02.715231778Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10472
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAzılı, Kenan
person.affiliation.nameİnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Eski Türk Dili Anabilim Dalı
person.familyNameAzılı
person.givenNameKenan
person.identifier.orcid0000-0002-9055-3842
person.identifier.yokEAB673D4582FE57E
person.interestEski Türk Dili (Orhun, Uygur, Karahanlı)
person.interestTarihi Kuzey Doğu Türk Dili (Harezm, Kıpçak, Çağatay)
person.jobTitleDoç. Dr.
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/kenan-azili