İlgi alanları
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınları
9 →- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3Osmanlı Taşrasında Asayişin Sağlanmasında Örnek Bir Uygulama: Canik Sancağında Gürcü Sürgünü [1887-1895]
Aktaş, Esat
Osmanlı Devleti, toplumsal huzuru ve asayişi sağlayabilmek için birçok tedbire başvurmuştur. Bu tedbirlerden biri de huzuru bozanların sürgüne gönderilmesidir. Sürgün cezasının uygulandığı kesimlerden biri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisiyle Batum ve çevresinden Trabzon Vilayeti sınırlarına gelen Gürcülerdir. Vilayet genelinde Gürcülerin kalabalık olarak iskân edildiği yerler, Canik sancağına bağlı Ünye ve Fatsa ile merkeze bağlı Ordu kazalarıdır. Bu bölgeye iskân edilmeleriyle birlikte geldikleri yerdeki yaşam biçimlerini sürdürmeyi isteyen Gürcülerden bazıları, eşkıyalık faaliyetlerinde aktif rol almış ve yerli halka da büyük zarar vermiştir. Yerel makamların girişimleriyle bu zararın engellenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla Ünye başta olmak üzere Fatsa, Terme ve Ordu kazasındaki Gürcülerin ileri gelenlerinden eşkıya ile bağlantısı olan bazı kişi ve aileler, 1887 yılında padişah iradesiyle Sivas, Kastamonu, Ankara, Konya ve Erzurum gibi farklı vilayetlere sürgün edilmiştir. Sürgünlerden birkaçı resmî makamların izniyle yer değiştirirken önemli bir kısmı da firar ederek geri dönmüştür. Geri dönüp eşkıyalığa devam edenler ise ikinci defa sürgüne tabi tutulmuştur. Bu çalışmada, Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgeler üzerinden sürgüne tabi tutulanların sürgün sebepleri, nasıl ve nerelere sürgün edildikleri, sürgün yerlerinden firar edip etmedikleri tespit edilmeye çalışılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ3II. Abdülhamid Dönemi’nde İstanbul’da Modern Protez İmalatı Girişimleri
Aktaş, Esat
Zihinsel ve bedensel engellilik durumu, doğuştan olabileceği gibi hayatın akışı içerisinde de meydana gelebilir. Her toplumda olabilecek engellilik hâli, Osmanlı toplumundaki insanlarda da görülmüştür. Bu doğrultuda, hastalık ya da kaza sonucunda kaybedilen uzvun yerine “suni uzuv” olarak isimlendirilen protezler yapılmıştır. Kullanılan protezler içinde kol, bacak ve göz protezleri yer almaktadır. On dokuzuncu yüzyılda Avrupa’da yaygın imâl edilen protezler, Osmanlı Devleti’nde on dokuzuncu yüzyılın sonunda, II. Abdülhamid Dönemi’nde (1876-1909) yapılmaya başlanmıştır. Döneme ait arşiv belgelerinde ise ağırlıklı olarak protez bacak yapımına dair talepler dikkati çekmektedir. Devlet, Paris’teki bir atölyeye bu işe yatkın kişileri protez yapımını öğrenmeleri için göndermiştir. Bununla birlikte ihtiyaç duyulan imalathaneler, Tersane-i Amire ve Tophane-i Amire başta olmak üzere devletin çeşitli birimlerinde kurulmuştur. Özel imalathanelerin de bulunduğu İstanbul’da, protez masraflarının devlet tarafından karşılanması için birçok engelli tarafından başvuru yapılmıştır. Protez için yapılan talepler, ilgili kurumlarca değerlendirilmiş ve sosyal devlet olmanın gereği olarak bunların büyük bir kısmının masrafı da devlet tarafından karşılanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021The expectations of tokat sanjak from the state center at the beginning of the 20TH century: aids and credits
Aktaş, Esat
The 19th century was a period when changes were experienced and central empires gained importance. Mahmud II one of the Ottoman sultans tried to keep up with this change. The aids provided through foundations until that period were affected by these developments and were taken under the control and supervision of the administration in the person of the sultan. This became one of the means used to impersonate the sultan as the protector of his people and the father. The manifestation of this means, which is also a necessity of the social state, peaked in the period of Abdülhamid II. With the centralization of social welfare, the state aimed to mark every aspect of life in social, cultural and economic terms. Those in need were tried to be supported with unrequited aids under the name of donation, charity and the salary of the needy, and the farmers in difficult situations with the loans provided by Ziraat Bank. With the declaration of the Second Constitutional Monarchy, the social aid form was changed, and the form of viewpoint in the person of the sultan was changed, the aids made on behalf of the sultan were tried to be carried out through state institutions. These supportive policies emerged in a difficult situation in which the public was faced with a disaster or as a result of individual applications. One of the places that asked for help in order to benefit from the social welfare policy was Tokat sanjak, bound to Sivas province. While there were social institutions such as dervish lodges and schools among those who sought aid, there were ulema and sheikhs who gained respect in the society, those who were forgiven for any crime, and on the contrary, exiles, immigrants, and people who wanted their individual education to be supported. On the other hand, there were also loan demands for free or repayment to support those who fell into trouble as a result of disasters. In this study, the applications of the people of Tokat for aid and the answers given to these applications were discussed. How the state officials responded to institutional, individual or regional demands made from Tokat sanjak, to whom and at what rate they helped, and how they provided assistance were evaluated.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Tokat Sanjak at the end of the 19th Century
Aktaş, Esat
Having an important place in every period with its geographical location, Tokat was included into the borders of the Ottoman Empire in 1398. Tokat, which came to the 19th century with many political and administrative changes, was made a sanjak center on January 12, 1880. Niksar, Erbaa and Zile districts were also centralized to Tokat sanjak. In this study, the administrative and socio-economic development of Tokat sanjak at the end of the 19th century was discussed. The research data were obtained from the Ottoman Archive, the annuals and the sources in the literature. In the research, it was seen that Tokat was one of the important cities of the Ottoman Empire between 1880-1900. Tokat, which was on the trade route, gained the status of sanjak due to its distance from Sivas province and security reasons. The non-Muslim population also lived in Tokat, where the majority of them were Muslims. At the same time, the population of the city increased due to internal and external migrations, and diversified accordingly. These migrations, which brought some problems together, led to the introduction of a new product such as Tokat tea. Tokat industry has introduced important products to the market. Among these products, Tokat copper and cotton print gained brand value on a world scale during the period. In Tokat, where industry and trade are developed, both agriculture and animal husbandry have developed with the opportunities provided by the geography. It is understood that the people from Tokat also make a living from all these areas. It is seen that the people living peacefully in Tokat retreated to the clash environment because of the Armenian riots lived after 1895 and the people from Tokat tried to protect their national unity and their homeland. These incidents in Tokat and its surroundings also reveal the inadequacy of the military and law enforcement forces in the city.
AtıfOpenAlex2TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Çorum sancağında salgın hastalıklar (1894- 1914)
Aktaş, Esat
Salgın hastalıklar, dünya üzerinde muhtelif zamanlarda etkili oldu. Etkilediği coğrafyalardan biri de Osmanlı topraklarıydı. 19. yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı taşra teşkilatında Ankara vilayetine bağlı bir sancak statüsünde idare edilen Çorum’da sağlık teşkilatı zayıftı. Sancak merkezinde uzun yıllar sadece bir doktor sağlık sorunlarına çözüm aradı. Sancağa bağlı İskilip ve Sungurlu kazasında da durum aynıydı. Osmancık kazasında ise halk, bu imkândan da yoksundu. 19. yüzyılın sonunda birçok yerde kolera salgınları meydana geldi. Bu süreçte Çorum şehir merkezinde birkaç kolera vakası tespit edildiyse de hastalık salgına dönüşmedi. Ancak 20. yüzyılın başında meydana gelen salgından Çorum da etkilendi. Sancakta görülen diğer bir hastalık frengiydi. Hastalığa karşı kurumsal olarak tedbirler alınmaya çalışıldı. Fakat Frengi Hastanesinin açılışına yönelik sarf edilen çabalar sonuçsuz kaldı. Bazı mekanlar hastalıkların ortaya çıkması ve barındırılması açısından önem arz etmektedir. Bu yerlerden biri olan Çorum Hapishanesi, şehri çoğu zaman tifo başta olmak üzere bulaşıcı hastalıklarla tehdit etti. Çorum’da yine kızıl, çiçek ve difteri de zaman zaman ortaya çıktı. Önleyici tedbirler çerçevesinde çiçek ve difteri gibi hastalıklara karşı uygulanan aşılar, Çorum ve bağlı kazalarında da yapıldı. Bu çalışmada 1894 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar Çorum sancağı sınırlarında yaşayan halkın salgınlardan etkilenmesi ve bulaşıcı hastalıklara karşı uygulanan kurumsal tedbirler ele alınmaktadır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2021The first telephone lines and their usage in samsun samsun during the second constitutional period
Aktaş, Esat
The telephone, one of the modern gadgets, was invented in the 19th century. There were postal systems and telegraph centres for communication before the telephone was introduced. It is seen that the centralist states developed these tools. In the 19th century, the increase in trade on the seas brought the development of the port cities, which signs a driving force behind urban modernization. Being one of these cities, Samsun developed rapidly during the century. Modern vehicles appeared in these developing cities. However, the use of the telephone was banned by the Ottoman administration at the time. Only in the early 20th century, was it permitted but restricted to residential use. After the declaration of the Constitutional Monarchy II, the government removed the ban on this issue. The telephone eventually was brought to Samsun in 1907 by the merchants. This study discusses its development during the second constitutional period regarding the Samsun case. The study deals with Samsun's communication infrastructure in terms of the telephone, examining the history of the phone in Samsun. The study reviews the arrival of the telephone in the city and how and where it was installed as a means of communication. The study also aims to determine its effect on the transformation process regarding modernization. The study used the Ottoman Archive documents about Samsun to investigate who brought the telephone first, where it was used, what the policies and practices of the central state and local investments of the authorities were. The study examines how they worked, under what conditions the lines were made, and what strategic goals were sought for the near future. The study concludes that the telephone lines were established for official and civil use in Samsun, the project was fulfilled despite difficulties, and these lines were inherited by the modern Republic.
- MakaleYalnız künye2021Hamit (Kapancızâde) Bey'in Tokat Mutasarrıflığı (1912)
Aktaş, Esat
Hamit Bey, çeşitli görevlerden sonra 34 yaşındayken, 3 Şubat 1912 tarihinde Tokat Mutasarrıflığına atandı. Bu tayin, dönemin politik şartlarının da etkisiyle muhalifler tarafından partizanca bir atama olarak değerlendirildi. Fakat Hamit Bey, Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihatçıların komitacılıktan vazgeçip memleket işleriyle ilgilenmeleri gerektiğini savunan bir idareciydi. Görev süresi boyunca hakkındaki olumsuz bakış açısını değiştirmeye çalışan Hamit Bey, mebus seçimlerine bazı İttihatçı mülkî amirlerin müdahale ettiği gerekçesiyle hazırlanan azil listesinde yer alarak 5 Eylül 1912’de azledildi. Hamit Bey, bu kısa süren görevinde Tokat’ta asayiş sorunlarını ve idarî yolsuzlukları çözmeye çalışıp, bekçi teşkilatını kurdu ve modern haberleşme vasıtası olan telefonu şehre getirdi. Bununla birlikte, yıllarca sürüncemede bırakılan ve şikâyetlere konu olan Yeşilırmak kenarındaki değirmen bentleri sorunuyla ilgilendi. Meseleyi hızlı bir şekilde çözmüşse de bu durum, kendisinin de dâhil olduğu bir soruşturmaya konu oldu. Memleketin kalkınması için eğitim alanında da çalışmalar yapan Hamit Bey, bu işlerin tamamında halkın desteğini almaya çaba gösterdi. Bir yandan maddî sorunları halletmeye çalışan Mutasarrıf Hamit Bey, diğer yandan da halk arasında birliği sağlamaya çabaladı. Bu çalışmada, dönemin politik eğilimlerinin Tokat’a nasıl yansıdığı, Hamit Bey’in Tokat’taki çalışmaları ve idarî anlayışı değerlendirilecektir.
- MakaleAçık Erişim2019Ordu Kazasında Kıtlıklar (1891-1911)
Aktaş, Esat
19. yüzyılın sonunda Trabzon vilayetine bağlıbir kaza olan Ordu, 100 bin civarında nüfusasahipti. Temel ekonomisi tarıma dayanan kazada19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başındakıtlıklar meydana geldi. Söz konusu kıtlıklar;1891, 1895, 1902-1905 ve 1910-1911 yıllarındagörüldü. Kıtlıklardan etkilenen kaza ahalisi,sıkıntılı dönemler geçirdi. Bu kıtlık yıllarındaözellikle, bölgenin önemli bir tarım ürünü olanmısır üretiminde azalma görüldü. Ahalininihtiyacının karşılanması amacıyla kazadayetiştirilen mısırın ihracının yasaklanmasına dairidareciler talepte bulundular. Devlet, bir taraftanbölge ahalisinin sorunlarını gidermeye çalışırkendiğer taraftan genel ekonomiyi de düşünmekzorundaydı. Bu sebeple mısır ihracınınyasaklanması konusundaki talepler, çoğu zamankabul edilmedi. Fakat ihtiyaç duyanlara zahiredağıtımı yapılmaya ve eldeki mevcut imkânlardoğrultusunda kredi sağlanmaya çalışıldı. Buçalışmada, söz konusu yıllarda Ordu kazasındameydana gelen kıtlıklar ve kıtlıkların sebepolduğu sosyal ve ekonomik sorunlar elealınmaktadır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Birinci dünya savaşı’nın başlangıcından rus işgaline; bayburt ve çevresinde salgın hastalıklar
Aktaş, Esat
Salgın hastalıklar, tarihin eski zamanlarından itibaren birçok insanın hayatını kaybetmesine yol açmasının yanında toplumları ve devletleri derinden etkileyen ciddi bir sorundur. Osmanlı Devleti de aynı sorunla uzun süre mücadele etti. Bu mücadelenin en çetin yaşandığı dönemlerden biri de Birinci Dünya Savaşı yıllarıydı. Savaşın getirdiği her türlü olumsuzluğun yanında Kafkas Cephesi'nde, özellikle coğrafya ve mevsim şartları, salgınlarla mücadeleyi daha da zor hale getirmekteydi. Bu cephenin önemli noktalarından biri olan Bayburt ve çevresinde başta tifüs olmak üzere humma-yı racia, kolera, tifo gibi hastalıklar askerleri ve sivilleri derinden etkiledi. Savaş öncesinde bölgede kolera yaygınken savaş yıllarında tifüs oldukça fazla insan kaybına sebep oldu. Cephedeki askerler bir taraftan düşman ordularıyla savaşırken diğer taraftan da hastalıkla mücadele etmeye çalıştı. Bu çalışmada, Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından Bayburt'un Ruslar tarafından işgal edildiği 1916 yılının ortalarına kadarki süreçte Bayburt ve çevresinde ortaya çıkan salgın hastalıklar ve bu hastalıkların askerî ve toplumsal etkileri ele alınmaktadır
AtıfTR Dizin1
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:17:47.332669646Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:17:47.332669646Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10370 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Aktaş, Esat | |
| person.affiliation.name | İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü, Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalı | |
| person.familyName | Aktaş | |
| person.givenName | Esat | |
| person.identifier.orcid | 0000-0003-4197-8470 | |
| person.identifier.yok | ED35270EB82AF955 | |
| person.interest | Osmanlı Tarihi | |
| person.interest | Kent Tarihi | |
| person.interest | Yenileşme Tarihi | |
| person.jobTitle | Doç. Dr. | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/esat-aktas |



