İlgi alanları

Eski Türk Dili (Orhun, Uygur, Karahanlı)
Tarihi Kuzey Doğu Türk Dili (Harezm, Kıpçak, Çağatay)
Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi)

Yayınları

5 →
  • MakaleAçık Erişim2023
    Tarihsel Türk Dili Alanında Limitatif İşlevli Bir Gramerleşme Örneği

    Akpinar, Ahmet

    Dillerde belirli bir dilsel düzeyde (isim, fiil, sıfat, zarf, edat gibi) bulunan bir sözcük eşzamanlı ya da artzamanlı gramerleşme süreçlerinin etkisiyle şekilce, işlevce ve anlamca farklılaşabilir. Aynı zamanda, dil içerisindeki çeşitli süreçlerden (fonolojik, morfolojik, sentantik, semantik gibi) geçerek gramerleşme seviyeleri yükselmeye ve buna paralel olarak söz dizimindeki diğer ögelerle olan bağımlılık seviyeleri azalmaya da başlayabilir. Diğer bir deyişle, donuklaşma ve işlevsizleşmeye uğrayarak edat, son çekim edatı ve morfem gibi çeşitli gramer birimlerine dönüşebilir. Edatlar, uzamsal ve zamansal ilişkileri ifade eden ve çeşitli anlamsal rollere atıfta bulunan dil birimleridir. Tarihsel Türk dilinin bazı alanlarında ve çağdaş lehçelerin birçoğunda bulunan edat türündeki sözcüklerden biri de çAK’tır. İlk defa Karahanlı Türkçesinde isim kategorisinde tanıklanan bu sözcük; artzamanlı ve eşzamanlı gramerleşme süreçlerinde isim, sıfat, zarf gibi anlamlı ögelerin yanı sıra görevli ögelere de dönüşerek cek/cah, çen/çan/çın/çin, çenli, çekem, çeyin, çeyre, -çe/-ça gibi gramer şekillerini meydana getirmiş, ayrıca tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinde limitatif işlevinde kullanılmıştır. Bu yazıda, çAK sözcüğünün uzun gramerleşme süreçlerinin etkisiyle nasıl limitatif işlevli bir gramer ögesi durumuna geldiği tarihî ve çağdaş Türk dillerinden tanıklarla gösterilecektir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak Varyantı ve Bu Varyantta Tanıklanan Limitatif İşlevli Bir Gramer Yapısı

    Akpinar, Ahmet

    Dede Korkut hikâyeleri, Oğuz Türklerinin mücadelelerini ve kahramanlıklarını anlatan destansı halk hikâyeleridir. Çeşitli vesilelerle Orta Asya, Balkanlar ve Anadolu’ya taşınarak ve yüzyıllarca dilden dile aktarılarak hikâyeleşen bu destanlara Türkiye Türkçesi ağızlarında çeşitli biçimleriyle rastlanmaktadır. Anadolu’nun pek çok yöresinde varyantı tespit edilen bu anlatılardan biri de Bamsı Beyrek hikâyesidir. Bamsı Beyrek hikâyesi, motif zenginliği ve konusu itibariyle diğer anlatılardan ayrılmaktadır. Bununla birlikte, Bamsı Beyrek anlatısının Anadolu varyantları sözlü gelenek içerisinde destanî özelliğini sürdürerek zamanla hikâye ve masal mahiyetini almıştır. Anadolu’dan derlenen ağız araştırmaları metinleri, içerisinde hem folklorik unsurları hem de Türk dilinin muhtelif dönemlerine ait arkaik sözcük ve gramer yapılarını barındırmaktadır. Söz konusu bu çalışmada, Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak ilinden derlenen varyantı tanıtılacak ve ilk defa bu varyantta tanıklanan bir gramer yapısı incelenecektir. Bu yapı, olumsuz fiil tabanına -IncA zarf-fiiliyle bağlanarak keri son çekim edatını alıp -mA(y)IncA keri biçiminde birleşik zarf-fiil yapısını oluşturmaktadır. Söz diziminde “-mayıncaya kadar, -madıkça” anlamında eylem zarfını işaretlemekte ve görevi bakımından limitatif fonksiyonunu yerine getirmektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Şançi ııı (e 152) yazıtı’nın ilk iki satırıyla ilgili okuma ve anlamlandırma önerisi

    Akpinar, Ahmet

    Yenisey Yazıtları’nda alp ve er sözcükleriyle yan yana geldiğinde “kahramanlık, yiğitlik, mertlik, şecaat” gibi sözcüklerle tanımlanan erdem sözcüğü er erdem, erdem üçün, er erdem üçün, alpın erdemin üçün gibi söz gruplarıyla birleştiğinde bir ideali ifade etmektedir. Bu ideal yazıtlarda çeşitli durumlarda gerçekleşmekte olup devletin iç ve dıştaki haberleşme faaliyetlerinde görev almayı ifade eden “elçilik” mesleği ile de ilişkilidir. Sözgelimi, Yenisey Yazıtları, Türk kabileleri ve devletleri arasında elçilik ve haberleşmenin hangi şekillerde yapıldığına dair pek çok kavramı içermektedir. Bu kavramlardan biri de Eski Türkçedeki yumuş sözcüğüdür. İlk defa Şançi III Yazıtı’nda “haber, haberleşme; elçilik” anlamında tanıklanan bu sözcüğün eski Uygurcada tapıg/tapıgçı sözcüğünün kavram alanı içerisinde kullanılarak bir anlam genişlemesi sonucu eski Uygurcadan itibaren “iş, hizmet, görev; hizmetçi, görevli” anlamında yaygınlaştığı, ancak kök anlamını da koruduğu tarihî metinlerden takip edilebilmektedir. Bu çalışmada, Şançi III (E152) Yazıtı’nın ilk satırında geçen yumuş sözcüğünün anlamı hem cümle bağlamındaki diğer sözcükler yardımıyla (erdem, yor(ı)t-) hem de tarihî Türk lehçelerinden tanıklarla değerlendirilecek, ayrıca önceki okuma ve anlamlandırma tekliflerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurularak yazıtın ilk iki satırı anlamlandırılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    The unknown interlinear turkish koran translation belonging to old anatolian turkish period

    Akpinar, Ahmet

    Today, some related research on Turkish Koran translation manuscripts gave rise to the thoughts that first Turkish translation of Koran was made by the Turkish members of the board who made the first Farsi translation of Koran and this Turkish manuscript was lost or destroyed in time due to reasons unknown. Rylands, British Museum or. 9515 and TİEM 73 are significant among Turkish Koran translations which are thought to have been inspired by the first translation mentioned above. Moreover, Hekimoğlu and Anonim Tefsir texts are also considered to be similar to this first translation. The Koran translations written in Oghuz language in the Old Anatolian Period is also thought to have been copied from certain translations. MK 06 Mil Yz B 502 coded manuscript, determined by us, is also considered to have been written or copied towards the end of the Old Anatolian Turkish Period. In the manuscript, partial comment method was employed. Although this manuscript has similarities with especially in Bursa GK No: 1 dated as H 804/M 1401 manuscript which is one of the pre determined manuscripts in terms of lexical matchings; it is hard to propose that the two manuscripts are copied from the same source. That is to say, in the study we conducted on he linguistic features of the manuscript, noun and verb inflection differences, nearly no use of archaic words and affixes and even translator’s personal preferences on the text strenghen this statement. These preferences employed through Turkish Word groups, possesive constructions and rarely quotes, distinguish this manuscript from other Koran translations. Additionally, the manuscript is valuable regarding syntax as Arabic equivalents can be found and ortographic differences of Turkish Word groups can be seen. In the ortography of the text, beside the effect of Old Uyghur Turkish and Arabic-Persian written tradition, the effects of spoken language can also be observed. Some other structural differences in the text are tense shifts in verb inflections and succesive voice affixes adapted to Arabic patterns. The Koran translations bear significance to follow the development and maturation of Turkish language, to learn how new Islamic concepts were refined by the old Turkish religions and Turkish culture. Besides, as each translation inhabits archaic features and structures with the preferences of authors or copyist,Koran translations give invaluable information regarding vocabulary

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Story analysis with reference to semantic analysing of sabahattin ali’s story “duvar”

    Akpinar, Ahmet

    There exists understanding, explanation and agreement at the center of every type of human activity. Language is not a system randomly coming together to pass our thoughts to others, it is a string based on words each one of which was born with the principle of causality. Language is a system including words that connect to each other and to other things to provide communication and its intention is to provide on the one hand a message and on the other a set of signs or symbols. Ferdinand de Saussure is famous for his sign language and this system is evaluated as the relationship between ‘signifier ou signifiant’ or ‘signified or signifier’. Linguistics is the scientific research of language. Semantics, however, is a subdivision of linguistics, which investigates the meaning of the language. Semantics is not interested in the meaning of semantic phrases but rather it thematizes the meaning of sentences and underlines changes in meaning and relationships between signifier and signified. In semantics, the meaning is not what is said but what is understand. It examines the part of the signified of a sign both diachronically and simultaneously. According to Guiraud (1999), a word with no meaning has its uses. The meaning of a word depends on the relation to the other words within the same context. This view stems from Saussure’s “value” notion which is the result of the relation build between sign and the other formats in the language. According to Saussure (1998), everything becomes meaningful as a whole. In language, there is no individual element but only dissention. When our perception contrasts and comprehends the outside world, it begins to make shapes and to make sense to us. In this study, Sabahattin Ali’s story “Duvar” in which he frequently refers to the notion of “Freedom” is examined utilizing Semiotics. Considering semantics, meaning fields as denotation, connotation, semantic analysis, antonym, hyponymy and homonymy are emphasized. Also, the elements of person, place and time of the story are showed in text level

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-29T17:15:45.213037472Z
dc.date.available2026-10-29T17:15:45.213037472Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10246
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAkpınar, Ahmet
person.affiliation.nameİnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Eski Türk Dili Anabilim Dalı
person.familyNameAkpınar
person.givenNameAhmet
person.identifier.orcid0000-0003-2965-1627
person.identifier.yokCB595C03437956AD
person.interestEski Türk Dili (Orhun, Uygur, Karahanlı)
person.interestTarihi Kuzey Doğu Türk Dili (Harezm, Kıpçak, Çağatay)
person.interestYeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi)
person.jobTitleDr. Öğr. Üyesi
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/ahmet-akpinar