Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Alt birimler
Araştırmacılar(8)
Birim yayınları
10 →- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3Online software for a new risk assessment method in occupational health and safety: RSCAL
Ateş, Fatih Mehmet; Doğan, Ömer
Risk assessment is necessary for the safety of employees in the workplace. Risk assessment methods contain some deficiencies arising from the persons performing the analysis. In order to partially overcome this situation, a risk assessment method has been developed by the authors by utilizing the data on occupational accidents in Turkey. In the method, Occupational Health and Safety Professionals who will perform the risk assessment can calculate the risk score without giving a numerical value for any hazard and corresponding risk that they identify in the workplace. In the study, a user-friendly online software called RSCAL by the authors, with a web address of https://rscal.com.tr/, which can meet all the above-mentioned requirements and calculate risk scores for workplaces serving in all types of sectors, has been developed. Through this online application, the identified hazard, risk and exposures of the business to be analyzed can be selected; the necessary corrective and preventive actions can be written by the user and then the risk score can be calculated. After that, all hazards specific to the enterprise can be meticulously identified and the risk assessment of the enterprise can be made by calculating the risk scores. This risk assessment can also be printed out in excel file format. In the future, parameters such as the deadline for each hazard, the legal requirement or standard from which the corrective preventive action to be taken arises can be added to the RSCAL calculation tool.
AtıfScopus1İncele
- MakaleAçık Erişim2024A356 alüminyum alaşımının dökümünde katılaşma zamanı ve Nb ilavesinin mikroyapıya etkisinin incelenmesi
Colak, Murat; Tokatlı, Mehmet; Yalçın, Önder; Tigli, Ahmet
Alüminyum alaşımları hafiflik, korozyon direnci, elektrik ve ısı iletkenliğinin yüksek olması yüksek dayanım, sünek olması gibi özelliklerinde dolayı oldukça önemli bir mühendislik malzemesidir. Bu sebeple; otomotiv, havacılık, savunma, uzay endüstrisi, makine imalat, gıda endüstrisi gibi birçok alanda yaygınca kullanım bulmaktadır. Özellikle otomotiv sanayi ve yüksek teknoloji gereksinimi olan birçok sektörde kullanımı artmakla birlikte kalite gereksinimleri de artmaktadır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada A356 alüminyum döküm alaşımına %0.03, %0.06 ve %0.1 Niyobyum ilavesinin değişen kesitler içeren kokil kalıba dökümünde mikroyapı üzerindeki etkileri incelenecektir. Çalışmada ergitme, sıvı metal temizleme, kokil kalıba döküm, metalografik numune hazırlama, mikroyapı inceleme ve imaj analiz teknikleri kullanılmıştır. Sonuçlar incelediğinde katılaşma zamanına ve Nb ilave miktarına bağlı olarak döküm mikro yapılarında değişimler olduğu gözlenmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri
Albayrak, Mevlut; Bayir, Yasin; Ates, Fatih
Amaç: Bu araştırma ile sağlık çalışanı adayı öğrencilerin covid başta olmak üzere bulaşıcı enfeksi- yonlardan korunma konusundaki bilgi düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırmanın örneklemini, bir üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri oluşturdu. Araştırma verileri, “Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri Anket Formu” ve “Sosyodemografik Bilgi Formu” uygulanarak toplandı. Veriler; sayı, yüzdelik, ortalama ve standart sapma ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %3,16’sı ameliyathane hizmetleri, %2,69’u diş protez teknolojisi, %9,13’ü diyaliz, %10,54’ü eczane hizmetleri, %4,92’si fizyoterapi, %4,92’si ilk ve acil yardım, %4,92’si odyo- metri, %7,85’i ortopedik protez ve ortez, %4,10’u tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, %7,96’sı tıbbi görüntüleme teknikleri, %13,82’si tıbbi laboratuvar teknikleri, %3,40’ı yaşlı bakımı, %22,60’ı eczacılık bölümünde öğrenim görmekte ve %60,77’sinin birinci sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre %100,0’ünün bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kişisel hijyene dikkat etmenin gerekliliğini bildiği ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p < ,05).
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023MW Assisted Synthesis of New 4,6-diaryl-3,4-Didhydropyrimidines-2(1H)-thione Derivatives: Tyrosinase Inhibition, Antioxidant, and Molecular Docking Studies
Yucel, Tayyibe Beyza; Fandaklı, Seda; Yayli, Nurettin; Barut, Burak; Uzuner, Ugur; Öztürk, Elif; Ates, Fatih
A number of new methoxy-substituted 4,6-diaryl-3,4-dihydropyrimidine-2(1H)-thiones (DH-Pyr-S, 17-28) were designed and synthesized by the reaction of methoxy-substituted chalcones (1–14) with thiourea using solid-phase microwave method (MW) in view of the structural requirements as suggested in the pharmacophore model for tyrosinase inhibition (TI). Synthesized compounds were assessed for their in vitro TI potential and compounds 16, 17, and 21 exhibited notable tyrosinase inhibitory properties at the concentrations of 31.86 ± 2.45 µM, 44.58 ± 0.46 µM, and 48.47 ± 0.66 µM, respectively. Compounds (16, 17, and 21) were exhibited experimentally more potent TI than the standard used in terms of the IC50 value (Kojic acid, 55.38 ± 2.30 µM; p<0.0001). Additionally, DPPH activity of 15-28 were evaluated and compound 17 showed the moderate DPPH activity (45.64 ± 0.34%). Binding affinities of synthesized molecules to the tyrosinase catalytic core were further investigated through in silico molecular docking studies using AutoDock Vina (version 1.2.5), discovery studio accelyrs (BIOVIA, Dassault Systèmes) and predicting small-molecule pharmacokinetic properties using graph-based signatures (pkCSM) programs were used for ADMET calculations. Among synthesized compounds 15, 21, and 24 revealed high binding affinity to tyrosinase active site with lowest binding free energy (ΔG) values of -7.9 kcal/mol, thereby outperformed kojic acid affinity. In conclusion most modeling results were in agreement with their experimental data, suggesting the TI potential of lead compounds.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ3Oksiresveratrolün L929 fibroblast hücrelerindeki oksidatif stres hasarı üzerine olumlu etkileri
Bayir, Yasin; Ates, Fatih
Amaç: L929 fibroblast hücrelerinde H2O2 etkisiyle oluşturulan hücre hasarının bertaraf edilmesinde oksiresveratrolün rejeneratif etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Oksiresveratrolün total antioksidan seviyesi (TAS), total oksidan seviyesi (TOS), oksidatif stres indeksi (OSİ), toplam fenolik madde seviyeleri farklı derişimlerde ölçülmüştür. Oksiresveratrol fibroblast hücrelerinde IC50 değeri MTT yöntemiyle belirlenmesinin ardından 12.5 - 400 µM konsantrasyonlarında H2O2 ile meydana getirilen oksidatif stres hasarındaki rejeneratif etkisi in-vitro ortamdaki hücre proliferasyonunun ölçümü xCELLigence cihazıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca hücre hasarındaki yara iyileşme düzeylerini belirlemek amacıyla 3.125 - 25 µM derişimlerinde scratch analizi yapılmıştır. Sonuç ve Tartışma: Oksiresveratrolün 0.5 mg/ml’de TAS değeri 3 ± 0.3 ve TOS değeri 0.77 ± 0.52; (OSİ) değeri 0.02 ± 0.09 olarak bulunmuştur. Oksiresveratrolün 0.625 mg/ml’den 10 mg/ml’ye farklı dozlarındaki total fenolik madde (TFM) derişimleri düşük konsantrasyondan yüksek konsantrasyona daha yüksek TFM’ye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Oksiresveratrolün L929 fibroblast hücreleri IC50 değeri 214.2 μM; H2O2’e maruz bırakılan L929 fibroblast hücrelerindeki hücre hattında oksiresveratrol IC50 değeri 109.7 μM olduğu belirlenmiştir. Oksiresveratrolün 12.5 μM konsantrasyonunun xCELLigence cihazıyla ölçülmesinde en fazla hücre proliferasyonu gözlenmiştir. Scratch analizinde H2O2 ile hasarlanmış hücrelerdeki 12.5 μM oksiresveratrol konsantrasyonunda 24. Saat için %62, 48. Saat için %88’lik bir hücre proliferasyonuyla diğer dozlardan daha fazla iyileşme gözlenmiştir. 12.5 μM konsantrasyonu hem proliferasyon, hem de scratch analizinde en etkili konsantrasyon olduğu belirlenmiştir. Oksiresveratrol; düşük konsantrasyonlarda gösterdiği antioksidan kapasiteyle H2O2 aracılığıyla meydana getirilen hücresel hasarda, L929 fibroblast hücrelerini oksidatif stresten korur, fibroblast canlılığına ve migrasyona bir güç çarpanı etkisi oluşturur. Bu sonuçlar oksiresveratrolün; serbest oksijen radikallerinin oluşturduğu akut ya da kronik hastalıkların engellenmesinde hücre düzeyinde etkili olabileceğini göstermiştir. Hücre düzeyinde gerçekleştirilecek daha kapsamlı çalışmalar, in-vivo çalışmalarla oksidatif stres kaynaklı hastalıkların tedavisinde oksiresveratrolün potansiyel bir molekül olabileceği düşünülebilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Covid-19 Pandemisinde Trabzon İli Tıbbi Atık Verilerinin Değerlendirilmesi
Fandaklı, Seda; Ates, Fatih; Atar, Büşra
Nüfusun, şehirleşmenin ve toplumsal refah düzeyinin artışı, teknolojinin gelişmesi, satın alma gücünün artışı, tüketim alışkanlıklarının değişimi, hizmetlerde lüks ve kalite arayışı atık miktarını artırmaktadır. Bu çalışmada, ayrı atık toplama ve azaltma stratejileri ile Trabzon İl Ambulans Servisi ve Toplum Sağlığı Merkezleri'nin atık yönetimini ve bu kurumlardaki atık miktarı ve dağılımına Covid-19'un etkisini incelenmiştir. Covid-19 enfeksiyonunun atık miktarına ve dağılımına etkisini incelemek için ülkemizde Covid-19 enfeksiyonunun ilk görüldüğü 2020 yılı ile önceki ve sonraki yılların verileri karşılaştırılmıştır. Trabzon İli Ambulans Servisinde, ülkemizde ilk Covid-19 vakasının görüldüğü yıl olan 2020 yılında öncesi ve sonrası yıllara göre daha fazla tıbbi atık miktarı (8641 kg) ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Toplum Sağlığı Merkezinde ise 2020 yılında oldukça fazla artış gösteren tıbbi atık miktarı, en fazla 2021 yılında (5350 kg) olarak gerçekleşmiştir. Tıbbi atık yönetimi çeşitli riskleri de bünyesinde barındıran maliyetli bir süreçtir. Mevzuata uyumlu atık yönetimi ile riskler engellenebilir ve karşılaşılabilecek iş kazaları da minimize edilebilir. Atık yönetiminin bütün evrelerinde dikkat edilmesi gereken nokta; insan sağlığını, çevre sağlığını ve ekonomiyi olumsuz etkilemeyecek adımların atılmasıdır.
- Derleme MakaleYalnız künye2022Alüminyum Alaşımlarının Dökümünde Yaygınca Kullanılan Sıvı Metal Temizleme Yöntemlerinin İncelenmesi
Yüksel, Çağlar; Colak, Murat; Koşatepe, Abdulhadi; Tokatlı, Mehmet; Saydam, Ferhat; Hal, Murat
Alüminyum ve alaşımlarının birçok avantajlı özelliği sayesinde metal dökümü endüstrisinde demir-çelikten sonra kendisine ikinci sırada yer bulmayı başarmıştır. Alüminyum üretimi cevherden ve hurdadan geri dönüşüm şeklinde temelde iki farklı prosesle elde edilmektedir. Alüminyumun en önemli hammaddesi boksittir ve birincil alüminyum bu cevherden elde edilir. Alüminyum üretiminde boksit cevherinden üretim, hurdadan geri dönüşüme nazaran çok daha fazla enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Üretici girdisinde de ciddi ekonomik değere sahip olan ikincil alüminyum sanayide oldukça fazla kullanılmaktadır. Ancak geri dönüşüm yoluyla ikincil alüminyum kullanımında karşılaşılan en önemli problemler sıvı metal kalitesinin optimizasyonu ve ilave sıvı metal işlemlerinin gereksinimidir. Yüksek kaliteli alüminyum dökümler üretmek için, çözünmüş hidrojenin, çift katlı oksit filmlerinin (bifilm), katışkıların (inklüzyon) ve safsızlıkların (empürite) arındırılması gerekmektedir. Bu amaçla endüstride birçok sıvı metal temizleme yöntemi kullanılmakta ve her geçen gün alternatif yeni yöntemler geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Bu derlemede de bu perspektiften bakılarak, alüminyum ve alaşımlarının dökümünde güncel olarak yaygınca kullanım bulan sıvı metal temizleme yöntemlerinden; flaks kullanımı, rotary (döner tip) gaz giderme, kontrollü katılaştırma yöntemi, elektromanyetik yönlü gaz giderme, sprey gaz giderme, ultrasonik gaz giderme yöntemi, vakumlu gaz giderme yöntemleri ele alınmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ2Precipitation-hardening stainless steels: Potential use radiation shielding materials
Alım, Bünyamin; Özpolat, Özgür Fırat; Şakar, Erdem; Han, İbrahim; Arslan, İbrahim; Singh, V.P.; Demir, Lütfü
In this study, it was focused on the research of new materials with high attenuation efficiency that can be used as radiation shielding material due to the incapability of conventional materials. In accordance with this purpose, the radiation shielding capabilities of four different precipitation-hardening stainless steels (PH-SSs), which are symbolized 15-5PH, 15-7PH, 17-4PH and 17-7PH, were determined both experimentally and theoretically in a wide range of radiation energy. For experimental measurements, two different detectors (Si(Li) and Na(Tl)) and twenty-three different photon energies (from 22.1 to 1332.5 keV) emitted from seven different radionuclides were used in narrow-beam transmission geometry. Phy-X/PSD software were used for theoretical calculations. The theoretically calculated parameters were determined both in the photon energies emitted by the radionuclides used in the experiment and in the continuous energy range of 0.015–15 MeV. Furthermore, in order to make a remarkable assessment of the integration of PH-SSs to nuclear energy applications, the all results obtained have been compared with the corresponding values of Fe-based steel concretes (steel-scrap (SS) and steel-magnetite (SM)), which are widely used as conventional shield materials in nuclear power plants. Moreover, in order to choose the best material to be used in nuclear applications among the PH-SSs, the results were evaluated comparatively in terms of both the characteristics of the materials and the magnitude of the radiation shielding parameters. Consequently, it was concluded that the material with the best radiation shielding performance among the examined PH-SSs was 15-7PH and the radiation shielding performance ranking was generally in the form of 15-7PH ≥ 15-5PH > 17-4PH > 17-7PH > SM > SS. Due to both high attenuation efficiency and superior properties for radiation shielding, it was determined that the PH-SSs can be used as new shielding materials in nuclear applications.
AtıfScopus25WoS25OpenAlex27İncele
- MakaleYalnız künye2019İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Türkiye’de Yapılan Lisansüstü Tez Çalışmalarının İncelenmesi
Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan; Ertürk, Israfıl
Bu çalışma; Türkiye’de 1978–2017 yılları arasında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) alanında çalışılan lisansüstü tezlerin betimsel biranalizi yapılarak, çalışmaların farklı kriterlere göre nasıl bir dağılım gösterdiğini belirleme amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın evrenini,Türkiye’deki üniversitelerde yapılmış olan lisansüstü tezleri, örneklemini ise İSG alanındaki yükseköğretim kurulu tez veri merkezindebulunan, 2017 yılına kadar tamamlanmış tezler oluşturmaktadır. Araştırmamız retrospektif tipte, tanımlayıcı kayıt taramasıçalışmasıdır. Tezler; ait oldukları anabilim dalı, üniversite, enstitü, yayınladıkları yıl, türü ve konu alanı açısından analiz edilerekaraştırma eğilimleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda İSG ile ilgili 1022 adet Yüksek Lisans, 124 adet Doktora ve 23 adet TıptaUzmanlık olmak üzere toplam 1169 adet lisansüstü teze ulaşılmıştır. Araştırma, benzer çalışmalar ile oluşacak yığılmalarınönlenebilmesi ve insan kaynaklarının daha etkili ve verimli bir şekilde yönlendirilebilmesi açısından önemlidir.
- MakaleAçık Erişim2019Kum Kalıba Dökülen Farklı Alüminyum Alaşımlarının Dökümünde AL5TI1B ve AL10SR İlavesinin Mikroyapı Özelliklere Etkisinin İncelenmesi
Colak, Murat; Arslan, Ibrahim; Gavgali, Esma
Alüminyum alaşımları ağırlıkça hafif olması, yüksek korozyon dayanımı ve alaşımlandırılarak yapı çeliklerinden bile daha fazla mukavemet değerleri kazandırılabilmesi gibi özelliklerinden dolayı birçok sektörde kullanım alanı bulmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte artan ihtiyaç ve kalite beklentileri doğrultusunda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Alüminyum dökümlerinde nihai ürün kalitesini artırmaya yönelik Ti-B ile tane inceltme, modifikasyon çalışmaları dökümhaneler arasında oldukça yaygın uygulamalardır. Ancak farklı kimyasal bileşimlere sahip Alüminyum alaşımlarının tane inceltme ve modifikasyon işlemlerine tepkileri değişkenlik göstermektedir. Bu çalışmada Etial standardı 110, 140, 160, 177 alüminyum alaşımlarının ilavesiz olarak, Al5Ti1B tane inceltici ilaveli ve Al10Sr modifiye edici ilaveli kum kalıba dökümünde mikroyapı özellikler üzerindeki değişim incelenmiştir. Çalışmada spektrometro ile kimyasal bileşim belirleme, mikro yapı incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Deneyler sonucunda tane inceltici ilavesi ile alaşımlarda tane yapısının daha da inceldiği ve kaba dentirik yapısının bozunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca modifiye edicinin etkisinin yapı içerisindeki Ötektik Si içeriğine bağlı olarak olumlu yönde değiştiği anlaşılmıştır.
AtıfOpenAlex6TR Dizin4
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:14:20.712630114Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:14:20.712630114Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10170 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü | tr |
| dc.title | Department of Property Protection and Security | en |
| organization.identifier.code | bayburt-teknik-bilimler-mulkiyet-koruma-ve-guvenlik | |
| organization.unitType | department | |
| rdl.unit.alias | \bmulkiyet koruma ve guvenlik bolumu\b | |
| rdl.unit.alias | \bproperty protection\b |




