Koleksiyon/r/bayburt/10009

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Deneysel olarak obezite oluşturulan ratlarda jackfruit yağ ekstresi ilavesinin adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak yanıt ile bazı lizozomal ve mitokondriyal fonksiyon parametreleri üzerine etkisi

    Ayşe Aydoğdu Şentürk

    Obezite, günümüzde prevalansı giderek artış göstermesinin yanı sıra başta diyabet, kanser, metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olması nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Adipokinler, adipoz dokudan salgılanan, insülin duyarlılığını ve enerji regulasyonu ile inflamatuar ve iyileşme süreçlerini düzenleyen başta obezite, diyabet, kanser gibi birçok hastalıkla ilişkili biyoaktif moleküllerdir. Bu çalışmanın amacı, deneysel olarak obezite oluşturulan ratlarda jackfruit yağ ekstresi ilavesinin adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak yanıtı ile bazı lizozomal ve mitokondriyal fonksiyon parametreleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla 8-10 haftalık yaş aralığında ve ortalama 195-215 g ağırlığında 64 adet yetişkin erkek Wistar albino cinsi rat kullanıldı. Ratlar deney öncesinde canlı ağırlık ortalamaları eşit, her bir grupta 8 rat olacak şekilde rastgele seçilen ve standart diyetle beslenen grupta, Kontrol (K), J100, J200, J300; Yüksek yağlı diyetle beslenen grupta ise, YYDK, YDJ100, YDJ200 ve YDJ300 olmak üzere 8 grup oluşturuldu. Çalışmanın grupları ise, K grubu: standart diyet uygulanan ve jackfruit yağ ekstresi (JOE, jackfruit oil extract) uygulanmayan sağlıklı grup (n=8), J100 mg/kg grubu (J100): ratlara oral gavaj yoluyla (OGY) 100 mg/kg dozunda JOE uygulanan grup (n=8), J200 mg/kg grubu (J200): ratlara sadece OGY ile 200 mg/kg dozunda JOE uygulanan grup(n=8), J300 mg/kg grubu (J300): ratlara sadece OGY ile 300 mg/kg dozunda JOE uygulanan grup (n=8), Yüksek Yağlı Diyet kontrol (YYDK) grubu: yüksek yağlı diyet uygulanarak deneysel obezite oluşturulan ve Jackfruit meyvesi yağ ekstresi uygulanmayan grup (n=8), YDJ100 mg/kg (YDJ100) grubu: yüksek yağlı diyet uygulanarak deneysel obezite oluşturulan ratlara 60 gün boyunca günlük OGY ile 100 mg/kg düzeyinde JOE uygulanan grup (n=8), YDJ200 mg/kg (YDJ200) grubu: yüksek yağlı diyet uygulanarak deneysel obezite oluşturulan ratlara 60 gün boyunca günlük OGY ile 200 mg/kg düzeyinde JOE uygulanan grup (n=8), YDJ300 mg/kg (YDJ300) grubu: yüksek yağlı diyet uygulanarak deneysel obezite oluşturulan ratlara 60 gün boyunca günlük OGY ile 300 mg/kg düzeyinde JOE uygulanan grup (n=8) olmak üzere toplam 64 rat oluşturuldu. Ratlar, laboratuvar koşuluna alışmalarını sağlamak için (sıcaklık (22–24 °C), bağıl nemi %35-40 ve aydınlık/karanlık döngüsü (12 saat aydınlık, 12 saat karanlık)) standart yemle beslenerek 7 gün süreyle adaptasyon süresi uygulandı. J100, J200, J300 ve YDJ100, YDJ200, YDJ300 gruplarında jackfruit yağ ekstresi günlük orogastrik gavaj ile 8 hafta ad libitum olarak süre uygulandı. Araştırmanın 0., 15., 30., 45. ve 60. günlerinde tartılarak kilo değişimleri belirlenerek, tüm deneklerin 0. ve 60.günlerinde kuyruk veninden (Vena caudalis) kan örnekleri alınacaktır. Alınan kan numunelerinden elde edilen serum örneklerinde Apelin, Asprosin, Adiponektin, İrisin, Beyin Kaynaklı Nörotrofik Faktör (BDNF), Kardiyak troponin I (cTnI), glukagon benzeri peptit 1 (GLP-1), lizozomal ilişkili membran proteini 1 (LAMP1), Mitokondriyal-türevli peptid (MOTS-c) ve Beyin mitokondriyal taşıyıcı protein-1 (BMCP1) düzeyleri ELISA yöntemiyle incelendi. Araştırmanın sonucunda elde edilen tüm sayısal veriler SPSS 22.0 istatistik programında General Linear Model Univariate'de Duncan testi ile istatistiksel olarak analiz edildi. Verilerin ortalamaları standart hatalarıyla ifade edilerek (±) Repeated measures testi kullanıldı. Tüm anlamlı farklılıklar p<0.05 seviyesinde test edilerek değerlendirildi. Çalışma gruplarında yer alan ratların canlı ağırlık değişimi, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında K grubunda artarken, YDJ200 grubunda YYDK grubuna göre belirgin bir azalma meydana gelmiştir (p<0.05). Bu yönüyle JOE, obezite ratlarda canlı ağırlık düzeyini azaltarak veya kilo alımını engelleyerek anti-obezite etki gösterdiği gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda ortalama Yüksek yağlı diyet gruplarında OGY yoluyla anti-obezite etkisi bildirilen farklı oranda JOE doz artışına bağlı olarak çalışmanın 60. gününde ortalama serum apelin, asprosin, adiponektin, irisin, cTnI düzeyleri YYDK grubuna göre en belirgin azalma YDJ200 grubunda olarak belirlendi (p<0.01). Diğer yandan JOE doz artışına bağlı olarak çalışmanın 60. gününde ortalama serum BDNF, GLP-1, LAMP1, MOTS-c ve BMCP1 düzeyleri YYDK grubuna göre en belirgin artış YDJ200 grubunda olarak belirlendi (p<0.05). Obezite başta olmak üzere birçok hastalıkta LAMP1 seviyelerindeki azalma, hücrelerin atık yönetimi ve geri dönüşüm süreçleri olan lizozomal fonksiyonlarda veya otofajide bir bozukluğa işaret ederek hücresel hasara ve metabolik sorunlara yol açmaktadır. Sonuç olarak, ratlarda 200 mg/kg JOE uygulamasının sağlıklı ve obezite ratlarda olumsuz bir etki oluşturmamasının yanı sıra, obezitede meydana bozulmuş lizozomal fonksiyonu, metabolik sağlıkla ilişkili adipokinlerin (apelin, asprosin, adiponektin ve irisin) ve serebral yanıt (BDNF) ve enerji metabolizmasının (MOTS-c, BMCP1) iyileştirilmesinde yararlı olabileceği ancak daha kapsamlı araştırmaların arttırılmasının gerekli ve faydalı olabileceği kanaatine varılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Filibeli Halil Fevzi Efendi'nin El-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri bağlamında beyân ilmi

    Sabri Yıldırımer

    Ebü'l-Kâsım es-Semerkandî'nin (ö. 888/1483'ten sonra) mecaz ve istiâre konularına dair yazmış olduğu Ferâ'idü'l-fevâ'id adlı meşhur risâlesi üzerine, Isâmüddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538) tarafından Şerhu Risâleti'l-istiâre isminde bir şerh yazılmıştır. Bu çalışma, İsferâyînî'nin şerhi üzerine Halil Fevzi Efendi tarafından kaleme alınan el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ şerhi 'Isâmi'l-Ferîde adlı eseri inceleyerek, belâgat ilminin beyân kısmına olan katkılarını ele almaktadır. Filibeli Halil Fevzi Efendi, XIX. yüzyılın müstesna şahsiyetlerinden biri olarak, hem tedrisât hem de telifât sahasında sergilemiş olduğu faaliyetleriyle, Osmanlı ilim dünyasının önemli ilim halkalarından biri olmuştur. Halil Fevzi Efendi'nin bu eseri iki cilt olup yaklaşık bin sayfadan oluşmaktadır. Müellif eserine 1860 senesinde başlamış ve kadılık görevi yapmış olduğu yerlerde yazmaya devam ederek 1870 tarihinde İstanbul'da tamamlamıştır. Fevzi Efendi hâşiyesinde, belâgat ilminin beyân özelinde temel kavramlarını ve inceliklerini geniş bir şekilde ele almakla beraber belâgat ilminin diğer kısımlarına da nadiren değinmiştir. Fevzi Efendi, eserinde belirli bir konuyu ele alırken, sıkça sarf, nahiv, iştikâk, mantık, felsefe, kelâm gibi başka bir konulara geçiş yaptığı görülmüştür. Bu geçişlerin, eserin bütünlüğünü ve akışını etkileyerek, okuyucunun dikkatini farklı yönlere çektiği gözlemlenmiştir. Bu sayede İslâmî ilimler arasında geniş bir bağ kuran müellif, yapmış olduğu derinlemesine analizler ile multi disipliner bir eser ortaya koymuştur. Müellif bir tartışmayı ele alırken ilk önce kelimeleri tek tek analiz edip farklı disiplinlerle harmanlayarak sonuca en doğru şekilde ulaşmayı amaçlamıştır. Kimi yerde ise farklı görüşlere değinmeden konuya devam etmiştir. Eser bu yönüyle, Osmanlı döneminin ilmî derinliğini ve entelektüel seviyesinin yüksekliğini gözler önüne sermiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Susurluk havzası özelinde kayıp veri ve kuraklık analizi

    Tuğçe Hırca

    Kuraklık, en karmaşık ve en yıkıcı doğal afetlerden biridir. Kuraklık etkileri, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi sayesinde en aza indirilebilmektedir. Optimum su kaynakları yönetimi için hidrolojik analizlerden güvenilir sonuçlar elde edilmelidir. Güvenilir sonuçlar ise hidrolojik ve istatistiksel analizlerde kullanılacak veri envanterinin eksiksiz olması ile yakından ilişkilidir. Bu çalışma, Susurluk Havzası örneği üzerinde kayıp veri ve kuraklık analizi olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, hidroloji literatürü için kayıp veri metodolojisi geliştirilerek havzanın istatistiki yapısına en uygun atama yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. İkinci bölümünde ise geleneksel ve yenilikçi yöntemler ile havzanın kuraklık risk durumunun detaylı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Kayıp veri metodolojisinde; gerçek veri setlerinin kayıp veri miktarı, kayıp veri deseni ve kayıp veri mekanizmaları dikkate alınarak simüle veri setleri oluşturulmuştur. Simüle veri setlerindeki kayıp verilerin tahmininde basit atama teknikleri, Beklenti Maksimizasyonu (BM) ve k-En Yakın Komşu (kNN) algoritması kullanılmıştır. Gerçek veri setlerinin istatistiksel yapısına benzer olan simüle veri setleri için en uygun kayıp veri atama yöntemi farklı değerlendirme kriterlerine göre belirlenmiştir. Bu sayede, gerçek veri setlerindeki kayıp verilerin tahmininde en etkili yöntem kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, istasyon seçiminin ve normallik varsayımının BM performansına etkisi oluşturulan çeşitli senaryolarla incelenmiştir. Belirtilen metodolojiye uygun olarak verilerdeki kayıp değerler tamamlanmıştır. Kuraklık analizleri yapılmadan önce, verilerdeki tutarsızlık ve kırılmalar homojenlik testleri ile değerlendirilmiştir. Ardından kısa (1-3 ay), orta (6-9 ay) ve uzun (12-24 ay) zaman ölçeklerinde Standart Yağış İndeksi (SYİ), Standart Yağış Evapotranspirasyon İndeksi (SYEİ), Z-Skor İndeksi (ZSİ) ve Gerçek Yağış İndeksi (GYİ) hesaplanmış ve ekstrem kuraklıklar belirlenmiştir. Kuraklık indeks değerlerinin içsel bağımlılıkları incelenmiş ve kuraklık trendlerini belirlemek amacıyla parametrik olmayan Modifiye edilmiş Mann-Kendall (mMK) testi, grafiksel trend analizi için Yenilikçi Trend Analizi (YTA) yöntemi ve Yenilikçi Trend Anlamlılık Testi (YTAT) kullanılmıştır. Çalışmada, kayıp verilerin tamamlanmasında en etkili yöntemin BM olduğu, genelleştirilmiş ekstrem değer (GED) dağılımının havza yağışını Gamma dağılımından daha iyi temsil ettiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Konulu tefsir bağlamında Furkân sûresi

    Ramazan Çelebi

    Bu çalışma sûre çerçeveli konulu tefsir bağlamında Furkân sûresinin tefsirini ihtiva etmektedir. Çalışmada Furkân sûresinin ihtiva ettiği konular bölümler halinde tasnif edilerek içerdiği mesajların daha kolay kavranılması amaçlanmıştır. Furkân sûresinin gerek ihtiva ettiği konu zenginliği gerekse Mekkî bir sûre olması hasebiyle belâgat ve fesâhat yönünün kuvvetli oluşu bu konunun seçilmesinde önemli bir etken olmuştur. Çalışmada "ahsenü't-turûk" yani "en sağlam metot" olarak nitelendirilen Kur'an'ın Kur'ân'la Tefsîri metodu merkeze alınıp bunun yanında konulu tefsirin diğer gereklilikleri olan hadis-i şeriflerden ve sahabe kavlinden istifade edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda konu tasnifi yapıldıktan sonra o konularla irtibatı olan diğer ayetlerin tespiti yapılmaya çalışılmış ve ilgili konu Kur'ân'ın bütünlüğü içerisinde ele alınmaya çalışılmıştır. Çalışmanın giriş bölümü; araştırmanın konusu ve amacı, araştırmanın yöntemi ve sınırlılıkları, araştırmanın kaynakları, konulu tefsire genel bir bakış ve Kur'ân'ın bütünlüğünü esas alan konulu tefsir başlıklarından oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü ise sûrenin ismi ve âyet sayısı, sûrenin nüzûlü (Mekkî-Medenî) oluşu, münâsebâtü'l-Kur'ân bağlamında önceki ve sonraki sûre ile ilişkisi, sûredeki edebî sanatlar ve Furkân sûresinde yer alan bazı temel kavramlar başlıklarını içermektedir. Sûrenin doğru anlaşılmasında olmazsa olmaz olan bu başlıkların konuları detaylı bir şekilde çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Furkân sûresinin konuları on bir ana konu şeklinde belirlenip tefsiri yapılmıştır. Çalışmada yazılı belge toplama, kütüphane verileri ve Şâmile gibi programlardan faydalanılarak literatür tarama yöntemleri kullanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin konuşma becerileri ile söz varlığı ilişkisinin incelenmesi: Afgan öğrenciler örneği

    Ömer Ayhan

    Bu araştırma, Erzurum'da yaşayan ilköğretim ikinci kademe Afgan öğrencilerin konuşma becerilerini incelemeyi, toplam söz varlıklarını, nitelikli söz varlıklarını ve kelime sıklıklarını belirleyerek bulguları çeşitli parametreler açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca öğrencilerin konuşmalarında kullandıkları nitelikli söz varlığı unsurlarını ders kitaplarında yer alanlarla karşılaştırmayı hedeflemektedir. Araştırma, nitel araştırma yöntemiyle yürütülmüş ve durum deseni kullanılmıştır. Erzurum il merkezindeki 115 Afgan öğrenci örneklem grubunu oluşturmuştur. Veriler, yapılandırılmış konuşma konuları ve birebir görüşmelerle toplanmış; analizlerde Cibakaya ve Simple-Concordance programları kullanılmıştır. Araştırma, Afgan öğrencilerin konuşma becerilerinin yetersiz olduğunu ve söz varlığı unsurlarını etkin kullanamadıklarını ortaya koymuştur. Cinsiyet bakımından, kız öğrencilerin kelime katsayı oranlarının erkeklerden yüksek olduğu görülmüştür. Ders kitaplarının, öğrencilerin nitelikli söz varlığı unsurlarını karşılama oranlarının genel olarak düşük olduğu (%2), buna karşılık çevresel faktörlerden vs. edinilen söz varlığı oranlarının ders kitaplarından kazanılanlara kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek olduğu (%9,1) tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, eğitim alanındaki mevcut materyallerin geliştirilmesi ve öğrencilerin söz varlığını zenginleştirecek yöntemlerin uygulanması için yol gösterici niteliktedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yûsuf-ı Meddâh'ın Varka ve Gülşah mesnevisinin yapı unsurları ve muhteva bakımından incelenmesi

    Muhammet Şentürk

    Klasik Türk edebiyatı nazım şekillerinden olan mesnevilerin içerisinde barındırdığı olay örgüsü, anlatım teknikleri ve yapısal unsurları açısından değerlendirildiğinde günümüzdeki hikâye ve romanlarla benzer bir yapı arz ettiği görülmektedir. Bu sebeple modern anlatı metinlerinin incelenmesinde başvurulan yöntemlerin klasik metinlere de uygulanabilmesi mümkün olmakta; mesnevilerin roman unsurları açısından incelenmesi ile bu eserin ayrıntılı ve çok yönlü ele alınması sağlanabilmektedir. Bu çalışmada Yûsuf-ı Meddâh tarafından 14. asırda kaleme alınan ve kaynağı bir Arap hikâyesi olan Varka ve Gülşâh mesnevisi irdelenmektedir. Eser, 1744 beyitten oluşmaktadır. Sade ve anlaşılır bir dille yazılmış olan Varka ve Gülşâh, aşk ve kahramanlık konulu bir eserdir. İçeriği ve tahkiyeli yapısıyla modern anlatı tekniklerinin kurgusunu çağrıştıran bu mesnevi, Varka ve Gülşâh'ın birbirlerine duydukları aşk ve kavuşma mücadelesini konu edinmektedir. Birçok anlatım tekniğinin de kullanıldığı Varka ve Gülşâh mesnevisinde tasvir, diyalog, iç monolog, özetleme, geriye dönüş, mektup gibi daha çok roman ve hikâyelerde görülen teknikler yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Bu özellikleri içerisinde barındıran ve klasik bir metin olan Varka ve Gülşâh mesnevisinin modern hikâye ve roman ile benzer tekniklerle incelenebileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Varka ve Gülşâh, mesnevi, tahkiye, yapı unsurları, anlatım teknikler.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Etial 160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde vanadyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi

    Ömer Avcı

    Alüminyum alaşımları mukavemet, dayanım, sertlik gibi mekanik ve fiziksel özellikleri ile endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak teknolojinin gelişmesi ile döküm kaliteleri sürekli geliştirilme beklentileri söz konusudur. Tez kapsamında Etial 160 alüminyum alaşımına farklı oranlarda vanadyum elementi ilavesi ile sıvı metal temizliğine, akıcılığına mikroyapı ve mekanik özelliklerine etkileri deneysel çalışmalar yapılarak incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda Etial 160 alaşımının dökümü ve %0,03, %0,05 ve %0,1 oranlarında V ilavesi ile kokil kalıplara dökümler yapılarak deney numuneleri elde edilerek testler uygulanmıştır. Deneylerde V ilavesi ile Etial 160 alaşımına etki eden karakteristik özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Döküm kalıpları; RPT (Azaltılmış Basınç Testi), K-Mold kalıbı, mekanik test kalıbı, farklı kesit kalınlıklarındaki 4 kanallı akıcılık ve spiral akıcılık kalıbı tercih edilmiştir. İncelenen sonuçlarda V ilavesi ile sıvı metal ilerleme mesafeleri artmış olup akıcılığa olumlu yönde etki etmiştir. Mekanik test sonuçlarında Etial 160 numunesinde 170 MPa'dan %0,1 V ilaveli numunede 338 MPa'ya kadar çekme gerilmesi artmıştır. Uzama miktarı Etial 160 numunesinde %2,72 olup %0,1 V ilaveli numunede maksimum %6,37'ye kadar artmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin incelenmesi

    Abdulvahap Avşar

    Bu araştırmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarındaki metinlerin genel dağılımı, yazar tercihi, metin türü dağılımı ve tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi amacıyla çeşitli düzeylere hitap eden 27 ders kitabı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizine başvurulmuş, metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesinde ise Ateşman (1997), Çetinkaya ve Uzun (2010) ve Bezirci ve Yılmaz (2010) tarafından geliştirilen formüllerle metinler analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen 27 kitaptaki 977 metnin 799'u komisyonlar tarafından, 143'ü Türk yazarlar ve 17'si yabancı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Ayrıca 10 metin süreli yayınlardan, 7 metin ise internet sitelerinden alınmış, 1 metin ise anonimdir. Metinlerin çoğunlukla kitap komisyonlarınca yazıldığı, düzeyi belirsiz olan kitapların yazar çeşitliliğinin daha fazla olduğu, A1, B1, B2, C1, C2, A1-A2, B1-B2- B2-C1 ve bütün düzeyleri kapsayan kitaplarda bilgilendirici metinlerin sayısının daha fazla, A2, C1-C2 ve düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinlerin sayısının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. A1, A1-A2, B1-B2, C1-C2 düzeyinde türler arasındaki okunabilirlik değişmezken A2, B1, B2, C1, C2, B2-C1 ve Tüm düzeyleri kapsayan kitapta bilgilendirici metinler; düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinler daha zordur. Kitap boyutunda bakıldığında ise set hâlinde olan kitaplarda Ateşman ve Bezirci-Yılmaz formüllerine göre Yeni Hitit seti; Bezirci Yılmaz formülüne göre ise Metropol Yabancılar İçin Türkçe setindeki bilgilendirici metinler düzeylere göre zorlaşmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Afetlerde kadın olmak; Kahramanmaraş depremi örneği

    Sema Kaya

    İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip afetler, sebep oldukları ciddi can ve mal kayıplarıyla, insanları ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan derinden etkilemektedir. Yapılan çalışmalar bu etkilenmenin her bireyde farklı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda toplumda dezavantajlı konumda olan kadınların afet dönemlerinden daha çok etkilendiği görülmektedir. Bu konuya dayanak olarak yapılan çalışmalar, yayımlanan ulusal ve uluslararası raporlar, afet dönemlerinde kadınlara yönelik cinsiyete dayalı ayrımcılığın ve şiddetin arttığı göstermektedir. Afet dönemleri, gerek afet süreci gerekse afet sonrasında kadınların artan sorumluluklarının toplumsal ve cinsiyet eşitsizliklerini ortaya koyması açısından önemlidir. Çalışmada 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin, aile içi ilişkiler ve kadına yönelik şiddet boyutu değerlendirilmektedir. Araştırma verileri; konuyla ilgili dökümanlar/kayıtlar/resmi kayıtlar, ilgili literatür ve raporlar incelenerek sağlanmıştır. Çalışmanın alan araştırması bölümünde veriler, nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılarak sağlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinde depremi yaşayan ve ondan etkilenen, 18-60 yaş arasında farklı eğitim düzeyi ve sosyo-ekonomik yapıda 20 depremzede kadın oluşturmaktadır. Araştırma verilerini sağlamak üzere araştırmacı tarafından hazırlanan beş soru tüm kadınlara yöneltilmiştir. Kadınlarla yapılan görüşmelerde verilen cevaplara bağlı olarak kadınlara ilave sorular da yöneltilmiştir. Bu görüşmeler sonrasında elde edilen bulgulara çalışmamızın alan araştırması kısmında yer verilmiştir. Çalışmamızda depremzadelerin yaşadıkları zorluklar, maruz kaldıkları olumsuzluklar, bunların üstesinden gelme deneyimleri ve süreci nasıl yönettikleri, kadın prespektifinden detaylı şekilde ele alınmıştır. Yapılan araştırma sonunda; deprem gibi doğal afetlerden, olağan durumlarda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine maruz kalan kadınların daha çok etkilendiği, kadına yönelik şiddetin arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mevlânâ Halid-i Bağdadî'nin Risale-i fî Isbâti'r-râbıta adlı eseri

    Enver Köroğlu

    Kadim bir tasavvufi uygulaması olan rabıtanın tarihine baktığımızda zaman içerisinde değişiklikler gösterdiği veya bazı tarikatların kendine has birtakım uygulamalarının olduğu görülür. İlk dönemlerde rabıtaya bakış açısı genel olarak nefis terbiye metodu olmakla beraber bu düşünce özellikle 19. yy.dan sonra Mevlâna Hâlid-i Bağdadi ile birlikte hem şekil hem de uygulanış açısından bazı farklılıklar göstermeye başlamıştır. Rabıtayla ilgili bu döneme kadar ciddi bir eleştiri ya da karşı gelme, toptan yok sayma söz konusu değildir. Uygulamadaki bu farklılık rabıtaya karşı olan düşüncelerin de değişmesine sebep olarak bir karşı duruş, eleştirme ve tenkit durumunu meydana getirmiştir. Özellikle Nakşibendiyye Tarikatı özelinde içten ve dıştan gelen eleştirilere cevap mahiyetinde eserler de kaleme alınmıştır. Bu eserlerin en önemlisi Mevlâna Hâlid-i Bağdadi'nin Risâle fî İsbâti'r-Râbıta eseridir. Müellif eserini özellikle İstanbul'daki müridlerinin kafa karışıklığını gidermek için kaleme almıştır. Söz konusu eser 19. Yüzyıl sonrası rabıta uygulamalarını anlamak açısından önem arz etmektedir. Çalışmamızda Risâle fî İsbâti'r-Râbıta adlı eser merkeze alınarak Bağdâdî'nin rabıta anlayışı tespit edilmeye çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Problem çözmede üstbilişe yönelik yapılan çalışmaların bibliyometrik araştırması

    Şeyma Selçuk

    Bu çalışmanın amacı, problem çözmede üstbilişe yönelik yapılan çalışmaların bibliyometrik analizini yaparak, bu alandaki mevcut durumun ortaya konmasıdır. Üstbiliş, bireyin kendi bilişsel süreçlerini fark etme, izleme ve düzenleme yeteneği olarak tanımlanır. Problem çözme ve öğrenme süreçlerinde üstbilişin rolü, bireylerin bilgi ve strateji kullanımını etkileyerek, öğrenme başarısını artırmasıdır. Bu tezde, 2000-2023 yılları arasında Web of Science (WoS) veri tabanında yayınlanan problem çözmede üstbilişe yönelik 507 makale incelenmiştir. Çalışmada bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak, bu 507 yayının yıllara, dillere, anahtar kelimelere, ülkelere ve en çok alıntı yapılan yazarlara göre dağılımı analiz edilmiştir. Bir veri görselleştirme aracı olan VOSviewer programı kullanılarak yapılan analizler sonucunda, problem çözmede üstbiliş konusundaki çalışmaların zaman içindeki eğilimleri ve bu alandaki anahtar araştırma konuları belirlenmiştir. Sonuçlar, problem çözmede üstbilişe yönelik araştırmaların yıllar içinde artış gösterdiğini, problem çözme ve üstbiliş anahtar kelimeleri etrafında yoğunlaştığını ve bu alanda en fazla yayının Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, en çok alıntı yapılan çalışmalar ve yazarlar belirlenerek, bu alandaki etkili araştırmalar ve araştırmacılar tespit edilmiştir. Bu tez çalışması, problem çözmede üstbiliş konusundaki mevcut literatürün geniş bir perspektifte değerlendirilmesini sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, bu alanda yapılacak gelecekteki araştırmalar için yönlendirici olabilir ve eğitim bilimlerinde üstbilişin rolünün daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Üstbiliş, problem çözme, bibliyometrik analiz, Web of Science, VOSviewer

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problemi anlamaya yönelik becerilerinin incelenmesi

    Esen Gizem Özdoğan

    Problem çözme matematik eğitiminin önemli konularından biridir. Bu nedenle son yıllarda problem çözme üzerine detaylı araştırmalar yürütülmüştür. Bu araştırma iyi ve zayıf problem çözücülerin problemi anlamaya yönelik planlama becerilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye'nin doğusundaki bir özel okulda 142 ortaokul yedinci sınıf öğrencisine bir tarama testi (problem çözme testi) yapılmış, bu tarama testinin sonucuna göre seçilen sekiz öğrenciden veri toplanmıştır. Katılımcılara uygulanan sesli düşünme protokolü yardımıyla çalışmanın verileri toplanmıştır. Toplanan verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar iyi problem çözücü öğrencilerin problemi aşama aşama tekrar okuduğunu, anahtar kelimleri doğru belirleyerek anahtar kelimeleri okuduğunu ve verilen ve istenenleri doğru yazdığını göstermiştir. Zayıf problem çözücü öğrencilerin ise problemi tekrar okurken bütün olarak okuduğunu, anahtar kelimeleri doğru belirleyemediğini ve verilen ve istenenleri doğru yazamadığını göstermiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar doğrultusunda iyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problem çözme becerisini geliştirmeye yönelik öneriler sunulmuştur. Araştırmanın iyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problemi anlama sürecindeki bilişsel becerilerini ortaya koyması bakımından matematik eğitiminde problem çözme alanyazınına katkı sağlaması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Etial160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde niyobyum alaşım elementinin ilavesinin etkisinin incelenmesi

    Hüseyin Emre Toprak

    Alüminyum döküm alaşımları, mukavemeti, dayanımı, iletkenliği vb. özelliklerden dolayı otomotiv, havacılık ve farklı sektörlerde kullanıldığı gözlemlenmektedir. Her geçen gün kullanımı arttıkça yapılan dökümlerin kalitesindeki artış beklenmektedir. Bu sebeple alüminyum dökümlerin kalitesi sürekli gelişen teknoloji ile doğru orantılı olmalıdır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada Etial160 alüminyum alaşımı ilavesiz, %0,03 niyobyum ilaveli, %0,05 niyobyum ilaveli ve %0,1 niyobyum elementi ilavesi olmak üzere 4 farklı döküm kokil kalıpta gerçekleştirilmiştir. Deneyin incelenmesi esnasında sıvı metal kalitesi, akıcılık, mikroyapı ve mekanik özellikleri esas alınıp değerlendirme yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirme: Tasarım tabanlı bir araştırma (B1 örneği)

    Akif Özgen

    Araştırmanın amacı, B1 düzeyinde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan B1 Türkçe ders kitabındaki sözcük öğretimi etkinlikleri esas alınarak dijital bir sözlük tasarımı hazırlanmış ve bu tasarımın sözcük öğretimi üzerindeki başarısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının hazırlanmasında anlam ilişkileri açısından gerçek anlam, yan anlam, eş anlam, zıt anlam, eş seslilik, mecaz anlam ve terim anlam gibi sınırlamalar getirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak sözlüğün geliştirilmesi aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada SABT 1-2 ve öğretim görevlisi ve öğrenci görüşme formlarından alınan veriler ise karma araştırma yöntemine uygun olarak nicel veriler SPSS 30 programı aracılığıyla görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analiziyle analize tabi tutulmuştur. Verilerin analiz edilmesinde ilk olarak Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk sonuçları doğrultusunda sonuçların anlamlı farklılığa sahip olmadığı tespit edilmiş ve verilerin analizi parametrik testlerden olan t-testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, tasarım ve iyileştirme aşamaların kontrol ve deney gruplarından iki kez Sözcükte Anlam Başarı Testi uygulanmıştır. Öğrenci ve öğretim elamanlarından sözlük tasarım aşamasında ve sözlük iyileştirme aşamasından sonra görüşler toplanmıştır. Araştırmada Bayburt Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezinde B1 düzeyinde eğitim gören toplamda (n=32) öğrenci katılmıştır. Bunun yanı sıra (n=2) öğretim görevlisi de araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Türkçe Dijital Sözlük tasarımının geliştirilmiş hâliyle de dahil olmak üzere geleneksel yöntemlerle kıyasla sözcük öğretiminde daha etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu dijital sözlüğün B1 düzeyindeki öğrenciler ve öğretim görevlileri tarafından beğenildiği ve derslerde kullanılmasını istedikleri anlaşılmıştır. Bu sonuçlarla birlikte Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının sözcük öğretiminde etkili bir teknolojik araç olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Dinleme becerilerinin gelişiminde estetik dinleme etkinlikleri: İlkokul 2. sınıf öğrencileri örneği

    Nurcihan Kübra Boyraz

    Bu araştırmada temel amaç, estetik dinleme etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama başarı düzeylerine etkisini incelemek ve estetik dinleme etkinlik sürecini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, karma yöntem araştırmalarından gömülü deneysel model olarak desenlenmiştir. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilen araştırmaya Bayburt ili merkezinde yer alan bir devlet okulunun ikinci sınıf A ve B şubelerinde öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen izlenmiştir. Deney grubu öğretmeniyle uygulama sonrası görüşme yapılarak elde edilen nitel verilerle nicel veriler desteklenmiştir. Deneysel işlem sürecinden önce her iki sınıfa da ön test olarak "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" uygulanmıştır. Deney grubuna haftada bir gün üç ders saati kendi sınıf öğretmeni tarafından 7 hafta boyunca toplam 7 estetik dinleme etkinliği uygulanmıştır. Deneysel işlem sonrasında bir başka "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" son test olarak, aynı test bir ay sonra ise kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler SPSS 24 veri analizi programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıp dağılmadığını incelemek için Shapiro-Wilk normallik testi sonuçları, basıklık-çarpıklık katsayıları, histogram ve kutu grafikleri incelenerek verilerin parametrik testlerle çözümlenmesine karar verilmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenerek nicel veriler desteklenmiştir. Sonuç olarak estetik dinleme etkinliklerinin dinlediğini anlama başarı düzeyine olumlu yönde bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu bulgulara dayanarak estetik dinleme etkinliklerinin ilkokulun erken yıllarından itibaren uygulanmasının dinleme becerisine katkı sağlayacağı ve geliştirilen etkinlikleri sınıf öğretmenlerinin derslerinde uygulayabileceği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kenevir protein izolatı üretiminin ve glikasyonunun yanıt yüzey metodu (RSM) ile optimizasyonu

    Elvan Yüzer

    Günümüzde vegan beslenme kültürü oldukça yaygınlaşmıştır. Bu nedenle bitki-bazlı protein kaynaklarına olan ilgi günden güne artmaktadır. Bitki-bazlı protein kaynaklarından biri olan, endüstriyel kenevir tohumu, yüksek miktarda kaliteli yağ, protein, karbonhidrat, çözünmeyen lif, vitamin ve mineral içermektedir. Kenevir tohumu proteininin, mükemmel sindirilebilirliği ve esansiyel amino asit içeriğinin yeterliliği nedeniyle, yumurta akı ve soya fasulyesi proteinleriyle karşılaştırılabilir besin değerine sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışma kapsamında, yağı alınmış kenevir tohumundan, farklı ekstraksiyon koşullarında en yüksek verimde protein izolatı eldesi için yanıt yüzey metodu (RSM) ile optimizasyon uygulanmıştır. Optimum ekstraksiyon koşulları, tuz konsantrasyonunun 0, pH değerinin 12 ve sıcaklığın 49 ºC olduğu durumda belirlenmiştir. Optimum koşullarda üretilen protein izolatı glikasyon işlemine tabii tutulmuş olup glikasyon koşulları da RSM ile optimize edilmiştir. Glikasyon için en uygun glikasyon derecesi ve esmerleşme indeksinin elde edildiği optimum koşullar ise protein:şeker (fruktoz) oranının 1.6:1, sıcaklığın 60 °C ve sürenin 90 dk olduğu durumda saptanmıştır. Bu koşullarda elde edilen glike protein izolatının, glike edilmemiş protein izolatı ile emülsifiye edici aktivite indeksi ve emülsiyon stabilite indeksi sonuçlarında istatistiksel bir fark bulunmamıştır. Toplam fenolik-flavonoid bileşik ve antioksidan aktivite miktarlarında ise şeker kompleksi bu değerlerin azalmasına neden olmuştur. Bunun yanı sıra toplam fenolik-flavonoid bileşik ve antioksidan aktivite değerleri arasında yüksek pozitif korelasyon olduğu belirlenmiştir. SEM mikrografları, kenevir protein izolatı ve şeker arasındaki ilişkilerin varlığını göstermiş ve bu etkileşimler süngerimsi üç boyutlu bir mikro yapıya yol açmıştır. FTIR sonuçlarına göre glike edilmiş olan izolatla glike edilmemiş ile karşılaştırıldığında 3300-3200 cm-1'de daha güçlü absorpsiyon gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum polisakkarit zincirinin indirgeyici ucunun amino asitlerle kovalent olarak birleştirildiğinin göstergesidir. Sonuç olarak, bu çalışma ile monosakkaritlerin glikasyonu nasıl etkilediği konusunda fonksiyonel ve karakteristik özellikler adına önemli bulgular tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Hatalı tabaka bulunduran kompozit kirişin titreşim ve eğilme davranışlarının analitik ve sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmesi

    Yunus Emre Bozat

    Kompozit malzemeler havacılık, uzay, ulaşım, inşaat, elektronik ve gıda endüstrileri gibi mühendislik uygulamalarında hafif olmaları, yüksek dayanım ve şekil tutma, yapısal ve darbe dayanımı, yüksek eğilme sertliği, mukavemet ve enerji emilimi gibi özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Son yıllarda özellikle havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu düşük ağırlıklı, yüksek mukavemetli kompozit malzemelerin kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Özellikle tabakalı kompozit malzemeler bu alanda önemli bir yere sahiptir. Oldukça sık kullanılmaya başlanan kompozit malzemelerde en önemli problemlerden biri teorik olarak hesaplanan değerlerin deneysel sonuçlarla uyuşmamasıdır. Bunun başlıca sebeplerinden biri de üretim aşamasında teorik olarak hesaba katılmayan bazı hatalı üretimlerin; kompozit parçanın mekanik özelliklerini etkilemesidir. Yapılan çalışmada üretimden kaynaklanan bazı hataları temsil etmesi açısından diğer tabakalara göre mekanik özellikleri %30 daha az olan kompozit bir tabaka oluşturulmuş ve bu tabaka hatalı tabaka olarak ifade edilmiştir. On tabakadan oluştuğu düşünülen kompozit kirişte hatalı kompozit tabakanın kiriş üzerindeki konumu değiştirilerek titreşim ve eğilme davranışları analitik ve sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmiştir. Tabaka dizilimleri olarak literatürde sık kullanılan simetrik ve asimetrik dizilimler kullanılmıştır. Kompozit kiriş için malzeme olarak grafit/epoksi ve boron/epoksi seçilmiş, her iki malzeme türü için bütün çözümler verilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda analitik çözüm ve sonlu elemanlar yöntemi ile elde edilen sonuçlar birbirine oldukça yakın elde edilmiştir. Hem grafit/epoksi hem de boron/epoksi için kompozit kirişe hatalı tabaka eklendiğinde beklendiği üzere maksimum çökme değeri artarken doğal frekans değeri ise azalmıştır. Simetrik ve asimetrik dizilimler de kompozit kirişte hatalı tabakanın bulunduğu konumun eğilme ve titreşim davranışlarında önemli ölçüde etkili olduğu belirlenmiştir ve bununla ilgili sonuçlar detaylı bir şekilde verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin Türkçe dersi öğretim programındaki temalar bağlamında incelenmesi

    Emre Demirer

    Bu araştırmada şiirleri Türkçe ders kitaplarında kullanılabilecek farklı bir şair arayışından hareketle Hayati Vasfi Taşyürek ve şiirleri çeşitli açılardan incelenmiştir. Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin tematik açıdan incelenmesi araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Amaç, Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerini Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2019) ve Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2024) yer alan temalara göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bağlı olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışma materyali, "Hayati Vasfi Taşyürek'ten Seçme Şiirler" adlı eserdir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Ders Kitabına Uygunluk ve Değerleri Eşleştirme Formu (DKUDEF)" ile "Şiir Tür ve Tema Eşleştirme Formu (ŞTTEF)"; verilerin analizi sürecinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçlar Hayati Vasfi Taşyürek'e ait şiirlerin önemli bir kısmının içerik ve seviye bakımından Türkçe ders kitaplarında yer almaya uygun olduğunu; hem 2019 hem de 2024 yıllarında yayımlanan Türkçe Dersi Öğretim Programlarındaki temalar ve değerlerle; aynı zamanda şiir türleriyle uyumlu olduğunu göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Rijit temele bağlı ve rijit panç yüklemesi altında fonksiyonel derecelendirilmiş ortotrop ve izotrop tabakalardan oluşan sistemin sürekli temas problemi

    Pınar Tuğçe Artar

    Fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeler (FDM'ler), mikroyapısı ve/veya malzeme bileşimi kademeli olarak değişen, iki veya daha fazla fazdan oluşan yeni nesil heterojen kompozit malzemelerdir. Bu malzemelerin mühendislik uygulamalarındaki önemi nedeniyle temas mekaniği davranışları pek çok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Bu tez çalışmasında, FD ortotrop ve FD izotrop tabakalardan oluşan iki tabakalı bir sistemin sürekli temas problemi, elastisite teorisi çerçevesinde incelenmiştir. FD ortotrop tabakaya rijit bir panç aracılığıyla sabit tekil bir yük uygulanmakta olup, FD izotrop tabaka alt yüzeyinde rijit bir temele bağlıdır. Panç profilinin düz veya silindirik olma durumları formülasyonda dikkate alınmıştır. Tabakalar birbirine bağlanmaksızın üst üste yerleştirilmiştir ve tüm yüzeyler sürtünmesiz olarak kabul edilmiştir. FD ortotrop tabakanın malzeme ortotropisini incelemek için beş farklı gerçek ortotropik malzeme kullanılmıştır. FD ortotrop tabakanın rijitlik katsayıları ve yoğunluğu, FD izotrop tabakanın kayma modülü ve yoğunluğu söz konusu tabakaların yükseklikleri boyunca üstel olarak değişmektedir. Fourier Kosinüs ve Sinüs dönüşümleri uygulanarak her iki tabaka için gerilmelerin ve yer değiştirmelerin genel ifadeleri elde edilmiştir. Düzlem temas problemi, problemin sınır koşulları kullanılarak tekil bir integral denkleme indirgenmiştir. Elde edilen bu integral denklemi sayısal olarak çözmek için Gauss-Chebyshev integrasyon formülleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, boyutsuzlaştırılmış çeşitli parametrelere ve kullanılan farklı ortotrop malzemelere bağlı olarak temas uzunlukları, temas gerilmesi dağılımları, kritik yük faktörleri ve ilk ayrılma noktaları belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde mobil uygulama kullanımının değer aktarımına etkisi

    Şemsinur Arıcı

    Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere mobil uygulama aracılığıyla değerlerin öğretilmesini ve uygulamanın öğrencilerin değerleri kavramalarındaki etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada nicel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Araştırmanın uygulama aşamasından önce Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin on kök değeri bilme durumları başarı testi ile tespit edilmiştir. Daha sonra on kök değerin öğretilmesi amacıyla mobil bir uygulama tasarlanarak deney grubunda bulunan öğrencilere uygulama iletilmiştir. Uygulamanın yapıldığı Türkçe öğretim merkezinde yabancı dil olarak Türkçeyi öğrenen bu öğrencilerden hazırlanan uygulamanın akıllı telefonlar aracılığıyla indirilmesi ve uygulamada bulunan ekran içeriklerinin takibi istenmiştir. Yarı deneysel desen kullanılarak ulaşılan araştırma verileri SPSS paket programında analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Uygulamanın başında ve sonunda öğrencilere araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan değerlendirme sınavı mobil uygulama aracılığıyla ön-test ve son-test olarak uygulanmış olup araştırmanın sonunda ise mobil uygulama ile sunulan değerler öğretimi uygulamasının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan öğrencilerin değerleri kavramalarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin kök değerlere ve hazırlanan mobil uygulamaya ilişkin olumlu görüşlere de sahip oldukları görülmüştür.