Yazarlar
- Ezelnur Çeker(2)
- Hüseyin Bayram(2)
- İbrahim Arslan(2)
- Abdulaziz Aydın(1)
- Abdulkadir Karabulut(1)
- Abdulkadir Tiryaki(1)
- Abdullah Akova(1)
- Abdullah Bacı(1)
- Abdullah Bektaş(1)
- Abdullah Duman(1)
- Abdullah Mesut Çınar(1)
- Abdullah Özalp(1)
- Abdulmecit Akçiçek(1)
- Abdulmecit Hafızoğlu(1)
- Abdulsamet Özdemir(1)
- Abdulselam Güngör(1)
- Abdulvahap Avşar(1)
- Abdurrahim Erdem(1)
- Abdurrahim Köprücü(1)
- Abdurrahman Kara(1)
- Adem Altun(1)
- Adem Bulut(1)
- Adem Ertaç(1)
- Adem Han(1)
- Adem Karaca(1)
- Adem Seymen(1)
- Adem Türk(1)
- Adem Urhan(1)
- Adem Yavuz Erdem(1)
- Adem Örs(1)
- Adnan Özer(1)
- Afranur Yaren Aydoğdu(1)
- Ahmed Wasfı Hasan Al-qado(1)
- Ahmet Alişan Alcan(1)
- Ahmet Baysalı(1)
- Ahmet Baş(1)
- Ahmet Demir(1)
- Ahmet Emre Pehlivan(1)
- Ahmet Ertaç(1)
- Ahmet Furkan Kaymaz(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına etkisi
Abdurrahman Kara
Bu çalışmanın temel amacı, elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına olan etkisini incelemektir. Bu bağlamda çalışmanın örneklemini Türkiye Atletizm federasyonuna bağlı çeşitli kulüplerden 134'ü kadın, 203'ü erkek olmak üzere toplam 337 atlet oluşturmaktadır. Araştırmada her ölçek maddesinin minimum 5, maksimum 20 katı olmalıdır, kuralı dikkate alınmıştır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde sporcularda psikolojik yetimlik ölçeği 27 ve sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği 8 olmak üzere toplamda 35 madde bulunması ve ölçek sayısının en az beş katı kadar katılımcı zorunluluğu, çalışma için minimum katılımcı sayısının 175 olmasını gerektirmiştir. Verilerin toplanması adına bu örneklem grubuna üç ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; kişisel bilgi formu, sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği ve sporcularda psikolojik yetimlik ölçeğidir. Mevcut formlar aracılığıyla elde edilen verilerin analiz süreci SPSS 22.0 istatistiksel paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan tanımlayıcı analizlere ek olarak verilerin normal dağılım sergileyip sergilemediği kontrol edildikten sonra parametrik testlerin yapılması uygun bulunmuştur. İkili grup karşılaştırmalarında Bağımsız Örneklem t-Testi, üç ve daha fazla grup içeren karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucunda anlamlı fark tespit edilen durumlarda, farkın kaynağını belirleyebilmek adına Tukey HSD testi uygulanmıştır. Araştırma neticesinde sporda ahlaktan uzaklaşma ve psikolojik yetimlik, birbirini etkileyen önemli faktörler olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda gelecek çalışmalarda mevcut konunun derinlemesine incelenmesi adına nitel veya karma yöntemlerin kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Atletizm, sporda ahlaktan uzaklaşma, psikolojik yetimlik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Arap edebiyatında din ve feodalizm
Hazine Gül Cengiz
Arap edebiyatında din ve feodalizm, yalnızca edebî bir estetik ya da tarihsel bir olgu olarak değil, toplumsal kimliğin, adalet arayışının ve bireysel özgürlüğün odak noktası olarak büyük önem taşır. Bu iki tema, Arap toplumlarının kültürel hafızasında ve sosyopolitik yapısında belirleyici bir yer edinmiştir. Din, Arap edebiyatında hem manevi bir sığınak hem de toplumsal düzeni şekillendiren bir unsur olarak ele alınırken; feodalizm, toplumsal tabakalaşmanın ve güç dengesinin edebî yansımaları üzerinden yeniden yorumlanır. Bu çalışmanın odak noktası, Arap edebiyatında din ile feodalizmin birey ve toplum üzerindeki etkilerini eleştirel bir şekilde analiz etmektir. Edebi metinlerde dinin, bireysel özgürlükler ve ruhsal gelişim açısından nasıl bir rol oynadığı, geleneksel inançların ve pratiklerin toplumsal değişimi nasıl etkilediği irdelenir. Aynı şekilde, feodal yapının toplumsal adalet, sınıfsal eşitlik ve bireysel potansiyel üzerindeki olumsuz yansımaları; şiir ve nesir türlerindeki örnekler üzerinden detaylandırılır. Arap edebiyatında bu temaların işleniş biçimi, yalnızca geçmişe dair bir anlatı sunmakla kalmaz, aynı zamanda çağdaş toplumsal dönüşüm süreçleri için de yol gösterici olur. Din ve feodalizm çerçevesindeki sorgulamalar, modernleşen Arap toplumlarının karşı karşıya olduğu özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerine yeni açılımlar getirmektedir. Böylece edebiyat, hem geleneğin eleştirisi hem de geleceğin toplumsal idealleri için bir laboratuvar niteliği kazanır. Sonuç olarak, bu çalışmanın önemi, Arap edebiyatında din ve feodalizmin evrensel insanlık sorunlarına verdiği tepkilerden ve sunduğu çözüm önerilerinden kaynaklanır. Toplumsal değişimin dinamikleriyle bireysel dönüşümün yollarını kesiştiren Arap edebiyatı, güncel tartışmalar ve gelecek vizyonları adına zengin ve ilham verici bir kaynak sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Osmanlı âlimi Ahmed b. Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvuru
Fatma Zengin
Bu tez 19. yüzyılda Mekke'de yaşamış önemli bir Şâfiî âlimi olan Ahmed Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvurunu mezhepler tarihi disiplini çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, Dahlân'ın Ehl-i Sünnet anlayışını hangi ilkeler doğrultusunda şekillendirdiğini, itikadî meselelerde hangi çizgide durduğunu ve dönemin yaygın mezhebî akımlarına nasıl yaklaştığını ortaya koymaktır. Dahlân, yaşadığı dönemde özellikle Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi oluşumları Ehl-i Sünnet dışında konumlandırmış; itikadî bütünlüğün korunmasına yönelik görüşler ileri sürmüştür. Çalışmada, Dahlân'ın bu görüşleri hangi meseleler üzerinden inşa ettiği belirlenmiş; kelâmî tartışmalarda izlediği esaslar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, Dahlân'ın eleştiri yöntemi çalışmanın ana eksenini oluşturmamakta; daha çok hangi mezhep anlayışlarını ve inanç öğelerini dışladığına odaklanılmıştır. Tezin birinci bölümünde Dahlân'ın hayatı, ilmî şahsiyeti ve yazdığı eserler tanıtılmış; ikinci bölümde onun Allah'ın sıfatları, iman, kader, rü'yetullah gibi temel inanç konularına yaklaşımı değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi mezheplerle ilgili görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada nitel yöntem benimsenmiş; Dahlân'ın özgün Arapça eserleri esas alınarak metin çözümlemesi yapılmıştır. Fıkhî ve tasavvufî alanlar kapsam dışı bırakılmış; araştırma itikadî mezhepler bağlamında yapılandırılmıştır. Bu tez, Ahmed Zeynî Dahlân'ın klasik Sünnî çizgiyi nasıl koruduğunu, mezhep sınırlarını nasıl tanımladığını ve Ehl-i Sünnet kimliğini ne şekilde inşa ettiğini anlamaya yönelik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ahmed Zeynî Dahlân, Ehl-i Sünnet, Mezhepler Tarihi, itikadî mezhepler, fırkalaşma, 19. yüzyıl, gelenek, kimlik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Katı yakıtlı kombine çevrimlerin performans ve ekserji analizi
Enes Akçay
Dünyada enerji ihtiyacı uluslararası düzeyde önemli bir yer kaplamaktadır. Artan sanayileşme, teknolojinin hızla gelişmesi enerji ihtiyacınıda her geçen gün arttırmaktadır. Dünya üzerindeki enerji kaynaklarının tükenebilir olması yüksek verimlilikle kaynakların kullanımını ön plana çıkartmaktadır. Yapılan bu çalışmada yüksek ısıl enerjiye sahip GT-MHR tip nükleer santralin performans ve ekserji analizi NIST Kimya kitabında modellenerek yapılmıştır. GT-MHR, bir yandan Brayton çevrimi ile helyum gazını kullanarak elektrik üretirken, diğer yandan sistemin atık ısısını Rankine çevrimi ile değerlendiren bir yapı sunmuştur. Brayton çevrimi, helyum gazının reaktör çekirdeğinde yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılmasını, ardından bir gaz türbini yardımıyla mekanik enerjiye dönüştürülmesini sağlar. GT-MHR'nin tasarımında yer alan bu hibrit yapı, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bir arada kullanımına olanak tanır. Yaklaşık 14.000 - 16.000 kPa aralığında ekserji veriminin maksimum seviyeye ulaştığı belirlenmiştir. Bu noktada sistemin ekserji kayıpları en düşük seviyeye yaklaşmakta ve bileşenler en ideal çalışma koşullarına erişmektedir. Eğer sistem bu aralığın altında veya üstünde çalıştırılırsa, toplam ekserji verimi azalacaktır. Dolayısıyla, optimum çalışma koşullarını sağlamak için kompresör basıncının dikkatli bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kompresör basıncı 12.000 kPa basınç seviyesinde iken 570.000 kW civarında olan net iş üretimi, 22.000 kPa seviyesinde yaklaşık 535.000 kW'a kadar düşmektedir. Bu eğilim, kompresör basıncının artırılmasının sistemin toplam iş üretimi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu göstermektedir. Başlangıçta pompa basıncı 500 kPa'da yaklaşık 0,745 (%74,5) seviyesinde olan ekserji verimi, 1000 kPa basınç seviyesinde %75,1'e kadar yükselmektedir. 500 kPa seviyesindeki pompa basıncı yaklaşık 532.000 kW olan net iş üretirken, 1000 kPa seviyesinde 560.000 kW'a kadar çıkmaktadır. Böylece, GT-MHR hem yüksek verimliliği hem de çevresel sürdürülebilirliği bir araya getirerek geleceğin enerji teknolojilerine öncülük etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin konuşma becerileri ile söz varlığı ilişkisinin incelenmesi: Afgan öğrenciler örneği
Ömer Ayhan
Bu araştırma, Erzurum'da yaşayan ilköğretim ikinci kademe Afgan öğrencilerin konuşma becerilerini incelemeyi, toplam söz varlıklarını, nitelikli söz varlıklarını ve kelime sıklıklarını belirleyerek bulguları çeşitli parametreler açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca öğrencilerin konuşmalarında kullandıkları nitelikli söz varlığı unsurlarını ders kitaplarında yer alanlarla karşılaştırmayı hedeflemektedir. Araştırma, nitel araştırma yöntemiyle yürütülmüş ve durum deseni kullanılmıştır. Erzurum il merkezindeki 115 Afgan öğrenci örneklem grubunu oluşturmuştur. Veriler, yapılandırılmış konuşma konuları ve birebir görüşmelerle toplanmış; analizlerde Cibakaya ve Simple-Concordance programları kullanılmıştır. Araştırma, Afgan öğrencilerin konuşma becerilerinin yetersiz olduğunu ve söz varlığı unsurlarını etkin kullanamadıklarını ortaya koymuştur. Cinsiyet bakımından, kız öğrencilerin kelime katsayı oranlarının erkeklerden yüksek olduğu görülmüştür. Ders kitaplarının, öğrencilerin nitelikli söz varlığı unsurlarını karşılama oranlarının genel olarak düşük olduğu (%2), buna karşılık çevresel faktörlerden vs. edinilen söz varlığı oranlarının ders kitaplarından kazanılanlara kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek olduğu (%9,1) tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, eğitim alanındaki mevcut materyallerin geliştirilmesi ve öğrencilerin söz varlığını zenginleştirecek yöntemlerin uygulanması için yol gösterici niteliktedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yûsuf-ı Meddâh'ın Varka ve Gülşah mesnevisinin yapı unsurları ve muhteva bakımından incelenmesi
Muhammet Şentürk
Klasik Türk edebiyatı nazım şekillerinden olan mesnevilerin içerisinde barındırdığı olay örgüsü, anlatım teknikleri ve yapısal unsurları açısından değerlendirildiğinde günümüzdeki hikâye ve romanlarla benzer bir yapı arz ettiği görülmektedir. Bu sebeple modern anlatı metinlerinin incelenmesinde başvurulan yöntemlerin klasik metinlere de uygulanabilmesi mümkün olmakta; mesnevilerin roman unsurları açısından incelenmesi ile bu eserin ayrıntılı ve çok yönlü ele alınması sağlanabilmektedir. Bu çalışmada Yûsuf-ı Meddâh tarafından 14. asırda kaleme alınan ve kaynağı bir Arap hikâyesi olan Varka ve Gülşâh mesnevisi irdelenmektedir. Eser, 1744 beyitten oluşmaktadır. Sade ve anlaşılır bir dille yazılmış olan Varka ve Gülşâh, aşk ve kahramanlık konulu bir eserdir. İçeriği ve tahkiyeli yapısıyla modern anlatı tekniklerinin kurgusunu çağrıştıran bu mesnevi, Varka ve Gülşâh'ın birbirlerine duydukları aşk ve kavuşma mücadelesini konu edinmektedir. Birçok anlatım tekniğinin de kullanıldığı Varka ve Gülşâh mesnevisinde tasvir, diyalog, iç monolog, özetleme, geriye dönüş, mektup gibi daha çok roman ve hikâyelerde görülen teknikler yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Bu özellikleri içerisinde barındıran ve klasik bir metin olan Varka ve Gülşâh mesnevisinin modern hikâye ve roman ile benzer tekniklerle incelenebileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Varka ve Gülşâh, mesnevi, tahkiye, yapı unsurları, anlatım teknikler.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Etial 160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde vanadyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi
Ömer Avcı
Alüminyum alaşımları mukavemet, dayanım, sertlik gibi mekanik ve fiziksel özellikleri ile endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak teknolojinin gelişmesi ile döküm kaliteleri sürekli geliştirilme beklentileri söz konusudur. Tez kapsamında Etial 160 alüminyum alaşımına farklı oranlarda vanadyum elementi ilavesi ile sıvı metal temizliğine, akıcılığına mikroyapı ve mekanik özelliklerine etkileri deneysel çalışmalar yapılarak incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda Etial 160 alaşımının dökümü ve %0,03, %0,05 ve %0,1 oranlarında V ilavesi ile kokil kalıplara dökümler yapılarak deney numuneleri elde edilerek testler uygulanmıştır. Deneylerde V ilavesi ile Etial 160 alaşımına etki eden karakteristik özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Döküm kalıpları; RPT (Azaltılmış Basınç Testi), K-Mold kalıbı, mekanik test kalıbı, farklı kesit kalınlıklarındaki 4 kanallı akıcılık ve spiral akıcılık kalıbı tercih edilmiştir. İncelenen sonuçlarda V ilavesi ile sıvı metal ilerleme mesafeleri artmış olup akıcılığa olumlu yönde etki etmiştir. Mekanik test sonuçlarında Etial 160 numunesinde 170 MPa'dan %0,1 V ilaveli numunede 338 MPa'ya kadar çekme gerilmesi artmıştır. Uzama miktarı Etial 160 numunesinde %2,72 olup %0,1 V ilaveli numunede maksimum %6,37'ye kadar artmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin incelenmesi
Abdulvahap Avşar
Bu araştırmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarındaki metinlerin genel dağılımı, yazar tercihi, metin türü dağılımı ve tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi amacıyla çeşitli düzeylere hitap eden 27 ders kitabı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizine başvurulmuş, metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesinde ise Ateşman (1997), Çetinkaya ve Uzun (2010) ve Bezirci ve Yılmaz (2010) tarafından geliştirilen formüllerle metinler analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen 27 kitaptaki 977 metnin 799'u komisyonlar tarafından, 143'ü Türk yazarlar ve 17'si yabancı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Ayrıca 10 metin süreli yayınlardan, 7 metin ise internet sitelerinden alınmış, 1 metin ise anonimdir. Metinlerin çoğunlukla kitap komisyonlarınca yazıldığı, düzeyi belirsiz olan kitapların yazar çeşitliliğinin daha fazla olduğu, A1, B1, B2, C1, C2, A1-A2, B1-B2- B2-C1 ve bütün düzeyleri kapsayan kitaplarda bilgilendirici metinlerin sayısının daha fazla, A2, C1-C2 ve düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinlerin sayısının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. A1, A1-A2, B1-B2, C1-C2 düzeyinde türler arasındaki okunabilirlik değişmezken A2, B1, B2, C1, C2, B2-C1 ve Tüm düzeyleri kapsayan kitapta bilgilendirici metinler; düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinler daha zordur. Kitap boyutunda bakıldığında ise set hâlinde olan kitaplarda Ateşman ve Bezirci-Yılmaz formüllerine göre Yeni Hitit seti; Bezirci Yılmaz formülüne göre ise Metropol Yabancılar İçin Türkçe setindeki bilgilendirici metinler düzeylere göre zorlaşmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Afetlerde kadın olmak; Kahramanmaraş depremi örneği
Sema Kaya
İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip afetler, sebep oldukları ciddi can ve mal kayıplarıyla, insanları ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan derinden etkilemektedir. Yapılan çalışmalar bu etkilenmenin her bireyde farklı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda toplumda dezavantajlı konumda olan kadınların afet dönemlerinden daha çok etkilendiği görülmektedir. Bu konuya dayanak olarak yapılan çalışmalar, yayımlanan ulusal ve uluslararası raporlar, afet dönemlerinde kadınlara yönelik cinsiyete dayalı ayrımcılığın ve şiddetin arttığı göstermektedir. Afet dönemleri, gerek afet süreci gerekse afet sonrasında kadınların artan sorumluluklarının toplumsal ve cinsiyet eşitsizliklerini ortaya koyması açısından önemlidir. Çalışmada 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin, aile içi ilişkiler ve kadına yönelik şiddet boyutu değerlendirilmektedir. Araştırma verileri; konuyla ilgili dökümanlar/kayıtlar/resmi kayıtlar, ilgili literatür ve raporlar incelenerek sağlanmıştır. Çalışmanın alan araştırması bölümünde veriler, nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılarak sağlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinde depremi yaşayan ve ondan etkilenen, 18-60 yaş arasında farklı eğitim düzeyi ve sosyo-ekonomik yapıda 20 depremzede kadın oluşturmaktadır. Araştırma verilerini sağlamak üzere araştırmacı tarafından hazırlanan beş soru tüm kadınlara yöneltilmiştir. Kadınlarla yapılan görüşmelerde verilen cevaplara bağlı olarak kadınlara ilave sorular da yöneltilmiştir. Bu görüşmeler sonrasında elde edilen bulgulara çalışmamızın alan araştırması kısmında yer verilmiştir. Çalışmamızda depremzadelerin yaşadıkları zorluklar, maruz kaldıkları olumsuzluklar, bunların üstesinden gelme deneyimleri ve süreci nasıl yönettikleri, kadın prespektifinden detaylı şekilde ele alınmıştır. Yapılan araştırma sonunda; deprem gibi doğal afetlerden, olağan durumlarda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine maruz kalan kadınların daha çok etkilendiği, kadına yönelik şiddetin arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Mevlânâ Halid-i Bağdadî'nin Risale-i fî Isbâti'r-râbıta adlı eseri
Enver Köroğlu
Kadim bir tasavvufi uygulaması olan rabıtanın tarihine baktığımızda zaman içerisinde değişiklikler gösterdiği veya bazı tarikatların kendine has birtakım uygulamalarının olduğu görülür. İlk dönemlerde rabıtaya bakış açısı genel olarak nefis terbiye metodu olmakla beraber bu düşünce özellikle 19. yy.dan sonra Mevlâna Hâlid-i Bağdadi ile birlikte hem şekil hem de uygulanış açısından bazı farklılıklar göstermeye başlamıştır. Rabıtayla ilgili bu döneme kadar ciddi bir eleştiri ya da karşı gelme, toptan yok sayma söz konusu değildir. Uygulamadaki bu farklılık rabıtaya karşı olan düşüncelerin de değişmesine sebep olarak bir karşı duruş, eleştirme ve tenkit durumunu meydana getirmiştir. Özellikle Nakşibendiyye Tarikatı özelinde içten ve dıştan gelen eleştirilere cevap mahiyetinde eserler de kaleme alınmıştır. Bu eserlerin en önemlisi Mevlâna Hâlid-i Bağdadi'nin Risâle fî İsbâti'r-Râbıta eseridir. Müellif eserini özellikle İstanbul'daki müridlerinin kafa karışıklığını gidermek için kaleme almıştır. Söz konusu eser 19. Yüzyıl sonrası rabıta uygulamalarını anlamak açısından önem arz etmektedir. Çalışmamızda Risâle fî İsbâti'r-Râbıta adlı eser merkeze alınarak Bağdâdî'nin rabıta anlayışı tespit edilmeye çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Problem çözmede üstbilişe yönelik yapılan çalışmaların bibliyometrik araştırması
Şeyma Selçuk
Bu çalışmanın amacı, problem çözmede üstbilişe yönelik yapılan çalışmaların bibliyometrik analizini yaparak, bu alandaki mevcut durumun ortaya konmasıdır. Üstbiliş, bireyin kendi bilişsel süreçlerini fark etme, izleme ve düzenleme yeteneği olarak tanımlanır. Problem çözme ve öğrenme süreçlerinde üstbilişin rolü, bireylerin bilgi ve strateji kullanımını etkileyerek, öğrenme başarısını artırmasıdır. Bu tezde, 2000-2023 yılları arasında Web of Science (WoS) veri tabanında yayınlanan problem çözmede üstbilişe yönelik 507 makale incelenmiştir. Çalışmada bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak, bu 507 yayının yıllara, dillere, anahtar kelimelere, ülkelere ve en çok alıntı yapılan yazarlara göre dağılımı analiz edilmiştir. Bir veri görselleştirme aracı olan VOSviewer programı kullanılarak yapılan analizler sonucunda, problem çözmede üstbiliş konusundaki çalışmaların zaman içindeki eğilimleri ve bu alandaki anahtar araştırma konuları belirlenmiştir. Sonuçlar, problem çözmede üstbilişe yönelik araştırmaların yıllar içinde artış gösterdiğini, problem çözme ve üstbiliş anahtar kelimeleri etrafında yoğunlaştığını ve bu alanda en fazla yayının Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, en çok alıntı yapılan çalışmalar ve yazarlar belirlenerek, bu alandaki etkili araştırmalar ve araştırmacılar tespit edilmiştir. Bu tez çalışması, problem çözmede üstbiliş konusundaki mevcut literatürün geniş bir perspektifte değerlendirilmesini sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, bu alanda yapılacak gelecekteki araştırmalar için yönlendirici olabilir ve eğitim bilimlerinde üstbilişin rolünün daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Üstbiliş, problem çözme, bibliyometrik analiz, Web of Science, VOSviewer
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024İyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problemi anlamaya yönelik becerilerinin incelenmesi
Esen Gizem Özdoğan
Problem çözme matematik eğitiminin önemli konularından biridir. Bu nedenle son yıllarda problem çözme üzerine detaylı araştırmalar yürütülmüştür. Bu araştırma iyi ve zayıf problem çözücülerin problemi anlamaya yönelik planlama becerilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye'nin doğusundaki bir özel okulda 142 ortaokul yedinci sınıf öğrencisine bir tarama testi (problem çözme testi) yapılmış, bu tarama testinin sonucuna göre seçilen sekiz öğrenciden veri toplanmıştır. Katılımcılara uygulanan sesli düşünme protokolü yardımıyla çalışmanın verileri toplanmıştır. Toplanan verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar iyi problem çözücü öğrencilerin problemi aşama aşama tekrar okuduğunu, anahtar kelimleri doğru belirleyerek anahtar kelimeleri okuduğunu ve verilen ve istenenleri doğru yazdığını göstermiştir. Zayıf problem çözücü öğrencilerin ise problemi tekrar okurken bütün olarak okuduğunu, anahtar kelimeleri doğru belirleyemediğini ve verilen ve istenenleri doğru yazamadığını göstermiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar doğrultusunda iyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problem çözme becerisini geliştirmeye yönelik öneriler sunulmuştur. Araştırmanın iyi ve zayıf problem çözücü öğrencilerin problemi anlama sürecindeki bilişsel becerilerini ortaya koyması bakımından matematik eğitiminde problem çözme alanyazınına katkı sağlaması beklenmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Etial160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde niyobyum alaşım elementinin ilavesinin etkisinin incelenmesi
Hüseyin Emre Toprak
Alüminyum döküm alaşımları, mukavemeti, dayanımı, iletkenliği vb. özelliklerden dolayı otomotiv, havacılık ve farklı sektörlerde kullanıldığı gözlemlenmektedir. Her geçen gün kullanımı arttıkça yapılan dökümlerin kalitesindeki artış beklenmektedir. Bu sebeple alüminyum dökümlerin kalitesi sürekli gelişen teknoloji ile doğru orantılı olmalıdır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada Etial160 alüminyum alaşımı ilavesiz, %0,03 niyobyum ilaveli, %0,05 niyobyum ilaveli ve %0,1 niyobyum elementi ilavesi olmak üzere 4 farklı döküm kokil kalıpta gerçekleştirilmiştir. Deneyin incelenmesi esnasında sıvı metal kalitesi, akıcılık, mikroyapı ve mekanik özellikleri esas alınıp değerlendirme yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirme: Tasarım tabanlı bir araştırma (B1 örneği)
Akif Özgen
Araştırmanın amacı, B1 düzeyinde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan B1 Türkçe ders kitabındaki sözcük öğretimi etkinlikleri esas alınarak dijital bir sözlük tasarımı hazırlanmış ve bu tasarımın sözcük öğretimi üzerindeki başarısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının hazırlanmasında anlam ilişkileri açısından gerçek anlam, yan anlam, eş anlam, zıt anlam, eş seslilik, mecaz anlam ve terim anlam gibi sınırlamalar getirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak sözlüğün geliştirilmesi aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada SABT 1-2 ve öğretim görevlisi ve öğrenci görüşme formlarından alınan veriler ise karma araştırma yöntemine uygun olarak nicel veriler SPSS 30 programı aracılığıyla görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analiziyle analize tabi tutulmuştur. Verilerin analiz edilmesinde ilk olarak Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk sonuçları doğrultusunda sonuçların anlamlı farklılığa sahip olmadığı tespit edilmiş ve verilerin analizi parametrik testlerden olan t-testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, tasarım ve iyileştirme aşamaların kontrol ve deney gruplarından iki kez Sözcükte Anlam Başarı Testi uygulanmıştır. Öğrenci ve öğretim elamanlarından sözlük tasarım aşamasında ve sözlük iyileştirme aşamasından sonra görüşler toplanmıştır. Araştırmada Bayburt Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezinde B1 düzeyinde eğitim gören toplamda (n=32) öğrenci katılmıştır. Bunun yanı sıra (n=2) öğretim görevlisi de araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Türkçe Dijital Sözlük tasarımının geliştirilmiş hâliyle de dahil olmak üzere geleneksel yöntemlerle kıyasla sözcük öğretiminde daha etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu dijital sözlüğün B1 düzeyindeki öğrenciler ve öğretim görevlileri tarafından beğenildiği ve derslerde kullanılmasını istedikleri anlaşılmıştır. Bu sonuçlarla birlikte Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının sözcük öğretiminde etkili bir teknolojik araç olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Dinleme becerilerinin gelişiminde estetik dinleme etkinlikleri: İlkokul 2. sınıf öğrencileri örneği
Nurcihan Kübra Boyraz
Bu araştırmada temel amaç, estetik dinleme etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama başarı düzeylerine etkisini incelemek ve estetik dinleme etkinlik sürecini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, karma yöntem araştırmalarından gömülü deneysel model olarak desenlenmiştir. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilen araştırmaya Bayburt ili merkezinde yer alan bir devlet okulunun ikinci sınıf A ve B şubelerinde öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen izlenmiştir. Deney grubu öğretmeniyle uygulama sonrası görüşme yapılarak elde edilen nitel verilerle nicel veriler desteklenmiştir. Deneysel işlem sürecinden önce her iki sınıfa da ön test olarak "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" uygulanmıştır. Deney grubuna haftada bir gün üç ders saati kendi sınıf öğretmeni tarafından 7 hafta boyunca toplam 7 estetik dinleme etkinliği uygulanmıştır. Deneysel işlem sonrasında bir başka "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" son test olarak, aynı test bir ay sonra ise kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler SPSS 24 veri analizi programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıp dağılmadığını incelemek için Shapiro-Wilk normallik testi sonuçları, basıklık-çarpıklık katsayıları, histogram ve kutu grafikleri incelenerek verilerin parametrik testlerle çözümlenmesine karar verilmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenerek nicel veriler desteklenmiştir. Sonuç olarak estetik dinleme etkinliklerinin dinlediğini anlama başarı düzeyine olumlu yönde bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu bulgulara dayanarak estetik dinleme etkinliklerinin ilkokulun erken yıllarından itibaren uygulanmasının dinleme becerisine katkı sağlayacağı ve geliştirilen etkinlikleri sınıf öğretmenlerinin derslerinde uygulayabileceği söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kenevir protein izolatı üretiminin ve glikasyonunun yanıt yüzey metodu (RSM) ile optimizasyonu
Elvan Yüzer
Günümüzde vegan beslenme kültürü oldukça yaygınlaşmıştır. Bu nedenle bitki-bazlı protein kaynaklarına olan ilgi günden güne artmaktadır. Bitki-bazlı protein kaynaklarından biri olan, endüstriyel kenevir tohumu, yüksek miktarda kaliteli yağ, protein, karbonhidrat, çözünmeyen lif, vitamin ve mineral içermektedir. Kenevir tohumu proteininin, mükemmel sindirilebilirliği ve esansiyel amino asit içeriğinin yeterliliği nedeniyle, yumurta akı ve soya fasulyesi proteinleriyle karşılaştırılabilir besin değerine sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışma kapsamında, yağı alınmış kenevir tohumundan, farklı ekstraksiyon koşullarında en yüksek verimde protein izolatı eldesi için yanıt yüzey metodu (RSM) ile optimizasyon uygulanmıştır. Optimum ekstraksiyon koşulları, tuz konsantrasyonunun 0, pH değerinin 12 ve sıcaklığın 49 ºC olduğu durumda belirlenmiştir. Optimum koşullarda üretilen protein izolatı glikasyon işlemine tabii tutulmuş olup glikasyon koşulları da RSM ile optimize edilmiştir. Glikasyon için en uygun glikasyon derecesi ve esmerleşme indeksinin elde edildiği optimum koşullar ise protein:şeker (fruktoz) oranının 1.6:1, sıcaklığın 60 °C ve sürenin 90 dk olduğu durumda saptanmıştır. Bu koşullarda elde edilen glike protein izolatının, glike edilmemiş protein izolatı ile emülsifiye edici aktivite indeksi ve emülsiyon stabilite indeksi sonuçlarında istatistiksel bir fark bulunmamıştır. Toplam fenolik-flavonoid bileşik ve antioksidan aktivite miktarlarında ise şeker kompleksi bu değerlerin azalmasına neden olmuştur. Bunun yanı sıra toplam fenolik-flavonoid bileşik ve antioksidan aktivite değerleri arasında yüksek pozitif korelasyon olduğu belirlenmiştir. SEM mikrografları, kenevir protein izolatı ve şeker arasındaki ilişkilerin varlığını göstermiş ve bu etkileşimler süngerimsi üç boyutlu bir mikro yapıya yol açmıştır. FTIR sonuçlarına göre glike edilmiş olan izolatla glike edilmemiş ile karşılaştırıldığında 3300-3200 cm-1'de daha güçlü absorpsiyon gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum polisakkarit zincirinin indirgeyici ucunun amino asitlerle kovalent olarak birleştirildiğinin göstergesidir. Sonuç olarak, bu çalışma ile monosakkaritlerin glikasyonu nasıl etkilediği konusunda fonksiyonel ve karakteristik özellikler adına önemli bulgular tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hatalı tabaka bulunduran kompozit kirişin titreşim ve eğilme davranışlarının analitik ve sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmesi
Yunus Emre Bozat
Kompozit malzemeler havacılık, uzay, ulaşım, inşaat, elektronik ve gıda endüstrileri gibi mühendislik uygulamalarında hafif olmaları, yüksek dayanım ve şekil tutma, yapısal ve darbe dayanımı, yüksek eğilme sertliği, mukavemet ve enerji emilimi gibi özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Son yıllarda özellikle havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu düşük ağırlıklı, yüksek mukavemetli kompozit malzemelerin kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Özellikle tabakalı kompozit malzemeler bu alanda önemli bir yere sahiptir. Oldukça sık kullanılmaya başlanan kompozit malzemelerde en önemli problemlerden biri teorik olarak hesaplanan değerlerin deneysel sonuçlarla uyuşmamasıdır. Bunun başlıca sebeplerinden biri de üretim aşamasında teorik olarak hesaba katılmayan bazı hatalı üretimlerin; kompozit parçanın mekanik özelliklerini etkilemesidir. Yapılan çalışmada üretimden kaynaklanan bazı hataları temsil etmesi açısından diğer tabakalara göre mekanik özellikleri %30 daha az olan kompozit bir tabaka oluşturulmuş ve bu tabaka hatalı tabaka olarak ifade edilmiştir. On tabakadan oluştuğu düşünülen kompozit kirişte hatalı kompozit tabakanın kiriş üzerindeki konumu değiştirilerek titreşim ve eğilme davranışları analitik ve sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmiştir. Tabaka dizilimleri olarak literatürde sık kullanılan simetrik ve asimetrik dizilimler kullanılmıştır. Kompozit kiriş için malzeme olarak grafit/epoksi ve boron/epoksi seçilmiş, her iki malzeme türü için bütün çözümler verilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda analitik çözüm ve sonlu elemanlar yöntemi ile elde edilen sonuçlar birbirine oldukça yakın elde edilmiştir. Hem grafit/epoksi hem de boron/epoksi için kompozit kirişe hatalı tabaka eklendiğinde beklendiği üzere maksimum çökme değeri artarken doğal frekans değeri ise azalmıştır. Simetrik ve asimetrik dizilimler de kompozit kirişte hatalı tabakanın bulunduğu konumun eğilme ve titreşim davranışlarında önemli ölçüde etkili olduğu belirlenmiştir ve bununla ilgili sonuçlar detaylı bir şekilde verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin Türkçe dersi öğretim programındaki temalar bağlamında incelenmesi
Emre Demirer
Bu araştırmada şiirleri Türkçe ders kitaplarında kullanılabilecek farklı bir şair arayışından hareketle Hayati Vasfi Taşyürek ve şiirleri çeşitli açılardan incelenmiştir. Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin tematik açıdan incelenmesi araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Amaç, Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerini Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2019) ve Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2024) yer alan temalara göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bağlı olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışma materyali, "Hayati Vasfi Taşyürek'ten Seçme Şiirler" adlı eserdir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Ders Kitabına Uygunluk ve Değerleri Eşleştirme Formu (DKUDEF)" ile "Şiir Tür ve Tema Eşleştirme Formu (ŞTTEF)"; verilerin analizi sürecinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçlar Hayati Vasfi Taşyürek'e ait şiirlerin önemli bir kısmının içerik ve seviye bakımından Türkçe ders kitaplarında yer almaya uygun olduğunu; hem 2019 hem de 2024 yıllarında yayımlanan Türkçe Dersi Öğretim Programlarındaki temalar ve değerlerle; aynı zamanda şiir türleriyle uyumlu olduğunu göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Rijit temele bağlı ve rijit panç yüklemesi altında fonksiyonel derecelendirilmiş ortotrop ve izotrop tabakalardan oluşan sistemin sürekli temas problemi
Pınar Tuğçe Artar
Fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeler (FDM'ler), mikroyapısı ve/veya malzeme bileşimi kademeli olarak değişen, iki veya daha fazla fazdan oluşan yeni nesil heterojen kompozit malzemelerdir. Bu malzemelerin mühendislik uygulamalarındaki önemi nedeniyle temas mekaniği davranışları pek çok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Bu tez çalışmasında, FD ortotrop ve FD izotrop tabakalardan oluşan iki tabakalı bir sistemin sürekli temas problemi, elastisite teorisi çerçevesinde incelenmiştir. FD ortotrop tabakaya rijit bir panç aracılığıyla sabit tekil bir yük uygulanmakta olup, FD izotrop tabaka alt yüzeyinde rijit bir temele bağlıdır. Panç profilinin düz veya silindirik olma durumları formülasyonda dikkate alınmıştır. Tabakalar birbirine bağlanmaksızın üst üste yerleştirilmiştir ve tüm yüzeyler sürtünmesiz olarak kabul edilmiştir. FD ortotrop tabakanın malzeme ortotropisini incelemek için beş farklı gerçek ortotropik malzeme kullanılmıştır. FD ortotrop tabakanın rijitlik katsayıları ve yoğunluğu, FD izotrop tabakanın kayma modülü ve yoğunluğu söz konusu tabakaların yükseklikleri boyunca üstel olarak değişmektedir. Fourier Kosinüs ve Sinüs dönüşümleri uygulanarak her iki tabaka için gerilmelerin ve yer değiştirmelerin genel ifadeleri elde edilmiştir. Düzlem temas problemi, problemin sınır koşulları kullanılarak tekil bir integral denkleme indirgenmiştir. Elde edilen bu integral denklemi sayısal olarak çözmek için Gauss-Chebyshev integrasyon formülleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, boyutsuzlaştırılmış çeşitli parametrelere ve kullanılan farklı ortotrop malzemelere bağlı olarak temas uzunlukları, temas gerilmesi dağılımları, kritik yük faktörleri ve ilk ayrılma noktaları belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde mobil uygulama kullanımının değer aktarımına etkisi
Şemsinur Arıcı
Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere mobil uygulama aracılığıyla değerlerin öğretilmesini ve uygulamanın öğrencilerin değerleri kavramalarındaki etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada nicel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Araştırmanın uygulama aşamasından önce Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin on kök değeri bilme durumları başarı testi ile tespit edilmiştir. Daha sonra on kök değerin öğretilmesi amacıyla mobil bir uygulama tasarlanarak deney grubunda bulunan öğrencilere uygulama iletilmiştir. Uygulamanın yapıldığı Türkçe öğretim merkezinde yabancı dil olarak Türkçeyi öğrenen bu öğrencilerden hazırlanan uygulamanın akıllı telefonlar aracılığıyla indirilmesi ve uygulamada bulunan ekran içeriklerinin takibi istenmiştir. Yarı deneysel desen kullanılarak ulaşılan araştırma verileri SPSS paket programında analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Uygulamanın başında ve sonunda öğrencilere araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan değerlendirme sınavı mobil uygulama aracılığıyla ön-test ve son-test olarak uygulanmış olup araştırmanın sonunda ise mobil uygulama ile sunulan değerler öğretimi uygulamasının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan öğrencilerin değerleri kavramalarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin kök değerlere ve hazırlanan mobil uygulamaya ilişkin olumlu görüşlere de sahip oldukları görülmüştür.
