Yazarlar
- Ezelnur Çeker(2)
- Hüseyin Bayram(2)
- İbrahim Arslan(2)
- Abdulaziz Aydın(1)
- Abdulkadir Karabulut(1)
- Abdulkadir Tiryaki(1)
- Abdullah Akova(1)
- Abdullah Bacı(1)
- Abdullah Bektaş(1)
- Abdullah Duman(1)
- Abdullah Mesut Çınar(1)
- Abdullah Özalp(1)
- Abdulmecit Akçiçek(1)
- Abdulmecit Hafızoğlu(1)
- Abdulsamet Özdemir(1)
- Abdulselam Güngör(1)
- Abdulvahap Avşar(1)
- Abdurrahim Erdem(1)
- Abdurrahim Köprücü(1)
- Abdurrahman Kara(1)
- Adem Altun(1)
- Adem Bulut(1)
- Adem Ertaç(1)
- Adem Han(1)
- Adem Karaca(1)
- Adem Seymen(1)
- Adem Türk(1)
- Adem Urhan(1)
- Adem Yavuz Erdem(1)
- Adem Örs(1)
- Adnan Özer(1)
- Afranur Yaren Aydoğdu(1)
- Ahmed Wasfı Hasan Al-qado(1)
- Ahmet Alişan Alcan(1)
- Ahmet Baysalı(1)
- Ahmet Baş(1)
- Ahmet Demir(1)
- Ahmet Emre Pehlivan(1)
- Ahmet Ertaç(1)
- Ahmet Furkan Kaymaz(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Makroekonomik faktörlerin döviz kuru piyasalarındaki ortak hareket üzerine etkisinin mekansal analizi: OECD ülkeleri
Şeymanur Yılmaz
Küresel ekonomide dengeyi etkileyen en önemli kavramlardan biri olan döviz kuru, ülkeler için kritik bir ekonomik gösterge olmasının yanı sıra, birçok makroekonomik değişken tarafından etkilenmektedir. Bu çalışma, 2008-2022 döneminde OECD ülkelerinde döviz kuru ile makroekonomik faktörler arasındaki ilişkileri incelemekte ve döviz kuru piyasalarında meydana gelen ortak hareketlerin etkilerini değerlendirmektedir. Çalışmanın temel amacı, makroekonomik faktörlerin döviz kuru üzerindeki etkisini, komşuluk ilişkilerini de göz önünde bulundurarak mekansal ekonometrik modeller aracılığıyla analiz etmektir. Araştırma, döviz kuru ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkilerin mekansal boyutunu anlamak için çeşitli Mekansal ekonometrik modeller kullanmaktadır. Bu modeller arasında Mekansal Durbin Modeli (SDM), Mekansal Autoregressive Model (SAR), Mekansal Hata Modeli (SEM) ve Mekansal Ardışık Bağımlı Birleşik Model (SAC) yer almakta olup, en uygun model tespit edildikten sonra Dinamik Mekansal Model (DSDM) kullanılarak detaylı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın analiz aşamaları, STATA 17 programı ile yapılmıştır. Ayrıca, bu çalışmada Mekansal Dinamik Durbin Modeli de uygulanarak, döviz kuru ile makroekonomik faktörler arasındaki mekansal etkileşimlerin daha kapsamlı bir şekilde incelenmesi sağlanmıştır. Bu bağlamda, döviz kuru dinamiklerinin daha iyi anlaşılması ve mekansal faktörlerin ekonomik sonuçlar üzerindeki etkilerinin ortaya konulması hedeflenmektedir. Bu tezde yapılan analizlerde, GSYİH'nin döviz kuru üzerinde negatif, ticaret haddinin ise pozitif bir etki yarattığı belirlenmiştir. Ayrıca, Mekansal Dinamik Durbin Modeli sonuçlarına göre, GSYİH, ithalat ve uzun dönem faiz oranları ekonomik sonuçlar üzerinde güçlü etkiler gösterirken, enflasyon ve kısa dönem faiz oranlarının etkisi daha sınırlıdır. Uzun dönem analizleri, ithalatın komşu bölgelerdeki artışlarının yerel ekonomi üzerinde olumsuz, GSYİH'nin ise olumlu etkiler yarattığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Döviz kuru, makroekonomik göstergeler, mekansal analiz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Öğretmenlerin geleneksel sporlara yönelik tutumlarının incelenmesi
Rahmi Güney
Araştırmada öğretmenlerin geleneksel sporlara yönelik tutumlarının karma yöntem kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın çalışma grubunu Bayburt ilinde görev yapan beden eğitimi ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bayburt'taki beden eğitimi ve sınıf öğretmenleri araştırma konusu açısından bilgi zenginliği taşıdığı düşünüldüğünden ve bu grubun görüşleri özellikle anlamlı/temsil edici kabul edildiğinden amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak çalışma grubu seçilmiştir. Verilerin toplanması adına bu çalışma grubuna ilk olarak Kişisel Bilgi Formu daha sonra Geleneksel Sporlara Yönelik Tutum Ölçeği ve araştırmanın nitel kısmını oluşturan iki açık uçlu soru yöneltilerek cevaplamaları sağlanmıştır. Nitel verilerin kodlama ve frekans analizleri Maxqda 2025 deneme sürümü programı üzerinden yapılırken Nicel verilerin analizlerinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 26.0) paket programı kullanılmıştır. Bu aşamada tanımlayıcı istatistiklere ek olarak parametrik testlerden gruplar arası farklılıkların tespit edilmesi adına t-testi kullanılırken ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Uygulanan testler sonucunda, çeşitli parametrelerle ilişkili olarak anlamlı bulgular elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Avrupa futbol kulüplerinin finansal performans tahmini: Makine öğrenme model tasarımları
Recep Tayyip Balıkçılar
Profesyonel futbol kulüplerinin sürdürülebilir mali yapılar oluşturabilmeleri, yalnızca sportif başarıyla değil, aynı zamanda etkin finansal yönetimle de doğrudan ilişkilidir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde, kulüplerin finansal performanslarının doğru şekilde analiz edilmesi ve geleceğe yönelik öngörülerin oluşturulması hem yönetsel karar alma süreçleri hem de dışsal finansal düzenlemelere uyum açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, Avrupa'nın üst düzey futbol liglerinde faaliyet gösteren 26 profesyonel futbol kulübüne ait 1996-2022 yılları arasındaki finansal verileri kullanılarak, kulüplerin finansal performanslarının tahmin edilebilirliği araştırılmıştır. Bu durum göz önüne alındığında, özkaynak kârlılığı (ROE) ve varlık kârlılığı (ROA) olmak üzere iki temel performans göstergesi, 19 farklı finansal oran yardımıyla öngörülmeye çalışılmıştır. Araştırmada hem istatistiksel hem de makine öğrenmesine dayalı toplam 10 farklı regresyon algoritması uygulanmış ve modellerin tahmin başarımları MAE, RMSE, R² gibi çeşitli istatistiksel ölçütler aracılığıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, finansal oranların zaman içinde yapısal değişkenlik gösterdiği ve doğrusal olmayan ilişkiler içerdiğini doğrulamış; analizler sonucunda, Additive Model Tree (AMT), SMOreg ve Gaussian Process gibi doğrusal olmayan modellerin ROE ve ROA tahmininde daha başarılı performans sergilediği görülmüştür. Buna karşılık, Elastic Net, Pace Regression ve Linear Regression gibi doğrusal modeller, özellikle karmaşık finansal yapılar karşısında sınırlı kalmış ve görece düşük tahmin başarısı göstermiştir. Bu sonuçlar, futbol kulüplerinin finansal performans analizinde doğrusal olmayan makine öğrenimi tekniklerinin önemini ve etkinliğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, makine öğrenmesi tabanlı modellerin, futbol kulüplerinin finansal analizinde geleneksel yöntemlerin ötesine geçilerek etkili biçimde kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca, kulüplerin finansal risklerinin erken teşhisi ve stratejik karar destek mekanizmalarının geliştirilmesi açısından bu tür modellerin önemli katkılar sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Spor lisesi öğrencilerinin ekran bağımlılığı ile beslenme ve egzersizleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yakup Ölçer
daha sonra doldurulacaktır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025İsrail'in devlet sistemi
İsmahan Soydeğer
Gazze Şeridinde 7 Ekim 2023 tarihinde yaşanan olaylar sonucunda yapmış olduğu faaliyetlerle dünya gündemine oturan İsrail Devleti, daha sonra Lübnan'a saldırmış ve Gazze'de yaptığı soykırımı devam ettirmiştir. Bu yayılmacı yaklaşımıyla Suriye gibi komşu ülkelere ciddi bir tehdit olarak duran ve bizim de komşumuz olan İsrail Devleti'nin mevcut uygulamaları bizce onun siyasi ve yönetim yapısı ile politikalarının anlaşılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma İsrail devlet sistemini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada bir yandan literatür incelenmesinden elde edilen veriler kullanılırken diğer yandan İsrail Devleti'nin ilgili internet sitelerindeki verilerden yararlanılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde İsrail Devleti'nin tanıtımı, fiziki bölümleri ve kavramsal çerçeve anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde kuruluş öncesi gelişmeleri ve kuruluşundan itibaren günümüze kadar gelişen tarihsel olayları ve savaşları ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde İsrail Devleti'nin siyasal sistemi içindeki siyasi yapısı, parlamento yapısı, anayasal sistemi, yasama, yürütme ve yargı organları incelenmiştir. Dördüncü bölümde kamu yönetimi, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve personel yönetimi konuları aktarılmıştır. Çalışmada; İsrail Devlet'inin siyasal sistem olarak parlamenter sistemle yönetildiği, yasama, yürütme ve yargı organlarının İsrail Devleti'nin yönetim organları olduğu gözlemlenmiştir. Bu sistem içinde yer alan kamu yönetiminin ise merkezi yönetimin güçlü olduğu bir idari yapılanmaya sahip olduğu görülmüştür. Literatür taramasıyla sağlanan verilere dayalı olarak, İsrail Devlet sisteminin kendisine özgü bir inanç anlayışı olan Yahudilikten etkilendiği sonucuna varılmıştır. Son olarak da İsrail Devletinin kamu yönetimi alanında kurumsal bir yapı ve teşkilat oluşturarak bu alandaki kanunlar çerçevesinde personel sistemini yürüttüğü sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Osmanlı ilmihal geleneğinde Ehl-i Sünnet tasavvuru
Atilla Doğan
Osmanlı İslâm geleneğinde, ilmihal kitapları çok önemli bir konuma sahiptir. Halkın, dinî yönden bilgilenmesini sağlayan ilmihal kitapları muhtevası itibariyle; inanç, ibadet, muamelat ve ahlak konularını içermektedir. İlmihal kitapları yazıldığı ve kullanıldığı döneme farklı açılardan ışık tutmaktadır. Işık tuttuğu açılardan birisi de hiç şüphesiz dönemin mezhep algısıdır. Nitekim yazılan eserler hem döneminin hem de müellifinin benimsediği mezhep anlayışından bağımsız kaleme alınmış olamaz. Giriş bölümünde araştırmayla ilgili genel açıklamalar yaptıktan sonra ilk bölümde ilmihal kavramı ve tedvin tarihi ele alınarak ilmihalin tarihi seyri ortaya çıkarılmıştır. Tezin ikinci bölümünde ise Osmanlı Devleti'nde kullanılan Türkçe ilmihal kitapları iki dönem halinde ele alınmış ve eserler hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Araştırma için seçilen eserler toplumun farklı yaş gruplarına hitap eden resmi ve gayriresmi eğitim merkezlerinde kullanılanlardan seçilmiştir. Üçüncü bölümde ise incelenen ilmihal kitaplarında Ehl-i Sünnet mezhebinin tasavvuru ve bu algının yansımaları ortaya çıkarılmıştır. Böylece Ehl-i Sünnet anlayışının Osmanlı toplumunun dini algısını şekillendirmedeki etkisi ve günümüze intikalindeki rolü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İlmihal kitaplarında Ehl-i Sünnet anlayışı, ağırlıklı olarak Hanefî-Mâtürîdî gelenek üzerinden yansıtılmıştır. Eserlerde Hanefî-Mâtürîdî geleneğin etkisinin, Eşʻarî geleneğe kıyasla daha belirgin ve baskın olduğu görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Hazır beton santrallerinde çevre ve iş güvenliği yönetmeliklerine uyumun değerlendirilmesi
Mustafa Karadeniz
Bu çalışma, hazır beton santrallerinde çevre ve iş güvenliği yönetmeliklerine uyum süreçlerinin kapsamlı bir analizini sunmaktadır. İlk aşamada, Türkiye'deki mevzuat çerçevesi ve sektör raporları incelenerek hazır beton santrallerinin çevre ve iş güvenliği uygulamaları hakkında genel bir çerçeve çizilmiştir. Ardından, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma bir araştırma yöntemi benimsenmiştir. Nicel veriler anket uygulamaları aracılığıyla elde edilmiş; santrallerin farklı ölçekleri, çalışan deneyim düzeyleri ve kurumsal yapıları çerçevesinde çevre ve iş güvenliği mevzuatına uyum düzeyleri istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşmeler ve doküman incelemeleri yoluyla, uygulamada karşılaşılan zorluklar, iyi örnekler ve katılımcıların bakış açıları derinlemesine ortaya konmuştur. Bulgular, büyük ölçekli ve kurumsallaşmış santrallerde mevzuata uyum düzeyinin daha yüksek olduğunu, ancak küçük ölçekli işletmelerde maliyet ve teknik yetersizlik kaynaklı sorunların baskın seyrettiğini göstermektedir. Ayrıca, eğitim ve denetim sıklığının kaza oranları üzerinde belirgin bir etkisi olduğu, teknolojik altyapıya yapılan yatırımın çevre performansını yükselttiği ve mevzuat uyumunun uzun vadede işletme performansına olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir. Sonuçlar, mevzuat uyumunun sadece yasal bir zorunluluk olmaktan öte, sektörde stratejik bir rekabet unsuru haline geldiğini doğrulamakta ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi, kurumsal kapasitenin artırılması ve sürekli eğitim programlarıyla entegre bir yönetim anlayışının yerleşmesi yönünde öneriler sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Elit sporcuların ruminatif düşünceleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Hüseyin Doğru
Araştırmada elit sporcuların ruminatif düşünceleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumları arasındaki ilişkinin çeşitli parametrelere bağlı incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın evrenini 2024 yılında aktif olarak müsabakalarına katılım sağlayan lisanslı sporcular oluştururken örneklem grubunu evrenden kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen sporcular oluşturmuştur. Verilerin toplanması adına bu örneklem grubuna üç ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Spor Müsabakası Ruminasyonu Ölçeği ve Sporda Psikolojik İhtiyaç Ölçeğidir. Tüm bu formlar aracılığıyla elde edilen veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında analiz edilmiştir. Bu aşamada tanımlayıcı istatistiklere ek olarak parametrik testlerden gruplar arası farklılıkların tespit edilmesi adına t-testi kullanılırken ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. İlgili testler aracılığıyla yapılan sınamalar neticesinde çeşitli parametrelere bağlı anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, ruminasyon, psikolojik ihtiyaç.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ve prososyallik düzeylerinde sporun etkisinin incelenmesi
Nazlı Hilal Köseoğlu
Araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ve prososyallik düzeylerinde sporun etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi'nden ön lisans & lisans düzeyinde öğrenim gören öğrenciler katılımcı olarak kabul edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmanı da 3 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu formlar Demografik Bilgi Formu, Koşulsuz Kendini Kabul Etme Ölçeği ve Prososyallik Ölçeği. Verilerin analizinde SPSS 26. versiyon kullanılmıştır. Bu yazılımın kullanımıyla betimsel istatistik değerleri, güvenirlik analizleri, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda prososyallik puanlarının cinsiyet, ikamet edilen yer, algılanan sosyoekonomik düzey, eğitim kademesi, sınıf düzeyi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma sıklığı ve günlük spor yapma süresi değişkenlerine bağlı gruplar arasında farklılık gösterdiği, yaş ve spor yaşı değişkenleri ile arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Koşulsuz kendini kabul puanlarının ise cinsiyet, ikamet edilen yer, sınıf düzeyi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma sıklığı ve günlük spor yapma süresi değişkenlerine bağlı gruplar arasında farklılık gösterdiği, yaş ve spor yaşı değişkenleri ile arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Son olarak her iki ölçeğin alt boyutları ve toplam puan ortalamaları arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ve prososyallik düzeylerinde sporun etkisinin olduğu ve her iki parametre arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, spor, kendini koşulsuz kabul, prososyallik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Bayburt ili umumi çeşmelerinin su kalitesinin makine öğrenmesi yöntemleri ile tahmini
Gülhat Koçyiğit
Mavi altın olarak da anılan suyun içeriği, canlıların yaşamlarını, hayat kalitelerini ve sağlıklarını büyük oranda etkilemektedir. Suyun içerisinde bulunan her bir maddenin canlı hayatı üzerinde iyi veya kötü etkisi bulunmaktadır. Suyun içerisinde yer alan maddeler kadar madde miktarı da önemlidir. Bu bakımdan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) su kalitesine ilişkin çalışmalar yaparak içerisinde bulunan maddeler ve miktarı ile ilgili kılavuz hazırlamıştır. Türkiye'de de bu yönde çalışmalar yapılmış 2005 yılında İnsani Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik ile standartlarını belirlemiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekâ su kalitesi çalışmalarında da kullanılmaya başlanmış ve makine öğrenme yöntemleriyle su kalitesi tahminlerinde bulunulmuştur. Bu çalışmada, Bayburt ilinde yer alan şebeke sularının mikrobiyolojik ve kimyasal su analiz verileri ile Bayburt ili umumî çeşmelerine ait mikrobiyolojik su analiz verileri kullanılarak makine öğrenme yöntemleriyle su kalitesi tahmininde bulunulmuştur. İlk olarak veriler üzerinde önişlem uygulanarak veriler makine öğrenimine hazır hale getirilmiş, daha sonra makine öğrenimi yöntemlerinden lojistik regreyon, knn, SVM, naive bayes, karar ağacı, rastgele orman makine öğrenme yöntemleri ile su kalitesi tahmin çalışmaları yapılmıştır. Bayburt şebeke suları analizi verileri kullanılarak yapılan makine öğrenme yöntemlerinde en uygun yöntemin karar ağacı yöntemi olduğu, Bayburt umumî çeşme suları analizi verileri kullanılarak yapılan makine öğrenme yöntemlerinde ise naive bayes, rastgele orman ve karar ağacı yöntemlerine ait sonuçların aynı olması dolayısıyla her üç yöntemin de kullanılabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Su kalitesi tahmin çalışmalarında specificity değerinin önemli olduğu ve model değerlendirmesinde kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20257. sınıf öğrencilerine üstbilişe dayalı oran-orantı ve yüzdeler öğretimi: Uygulama sürecinden yansımalar
Görkem Kılıç
Bu araştırma üstbilişsel CRIME tekniği kullanılarak 7. sınıf öğrencilerine oran-orantı ve yüzdeler konularının öğretim sürecinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için otuzbeş ders saati boyunca yirmi dört öğrenciye üstbilişsel CRIME tekniği ile oran-orantı ve yüzdeler konularının öğretimi yapılmış ve uygulama süresince araştırmacı tarafından gözlemler yapılmıştır. Uygulama bitiminde maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen altı öğrenciyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Türkiye'nin kuzeydoğusundaki bir ilde resmi bir devlet okulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve yarı yapılandırılmış gözlem formu ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Bunun için alanyazın taraması yapılarak veri analiz çerçevesi oluşturulmuştur. Bu çerçevede kategoriler belirlenmiş ve bu kategorilere karşılık gelen sözel ifadeler tespit edilmiştir. Ardından çalışmadaki öğrenci ifadeleri uygun şekilde kategorilere uygun şekilde yerleştirilmiştir. Son olarak gözlemlerden elde edilen verilerde görüşme verilerini desteklemek amacıyla kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda üstbilişsel CRIME tekniğinin yüksek başarı gösteren öğrencilerin üstbilişsel izleme ve değerlendirme becerisini geliştirdiği, orta ve düşük düzey başarı gösteren öğrencilerin üstbilişsel becerilerinde ise bir değişim göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada yüksek ve orta düzey başarı gösteren öğrencilerin problem çözme becerilerinde üstbilişsel CRIME tekniğini etkili olduğu düşük başarı gösteren öğrencilerin problem çözme becerilerinde ise bir değişim olmadığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkçe dil öğretiminde yabancı uyruklu öğrencilerin ülkelerine göre dil öğrenimine yatkınlık sıralamasının incelenmesi
Şeyda Şimşek
Bu araştırmada, Türkçe öğretiminin yabancı uyruklu öğrenciler üzerindeki etkilerini değerlendirilmiştir. Öğrencilerin ülkelerine göre dil öğrenimindeki başarıları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Araştırmanın temel çıkış noktası, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimi ve bu süreçte uygulanan yöntemlerin günümüz modern teknikleriyle karşılaştırılmasıdır. Bu kapsamda, Türkçenin tarihsel olarak öğretim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve bunların çözümünde kullanılan güncel yöntemler ortaya konmuştur. Çalışmada yabancı uyruklu öğrencilerin Türkçe öğrenirken yaşadıkları güçlükler, bu öğrencilerin motivasyon kaynakları ve dil öğreniminde gösterdikleri başarı düzeyleri incelenmiş, söz konusu başarı düzeylerinin ülkelere göre farklılık göstermesinin altında yatan sebepler tartışılmıştır. Öğrencilerin ana dilleri ile Türkçe arasındaki dil yapısı farklılıkları, kültürel alışkanlıkları ve eğitim sistemlerindeki dil öğretimi pratiklerinin bu başarı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma aynı zamanda Türkçe öğretiminde kültürel bağlamın önemini de vurgulamaktadır. Öğrencilerin Türk kültürüne ilişkin unsurlarla karşılaşmasının dil öğrenme süreçlerini daha anlamlı hale getirdiği ve kültürel entegrasyonun öğrenme motivasyonunu artırdığı gözlemlenmiştir. Özellikle dijital teknolojilerin ve interaktif öğrenme araçlarının, öğrencilerin dil becerilerini geliştirme ve motivasyonlarını artırmada etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, çevrim içi platformlar ve mobil uygulamalar gibi modern eğitim araçlarının kullanımı üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonuçları, Türkçenin uluslararası arenada yalnızca iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak da stratejik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Türkçe öğretiminin, kültürler arası etkileşimi güçlendirme potansiyeline ve diplomatik ilişkilerdeki rolüne dikkat çekilmiş; yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uygulanabilecek etkili yöntemler için öneriler sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20257. sınıf canlılarda üreme, büyüme ve gelişme ünitesinin öğretiminde öğrenme amaçlı yazma aktivitelerinden mektubun etkisi ve yazma hakkında öğrenci görüşlerinin belirlenmesi
Mustafa Küçükgül
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. sınıf Fen Bilimleri dersinde yer alan "Üreme, Büyüme ve Gelişme" ünitesinin öğretiminde Öğrenme Amaçlı Yazma (ÖAY) aktivitelerinin öğrenme üzerindeki etkisini ve bu etkinliklerle yürütülen ders sürecine ilişkin öğrenci görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bayburt Merkezde yer alan bir ortaokulun 7. sınıfında öğrenim gören 56 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Üreme, Büyüme ve Gelişme Başarı Testi (ÜBGBT) ve yarı yapılandırılmış Görüşme Formu (GF) kullanılmıştır. ÜBGBT'nin ön testinin analizinde bağımsız örneklem t testi, son testinin analizinde Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. ÜBGBT' den elde edilen verilerin analizi sonucunda ÖAY aktivitelerinden mektup etkinliğinin, 7. sınıf öğrencilerinin Üreme, Büyüme ve Gelişme konusundaki akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca GF verilerinin analizi, öğrencilerin ÖAY aktiviteleri hakkında olumlu düşünceler geliştirdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme amaçlı yazma, üreme büyüme gelişme, mektup, akademik başarı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri açısından incelenmesi
Eda Nur Özel
Araştırmanın amacı, Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri (karakter, konu, ileti, dil ve anlatım, resimler) açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ankara Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünden temin edilen 2018-2022 yıllarına ait en çok alınan ilk 10 kitap oluşturmaktadır. Kitapların alınma sayısına göre sıralaması verilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri (karakter, konu, ileti, dil ve anlatım, resimler ) bakımından incelenmesi yapılarak veriler, "II. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu: Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" adlı sempozyumda, Sever (2006) tarafından ele alınan "Çocuk Edebiyatı Öğretimi Nasıl Olmalıdır?" bölümünde belirlenen kavramsal çerçeveye göre değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda elde edilen bulgulara göre eserlerde bulunan karakterlerin tekdüze olmadığı, farklı yaş gruplarına seslenen karakterlerin eserlerde yer aldığı ve çocuğun karakterlerde kendisine benzeyen özellikler bulabileceği, konu dağılımlarında çeşitlilik olduğu ve eserlerdeki konuların okurun yaşamında rastlayacağı kurgular barındırdığı, eserlerdeki iletilerin olaylar aracılığıyla açık ve kapalı iletiler şeklinde verildiği, eserlerde kullanılan dilin anlaşılır ve anlatımın kısa, duru, içten olduğu, eserlerde resim kullanımının yaş gruplarına göre değiştiği ve resimlerdeki çizgilerin biçeminin çocuğun duyularına hitap edecek şekilde tasarlandığı görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Liselerde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin öğrencilerin sorgulayıcı din sorularıyla başa çıkma yöntemleri: Bayburt örneği
Melek Uslu
Bu çalışmanın iki temel amacı vardır. Bunların ilki Bayburt il merkezinde bulunan liselerde çalışan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine din kültürü dersinde öğrencilerin sık sık sorduğu sorgulayıcı din sorularının belirlenmesidir. İkincisi ise din kültürü öğretmenlerinin bu sorularla baş etme yöntemlerini incelemektir. Bu amaçlar doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma deseni olarak durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Araştırmada Bayburt merkez ilçesindeki liselerde görev yapan 15 DKAB öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ışığında mülakat gerçekleştirilmiştir. Mülakatlardan toplanan veriler, içerik analizi yöntemi ile oluşturulan tema, alt tema ve kodlar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ergenlik döneminde soru sorma eğiliminin arttığı, özellikle Allah'ın varlığı ve sıfatları, gayp alemi, kadınların sosyal ve dini konumu, kötülük problemi ve LGBT konularında daha fazla soru sordukları tespit edilmiştir. Öğretmenler, öğrencilerin sordukları soruların çoğunlukla sosyal medyadan ve aileden eksik ya da yanlış öğrenilen bilgilerden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin, öğrencilerin sordukları sorulara güler yüzlü bir yaklaşım sergiledikleri ve bazen erteleme yöntemini kullandıkları tespit edilmiştir. Öğretmenler, sorulara cevap verirken çeşitli yöntemler kullandıkları ve bu yöntemler arasında "düz anlatım ve örneklendirme" yöntemlerini daha çok tercih ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmenler, Kur'an-i Kerim ve Hadis başta olmak üzere kitle iletişim araçları ve çeşitli dini kitapları kullandıklarını ifade etmişlerdir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Determınatıon of proteın qualıty of foods ın turkomp natıonal food database and evaluatıon ın terms of adult nutrıtıon
Meryem Bayrakdar
Bu araştırmanın amacı, Türkomp Ulusal Gıda Veri Tabanı'ndaki gıdaların protein kalitesini belirlemek ve yetişkin beslenmesi açısından değerlendirmektir. Bu çalışmaya, veri tabanında yer alan protein ve amino asit değerleri belirlenmiş olan et ürünleri (11 adet), süt ürünleri (13 adet) ve seçilmiş diğer ürünler (5 adet) dahil edilmiştir. Bu araştırmada, besinlerin protein kalitesini değerlendirmek amacıyla PDCAAS yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizi için SPSS 23 programı kullanılmıştır. Et ve et ürünleri açısından yapılan analizlerde, en yüksek protein içeriği 30,63 gram ile Afyon pastırmasında bulunmuştur. Çoğu ürün, esansiyel amino asitler açısından yeterli birer kaynak olarak değerlendirilmiş ve özellikle triptofan (Trp), treonin (Thr), fenilalanin+tirozin (Phe+Tyr), metiyonin+sistein (Met+Cys) ve lizin (Lys) açısından zengin olduğu tespit edilmiştir. Yaş gruplarına göre analizlerde, Kayseri sucuğunun tüm yaş gruplarında en yüksek PDCAAS değerine sahip olduğu, Oltu cağ kebabı ve Bursa dönerinin ise BCAA açısından öne çıktığı görülmüştür. Bununla birlikte, yetişkinlerde sınırlayıcı amino asitlerin genelde valin (Val) ve Trp, çocuk gruplarında ise Phe+Tyr olduğu belirlenmiştir. Süt ve süt ürünleri için yapılan değerlendirmelerde, ortalama protein içeriği 12,71 gram olarak bulunmuştur. Yetişkinler ve çocuk gruplarında özellikle triptofan (Trp), izolösin (Ile), lösin (Leu) ve lizin (Lys) gibi amino asitlerin yeterli düzeyde olduğu; ayrıca Bursa yayık ayranının tüm yaş gruplarında PDCAAS değeri en yüksek ürün olduğu belirlenmiştir. Yetişkinlerde sınırlayıcı amino asitlerin metiyonin+sistein (Met+Cys) ve histidin (His) olduğu görülürken, çocuk gruplarında Phe+Tyr sınırlayıcı amino asit olarak tespit edilmiştir. Diğer ürünler arasında, en yüksek protein içeriği 14,38 gram ile Ankara Beypazarı kuru tarhanasında tespit edilmiştir. Ankara aşuresi ise hem en yüksek PDCAAS değerine sahip ürün hem de esansiyel amino asitler açısından dengeli bir profile sahip olarak öne çıkmıştır. Yaş gruplarına göre yapılan analizlerde, yetişkinlerde sınırlayıcı amino asitlerin genelde Val ve Trp olduğu, çocuk gruplarında ise Phe+Tyr'nin sınırlayıcı amino asit olarak öne çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Türkomp, protein kalitesi, yetişkin beslenmesi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine yönelik yeterlik algıları: Karma yöntem
Mevlüt Çelik
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersi ile ilgili yeterlik algılarını inceleyerek, bu algılar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma karma yöntem araştırmalarından sıralı araştırıcı desen kullanılarak modellenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda fenomenoloji (olgubilim) deseninden faydalanılmış, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile 5 beden eğitimi ve spor öğretmeni, 5 sınıf öğretmeni ve hem sınıf öğretmenliği hem de beden eğitimi ve spor öğretmenliği alanlarında eğitim almış 5 çift branşlı öğretmenle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ise Kara (2007) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Dersi Öğretmen Yeterlik Ölçeği kullanılarak 162 sınıf öğretmeni ve 160 beden eğitimi ve spor öğretmeni olmak üzere toplamda 322 katılımcıya ulaşılmıştır. Veri analizinde, nitel veriler için MAXQDA 2020 yazılımı, nicel veriler için ise SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Nitel verilere ait bulgularda, öğretmenlerin beden eğitimi dersine ilişkin düşünceleri, karşılaştıkları zorluklar ve ders içi uygulama süreçlerine dair temalar ortaya çıkmıştır. Bu bulgular, branş öğretmenlerinin özellikle alan bilgisi ve deneyim açısından daha güçlü bir yeterlik algısına sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca nicel bulgular, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yeterlik puanlarının istatistiksel olarak sınıf öğretmenlerinden daha yüksek olduğunu ortaya koymuş, bu bulgu nitel verilerle paralellik göstermiştir. Elde edilen verilere göre, beden eğitimi ve spor öğretmenliği mezunlarının, alan bilgisi ve uygulamalı deneyimlerinin etkisiyle daha yüksek yeterlik algılarına sahip oldukları, bunun yanında düzenli spor yapan öğretmenlerin beden eğitimi dersine yönelik yeterlik algılarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve oyun dersinin etkinliği hem yapısal hem pedagojik açıdan yapılacak iyileştirmelerle artırılabilir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla hizmet içi eğitim seminerlerinin düzenlenmesi önerilmektedir. Bu dersin özel alan bilgisi gerektirdiği dikkate alındığında, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin dersin verildiği okullarda görev alması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, oyun, yeterlik, öğretmen.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Yapay damar testlerinde kullanılmak üzere bir yapay dolaşım döngüsünün geliştirilmesi
Namık Karakaşoğlu
Yapay Dolaşım Döngüsü (YDD), genellikle yapay damar sistemleri ve benzeri biyomekanik süreçlerin simülasyonu için kullanılan cihazlara verilen addır. Mevcut YDD sistemleri, yüksek maliyetleri ve sınırlı erişilebilirlikleri nedeniyle araştırmacılar için zorluklar yaratmaktadır. Bu sistemler hem elektronik hem de mekanik olarak oldukça karmaşık yapılar içermektedir. Öte yandan, yapay damar ve ilgili alanlarda her geçen gün yeni araştırma projeleri yürütülmekte ve bu süreçlerde hızlı erişilebilecek, deney maliyetlerini düşük tutacak YDD sistemlerine duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Düşük maliyetli bir YDD makinesi, her ne kadar tüm deneysel gereksinimleri karşılayamayacak olsa da, araştırma süreçlerinin başlangıcında sıkça kullanılan deneme-yanılma yöntemlerini pratik bir şekilde uygulama imkânı sunabilir. Bunun yanı sıra, bu alanda uzmanlaşmak isteyen öğrenci ve yeni araştırmacılar için düşük maliyetli bir platformda fiziksel ve gerçek deneyim fırsatları sunarak eğitim kalitesinin artırılması da önemli bir ihtiyaçtır. Bu tez çalışmasında, düşük maliyetli, yeterli ölçüm kabiliyetine sahip, üretimi kolay ve tekrar edilebilir bir yapay dolaşım döngüsü tasarımı ve üretimi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında dört ana hedef belirlenmiştir: (I) Basit ve düşük maliyetli üretim yöntemleriyle YDD'nin kurulması. (II) Yapay dolaşım döngüsü üzerinde tipik bir yapay damar modeli kullanılarak doğal damar genişlemesinin simüle edilmesi. (III) Pompanın hassas kontrolü ile tipik arteriyel basınç dalga formunun oluşturulması. (IV) Döngüye entegre edilen sensörlerin, damar genişlemesine bağlı olarak oluşan debi ve basınç farklarını ölçebilme kapasitesinin test edilmesi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Şeve oturan şerit temellerin taşıma gücünün istatistiksel yaklaşımla irdelenmesi
Alper Gücüyener
Bu tez çalışması, şeve oturan şerit temellerin taşıma gücünü istatistiksel yöntemlerle incelemeyi amaçlamaktadır. Şevli zeminlerde temellerin taşıma kapasitesi, geleneksel düz zemin temellerine kıyasla daha karmaşık bir yapıya sahiptir ve birçok faktörden etkilenmektedir. Bu nedenle, mevcut analitik yaklaşımların sınırlılıklarını aşmak ve daha güvenilir tahminler yapmak için istatistiksel modelleme yöntemleri kullanılmaktadır. Çalışma kapsamında içsel sürtünme açısı, kohezyon, temel genişliği, gömülme derinliği, temelin şeve uzaklığı, şev yüksekliği ve şev eğim açısı bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin yanıt olarak belirlenen taşıma gücü katsayısı üzerindeki etkileri istatistiksel olarak incelenmiştir. Bu kapsamda Yanıt Yüzey Yöntemi (YYY) kullanılmıştır. Merkezi kompozit tasarım yaklaşımı ile bağımsız değişkenlerin farklı değer aldığı 142 durum oluşturulmuştur. Her durum için temel monotonik yükleme yapılarak sonlu elemanlar yöntemi ile taşıma gücü belirlenmiştir. Elde edilen yük, boyutsuz taşıma gücü katsayısına çevrilerek yanıt olarak deney matrisinde tanımlanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda, uygun model belirlenmiş, doğrulaması yapılmıştır. Model doğruluğu, deney setinde olmayan bağımsız değişkelerin bulunduğu yeni veri seti ile kontrol edilmiştir. Elde edilen istatistiksel model kullanılarak, bağımsız değişkenlerin taşıma gücü katsayısı üzerindeki tekil etkileri incelenmiştir. Bunun yanında, bağımsız değişkenler arasında etkileşimin de olabileceği dikkate alınarak parametre etkisi Pareto diyagramları ile incelenmiştir. Pareto diyagramları ANOVA sonucunda her bir bağımsız değişken için belirlenen F-değerleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, şevli zeminlerde temellerin taşıma kapasitesinin, zemin özellikleri ve şev geometrisi ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, Yanıt Yüzey Yönteminin, karmaşık geoteknik sistemlerin davranışlarını modelleme ve tahmininde etkili bir yöntem olduğu ortaya konmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Tuzlu su uygulamasının kas hasarı ve ağrısı üzerindeki etkisinin araştırılması
Hasan Yalvaç
Kas ağrısı, kasların alışık olmadıkları yüksek yoğunluklu yüklenmelerden sonra görülebilen ve belirli bir zaman diliminde kişinin yaşam kalitesini ve iş verimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu ağrıların önlenmesine yönelik bazı yöresel uygulamalar bulunmaktadır. Bu uygulamalar arasında, yoğun egzersiz sonrası oluşabilecek kas ağrılarının azaltılması amacıyla gerçekleştirilen tuzlu su uygulaması yer almaktadır. Bu yöntemde, egzersiz sırasında alışılmışın dışında yüklenmelere maruz kalan kas gruplarına hazırlanmış olan tuzlu su haricen uygulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, tuzlu su uygulamasının kas ağrısı ve kas hasarı üzerine etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu çalışmanın evrenini, Bayburt Üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise aynı üniversitede öğrenim gören herhangi bir kronik rahatsızlığı olmayan, sigara kullanmayan, sedanter yaşam süren, yaşları ortalaması 21,36 ± 2,01 yıl olan 11 gönüllü erkek katılımcı oluşturdu. Katılımcılarda hamlık oluşturabilecek eksantrik içerikli egzersiz programı uygulandı. Birinci aşama olarak adlandırılan dönemde egzersiz programının hangi düzeyde kas hasarı oluşturduğunu belirleyebilmek için egzersiz öncesi ve egzersizden sonra 24. ve 48. saatler olmak üzere toplamda üç kez kan alındı. Bu kan örnekleri Kreatinkinaz (CK), Aspartat Aminotransferaz (ALT), Alanin Aminotransferaz (AST), Laktatdehidrogenaz (LDH), Hemoglobin (HGB), White Blood Cells (WBC), Red Blood Cells (RBC), Neutrophils (NEU), Platelets (PLT) dir. Bu aşamanın sonunda katılımcılara McCaffery 1989 tarafından oluşturulan sayısal ağrı derecelendirme ölçeği (Numeric Pain Rating Scale (NPRS)) uygulandı. Literatür bilgisi dikkate alınarak katılımcılardan 35 gün herhangi bir fiziksel aktiviteye katılmamaları istendi. Bu süre sonunda söz konusu egzersiz programını tekrar uygulamadan önce kan örnekleri alındı. Uygulanan egzersiz programından sonra katılımcıların tüm vücuduna daha önce hazırlanmış olan tuzlu su uygulaması yapıldı. Yine aynı şekilde egzersizden sonraki 24. ve 48. saatlerde iki ayrı kan örneği daha alındı. Her iki aşamada da egzersiz programı aynı saatler (14:00-16:00) arasında yaptırıldı. Alınan tüm kan örnekleri sabah saat 09:30 – 10: 30 arasında alındı. Uygulanan ölçekten ve kan örneklerinden edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. bu verilerin istatistiksel olarak karşılaştırılmasında SPSS 27 paket programı kullanıldı. Verilerin normallik analizleri test edildi. Bu bağlamda verilerin analizinde descriptive, paired simple ve tekrarlanan ölçümlerde varyans analizi kullanıldı. Nihayetinde ağır egzersiz sonrasında tuzlu su uygulamasının ALT, AST, LDH, CK, WBC, NEU, RBC, HGB ve PLT değerleri üzerinde matematiksel olarak fark yaratsa da bu farkın istatistiksel olarak anlamlı (p>0,05) olmadığı ortaya çıktı. Aşama ayrımı yapılmaksızın kan örneklerinin 1. 2. ve 3. ölçümlerinde ALT, LDH ve CK değerlerindeki farkın anlamlı (p<,0,05) olduğu görülürken; AST, WBC, NEU, RBC, HGB ve PLT değerlerindeki farkın anlamlı (p>0,05) olmadığı anlaşıldı. Diğer taraftan numaralandırılmış ağrı ölçeği ön test ve son test ortalama puanları arasında p < 0,01 düzeyinde anlamlı farklılığın olduğu saptandı. Sonuç olarak, tuzlu su uygulamasının kas hasarı belirteçlerinde bir azalmaya neden olduğu ancak bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı söylenebilir. Bununla birlikte kas ağrısının azaltılması noktasında önemli bir etkiye sahip olduğu ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Gecikmiş kas ağrısı, egzersiz, kas hasarı, tuzlu su.
