Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ1
    The Role of Women's Entrepreneurship, Unemployment, Global Warming, and Technology in Sustainable Development: Evidence From OECD Countries

    Isik, Cem; Ongan, Serdar; Günlü, Ebru; Aydin, Rahman; Imamoglu, Ilyas Kays

    This study examines the effects of women's entrepreneurship, global warming, technological advancements, and unemployment on the achievement of the sustainable development goals (SDGs) across 38 OECD countries. Using country-specific panel causality methods, the analysis reveals significant asymmetries between developed and developing economies. Women's entrepreneurship (FEM) and technology (TEC) demonstrate stronger positive effects in developing countries such as Mexico, Slovakia, and Costa Rica, supporting SDGs 5 and 9. Global warming (SUR) negatively affects both groups, with notable impacts in Belgium, Mexico, and the UK, emphasizing the urgency of SDG 13. Unemployment (UNM) poses greater threats to sustainable development in emerging economies-particularly in Turkey and Latin American nations-while its influence remains limited in advanced countries. These results underscore the heterogeneous nature of SDG progress and suggest that universal, one-size-fits-all policies may fall short. Instead, national strategies should strengthen gender-inclusive entrepreneurship and innovation, while mitigating climate risks and labor market vulnerabilities. This paper presents a novel, multidimensional econometric framework and offers original insights into how interlinked economic, social, and environmental factors influence sustainability outcomes across diverse national contexts.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
    AtıfScopus23WoS18OpenAlex21
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Küresel iklim değişikliğine yönelik hukuksal düzenlemeler, karbon ticareti

    Metin Üner

    Özellikle son yüzyıllarda yaşanan ve farklı kesimlerce sık sık dile getirilen iklim değişikliği, günümüzde küresel çapta önemli bir sorun haline gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar bu sorunun ciddiyetini ortaya koymuş ve tüm dünya genelinde geç de olsa fark edilmesini sağlamıştır. Değişen dünya düzeni ve gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıtları kullanarak elde etmek istediği enerjiyi değişen iklime tercih etmeleri sorunun başlıca kaynağıdır. Bütün insanlığı ilgilendiren bu küresel sorunun çözüme kavuşturulması ise, tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek alacağı kararlar ve atacağı adımlarla mümkün görülmektedir. Yapılan bu çalışmada nitel araştırma modeli benimsenmiş, veri toplama ve analiz yöntemi uygulanarak uluslararası sözleşmelerden, bilimsel araştırmalardan, bilimsel tez çalışmalarından, dergi, makale, kitle iletişim araçları ve çevrimiçi kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmada küresel iklim değişikliğinin geniş kapsamda ele alınması hedeflenmiş ve iklim değişikliğine neden olan sera gazları arasında yer alan karbondioksit gazının atmosfere salınımının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte hangi hukuki düzenlemelerin ve anlaşmaların yapıldığı, alınan kararların uygulanabilirliği, iklim üzerinde olumlu etkilerinin olup olmadığı, özellikle de Paris Anlaşması'nda alınan kararlardan sonra karbon salınımının azaltılması noktasında karbon ticareti uygulamasının küresel ölçekte ve Türkiye'de uygulanabilirliğin artırılmasına yönelik ne gibi hukuksal düzenlemelerin yapılması gerektiği konuları ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Paris Anlaşması, kendisinden önce yapılan anlaşmalara nazaran uygulanabilirlik açısından daha gerçekçi olsa da gelinen noktada yeterli görünmemektedir. Bu nedenle öncelikle karbon ticareti uygulamasının gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler olarak iki ayrı başlık altında yeniden ele alınması ve küresel boyutta Birleşmiş Milletler tarafından caydırıcı hukuki düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Söz konusu hukuki düzenlemeler ile gerektiği durumlarda cezai müeyyidelerin de uygulanması ile net bir tavır alınmalı ve iklim değişikliğinin önlenmesi noktasında bir sonuca ulaşılmalıdır. Türkiye'de iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik karbon ticareti noktasında kanun, mevzuat ve yönetmelik gibi hukuki uygulamalar mevcut değildir. Bu itibarla Türkiye'nin Çevre Kanunu başlığı altında tekrardan hukuki bir düzenleme yaparak karbon ticareti uygulamasına olanak tanımalı ve iklim değişikliği konusunda üzerine düşeni yapmalıdır.

  • Derleme MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ1
    Green roofs and facades: A comprehensive review

    Besir, Ahmet B.; Cuce, Erdem

    Based on United Nations Environment Program (UNEP), building sector accounts for 40% of total energy consumption. In European countries, 36% of total greenhouse gas emissions is attributed to buildings. In this respect, green roofs are considered to be one of the most appropriate sustainable solutions to resolve the urban heat island-related issues. Roofs account for nearly 20–25% of overall urban surface areas. Energy saving, thermal insulation, shading and evapotranspiration features highlight the key role of green roofs in overall thermal performance of buildings and microclimatic conditions of indoor environments. Within the scope of this research, the concept of green roofs and facades is comprehensively analysed in a holistic and thematic way. Following a historical overview of the technology, the research is split into various subfields such as energy saving in buildings through greenery systems, multifunctional thermal benefits including evapotranspiration, thermal insulation, shading and thermal comfort features, evaporative cooling for reducing cooling demand and minimising wind driven convection losses. The results achieved from the literature survey clearly indicate that green roofs and facades are key solutions to mitigate building-related energy consumptions and greenhouse gas emissions. According to the previous works, heat flow through the building roofs in summer can be reduced by approximately 80% via green roofs. The green roofs are reported to consume less energy in the range of 2.2–16.7% than traditional roofs during summer time. A similar tendency is observed for the winter season depending on regional and climatic conditions. The temperature difference between conventional and greens roofs in winter is found to be about 4 °C, which is remarkable. Energy demand of buildings in summer is highly dependent on the plant intensity as it is reported to be 23.6, 12.3 and 8.2 kWh/m2/year for extensive, semi-intensive and intensive greenery surface, respectively. Greenery systems are also capable of providing thermally comfortable indoor and outdoor conditions. It is underlined that the annual average accumulation of CO2 reaches the level of 13.41–97.03 kg carbon/m2 for 98 m2 of vertical greenery system. The results of this research can be useful for dwellers, builders, architects, engineers and policy makers to have a good understanding about the potential of green roofs and facades to mitigate building-related energy consumptions and carbon emissions in a renewable, sustainable, energy-efficient and cost effective way.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfScopus547WoS435OpenAlex617
    ScopusWeb of Scienceİncele