Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Antrenörlerin çok yönlü liderlik, öz yeterlik ve antrenörlüğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Doğukan Yakışkan

    Araştırmanın amacı, spor branşlarında antrenörlük yapanların çok yönlü liderlikleri, öz yeterlikleri ve antrenörlüğe yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmada örneklem grubu toplam 204 (n) katılımcının bulunduğu spor branşlarında aktif antrenörlük yapan bireylerden oluşmaktadır. Katılımcıların konu ile ilgili görüşlerinin alınması için dört ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği, Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği ve Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeğidir. Elde edilen tüm ham veriler SPSS (26. Versiyon) yazımında test edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde ilk olarak tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir ve Parametrik testlerin kullanıma uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, kadın antrenörlerin çok yönlü liderlik yönelimi algılarının erkek antrenörlere kıyasla daha yüksek olduğunu; ancak cinsiyete göre antrenörlük öz yeterlik algılarının ve antrenörlüğe yönelik tutumlarının anlamlı bir farklılaşma göstermediğini ortaya koymuştur. Bunun yanında, antrenörlerin yaşı ve antrenörlük deneyimi ile çok yönlü liderlik, öz yeterlik ve tutum değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Analizler ayrıca, antrenörlerin çalıştıkları kurum türüne (kamu–özel) veya Millî takım düzeyinde görev yapma durumlarına göre ilgili değişkenlerde anlamlı bir farklılık olmadığını göstermiştir. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, çok yönlü liderlik yöneliminin artmasıyla birlikte antrenörlerin öz yeterlik algılarının ve antrenörlüğe yönelik tutumlarının da yükselmesidir. Benzer şekilde, öz yeterlik algısının artması antrenörlüğe yönelik tutum düzeyinde de olumlu bir artışa karşılık gelmektedir. Bu sonuçlar, liderlik özelliklerinin ve öz yeterlik algısının antrenörlük tutumunu destekleyen önemli yapılar olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Antrenör, liderlik, öz yeterlik, tutum.

  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ2
    Attitudes of physical education teachers in inclusive schools towards teaching autistic students: a phenomenological study

    Oğur, Yekta Göksel; Yarımkaya, Erkan; Aydemir, Uğur; Kul, Murat

    With the increasing presence of autistic students in inclusive schools, understanding the attitudes of physical education (PE) teachers towards teaching these students has become important. The current study aimed to examine the attitudes of PE teachers in inclusive schools towards teaching autistic students using the theory of planned behavior. The participants of this phenomenological-qualitative study were 16 PE teachers who participated in one-on-one semi-structured telephone interviews. The interviews were transcribed for analysis and later analyzed using thematic line-by-line analysis. The findings revealed that the majority of PE teachers in inclusive schools had negative attitudes towards teaching autistic students. Barriers and challenges during teaching autistic students were more dominant for PE teachers than facilitators. The results highlighted the importance of addressing the barriers and challenges that limit the quality of PE teachers’ teaching experiences with autistic students as a way to improve PE teachers’ attitudes and indicated the need to establish an adapted PE teacher definition, especially in countries such as Türkiye.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus2WoS2OpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ2
    A comparative analysis of teachers' attitudes towards including all students in six countries

    Charitaki, Garyfalia; Kourti, Isidora; Gregory, Jess L.; Ozturk, Mesut; Ismail, Zaleha; Alevriadou, Anastasia; Soulis, Spyridon-Georgios; Kypriotaki, Maria; Sakici, Sehnaz; Demirel, Can

    This study aims to explore differences across Greece, the UK, the USA, Malaysia, Romania, and Turkey in terms of their attitudes towards inclusive education and validate the three-model structure for attitudes towards inclusion across the above six countries. All special education teachers were administered the ATTAS-mm scale. They were employed in mainstream schools or parallel support and/or resource classes in six countries. The identified differences were interpreted regarding the effect of years of teaching experience, educational work level of teachers, and the highest degree completed across the different participating countries. Two-step cluster analysis suggested a two-cluster solution for Greece, the USA and the UK, and a three-cluster solution for Malaysia and Turkey. Finally, years of teaching experience, educational work level, and the highest degree completed had a significant effect on teachers' attitudes towards inclusion in all countries. Results are discussed for their implications in teachers training.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus7WoS6OpenAlex10
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3
    Teachers’ Attitudes Towards Inclusive Education: a Cross-National Exploration

    Charitaki, Garyfalia; Kourti, Isidora; Gregory, Jess L.; Ozturk, Mesut; Ismail, Zaleha; Alevriadou, Anastasia; Soulis, Spyridon-Georgios; Sakici, Şehnaz; Demirel, Can

    The study aims to suggest a model for attitudes towards inclusive education that will yield a good fit across different countries. Moreover, we aim to explore the effect of years of teaching experience, educational work level of teachers, and the highest degree completed by teachers on teachers’ attitudes towards inclusion across different countries. A demographic scale and the ATTAS-mm were applied to 908 teachers employed in schools of general education or who offered parallel support and/or resources in five different countries (Greece, the UK, the USA, Malaysia, and Turkey). CFA suggested a 4-factor solution, which included the cognitive, affective, and behavioral factors that have been previously introduced by Gregory and Noto (2012), and a fourth factor, labeled overall attitudes towards teaching all students. In the cognitive factor, the UK had the most positive attitudes. TU, MA, and GR enrolled in the same cluster, and the USA had the least positive attitudes. In the affective factor, GR had the most positive attitude. MA and the USA enrolled in the same cluster and TU and the UK had the least positive attitudes. A similar pattern is observed for the behavioral factor with GR having the most positive attitude. TU and MA enrolled in the same cluster, and the USA and the UK had the least positive attitudes. Finally, years of teaching experience, educational work level, and the highest degree completed have a significant effect on teachers’ attitudes towards inclusion in all countries. Providing feedback for future research is the focal point of the discussion part.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus52OpenAlex54
    ScopusPubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin spora yönelik tutum, sosyal-duygusal yetkinlik ve sosyal görünüş kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Ramazan Akkuş

    Bu araştırma, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin spora yönelik tutum, sosyal-duygusal yetkinlik ve sosyal görünüş kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, 112 kadın ve 190 erkek olmak üzere toplam 302 spor bilimleri fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form dört bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Spora Yönelik Tutum Ölçeği", üçüncü bölümünü "Sosyal-Duygusal Yetkinlik Ölçeği" ve dördüncü bölümünü "Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Bu bağlamda katılımcıların bölüm değişkenine göre spora yönelik tutumlarında ve sınıf değişkenine göre sosyal görünüş kaygılarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların yaşları ile sosyal görünüş kaygıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde ve aylık ortalama kişisel gelir düzeyleri ile spor yönelik tutumun alt boyutlarından fiziksel gelişme tutumları arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan cinsiyet ve aktif olarak spor yapma değişkenleri kapsamında anlamlı bir farklılık ve aylık ortalama aile gelir düzeyi değişkeni kapsamında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Buna ek olarak katılımcıların sosyal görünüş kaygıları ile spora yönelik tutum ve sosyal-duygusal yetkinlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Ancak katılımcıların spora yönelik tutumları ile sosyal-duygusal yetkinlikleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Buna göre katılımcıların spor yönelik tutumları yükseldikçe sosyal-duygusal yetkinliklerinin de yükseldiği sonucuna varılabilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Antrenörlerin engelli öğrencilere öğretmeye yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    Abdullah Bacı

    Bu çalışmanın amacı antrenörlerin engelli öğrencilere eğitim verirken sergilemiş oldukları tutumları belirlemektir. Araştırmaya Karadeniz bölgesinde çalışan antrenörler arasından rastgele seçilen 282 kişi katılmıştır. Katılımcılar kamuda görev yapan 79 kadın ve 203 erkek antrenörlerdir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Betimsel yöntem var olan durumu belirten bir durum saptamasıdır. Ölçme aracı olarak yalnızca bir ölçek kullanılmıştır. Öğretmenlerin engelli öğrencilere öğretmeye yönelik tutum ölçeği, kişisel bilgiler ve 22 maddeden oluşmaktadır. Ayrıca ölçek dört alt boyuttan oluşmaktadır. Tutumlar, boyutlar ve genel tutum toplamlarına göre değerlendirilir. Ölçek boyutları davranışsal amaç, öznel normlar, algılanan davranışsal kontrol, davranışa yönelik tutumlar ve genel tutum toplamıdır. Nicel verilerin analizinde veriler normal dağıldığı için, parametrik testlerden t testi ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda genel tutum ölçeği puanına bakıldığında antrenörlerin engelli öğrencileri öğretmeye yönelik tutumları olumlu iken bu olumlu tutumları yordayan bazı değişkenler tutumlarda etkili iken bazılarını etkili olduğu görülmemiştir. Antrenörlerin tutumlarının etkisinde özel norm alt boyutunun etkili olduğu görülmekle birlikte genel tutumları olumludur. Anahtar Kelimeler: Antrenör, engellilik, öğretim.

  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ1
    Attitudes pregnant women in Türkiye towards holistic complementary and alternative medicine and influencing factors: a web-based cross-sectional study

    Küçükkaya, Burcu; Işık, Hafsa Kübra

    Background: Pregnant women turn to holistic complementary and alternative medicine to cope with problems associated with the changes they experience during pregnancy. This study aimed to determine the attitudes of pregnant women in Türkiye toward holistic complementary and alternative medicine and influencing factors. Methods: This cross-sectional exploratory study was carried out between June and November 2022 with a web-based questionnaire distributed via social media and communication platforms. Two hundred and twenty-one pregnant women participated in the study. A "Participant Identification Form" and the "Attitudes towards Holistic Complementary and Alternative Medicine Questionnaire" were used to collect the data. Logistic regression analysis was used to determine correlations between variables and scale scores. Results: It was determined that 84.2% of the participants had knowledge about traditional and complementary therapies, and 77.8% used traditional and complementary therapies. The participants reported that they preferred faith (77.4%), energy healing (76.9%), massage (75.6%), diet (74.2%), meditation/yoga (62.0%), and herbal (59.7%) traditional and complementary therapies the most, and most of them used these methods to reduce nausea, vomiting, edema, and fatigue during pregnancy. The mean Attitudes towards Holistic Complementary and Alternative Medicine Questionnaire score of the participants was 35.0 (5.04). It was seen that having high school or higher education (p < 0.05), having an income more than expenses (p < 0.001), having received advice from nurses when having a complaint (p < 0.001), having knowledge about traditional and complementary therapies (p < 0.001), and being a practitioner who received services of traditional and complementary therapies (p < 0.001) were positively associated with the utilization of traditional and complementary therapies. Conclusion: In this study, it was determined that the attitudes of pregnant women towards holistic complementary and alternative medicine were high. Their personal characteristics, as well as their knowledge and practice of holistic complementary and alternative medicine affected their attitudes towards holistic complementary and alternative medicine. Obstetrics nurses/midwives should actively participate in training programs on traditional and complementary therapies focused on pregnant women.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus10WoS5OpenAlex9
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programında yapılma saatine göre incelenmesi

    Muhammet Atmaca

    Bu çalışmanın amacı; Ortaokul öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programındaki yapılma saatine göre etkisi olup olmadığını incelemektedir. Çalışmaya,2021-2022 eğitim-öğretim yılında İstanbul/Pendik İlçesi Muhsin Yazıcıoğlu Ortaokulundan 5.6.7. ve 8. sınıf öğrencileri gönüllü olarak katıldı. Çalışma da iki ayrı veri toplama aracı kullanıldı. Veri toplama araçlarının birincisi araştırmacı tarafından oluşturulan katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı 10 soruluk kişisel veri formu, diğeri ise katılımcıların Beden eğitimi dersine karşı tutumlarını belirlemek amacı ile Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen ve 35 sorudan oluşan "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği'' kullanıldı. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak işlenebilmesi için Microsoft Excell'de düzenlendi. SPSS paket programı ile incelenen veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı ikili grup karşılaştırmalarında "Bağımsız Örneklem T Testi", çoklu grup karşılaştırmalarında ise "Tek Yönlü Varyans Analizi" testi uygulandı. Sonuçlar p<.005 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Analiz sonuçları incelendiğinde ilk dönem derse ilişkin tutumların kararsızlık düzeyinde, ikinci dönem ortalamasının ise katılıyorum düzeyine yükseldiği belirlenmiştir. İkinci dönem ders programında değişiklik yapılarak birinci yarıyıl döneminde ilk saatlerde yapılan dersler ikinci yarıyıl döneminde ders programının son saatlerine alınmıştır. Bu değişim ikinci yarıyıl döneminde Beden eğitimine ilişkin olumlu tutumun gelişmesine katkı sağlamıştır. Günün saatine bağlı olarak öğrencilerin Beden Eğitimi dersine karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Bayburt ili örneği)

    Abdullah Duman

    İnsan hayatında önemli bir yer tutan ve yaşamın hemen hemen her evresinde karşılaştığımız spor kavramına yönelik, çeşitli aracılar vasıtasıyla birtakım tutumlar sergileyebiliyoruz. Bu evreler içerisinde olan eğitim ve öğretim ortamında sporun görünen yüzü olarak karşımıza öğretmenler çıkmaktadır. Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının, öğrencilerin spora bakışlarının olumlu ya da olumsuz yönde gelişmesi açısından bir etki ortaya çıkaracağı söylenebilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Bayburt ilinde görev yapan öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının yaş, cinsiyet, görev yılı, medeni durum, okul tipi, okulun bulunduğu yer, branş, spor yapma ve aktif spor yapma değişkenlerine göre incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Bayburt ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı kişisel bilgi formu ve anket formudur. Çalışmamızda 2021 yılında Bayburt ilinde görev yapan 249 öğretmenin spora yönelik tutumu üzerinde çalışılmıştır. Bu bağlamda spora yönelik tutumu ölçmek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen "spora yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Bu bağlamda elde edilen veriler IBM SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26 programında yer alan "bağımsız örneklem t-testi, one-way anova, post-hoc testleri, Pearson korelasyon analizi" sonuçlarına göre raporlandırıldı. Çalışma sonucunda; cinsiyet değişkenine göre erkek katılımcıların, yaş değişkenine göre 30 yaş altı katılımcıların, medeni durum değişkenine göre bekar katılımcılarım spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Aktif spor yapma ve spor yapma değişkenine göre spor yapan katılımcıların bariz bir şekilde spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Görev yılı, görev yapılan okul türü ve görev yapılan okulun bulunduğu yer değişkenlerine göre çok fazla fark olmamasına rağmen 5 yıl altı çalışan, köyde ve lisede görev yapan katılımcıların spora yönelik tutumların yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Spor, tutum, öğretmen

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    DEHB tanılı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi ve matematik hakkında görüşlerinin değerlendirilmesi

    Burak Varsak

    Bu araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı öğrencilerin matematik tutumlarını bazı değişkenler (cinsiyet, yaş ve anne-baba eğitim durumu) açısından incelemek ve bu öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerini tespit etmektir. Çalışmada nicel (durum çalışması) ve nitel (durum çalışması) yöntem birlikte kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kocaeli İli Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda öğrenim gören DEHB tanılı olmayan 75 ortaokul öğrencisi ile Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezine kayıtlı DEHB tanılı 65 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; özyönelimli matematik tutum ölçeği ve yarı-yapılandırılmış yazılı görüş formu kullanılmıştır. Özyönelimli matematik tutum ölçeğinin analizinde SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Yazılı görüş formunun analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre DEHB tanılı öğrencilerin olmayan öğrencilere göre olumsuz yönde bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre özyönelimli matematik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca DEHB tanılı öğrencilerin anne-baba eğitim durumlarına göre özyönelimli matematik tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yazılı görüş formundan elde edilen bulgulara göre ise DEHB tanılı öğrencilerin çoğunun matematiği zor ve sıkıcı bulduğu görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarında ve matematik dersi hakkındaki görüşlerinde dersin içeriğinin önemli olduğu, öğrencilerin farklı etkinliklerle matematik öğrenmeyi sevdikleri belirlenmiştir.