Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2018Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin türkçede konuşma ve yazı dili arasındaki farklılıklara ilişkin görüşleri
Çal, Pınar; Boylu, Emrah; Ustabulut, Mete Yusuf
İnsanların duygu ve düşüncelerini aktarmasında önemli bir araç olan dilin temel unsurlarından biri konuşma diğeri ise yazmadır. Bu unsurlar hemen hemen her dilde olduğu gibi Türkçede de kullanışları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu çerçevede Türkiye Türkçesinde konuşma dili daha sistemsiz ve hareketliyken yazı dili daha sistemli ve kurallar çevresinde gelişir. Yazıya aktarılırken değişimlere uğrayan konuşma dili, günlük hayata aktarılırken de yazı dilinden ayrılır. Bu bağlamda yabancı dil olarak Türkçe öğretilen merkezlerde sistemli olarak öğretilen Türkçe, günlük yaşamda konuşma dilinde gösterdiği farklılıklar nedeni ile öğrencilerin dikkatini çekmenin yanı sıra öğrencilerin günlük hayatta etkili iletişim kurmalarında çeşitli problemlere de neden olmaktadır. Öyle ki sınıfta öğrenilen Türkçe ile dışarda ana dili Türkçe olan halkın konuştuğu Türkçe arasındaki bazı farklılıklar öğrencilerde Türkçeye karşı çeşitli bakış açılarına ve tutumlara sebep olmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, öğrencilerin Türkiye Türkçesinde konuşma ve yazı dili arasında ne gibi farklılıklar gördüğünü ve bu farklılıklardan nasıl etkilendiklerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde İstanbul Aydın Üniversitesi Aydın TÖMER’de öğrenim gören C1 seviyesindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Öğrencilerin C1 seviyesinden seçilmesinin sebebi ise Türkçeyi ileri düzeyde öğrendikleri için konuşma ve yazı dili arasındaki farklılıklara vakıf oldukları kanaatidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada veriler “Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu” aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Çalışmada elde edilen verilere göre; Türkçede konuşma ve yazı dili arasındaki farklılıkların öğrenciler tarafından fark edildiği, bu farklılıklar çerçevesinde öğrencilerin; konuşma dilindeki ses düşmelerini şive sandıkları, fiillerin uğradığı ses düşmelerinde zamanları karıştırdıkları, Türkçeyi önce konuşma diline maruz kalarak dışarıda öğrenenlerin TÖMER’deki eğitim süreçlerinin başında duydukları gibi yazmaya çalıştıkları, bazı öğrencilerin Türkçeyi öğrenme süreçlerinde konuşma ve yazı dili arasındaki farklılıklardan dolayı ilk başta zorlandıkları, anlayamadıklarını derste öğretmenlerine sordukları, öğrencilerin bu farklılıkları kavradıktan sonra kafa karışıklıklarını giderdikleri, birkaç öğrencinin ise bu farklılıkların olmasından dolayı memnun olduğu ve Türkçeyi hızlı öğrendikleri tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ2Language Policy Of Afghanistan and The History Of Turkish Language Teaching
Barin, Erol; Temizyürek, Fahri; Ustabulut, Mete Yusuf
Afghanistan has been called as "The Junction of the Old Cultures" due to its critical geo-strategic and geopolitical position. Therefore, Afghanistan which has hosted dozens of civilizations throughout the history is a country with a high cultural level. In Afghanistan, many divergent ethnic groups such as Pashtuns, Tajiks, Uzbeks, Turkmen, Baluchis, Kazakh, Kyrgyz, Nüristani, Aimaq live today. To protect the language of these communities Afghanistan's constitution has been re-amended. The presence of a considerable number of Turkish people in the region has contributes to the development of Turkish. Though Afghanistan Turks cannot express their language and culture by writing, they have preserved them orally and they have managed to keep their oral literature alive. In spite the fact that the foundations of Turkish language in Afghanistan date back to ancient times, the existence of modern Turkish emerges at the end of the 20th century. Thus, in the study, the language policy of Afghanistan and the history of Turkish education there are targeted to uncover.
AtıfTR Dizin3
İncele




