Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleYayıncıda açık erişim2026Scopus SJRQ1
    Social Media Interaction Motivation Scale: Development and Relations with Fear of Missing Out, Phubbing, Social Media Disorder, Gender and Time Spent

    Akeren, İhsan; Koçak, Lokman; Özgöl, Mustafa; Demir, Mustafa

    Social media, which is one of the platforms where online activities are most intensely observed, has become an indispensable element of daily life as it enables individuals to interact. The aim of this three-phase study was to develop a measure of social media interaction motivation (SMIM) among those who use at least one of these platforms, to test its validity and reliability, and then to examine its relationship with some variables that were found to be similar. SMIM increases unhealthy cyber behaviors such as fear of missing out (FoMO) and phubbing. Comparing the measures across the three studies, the means of SMD, FoMO, and phubbing do not differ by gender, except for the higher SMIMS scores of females in Study 2. However, these means increase dramatically with time spent on social media. Considering some limitations of the study, we present our suggestions for future studies.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus6WoS6OpenAlex8
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ1
    The Effect of Self-Regulation on the Need for Psychological Help Through Happiness, Resilience, Problem Solving, Self-Efficacy, and Adjustment: A Parallel Mediation Study in Adolescent Groups

    Akeren, İhsan; Çelik, Eyüp; Yayla, İbrahim Erdoğan; Özgöl, Mustafa

    Introduction: Adolescence is a developmental period in which the risk of mental problems is high. Failure to resolve the problems encountered during this period may result in the need for psychological help. Based on the literature review, this study aimed to examine self-regulation, which has the potential to reduce adolescents’ need for psychological help, and the mediation of happiness, resilience, problem solving, self-efficacy, and adjustment through this skill. Methods: In the cross-sectional correlational survey design study, 1013 adolescents (542 girls, 471 boys, mean age: 15.04 ± 1.75 years) aged 12–19 years and studying in middle and high school in Bayburt, Turkey were reached. Seven different questionnaires, valid and reliable in adolescent groups, were used to measure the study variables. Results: Correlation results showed that all predictors were positively correlated with each other and negatively correlated with the dependent variable, the need for psychological help. After testing the assumptions, the results of the parallel mediation analysis showed that happiness, problem solving, self-efficacy, and adjustment fully mediated the effect of self-regulation on the need for psychological help. Another finding is that resilience is not a predictor of psychological distress. Conclusions: The results are important because they provide insight for those working in the field of adolescent mental health in terms of understanding the factors through which self-regulation reduces the need for psychological help.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus10WoS9OpenAlex12
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Öğretim Kalitesinin Okula Bağlılığı Etkilemesinde Okul İkliminin Aracı Rolü

    Demir, Mustafa; Demir, Okay; Özgöl, Mustafa

    Öğretim kalitesinin üniversite öğrencilerinin okula bağlılık düzeylerini okul iklimi aracılığı ile etkileme düzeylerini ortaya koymak önemli görülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, öğretim kalitesinin öğrencilerin okula bağlılık düzeylerini etkilemesinde okul ikliminin aracı rolünü ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmaya eğitim fakültesinde öğrenim gören toplam 266 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın öğretim kalitesinin okul iklimini, okul ikliminin de okula bağlılık düzeyini doğrudan etkilediği ve öğretim kalitesinin okula bağlılığı okul ikliminin aracı rolü ile dolaylı yoldan etkilediği görülmüştür. Ayrıca öğretim kalitesi ile okula bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmasına rağmen kalitenin bağlılık düzeyini doğrudan etkilemediği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulardan hareketle öğretim kalitesi fazla olan ve okul ikliminin olumlu etkisinin hissedildiği bir okul ortamında öğrencilerin okula bağlılık düzeyinin artacağı söylenebilir. Bu doğrultuda öğrencilerin okula bağlılığını arttırmak adına öğretim kalitesinin yanı sıra olumlu bir okul iklimini destekleyecek faaliyetlerin de yapılması önemli görülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk Kültürüne Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması

    Demir, Mustafa; Koçak, Lokman; Özgöl, Mustafa

    Bu araştırmada, Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk kültüründeki geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, yaş aralığı 19-47 arasında değişen 162 kadın ve 103 erkek olmak üzere toplamda 265 yetişkinden oluşmaktadır. Geçerlik işlemleri kapsamında açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) kullanılmıştır. AFA sonucunda modeli %37.65 oranında açıklayan tek faktörlü bir yapı elde edilmiştir. DFA sonucunda ise modelin veri ile uyumunun iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir (X2/sd= 1.63, CFI= .95, GFI= .93, AGFI= .89, RMSEA= .06, SRMR= .05). Güvenirlik için Cronbach alfa iç tutarlık katsayıları AFA ve DFA örneklemleri için sırasıyla .81 ve .83, iki yarı test güvenirliği ise .77 ve .76 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bu bulgular, ölçeğin Türk kültüründe geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex5TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Belirsizliğe Tahammülsüzlüğün Açıklanmasında Benmerkezcilik ve Duygusal Zekânın Rolü Nedir?

    Altun Kobul, Fatma; Özyazıcı Kuzur, Öykü; Özgöl, Mustafa; Eyüboğlu Yılmaz, Sibel; Özaydın, Betül Banu; Çoğalan, Yılmaz

    Günümüzün hızla değişen yapısında belirsizlik sıklıkla karşılaşılan önemli bir durumdur. Bireylerin belirsizliğe sağlıklı tepkilerde bulunabilmesi adına belirsizliğin duygu, düşünce ve davranışsal boyutları ile ilgili değişkenlerin incelenmesi anlamlı görülmektedir. Bu kapsamda, bireylerin hem çevreyi anlamlandırmasında hem de tepkide bulunmasında önemli değişkenler olan benmerkezci düşünme ve duygusal zekâ kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın amacı yetişkinlerde belirsizliğe tahammülsüzlüğün açıklanmasında benmerkezcilik ve duygusal zekânın rolünün incelenmesidir. Bu araştırma ilişkisel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 360 (Kadın= 225, %62.5, Erkek= 135, %37.5) birey oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 23.66 (Ss= 8.02) dır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Benmerkezcilik Ölçeği ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği- Kısa Formu kullanılmıştır. Veri analizinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları benmerkezcilik ve duygusal zekâ değişkenlerinin katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerini %33 oranında açıkladığını göstermiştir. Duygusal zekâ ve benmerkezcilik değişkenlerinin ikisinin de belirsizliğe tahammülsüzlüğü açıklamada anlamlı yordayıcılar olarak modele katkı sağladığı bulunmuştur. Bu çalışmanın bulgularına göre benmerkezciliğin belirsizliğe tahammülsüzlük üzerindeki istatistiksel etkisi pozitif yönde iken duygusal zekânın etkisi negatif yöndedir. Buna göre, benmerkezcilik arttıkça belirsizliğe tahammülsüzlüğün de arttığı, duygusal zekâ attıkça ise belirsizliğe tahammülsüzlüğün azaldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, duygusal zekâsı yüksek olan ve benmerkezci düşünmeyen bireylerin belirsizliğe tahammül etmede daha başarılı oldukları söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Ergenlerde Şiddet Eğilimi: Cinsiyet, Sosyal Sorun Çözme ve Duygusal Zekânın Rolü

    Altun, Fatma; Özyazıcı Kuzur, Öykü; Çoğalan, Yılmaz; Özaydın, Betül Banu; Özgöl, Mustafa; Yılmaz, Sibel Eyüboğlu

    Türkiye’de okul ortamında görülen şiddetin giderek arttığı ve şiddet eğiliminin sıklıkla ergenlik döneminin gelişimsel özellikleri ile ilişkili bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle ergen bireylerin şiddet eğilimlerinin incelenmesi önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı ergenlerde şiddet eğiliminin açıklanmasında cinsiyet, sosyal sorun çözme ve duygusal zekânın rolünün incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 400 ergen birey oluşturmaktadır. Araştırmada Bilgi Formu, Şiddet Eğilimi Ölçeği, Sosyal Sorun Çözme Envanteri ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçları cinsiyet, sosyal sorun çözme ve duygusal zekâ değişkenlerinin katılımcıların şiddet eğilimi düzeylerini %19 oranında açıkladığını göstermiştir. Ergenlerin şiddet eğiliminin incelendiği regresyon analizi sonucunda, cinsiyet, sosyal sorun çözmenin bazı alt boyutları (negatif sorun yönelimi, dürtüsel-özensiz sorun çözme tarzı ve kaçıngan sorun çözme tarzı) ve duygusal zekânın bazı alt boyutlarının (iyi oluş, duygusallık ve sosyallik) anlamlı yordayıcılar olduğu tespit edilmiştir. Özellikle erkeklerde ve sosyal sorun çözme becerilerinde negatif tarzları kullanan kişilerde şiddet eğiliminin daha fazla görülebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca bu çalışmanın bulgularına göre gelişmiş duygusal zekâ özeliklerinin de şiddet eğilimine yönelik koruyucu faktörler arasında olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Ortaokul öğrencilerine üst bilişsel öz-düzenleme öğretimine yönelik karşılaştırmalı durum çalışması: ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının görüşleri ve tasarladığı etkinlikler

    Öztürk, Mesut; Özgöl, Mustafa; Akkan, Yaşar

    Üst bilişsel öz-düzenleme, bireyin kendi öğrenme sürecini izlemesi, kontrol etmesi ve düzenlemesi olarak tanımlanmaktadır. Üst bilişsel öz-düzenleme öğretimi bireyin öğrenmesini kolaylaştırarak akademik başarısının artmasını sağlayacaktır. Üst bilişsel öz-düzenlemenin öğretiminde öğretmenler önemli rol üstlenmektedir. Bu nedenle geleceğin öğretmenleri olarak kabul edilen öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri ve tasarladıkları etkinliklerin önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma matematik öğretmeni adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşlerini ve tasarladıkları etkinlikleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmaya ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıfında öğrenim gören otuz dört matematik öğretmeni adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik kartı kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri alınmış, etkinlik kartında ise öğretmen adaylarından öğrencilere matematik dersinde üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeyi kazandıracak etkinlik tasarlamaları istenmiş ve tasarladıkları etkinlikler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda matematik öğretmeni adaylarının ortaokul öğrencilerine üst bilişsel öz-düzenleme öğretimine yönelik görüşlerinin genel olarak olumlu olduğu ve öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenleme öğretiminin gerekli olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Öğretmen adayları bu öğretimin öğrencilere pek çok avantajı olmasının yanında bazı dezavantajları da olacağını düşünmektedirler. Öğretmen adaylarının tasarladıkları etkinlikler incelendiğinde öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenleme becerilerine ve üst bilişsel öz-düzenleme öğretimi için kullanılan öğretim yöntemlerine odaklandıkları belirlenmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Örgün Eğitimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarına İlişkin Öğrenci ve Öğretim Elemanı Değerlendirmeleri

    Öztürk, Mesut; Özgöl, Mustafa; Sarikaya, İsmail

    Bu çalışma örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarının öğrenci ve öğretim elemanı gözüyle değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede uzaktan eğitim ile ders veren beş öğretim elemanı ve bu üniversitede örgün eğitim görüp uzaktan eğitimle ders almakta olan altı öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada, örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarında karşılaşılan problemleri daha bütünsel ve derinlemesine incelemek amaçlandığından nitel araştırma desenlerinden 'durum çalışması' yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerden elde edilen bulgular dört kategori altında 20 kod oluştururken öğretim elemanlarından elde edilen bulgular dört kategori altında 25 kod oluşturmuştur. Yapılan çalışmanın özellikle uzaktan eğitime geçmeyi düşünen ve yeni geçmiş olan eğitim kurumlarına yol göstereceği, bu konuda yaşanabilecek sıkıntılara yönelik önlemler almalarına imkân vereceği düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin57
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2017Scopus SJRQ3
    Development of the Life Science Teaching Attitude Scale: A Study of Validity and Reliability

    Yılar, Rabia; Özgöl, Mustafa; Sarikaya, İsmail

    In this study, It’s aimed to develop a scale that can determine elemantary teachers’ and preservice elemantary teachers’ attitudes towards life science teaching. A systematic approach was used to develop of instrument. Firstly, item pool was generated reffering to support literature and expert view and then form has been finalized created items presented to larger group of experts. The form was administered to 434 preservice teachers for exploratory factor analysis. Structure as a result of expolatory factor analysis was subjected to confirmatory factor analysis with a saple consisting of 250 elemantary teachers. It was seen that the scale consists of 24 items and 3 subscales (loving, appreciation, caring). For the full scale, cronbach alpha coefficient and Spearman Brown split half reliability were calculated .93 and .81 respectively. For the subscales, the internal consistency coefficient and Spearman Brown split half reliability varied between .86-.89 and .84-.87 respectively. Confirmatory factor analysis was conducted for testing the validity of structure and three factor structure of the scale was confirmed. When evaluated findings of validity and reliability, scale of the development is determined to be valid and reliable instrument to determine the attitudes for life science teaching

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex11TR Dizin14
    TR Dizinİncele