Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

8 →
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kültür ve Sinizm Araştırmaları İncelemesi

    Durmuş, İbrahim

    Kültür ve sinizm, bireylerin bulundukları çevre tarafından şekillenen kavramlardır. Kültürde, içsel veya dışsal birçok faktörün etkisi söz konusuyken, sinizm davranışında bireylerin içsel algısı ve davranışları daha etkili olabilir. Araştırmada R programı ve bibliyometrik analizler kullanılmıştır. Web of Science (WoS) veri tabanı kullanılarak kültür ve sinizm araştırmalarına ilişkin sonuçlar incelenmiştir. Analiz sonucunda kültür ve sinizm araştırmalarının son yıllarda oldukça popüler olduğu, yıllara göre büyüme oranlarında genel olarak bir artışın yaşandığı görülmüştür. Kültür ve sinizm araştırmalarında, birçok farklı ülke yazarının, kaynağın, kurumun ve vurgulanan kelimenin olduğu gözlemlenmiştir. Analizde kültür ve sinizm araştırmalarında en fazla vurgulanan anahtar kelimeler; sinizm, kültür, polis kültürü, tükenmişlik, sosyal aksiyomlar, örgütsel sinizm, tutumlar, örgüt kültürü, stres, iş tatmini, liderlik, örgütsel, değerler, yasal sinizm, örgütsel değişim, polis, politikalar, dayanıklılık, Çin, topluluk destekli polislik, performans, kişilik ve sosyal medya olarak sıralanmıştır. Araştırmada son yıllarda; sinizm, tükenmişlik, kültür, Çin, duygusal yorgunluk, özdeşlik, görüşmeler, örgüt kültürü ve sosyal medya kavramlarının oldukça yoğun araştırıldığı gözlemlenmiştir. Analizde en güçlü ilişkiler sinizm, kültür ve polis kültürü kavramları etrafında toplanmıştır. Ayrıca polis kültürü, polis, otoriterlik, izolasyon, polis tutumları, polis sinizmi, polislik ve analiz kelimelerinde merkezileşme ve yoğunluğun oldukça yüksek olduğu anlaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye’de Siyasal Parti Programlarının Aile Olgusuna Yönelik İçerik Analizi

    Dursunoğlu, İsmail; Kapusızoğlu, Mehmet

    Siyasal partiler, belli bir ideolojik zeminde ve iktidar olma amacıyla kurulan siyasi örgütlenmelerdir. Aile ise yalnızca biyolojik ve duygusal bağlarla sınırlı olmayan; bireyin toplumsal ve siyasal kimliğini inşa ettiği ilk kurumdur. Siyaset, aile yapısını şekillendiren politikalar üretirken; aile de bireylerin siyasal tutumlarını, değerlerini ve tercihlerini belirlemede etkili olmaktadır. Siyasal sosyalleşmenin ilk basamağını oluşturan aile, bireyin devlet, otorite ve siyasal katılım algısını biçimlendirmektedir. Bu nedenle aile ve siyaset arasında çift yönlü bir etkileşim söz konusudur. Çalışmanın temel amacı, siyasal partilerin aileyi nasıl tanımladıklarını, hangi işlevleri ön plana çıkardıklarını ve aile politikalarını hangi kavramlar üzerinden temellendirdiklerini ortaya koymaktır. Bununla birlikte araştırma, partilerin aileye ilişkin söylemlerinde ortak paydaları ve farklılaşan noktaları saptamayı hedeflemektedir. Bu yönüyle çalışma, Türkiye’de siyasal partilerin aile politikalarına dair genel eğilimleri betimlemektedir. Bu kapsamda 27. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde yer alan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve İYİ Parti’nin programları içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Parti programlarının detaylı ve karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde AK Parti’nin aileyi muhafaza etmeyi amaçladığı, CHP’nin ailenin sosyo-ekonomik durumunu hedeflediği, MHP ve İYİ Parti’nin aileyi milli kimlik ve kültürün bir parçası saydığı, HDP’nin ise aile kavramından uzak, kadının kimliğini ön plana çıkardığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi

    Yildiz, Salih; Koroglu, Ali; Ozdemir, Mustafa

    Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Aktif Yaşlanmanın Başarısı: Kuşaklararası Dayanışma

    Alpay, Ahmed Hamza

    Bu makalede, yaşlanmanın gerçekliğinden hareketle, aktif yaşlanmanın bireysel ve toplumsal dinamiklerinin kuşaklararası dayanışmaya olan etkileri incelenecektir. Bu makalede, yaşlanma fırsatı ve böyle bir konunun sorgulanma yollarından olan aktif yaşlanma ve kuşaklararası dayanışma; yaşlanma alanında bireyin benlik hissine atıfta bulunur. Aktif yaşlanmada belirlenen fırsatlardan elde edilen sonuçları bütünleştirmek için yenilikçi bir yaklaşım aranırken, yaşlananlar için yapı; etkili yaşlanma ve sağlıklı yaşam sonuçları elde etmeye odaklanmadır. Kuşaklararası dayanışmada çeşitli bireysel ve bağlamsal özelliklerle ilgili farklılıklar, çerçevenin fırsat boyutu, belki de gelişim hedeflerinde en belirgin olanıdır. Bu makaledeki literatür taraması, alternatif yaklaşımların araştırılması ve yaşlanma olgusundaki kavramsal ikilemlerin aşılmasına çalışır. Bu makalede, yaşlanma olgusu literatürünü özetleme stratejisi; aktif yaşlanmanın karakterize edildiği kuşaklararası dayanışmada istikrarlı değişimi teşvik eder. Bu makalenin bulgularında; yaşlılıkta sosyal değişim, kuşaklararası dayanışma için özel bir önem kazanır. Aktif yaşlanmanın aktarmaya çalıştığı anlam; kapsamlı sosyal etkileşime dâhil olmayı gerektiren kuşaklararası dayanışma arzusunda ifade edilir. Bu doğrultuda, aktif yaşlanmadaki değişimin kaçınılmazlığı; kuşaklararası dayanışmaya rehberlik sunmak için zemin hazırlar. Böylece daha farklı seviyelerde tanımlanan yetkinlikler otantik olandan mevcut inisiyatife kadar izlenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries

    Yıldız, Şaduman

    After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ortaokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Küresel Sorunların İncelenmesi

    Maden, Sedat; Önal, Aydın

    Araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma nitel modellerden doküman analizi ile kurgulanmıştır. Araştırmanın veri kaynağını, ortaokul Türkçe ders kitapları (5, 6, 7 ve 8.sınıf) oluşturmaktadır. Ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek için doküman analizi ile veriler toplanmış ve veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Bu çerçevede belirlenen küresel sorunlar; çevre (küresel ısınma, toprak, hava, deniz ve akarsu kirliliği vb.), sağlık, göç, savaş ve terör, hayvan neslinin tükenmesi, deprem, yoksulluk, ekonomik kriz ve demografik sorunlar başlıkları altında kodlanıp sınıflandırılmıştır. Ayrıca belirli kategorilere ayrılan küresel sorunlar sınıf seviyelerine göre tablolar hâlinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında çeşitli küresel sorunların işlendiği belirlenmiştir. Ancak küresel sorunların ders kitaplarında dengeli dağılmadığı ve güncel problemlerin kitaplarda yeterli düzeyde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yine incelenen ders kitaplarında en fazla çevre sorunlarının yer aldığına tespit edilmiştir. Göç, savaş ve terör, salgın hastalıklar ve yoksulluk gibi önemli meselelerin ise ders kitaplarında çok az işlendiği anlaşılmıştır. Bunların yanı sıra sınıf seviyeleri dikkate alınarak küresel sorunların işlenmesinde nitelik ve nicelik olarak değişikliğe gidilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Küresel sorunların temalara göre dağılımında ise “Doğa ve Çevre” temasının ön planda olduğu belirlenmiştir. Diğer temalarda ise küresel sorunların daha az işlendiği görülmüştür. Bunların yanı sıra küresel sorunların metinlerin içinde ve etkinlikler bölümünde sıkça geçtiği, diğer kısımlarda ise az ya da hiç olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, ortaokul Türkçe ders kitaplarının küresel sorunları yansıtma konusunda eksiklikler barındırdığını göstermiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Metin Sadeleştirme Üzerine Yapılan Çalışmalar Üzerine Bir İnceleme

    Kaya, Musa; Avşar, Abdulvahap

    Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine yapılan çalışmaları incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan araştırmalarda 2011- 2021 yılları arasında metin sadeleştirme üzerine 33 lisansüstü tez ve 2 makale tespit edilmiştir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine yapılan çalışmalar; yapıldığı yıl, yapıldığı üniversite, sadeleştirilen düzey, sadeleştirilen tür, sadeleştirmede ölçü olarak belirlenen kaynak, etkinlik hazırlama, sözlük hazırlama, uzman görüşü alınma, uygulanma ve hangi boyutta sadeleştirildiği başlıkları altında incelenmiştir. Araştırmalar sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine 20 farklı üniversitede lisansüstü tez hazırlandığı; Gazi Üniversitesi toplam 6 tezle 1. sırada yer alırken Necmettin Erbakan Üniversitesinin 4 tezle 2. sırada yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca A1 ile C1 arasında tüm düzeyler için sadeleştirme yapıldığı ve bazı çalışmaların A1-A2 ve B1-B2 gibi birden fazla düzeye yönelik olarak yapıldığı belirlenmiştir. B1 düzeyinde 40 sadeleştirme yüksek lisans, 10 sadeleştirme doktora tezi ve 1 sadeleştirme ise makale çalışması olarak yapılmış ve toplam 51 çalışmayla en fazla B1 düzeyinde sadeleştirme işlemi yapılmıştır. Sadeleştirme işlemi yapılan edebi türlere bakıldığında, hikâye türünde 76, fıkra türünde 15, destan ve masal türlerinde 10, roman türünde 5, mektup türünde 2 gezi yazısı, anı ve deneme türlerinde 1 (birer) adet sadeleştirme işleminin yapıldığı tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    Research Tendencies of Postgraduate Theses Between 2015-2019 on Turkish Education

    Maden, Sedat; Önal, Aydın

    In the study, it was aimed to determine the research tendencies of the master's and doctoral theses on Turkish education that were prepared between 2015-2019. In this study, qualitative research method was used. The data source of the research was taken from the Council of Higher Education National Thesis Center. Document analysis method was used in the data collection process. As a result of the research, it was determined that 839 postgraduate theses on teaching Turkish at 75 different universities were prepared between 2015-2019. From the theses in the data source, 730 of the thesis are master's and 109 are doctoral level. In addition, most graduate theses were completed in 2019. It has been determined that there is diversity in terms of subject in the postgraduate theses related to teaching Turkish. In the theses in the data source, mostly subjects related to the writing learning field were preferred. Topics related to reading learning field and values education have also been frequently examined in theses. The least covered topics in the theses in the data source are language policies and Turkish teacher (s). Qualitative research models have been used in most of the postgraduate theses on teaching Turkish. Accordingly, documents and interview forms were preferred more in the data collection process. In theses where quantitative research method was used, success test was frequently used. In addition, it was determined that diary, checklist and student product file were not used in quantitative studies. As a sample, secondary school students and Turkish teachers were selected after the documents. On the other hand, it was observed that parents and academicians were preferred as samples at least in theses.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex24TR Dizin12
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1302-1265
creativeworkseries.issn2149-4894
dc.date.accessioned2026-10-29T19:19:37.938837185Z
dc.date.available2026-10-29T19:19:37.938837185Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/14650
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi