İlgi alanları

Türk Halk Edebiyatı

Yayınları

3 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Tarihî kahramanlık filmlerinde mit-ritüel boyut ve seyir deneyimi: toplumsal yapının yeniden üretimi

    Köksal, Fatih

    Bu çalışma, Türk sinema tarihinde 1950’li yıllarda ilk örneği beliren tarihî fantazya ya da diğer adlarıyla kostüme avantürleri, tarihî kahramanlık filmlerini toplumsal yapının yeniden üretimi noktasında mit-ritüel boyut ve seyir deneyimi açısından incelemeyi amaçlamaktadır. İnsanoğlu ölüm gerçeği karşısında ritüellerle anlam üretme çabasına girişmiş; yine ölümle ilişkili olarak geleceğin belirsizliğiyle bağlantılı kaygılarını toplumsal düzeni tesis eden uygulamalarla denetim altına almaya çalışmıştır. Ritüelimsi yapılar, insanın varoluşsal gereksinimlerini karşılamak üzere birtakım kültür ürünleri ile modern toplumda da varlığını sürdürmektedir. Bu bağlamda, ilk bakışta gerçeklikle ilişkisi sınırlı ve dost–düşman karşıtlığına indirgenmiş görünen melodramlara, özelde kahramanlık filmlerine yönelik tükenmeyen ilgi, bu türün içerik, yapı ve kaynakları bakımından mit-ritüel bir boyuta sahip olmasıyla açıklanabilir. Tarihî kahramanlık filmleri, ritüel gereksinimlerin tezahürü olarak mitik içerik ve sunduğu ritüel deneyim ile toplumsal bireyin yapı içindeki konumunu pekiştirmekte ve mevcut toplumsal düzeni yeniden üretmeye hizmet etmektedir. Tarihî kahramanlık filmleri, her tür filmi gibi toplumsal hiyerarşilerin uzlaşı içinde yapının yeniden üretilmesini sağlayan ritüelistik kültürlenme faaliyetleridir. Özellikle tarihî kahramanlık filmleri mit ve ritüellerle olan geleneksel bağı ile toplumsal normların, kültürel sembollerin taşıyıcılığını üstlenmektedir. Tarihî fantazyalar bu görevi hem film ölçeğinde hem de seyirciyle kurduğu ilişkiyle ihya etmektedir. 1952 tarihli Kızıl Tuğ filmiyle başlayan, kökleri mitlere, destanlara, popüler edebiyata dayanan türün varlığı, toplumun gereksinimlerine binaen kültür hayatımızda devam etmektedir. Tür filmi olarak değerlendirilen tarihî kahramanlık filmleri, sinema sanatı ve yansıttıkları tarihsel gerçeklik bakımından çoğunlukla dikkate değer bulunmamıştır. Buna karşın birtakım toplumsal gerçekleri görünür kıldığı gerekçesiyle sosyal bilimlerin göz ardı edemediği bir boyutta ve süreklilikte seyirci ilgisini çekmektedir. Öyle ki tarihî fantazyaların da türsel olarak dâhil olduğu melodramlara yönelik bu ilgi, arkaik dönemdekine benzer bir duygusal algılama biçimiyle ya da mitik bir bilinçle ilişkilendirilmiştir. Bu ilgiyi yönetenlerin amaçları ise sıklıkla mitlerin eylemsel boyutu olan ritüellerin birtakım işlevlerinden yararlanmak suretiyle onların meşruiyet yaratma gücüyle açıklanmıştır. Ritüel bir süreç ve işlevle ilişkilendirilebilecek ilgiye mazhar olan tarihî kahramanlık filmlerinin beslendiği kaynaklar açısından içerik itibarıyla mitlerle ilişkisi de sorgulanmıştır. Sonuç olarak literatürdeki çalışmalarda filmlerin mitler ve ritüellerle olan ilişkisi üzerinde durulmasına karşın toplumsal yapının yeniden üretilmesinde bu işlevin nasıl kurgulandığı ve yapısı tartışılmamıştır. Dolayısıyla bu çalışmada bir içerik analizi yapmaksızın daha önce yapılmış çalışmaları destekleyecek şekilde öykü ve seyir deneyimi, ritüel sürecin sekanslarıyla ilişkilendirilecektir. Toplumsal normların, kültürel sembollerin taşıyıcılığını üstlenen tarihî kahramanlık filmleri, bu mitsel içerikleri bir ritüel mekân olarak beliren sinema salonlarında, TV karşısında sunmaktadır. Film kahramanları ve seyirci, ritüel bir yapı içerisinde Arnold van Gennep’in terimleriyle “ara/eşik” bölgede, Victor Turner’in ifadesiyle “eşiktelik”te bir “komünitas” üyesi olarak, ritüellerde bu aşamada uygulanan tecrit, sınama ve eğitim misyonu gereğince toplumun genel otoritesini temsil eden geleneği-mitleri öğrenerek, yapıya olan inancını tekrar tekrar güçlendirerek toplumsal yapıyı içselleştirmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Derviş Zaim sinemasında şamanın yolculuğu

    Fatih Köksal

    Derviş Zaim, 1990'lı yıllarda ana akım Türk sinemasına alternatif olarak beliren sanat sinemasının, yaygın adıyla "Bağımsız Sinema"nın temsilcilerindendir. Derviş Zaim sineması, "Bağımsız Sinema"nın genel niteliklerini taşımakla birlikte özgün bir sinema estetiği arayışıyla kültürel kodlardan ve geleneksel anlatı formlarından hem biçimsel hem de içeriksel anlamda beslenme bilinci ile çağdaşlarından ayrışmaktadır. Bu yönelimini otantik temsil ve yüzleşme kavramları ile açıklayan yönetmenin hem etik hem estetik anlamda bir iyileştirme idealinin peşinde olduğu söylenebilir. Dolayısıyla Derviş Zaim'in ele aldığı kültürel, toplumsal, politik, ekolojik sorunlara bağlı olarak filmografisinde yaygın bir tema şeklinde beliren hastalıklar, adeta mitik bir yolculuğun sonunda hakikatle yüzleşme ile ulaşılacak bir erginlenmeyle ve tedavi ritüeliyle iyileşmektedir. Filmlerindeki kahramanların arayış süreci ve bu süreci destekleyen mitsel motiflerin eski Türk dini ve şamanın yolculuğu ile ilgili oluşuna dair tespitlerimiz, bu tezde Derviş Zaim'in kurmaca filmlerine yönelik mitolojik bir içerik analizi yapmamızın sebebini oluşturmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2020
    Folklore and occupational folklore ın refik halid karay’s

    Köksal, Fatih

    Refik Halid Karay is one of the important writers who served Turkish story to open Anatolian and Turkish language to reach perfection. The author, with the opponent identity, from the years of constitutional period until the date of return to his country he made a name for himself in the politics of the country. Tuncay Birkan presents Refik Halid Karay’s newspaper articles which from started to return of his homeland in 1938 until his death date of 1965, separating them according to their themes under the name of “Memleket Yazıları” and published in 18 books. This articles, publishing in the most influential newspapers and magazines of the period are an important resource for social scientists and especially folklore with their themes of culture and art. When the articles are examined, it will be seen that the worry of writing daily articles and completing in time did not cause any platitude to him. The author in almost every article, the author explained what he knew about the customs and traditions that he feared to be forgotten, mansion life, cuisine culture, folk etymology, botanic, stereotypes, fairy tales and joke, folk theater, public vehicles, fashion, beliefs, professions; he entered compilation action by asking his reader about what he did not remember. In his articles, it is not folklore elements in “Memleket Yazıları” that will exceed the limits of the article; the emphasis will be on the Karay’s folklore attitude, which made the author to be interested in this issue and on his writings on occupational folklore.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-29T17:17:49.323777301Z
dc.date.available2026-10-29T17:17:49.323777301Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10385
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKöksal, Fatih
person.affiliation.nameİnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Halk Edebiyatı Anabilim Dalı
person.familyNameKöksal
person.givenNameFatih
person.identifier.orcid0000-0003-3101-6008
person.identifier.yok8CA818987CE11A61
person.interestTürk Halk Edebiyatı
person.jobTitleDr. Öğr. Üyesi
person.name.variantFatih Köksal
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/fatih-koksal