İlgi alanları
Yayınları
3 →- MakaleAçık Erişim2022Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Muhaddislerde Tenkit Metodu
Bogha, Asmaa Al
Bu araştırma, hadis tenkit yöntemini içeren İslami bilgiler aracılığıyla psikolojik durumları okumayı ele almaktadır. Çünkü uygulamalı hadis çalışmaları münekkidin, psikolojik terimleri kullanmasa da bilişsel psikoloji alanına yönelik değerlendirmeler yaptığına işaret ediyor. Hadisleri kabul veya reddetmede bilişsel psikoloji ilmiyle ilgili bu bilimsel kuralların uygulanması, konularının insan olması sebebiyle bu iki ilim arasında bir benzerlik olduğunu ortaya koyar. Dikkat, ezber, hafıza ve ölçüm testleri gibi bilinçsel süreçlerle ilgili bazı hususlar ve bu süreçlerin odak noktası olan insan psikolojisiyle ilgili, yetenekler, motivasyonlar ve onları etkileyen dengesizlikler gibi konularda her iki ilim karşılaştırıldı. Sonra birleştikleri ve ayrıldıkları noktaları tespit etmek için tenkit yönteminde muhaddislerden ve psikoloji ilmindeki araştırmacıların çalışmalarından örnekler sunuldu. Sonuç olarak çıkış noktası ve sonuç bakımından farklılıklar gösterseler de zihinsel eylemler ile ilgili konular bakımından iki ilim arasında kısmi bir benzerlik olduğu sonucuna ulaşıldı. Hadis münekkitlerinin sika tarifinin gerçekleşmesi için zabt şartı, psikologların bahsettiği dikkat anlamını içermektedir. Ancak sevap ve günah gibi şeri' sebeblerden dolayı muhaddisler bu konuda daha seçici davranmışlardır. Bilişsel psikolojide araştırmacılar, insanın zihinsel becerilerinin dikkat ve odaklanma becerisinde rol oynadığını kanıtlamışlardır. Ravilerden makbul olanı diğerlerinden ayırt etmek için raviler arasında karşılaştırma yapan hadis münekkitlerinin dikkati de bu noktada yoğunlaşmıştır.
- MakaleYalnız künye2021Hadis İlmi Penceresinden Hadis Rivayetinde Bulunan Kıraat İmamlarına Dair Bir Değerlendirme
Bogha, Asmaa Al
Bu araştırmanın amacı hadis ilmi ve kıraat ilmi arasında râvilerin cerh ve ta’dîli hakkındaki ihtilafı açıklamaktır. Râvinin güvenilir olup olmadığı tespit edilirken (ta’dîl), adâlet ve zabt olmak üzere iki rükün esas alınmaktadır. Bu iki rükündan zabt konusunda ölçüt olarak kıraat ilmi, hadis ilminden farklılık göstermektedir. Bu çalışmada muhaddislere göre zabtın tahakkuku için gerekli olan şartlar incelenmiş ayrıca kıraat imamlarının kıraatte hüccet olarak itibar ettiği şartlar ve makbul kıraatlerin şartları ortaya konmuştur. Cerh ehlinden münekkitlerin kıraat imamlarına ve râvilerine dair sözleri zikredilmiş ve ardından hadis ilmi açısından durumları değerlendirilmiştir. Ayrıca hadis rivayetlerinin neden zayıf olduklarının sebebi de ortaya konmuştur. Hadis ve kıraat ilmi arasında râvileri değerlendirme bakımından farklılık olması bir takım karışıklığa sebep olmuştur. Mesela kıraat ilminde imam olarak kabul edilen İmam Âsım b. Ebi’n-Necûd ve İmam Hafs b. Süleymân hadis ilminde tenkide uğrayan birer râvi olmuştur. Bu çalışmada söz konusu iki İmam Âsım ve Hafs’ın hadisteki durumlarından, cerh ve ta’dîl ehlinin bu iki imam hakkındaki değerlendirmelerinden bahsedildi. Bu doğrultuda hadis münekkidleri râvinin (rivayette bulunan kāri) adâlet bakımından zayıf olduğunu belirtirse bu durum hadis ve kıraat için aynı ölçüde geçerlidir. Eğer zabt yönünden zayıf olduğu belirtilirse o zaman şu kurala göre amel edilir: Her ilim zabt konusunda kendi usûlüne göre hareket etmektedir. Her ilmin zabt şartları kendine hasstır. Yani bir ilim ehli, her ilmin zabt şartlarını taşımak zorunda değildir. Kāri dikkatini kıraate, hadisçi ise hadise verir. Dolayısıyla İmam Hafs kıraatte sika iken hadis ilminde zabtından dolayı zayıf olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca bu çalışmada kıraat imamlarının hadis açısından durumları hakkında genel olarak şu sonuca ulaşılmıştır: Bazıları daha alt seviyede olmakla birlikte genelde sadûk ve sika arasındadırlar. Çünkü kıraatte gösterdikleri itina ve şeyhlerine uyum hadis alanında aynı özen ve ihtimam içerisinde olmamışlardır. Hadiste kurrâlardan İmam Âsım gibi sika seviyesinden daha alt seviyede kalan ve İmam Hafs gibi zayıf seviyesinde olan imamların zayıflığı tevsîk’in şartlarından biri olan adâlet dolayısıyla değildir. Daha ziyade hadiste itibar edilen zabt şartları bakımından bir zayıflıktır. Çalışmada ulaşılan bir diğer sonuç ise alimlerin meşhur oldukları alan dışındaki eksiklikleri kendi alanlarında da eksik oldukları anlamına gelmemektedir. Çünkü aslında her alan kendi özel çerçevesinde yetişen ehil alimlere sahiptir. Bir kişi sadece bir ilim dalı ile ilgilenip kendi alanına yoğunlaşarak bu alanda derinleşebilir. Bununla birlikte diğer ilim dallarında eksik kalması mümkündür. Ancak bu eksiklik kendi alanındaki dehasına etki etmeyecek bir eksikliktir. Hadis alimleri fakihler, kadılar ve salihlerin de hıfz konusundaki zayıflıklarından bahsetmiştir. Ancak bu durum onların adâlet durumlarına ya da dinlerine yönelik bir eleştiri olarak değil hadis ilmi çerçevesinde yapılan bir değerlendirmedir. Kurraların durumları değerlendirilirken kurraların ahvalini beyan eden kitaplara müracaat etmek gerekir. Buna karşılık râvilerin ahvali değerlendirilirken rivayetlerde ismi geçen şahısları hadis ilmi çerçevesinde ele alan ricâl kitaplarına müracaat etmek gerekmektedir. Hadis alimleri, râvilerin hallerini en ince ayrıntısına kadar takip etmiş, cerh ve ta’dîl işleminden sonra taz’if edilenleri ve sika olarak görülenleri iki ayrı grup halinde sınıflandırmıştır. Hadis alimleri râvilerin hallerini açıklarken, zayıf noktalarını kuvvetli noktalarından ayırırken çok titiz ve dürüst hareket etmişlerdir. Bir kişi hakkında cerh veya ta’dîl yönünde hüküm verirken insaflı davranmaya özellikle özen göstermişlerdir. Bu durum da onların sözlerini ve hükümlerini daha güvenilir kılmakta ve bizlere doyurucu bilgiler sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2020التوثيق الجماعي عند المحدثين
Bogha, Asmaa Al
تتجه الدراسة إلى الحديث عن التوثيق الجماعي، القائم على تعديل جماعة لهم صفة مشتركة بشكل جماعي، وجمع مفرداته، فقامت بتوضيح معناه وتوضيح العلاقة بينه وبين التوثيق الضمني، ثم بينت حكمه عند العلماء واعتماده عندهم، ومرتبته وشرط إعماله، أيضاً عرضت الدراسة أشكال التوثيق الجماعي بشكل متسلسل، حيث تفرع إلى أربعة أشكال، الأول: رواية من عُرف عنه أنه لا يروي إلا عن ثقة، ثم الشكل الثاني وهو المشيخات المقيدة بالثقات، والمشيخات التي اشترط أصحابها تبيين الجرح في الشيوخ الذين سيذكرهم إن وجد، كما وبينت الفرق بين هذه المشيخات وبين الكتب التي جمعت الرواة الثقات، ثم انتقلت إلى الشكل الثالث من أشكال هذا التوثيق وهو ما ورد في كتب الحديث من الحكم على إسناد بأن رجاله ثقات، ثم إلى الشكل الرابع وهو شيوخ من صنف في الضعفاء واشترط أن لا يبقي إلا من هو ثقة أو صدوق، مع ذكر تطبيقات كل شكل وأمثلته، واعتماد العلماء عليه، والاعتراضات والانتقادات إن وجدت، وفي النهاية ناقشت مسألة تعارض التوثيق الجماعي مع الجرح، وخلصت الدراسة بالإضافة إلى توضيح أشكال التوثيق الجماعي وحكم العلماء فيها وتطبيقاتها، إلى أن التوثيق الجماعي معتبر عند العلماء ومعمول به كما اتضح من الأمثلة التي عرضت أثناء البحث.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:17:32.754424386Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:17:32.754424386Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10271 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Bogha, Asmaa Al | |
| person.affiliation.name | İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Hadis Anabilim Dalı | |
| person.familyName | Bogha | |
| person.givenName | Asmaa Al | |
| person.identifier.orcid | 0000-0002-3333-6382 | |
| person.interest | Hadis | |
| person.jobTitle | Doç. Dr. | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/asmaa-al-bogha |

