İlgi alanları
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınları
5 →- MakaleYalnız künye2024Hicretin Kur’an’î Hedefleri Üzerine Bir Değerlendirme
Varlı, Abdussamet
İnsanlık tarihinin en eski toplumsal hareketlerinden bir tanesinin göç olduğu söylenebilir. Kişinin doğup büyüdüğü ortamı terk etmesi bazı durumlarda tercihe bağlı olsa da çeşitli gerekçelerle farklı zamanlarda zaruret olmuştur. Bu mecburiyet günümüzde de değişmemiş ve birbirinden farklı sebeplerle insanların yurtlarını terk etme serüveni devam etmiştir. Bu kapsamda insanoğlunun göç etmesinin temel gerekçelerinden bir tanesinin, sahip olunan inanç veya ideoloji sebebiyle kişilere yapılan baskılar olduğu söylenebilir. İslamî açıdan bakıldığında söz konusu gerekçeyle yapılmış göçler, Hz. Peygamber’e atfen hicret başlığı altında ele alınmıştır. Bu bakımdan hicret denilen yolculuk, sıradan göç etme eyleminden özenle ayrılmış ve farklı bir kavramsal temelde yeniden teşekkül etmiştir. Bu temel hicretin diğer sosyal, beşerî ve ekonomik kaygılar dışında, hareket noktasının dinî kaygıları içeriyor olmasıdır. Günümüzde de farklı coğrafyalarda varlığını devam ettiren hicret olgusunu sıradan göçlerden ayıran nokta, bu olguyu besleyen dinî bir arka planın var oluşudur. Dolayısıyla bu çalışmada ele alınacak ilk husus hicretin epistemolojik arka planı olacaktır. İnsanların inançlarını değiştirmeleri için yapılmış olan baskıların tarihine bakıldığında, insanlık tarihi kadar eski ve neredeyse tüm peygamberlerin hayatlarının değişmez gerçeği olduğu görülecektir. Bireylerin inançları sebebiyle görmüş oldukları zulümler Kur’an’da peygamberlerin hayatlarıyla örneklendirilmek suretiyle ele alınmış ve inananlar övülerek manevi açıdan desteklenmiştir. Bundan dolayı çalışmanın diğer bir başlığı da değer yargıları ve inançları sebebiyle Kur’an’daki bazı peygamberlerin hicret etmeleri ve bunun gerekçeleri olacaktır. Kur’an baskı ve zulüm yoluyla inançlarına müdahale edilen mü’minlere hicret etmeleri tavsiyesinde bulunurken bu noktada hangi hedefleri gözetmiş olduğu önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’an kendi öğretilerini kabul etmek suretiyle dünya hayatına yön veren ve bu bakış açısı neticesinde farklı zorluklarla karşılaşan muhataplarının hicret etmelerini tavsiye ederken, bu zorlu yolculuğun neticesinde ortaya çıkacak olan olumlu sonuçlara vurgu yapmak suretiyle onları hicret etmeye teşvik etmektedir. Sonuçları açısından hem dünya hem de ahirete taalluk eden bu teşvikler, inananlara hicretleri esnasında moral ve motivasyon sağlayıcı niteliğe sahiptir. Bu araştırma, inanan muhatapların hicrete teşvik edilmesiyle amaçlanan gayelerin neler olduğunu Kur’anî çerçevede ele almayı amaç edinmiştir. Farklı başlıklar altında bu Kur’anî hedeflerin gözler önüne serilmesiyle hicret yolculuğunun dini kazanımları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Kur’an’daki Peygamberler Örnekliğinde Kardeşlerin Hukuku
Topyay, Yusuf; Varlı, Abdussamet
Kur’an, gönderilmiş olan birçok peygamberden sadece çok azının hayatından tüm insanlık için rol model olacak kısmi örneklere yer vermiştir. Dolayısıyla Kur’an’da kendisine yer bulmuş olan peygamberî örneklerin, insanlık tarihi içerisinden adeta seçilmek suretiyle ele alınmış çok önemli hususları ihtiva etmiş olduğu muhakkaktır. Peygamberlerin gönderilmiş oldukları toplumlar ile aralarında geçen tebliğ, davet, mücadele, diyalog gibi ilişkilere bakıldığında, bu örneklerin inanan kimselerin günlük hayatının her safhasında karşısına çıkacak ailevi, sosyal, ahlaki ilkeleri barındırmış olduğu müşahede edilecektir. Sosyal hayatın ailede biçimlenmesinde birincil yeri ve etkisi olan (biyolojik) kardeşlerin uyumu aynı zamanda İslam’ın hedeflemiş olduğu ideal toplumun oluşmasını sağlayacaktır. Günlük hayat içerisinde fertlerin en çok hukuku taalluk eden kişilerin başında kardeşlerinin geldiği söylenilebilir. Sosyal bir varlık olması yönüyle oluşturacağı çevresinde ise insanın en önemli muhataplarından biri, hayata aynı ortamda başladığı, aynı kültür ve terbiyeyi aldığı ve benzer mücadeleleri birlikte vermiş olduğu kardeşleridir. Kardeşler arasında oluşacak olan hukukun birçok yönüyle topluma yansıyacak olması ve toplumun şekillenmesi sürecinde birincil etkiye sahip olması sebebiyle, Kur’an’ın kardeşler arası iletişime bakışı son derece önemlidir. Bu önemli iletişim ortamında, rol model olmuş peygamberleri, kardeşlerin kendi hayatlarında örnek almaları ise inanmış bir kimse için olmazsa olmazlar arasında kabul edilmelidir. Ailede kardeşler özelinde Kur’an’ın en önemli rol model şahsiyetler olarak insanlığa sunmuş olduğu peygamber hayatları çerçevesinde ne söylemiş olduğu bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Kıyamete dek insanlık için yol gösterici kimliğe sahip olan Kitabullah’ın, ailenin ve toplumun temeli mahiyetindeki kardeşler hakkındaki yaklaşımı peygamberler özelinde hangi mesaj ve örneklerle insanlığa sunulmuştur? Bu soru cevaplandığında ilahi öğreti çerçevesinde oluşturulmak istenen fertler arası sağlıklı birincil ilişkilerin keyfiyeti de bir nebze cevabını bulmuş olacaktır.
- MakaleYalnız künye2020Bilgi Sosyolojisi Bağlamında Bilimsel Tefsir Geleneği Üzerinde Değerlendirmeler
Güngör, Özcan; Varlı, Abdussamet
Bilgi sosyolojisi bilginin toplumsallığını inşa ederken onun var oluşu ve gerekçesi olarak toplumu işareteder. Çünkü her hangi bir bilginin alıcısı, üreticisi ve yeniden yorumlayıcısı yoksa o bilginin bir önemi deyoktur. İşte bilginin bu deverandaki durumu onun toplumsal olanla zorunlu olarak ilişki kurması sonucuna yolaçmaktadır. Bu bağlamda Batı tecrübesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Aydınlanma ile birlikte daha çokrağbet edilen rasyonalizm, sekülerizm ve bireysellik bağlamında dini yorum, beklenti ve pratikler de busüreçlerden hem kurumsal, hem bireysel hem de sembolik manada ciddi düzeylerde etkilenmiştir. Nihayet din,Batıda yaşanan bu tecrübenin sonunda toplumsal belirlenimci gücünü kaybettiği gibi kendi kurumsalotoritesinin öz-benlik saygısı da işlevsizleştirmeyle karşı karşıya kalmıştır. Aydınlanma ile başlayan din bilimçatışması son asırda zirve yaparak materyalizm yedeğinde adeta dinin dövülmesi şeklinde cereyan etmiştir.Burada dini temsilin Hristiyan doğma sistemi olduğunu bilmek kaydıyla materyalizmin tüm dinler üzerindekibaskısı ve bunun bilim paradigması içinde pozitivizm ile teyidi bütün dinler üzerinde bilimsel açıdan bir baskıoluşturmuştur. Yaşanan tarihsel, siyasal ve kültürel değişimin İslam dünyasında yansımaları olmuştur. Busüreçleri kendi şartları içerisinde yaşasa da İslam tefsir geleneği içerisinde adına bilimsel tefsir denilen ekolünvarlığı geçmişte de bilinmektedir. Konuya ilişkin klasik ve çağdaş çalışmalar karşılaştırıldığında Kur’an’ıanlama ve hayata taşıma gayretinin kimi zaman bilimsel gerçeklerle örtüştürme amacının farklılıklar taşıdığıanlaşılmaktadır. Bu bağlamda çalışma bilimsel tefsir geleneğini bilgi sosyolojisi bağlamında anlamayıkendisine problem edinmiştir. Amacı ise bilgi sosyolojisi bağlamında bilimsel tefsir geleneğini a) gereklilikolarak bilimsel tefsir, b) maksattan uzaklaşma olarak bilimsel tefsir, c) örnekleriyle bilimsel tefsir yoluylaanlama, karşılaştırma ve ileri analizlere zemin olacak şekilde ele almaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Kur’an’da Peygamberler Örnekliğinde Ailede Anne-Baba ve Çocukların Hukuku
Varlı, Abdussamet
Kur’an, geçmiş ümmetlerin hayatlarından kesitleri, ders çıkartıp güncelleme adına insanlığa örnek olması için içerisine almış bir kitaptır. Bu yönüyle Kur’an’ın belli bir kısmını kıssalar oluşturur. Bu kıssalar içerisinde çağlarına damga vurmuş peygamber misalleri önemli yer tutar. Peygamberlerin, nebevî ya da beşerî hayatta karşılaştıkları olaylara karşı tutum ve davranışları, farklı yönleriyle âhir zaman insanının dikkatine sunulur. Toplumların temel yapıtaşı olma özelliğini tüm asırlarda ve toplumlarda koruyan aile kurumundaki bireylere karşı peygamberlerin takınmış oldukları tutum ve davranışların bir kısmı Kur’an’da yer almaktadır. Aile kurumunda huzur ve saadetin yerleşmesi ve ailede zaman zaman karşılaşılan olaylara doğru ve yerinde tepkilerin verilebilmesi için, Kur’an’da yer verilmiş peygamberlerin rol model davranışları son derece önemlidir. Bu bağlamda, kişinin kendi dışında en öncelikli kimseler olan anne-baba ve evlatların peygamberler ekseninde Kur’an’daki hukuku ele alınacaktır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - Doktora TeziAçık Erişim2018Fahreddin Râzî'nin tefsirinde anthropomorfist yaklaşımlara reddiyeleri
Abdussamet Varlı
Mabudu/tanrıyı, bir şekliyle insana benzetme veya insanî özelliklerle vasfetme şeklinde de açıklanabilecek olan "antropomorfizm", insanlık tarihi kadar eski bir inanç biçimidir. İlahî hitaptan uzaklaşıldığında ortaya çıkan ve insan-biçimcilik diye de tarif edilebilecek olan antropomorfizm, İslâm tarihi boyunca farklı bölge ve coğrafyalarda ortaya çıkmıştır. Daha çok Ehl-i Kitap kültürünün izdüşümü olan bu anlayış, aynı zamanda Pers kültüründen etkilenmenin sonucu olarak, günümüz İran'ın Horasan bölgeleri, Afganistan ve Orta Asya diyebileceğimiz bölgelerde hicri III. asırdan itibaren varlığını hissettirmeye başlamıştır. Hicri VI. yüzyılda, bu bölgelerde siyasi iradeyi peşinden sürükleyecek kadar güce ulaşmış olan "antropomorfik anlayış", aynı dönemde yaşamış olan Fahreddin Râzî tarafından şiddetle eleştirilmiştir. "Teşbih" veya "tecsîm" kavramlarıyla bilinen ve günlük ilim literatüründe "antropomorfizm" tabiriyle ifade edilen anlayış sahiplerine, islâmi kültür içerisinde Müşebbihe veya Mücessime denilmiştir. Teşbih fikrini benimsemesi açısından Müşebbihe ve Mücessime fırkaları içerisinde zikredilen Kerrâmiyye fırkası da bu yönüyle çalışmamızın kapsamında yer almaktadır. Allah'a cisim, uzuv, cihet ve mekân izafe eden bu gruplara, Ehl-i Sünnet çizgisini takip eden âlimler, her daim karşı çıkmış ve görüşlerinin yanlış olduğunu nas ekseninde ispat etmeye gayret göstermiştir. Bu ulema arasında, hicri VI. ve VII. yüzyıllarda yaşamış olan ve kendisinden sonraki ilmi akımları birçok yönüyle etkilemiş olan Fahreddin Râzî, müstesna bir yere sahiptir. O, yaşamış olduğu dönemde İslâm ümmeti için büyük tehlike olarak gördüğü teşbih gruplarını, başta tefsiri olmak üzere yazmış olduğu birçok eserde ele alarak, fikir ve anlayışlarının tutarsız ve mantık dışı olduğunu, ayetler üzerinde yapmış olduğu yorumlarla ispat etmeye çalışmıştır. Bu çalışmada, o günün siyasi otoritesini karşısına alan Râzî'nin, ortaya koymuş olduğu mücadele, en nadide eserlerinden biri olan et-Tefsîru'l-Kebîr (Mefâtihu'l-Ğayb) adlı eser çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışmadan güdülen hedef, günümüzde de farklı parçalanmaları yaşayan İslâm ümmetine, düşülebilecek yanlışlar konusunda ışık tutabilmek ve farklı fikirlerin açmazlarını ortaya koyabilmek ve bu uğurda gösterilmiş fedakârlıkları daha anlaşılır hale getirme hususunda küçük de olsa bir katkı sunabilmektir. Anahtar Sözcükler: Râzî, Kur'an, Anthropomorfizm, Teşbih, Kerrâmî
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:15:43.629407115Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:15:43.629407115Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10237 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Varlı, Abdussamet | |
| person.affiliation.name | İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Tefsir Anabilim Dalı | |
| person.familyName | Varlı | |
| person.givenName | Abdussamet | |
| person.identifier.orcid | 0000-0001-9094-861X | |
| person.interest | Tefsir | |
| person.jobTitle | Doç. Dr. | |
| person.name.variant | Abdussamet Varlı | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/abdussamet-varli |

