Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alevriadou, Anastasia(2)
- Charitaki, Garyfalia(2)
- Demirel, Can(2)
- Gregory, Jess L.(2)
- Ismail, Zaleha(2)
- Kourti, Isidora(2)
- Ozturk, Mesut(2)
- Soulis, Spyridon-Georgios(2)
- Abdullah Duman(1)
- Akın Aykut Konakcı(1)
- Ali Ergün(1)
- Bedrettin Dolanbay(1)
- Burak Eskici(1)
- Elif Başaran(1)
- Emine Kartın(1)
- Fuat Koçlardan(1)
- Gamze Tamas(1)
- Kiratli, Tuncay(1)
- Kypriotaki, Maria(1)
- Mehmet Ali Türkköse(1)
- Mehmet Arız(1)
- Mehmet Ünsal(1)
- Miray Yegen(1)
- Murat Irmak(1)
- Sakici, Sehnaz(1)
- Sakici, Şehnaz(1)
- Saritemur, Büşra(1)
- Semanur Arıcı Dağ(1)
- Senem Durmazpınar(1)
- Süleyman Samet Kırkbir(1)
- Toçoğlu, Sinem(1)
- Tunahan Filiz(1)
- Vural, Engin(1)
- Yildirim, Yavuz(1)
- Zeynep Polat(1)
- Özlem Yıldız Çelik(1)
- İbrahim Hasdemir(1)
- Şeyda Akpulat(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3Investigation of e-sports attitudes among prospective physical education and sports teachers
Vural, Engin; Toçoğlu, Sinem; Kiratli, Tuncay; Yildirim, Yavuz; Saritemur, Büşra
This study aimed to examine the e-sports attitudes of prospective physical education and sports teachers. A total of 304 participants, including 154 (50.7%) females and 150 (49.3%) males, with a mean age of X ̄ = 21.17±2.10, studying in the Department of Physical Education and Sports Teaching at three different state universities, were included in the study. A Personal Information Form developed by the researchers and the "E-Sports Attitude Scale" were used to assess e-sports attitudes. According to the study results, a statistically significant difference was found in mean e-sports attitude scores according to the gender variable (p<0.05). It was determined that there were no statistically significant differences in mean e-sports attitude scores according to class level (p>0.05). However, statistically significant differences were observed in mean e-sports attitude scores based on the duration of gameplay (p<0.05). In conclusion, it was found that males exhibited more positive attitudes toward e-sports, grade level did not significantly affect e-sports attitudes, and participants' attitudes toward e-sports became more positive as gameplay duration increased. Future studies may consider exploring other demographic factors influencing e-sports attitudes, which are expected to contribute further to the literature.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ2A comparative analysis of teachers' attitudes towards including all students in six countries
Charitaki, Garyfalia; Kourti, Isidora; Gregory, Jess L.; Ozturk, Mesut; Ismail, Zaleha; Alevriadou, Anastasia; Soulis, Spyridon-Georgios; Kypriotaki, Maria; Sakici, Sehnaz; Demirel, Can
This study aims to explore differences across Greece, the UK, the USA, Malaysia, Romania, and Turkey in terms of their attitudes towards inclusive education and validate the three-model structure for attitudes towards inclusion across the above six countries. All special education teachers were administered the ATTAS-mm scale. They were employed in mainstream schools or parallel support and/or resource classes in six countries. The identified differences were interpreted regarding the effect of years of teaching experience, educational work level of teachers, and the highest degree completed across the different participating countries. Two-step cluster analysis suggested a two-cluster solution for Greece, the USA and the UK, and a three-cluster solution for Malaysia and Turkey. Finally, years of teaching experience, educational work level, and the highest degree completed had a significant effect on teachers' attitudes towards inclusion in all countries. Results are discussed for their implications in teachers training.
AtıfScopus7WoS6OpenAlex10İncele
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3Teachers’ Attitudes Towards Inclusive Education: a Cross-National Exploration
Charitaki, Garyfalia; Kourti, Isidora; Gregory, Jess L.; Ozturk, Mesut; Ismail, Zaleha; Alevriadou, Anastasia; Soulis, Spyridon-Georgios; Sakici, Şehnaz; Demirel, Can
The study aims to suggest a model for attitudes towards inclusive education that will yield a good fit across different countries. Moreover, we aim to explore the effect of years of teaching experience, educational work level of teachers, and the highest degree completed by teachers on teachers’ attitudes towards inclusion across different countries. A demographic scale and the ATTAS-mm were applied to 908 teachers employed in schools of general education or who offered parallel support and/or resources in five different countries (Greece, the UK, the USA, Malaysia, and Turkey). CFA suggested a 4-factor solution, which included the cognitive, affective, and behavioral factors that have been previously introduced by Gregory and Noto (2012), and a fourth factor, labeled overall attitudes towards teaching all students. In the cognitive factor, the UK had the most positive attitudes. TU, MA, and GR enrolled in the same cluster, and the USA had the least positive attitudes. In the affective factor, GR had the most positive attitude. MA and the USA enrolled in the same cluster and TU and the UK had the least positive attitudes. A similar pattern is observed for the behavioral factor with GR having the most positive attitude. TU and MA enrolled in the same cluster, and the USA and the UK had the least positive attitudes. Finally, years of teaching experience, educational work level, and the highest degree completed have a significant effect on teachers’ attitudes towards inclusion in all countries. Providing feedback for future research is the focal point of the discussion part.
AtıfScopus52OpenAlex54İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Okul yöneticilerinin toksik liderlik davranışları ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Mehmet Ünsal
Bu araştırma, okul yöneticilerinin toksik liderlik davranışları ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu, 89 kadın ve 167 erkek olmak üzere toplam 256 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırma grubunun seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Toksik Liderlik Ölçeği" ve üçüncü bölümünü "Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Buna göre katılımcıların toksik liderlik algıları bağlamında aktif olarak spor yapma durumu ve algılanan aylık kişisel gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak katılımcıların cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, okul kademesi, idari görev geçmişi, okul yeri ve algılanan aylık aile gelir düzeyi değişkenlerine göre toksik liderlik algılarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların aile gelir düzeyi değişkeni ile toksik liderlik algıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların yaş, kişisel gelir düzeyi ve çalışma yılı değişkenleri ile toksik liderlik algıları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Buna ek olarak katılımcıların tükenmişlikleri bağlamında medeni durum ve okul yeri değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak katılımcıların cinsiyet, eğitim durumu, okul kademesi, idari görev geçmişi, aktif spor yapma durumu, algılanan aylık kişisel gelir düzeyi ve algılanan aylık aile gelir düzeyi değişkenlerine göre tükenmişliklerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların yaş, aile gelir düzeyi ve çalışma yılı değişkenleri ile tükenmişlikleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların kişisel gelir düzeyi değişkeni ile tükenmişlikleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Sonuç olarak katılımcıların toksik liderlik algıları ile mesleki tükenmişlikleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Bu doğrultuda katılımcıların toksik liderlik algıları yükseldikçe mesleki tükenmişliklerinin de yükseldiği ileri sürülebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toksik liderlik, tükenmişlik, mesleki tükenmişlik, öğretmen, beden eğitimi ve spor öğretmeni.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik yönelim, öz etkililik-yeterlik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bedrettin Dolanbay
Bu araştırma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik yönelim, öz etkililik-yeterlik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu 82 kadın ve 162 erkek olmak üzere toplam 244 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırma grubunun seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form dört bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği", üçüncü bölümünü "Öz Etkililik-Yeterlilik Ölçeği" ve dördüncü bölümünü "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Buna göre katılımcıların cinsiyet, medeni durum, okul kademesi ve aktif olarak spor yapma durumu değişkenlerine göre liderlik yönelimlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların kişisel gelir düzeyi değişkeni ile liderlik yönelimleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların yaş, hizmet yılı ve aile geliri düzeyi değişkenleri ile liderlik yönelimleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Buna ek olarak katılımcıların öz etkililik-yeterlilikleri ve psikolojik sağlamlıkları bağlamında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak katılımcıların medeni durum, okul kademesi ve aktif olarak spor yapma durumu değişkenlerine göre öz etkililik-yeterliliklerinde ve psikolojik sağlamlıklarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların aile geliri düzeyi değişkeni ile öz etkililik-yeterlilikleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların yaş, hizmet yılı ve kişisel gelir düzeyi değişkenleri ile öz etkililik-yeterlilikleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, hizmet yılı, kişisel gelir düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenleri ile psikolojik sağlamlıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bununla birlikte öz etkililik-yeterliliğin psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisi pozitif yönde ve anlamlı olup katılımcıların öz etkililik-yeterlilik düzeyleri yükseldikçe psikolojik sağlamlık düzeylerinin de yükseldiği ifade edilebilmektedir. Sonuç olarak katılımcıların öz etkililik-yeterlilik ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin liderlik yönelimleri üzerindeki etkilerinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda katılımcıların öz etkililik-yeterlilik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri yükseldikçe liderlik yönelimlerinin de yükseldiği ileri sürülebilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Fuat Koçlardan
Bu araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki hizmet süresi, aile gelir durumu, çalışılan okul türü ve görev yapılan yerleşim yeri) incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlayan 209 öğretmene ulaşılmıştır. Gönüllü katılım sağlayan öğretmenlere "Maslach Öğretmen Tükenmişlik Envanteri", "Öğretme Motivasyon Ölçeği" ile danışman ve araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma metotlarından olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24.4 programından istifade" edilmiştir. Ölçek ve alt boyut puanlarının normallik dağılımlarında Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiş. İki bağımsız değişkenler için iki örneklem t testi, ikiden fazla değişkenin karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. Gruplar arasında anlamlı farklılığın görülmesi durumunda ANOVA testinde gruplar arasındaki farklılığı tespit etmek amacıyla Post Hoc (Tukey) testinden yararlanılmıştır. Araştırmada içsel motivasyon alt boyutunda okul türüne göre liselerde görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Duygusal tükenme alt boyutunda yaş değişkenine, mesleki hizmet süresine ve aile gelir durumuna göre anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin aile gelir durumlarının fiziksel tükenme, zihinsel tükenme ve öğretme motivasyonları üzerindeki etkisine bakıldığında aile gelir durumu düşük ya da orta olan öğretmenlerin aile gelir durumu yüksek olanlara göre daha fazla tükenme yaşadıkları görülmüştür. Görev yeri şehir merkezi olanların görev yeri köy veya ilçe olarak belirtenlere göre daha yüksek duygusal tükenme yaşadıkları görülmüştür. Sonuç olarak Maslach tükenmişlik durumu arttıkça öğretme motivasyon düzeyi azalmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel güven algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisinin incelenmesi
Mehmet Arız
Bu çalışmada, eğitim örgütlerinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel güven algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Erzincan ili merkez ilçe ve diğer ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda görevli 152 beden eğitimi öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda yürütülen çalışmada, örgütsel güven ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nicel verilere dayalı araştırma ve ölçme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgi formu, Schoorman ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve çalışanların yöneticilerine karşı güven ağılarını ölçen 4 ifade ile Nyhan ve Marlow tarafından geliştirilen ve örgüte karşı güveni ölçen 4 ifadenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan 8 soruluk örgütsel güven algısı ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların örgütsel bağlıklarını ölçmek için de Mowday ve arkadaşlarının geliştirdiği 9 soruluk örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS paket programından faydalanılmıştır. Yapılan veri analizi sonucunda örgütsel güvenin örgütsel bağlılığı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Katılımcıların örgütsel güven ve örgütsel bağlılıklarının demografik özelliklere göre anlamlı farklara sahip olup olmadığını araştırmak için t testi, ANOVA (varyans analizi) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre örgütsel güven ve örgütsel bağlılık arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki tespit edilirken, beden eğitimi ve spor öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel bağlılıklarının demografik değişkenlere göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi (Trabzon ili örneği)
Süleyman Samet Kırkbir
Bu araştırmanın temel amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Trabzon ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi ve spor öğretmenleri oluştururken örneklem grubunu evrenden kolaylama yöntemi ile ulaşılan kişiler oluşturmaktadır. Katılımcıların tükenmişlik düzeylerini ölçmek için "Tükenmişlik Ölçeği", benlik saygısı düzeylerinin ölçülmesi için ise "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi için gruplar arası karşılaştırmalarda Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılırken, ilişki testlerinden Spearman Korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri cinsiyet, çalışılan okul türü, görev yapılan okulda spor salonu olma durumu ve görev yapılan bölge durumuna bağlı olarak farklılık göstermezken, medeni durumları, aylık gelir düzeyleri ve spor geçmişine sahip olma durumlarına bağlı olarak gruplar arasında farklılık göstermiştir. Tükenmişlik düzeyleri ile yaş, ortalama gelir düzeyi ve hizmet süreleri arasında negatif yönde ilişkilerin olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Benlik saygısı düzeyleri cinsiyet, medeni durum, aylık gelir düzeyi, çalışılan okul türü, görev yapılan okulda spor salonu olma durumu, görev yapılan bölge durumu ve spor geçmişine sahip olma durumlarına bağlı olarak farklılık göstermemiştir. Benlik saygısı düzeylerine yönelik korelasyon analizi sonucunda da yaş, ortalama gelir düzeyi ve hizmet sürelerinde ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ile benlik saygısı düzeyleri arasında negatif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Beden eğitimi ve spor, öğretmen, benlik saygısı, tükenmişlik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının belirlenmesi: Öz düzenleyici öğrenme ve uzaktan eğitim faktörleri
Senem Durmazpınar
Bu araştırma da sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının belirlenmesi, öz düzenleme ve uzaktan eğitim faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Betimsel nitelikte olan bu araştırmada ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak "İlk Okuma Yazma Öğretimi Öz Yeterlik Ölçeği", "Öz-düzenleyici Öğrenme Ölçeği" ve "Uzaktan Eğitime Yönelik Görüş Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde Pearson Korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi, doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri ve öz düzenleyici öğrenme becerisi düzeylerinin yüksek, uzaktan eğitime yönelik düşüncelerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve uzaktan eğitime yönelik düşünceleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu, diğer taraftan ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri ve öz düzenleyici öğrenme becerisi arasında uzaktan eğitime yönelik görüşlerin aracı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öz yeterlik, öz düzenleyici öğrenme, uzaktan eğitim, ilk okuma ve yazma.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde edebi ürün kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Emine Kartın
Din ve edebiyat alanları arasında geçmişe dayanan köklü bir ilişki vardır. Edebiyat, edebi ürünler açısından gelişimini ve bazen de oluşumunu dinlere borçluyken dinler de edebiyatın ifade gücünden ve halk arasındaki kabul edilebilirliğinden faydalanmışlardır. Günümüzde bu etkileşim yoğun olmasa da halen devam etmektedir. Özellikle sözlü ve yazılı olan edebi ürünler bir ders materyali olarak gerek diğer öğretim alanlarında gerekse din ve ahlak öğretiminde kullanılmaktadır. Dilin etkili ve güzel bir şekilde kullanıldığı, toplumun kültürel değerlerinin rahatlıkla yansıtılabildiği ve insanların duygularına hitap ederek, gelişmelerine katkı sağlayabilen edebi ürünler, özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi gibi kültür aktarımını sağlamayı amaçlayan derslerde başvurulması gereken kaynaklardan biridir. İlgili literatür tarandığında DKAB dersinde edebi ürün kullanım durumuna ilişkin çalışmalarda birtakım eksiklikler ve sınırlılıklar belirlenmiştir. Araştırmanın amacı, DKAB dersinde edebi ürün kullanım durumunu öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması tercih edilerek gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinde bulunan dört eğitim bölgesinden ortaokullarda ve imam-hatip ortaokullarında görev yapan 50 öğretmen ve ilgili okullarda öğrenim gören 88 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, araştırma için hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla elde edilmiş ve içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; katılımcıların DKAB dersinde edebi ürün kullanımının faydalı olduğu görüşünde hemfikir oldukları, ders kitaplarında edebi ürünlere daha çok yer verilmesi gerektiğini düşündükleri, DKAB dersinde en çok hikâye türünün kullanıldığı, edebi ürünlerde sade ve anlaşılır bir dil kullanılması, edebi ürünlerin öğrencinin bilişsel gelişim alanına çeşitli katkıları olduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma
Zeynep Polat
Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Bayburt ili örneği)
Abdullah Duman
İnsan hayatında önemli bir yer tutan ve yaşamın hemen hemen her evresinde karşılaştığımız spor kavramına yönelik, çeşitli aracılar vasıtasıyla birtakım tutumlar sergileyebiliyoruz. Bu evreler içerisinde olan eğitim ve öğretim ortamında sporun görünen yüzü olarak karşımıza öğretmenler çıkmaktadır. Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının, öğrencilerin spora bakışlarının olumlu ya da olumsuz yönde gelişmesi açısından bir etki ortaya çıkaracağı söylenebilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Bayburt ilinde görev yapan öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının yaş, cinsiyet, görev yılı, medeni durum, okul tipi, okulun bulunduğu yer, branş, spor yapma ve aktif spor yapma değişkenlerine göre incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Bayburt ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı kişisel bilgi formu ve anket formudur. Çalışmamızda 2021 yılında Bayburt ilinde görev yapan 249 öğretmenin spora yönelik tutumu üzerinde çalışılmıştır. Bu bağlamda spora yönelik tutumu ölçmek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen "spora yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Bu bağlamda elde edilen veriler IBM SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26 programında yer alan "bağımsız örneklem t-testi, one-way anova, post-hoc testleri, Pearson korelasyon analizi" sonuçlarına göre raporlandırıldı. Çalışma sonucunda; cinsiyet değişkenine göre erkek katılımcıların, yaş değişkenine göre 30 yaş altı katılımcıların, medeni durum değişkenine göre bekar katılımcılarım spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Aktif spor yapma ve spor yapma değişkenine göre spor yapan katılımcıların bariz bir şekilde spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Görev yılı, görev yapılan okul türü ve görev yapılan okulun bulunduğu yer değişkenlerine göre çok fazla fark olmamasına rağmen 5 yıl altı çalışan, köyde ve lisede görev yapan katılımcıların spora yönelik tutumların yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Spor, tutum, öğretmen
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sınıf öğretmenlerinin tarih bilincine yönelik görüşlerinin incelenmesi (Ağrı ili örneği)
İbrahim Hasdemir
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin tarih bilincine ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma fenomenoloji (olgu bilim) modelinde yürütülen bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Ağrı ili merkez ilçesinde görev yapan 20 4. sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda sınıf öğretmenlerinin tarih bilincine dair bilgi düzeylerinin genel olarak iyi bir seviyede olduğu anlaşılmıştır. Ancak tarih bilincinin bilişsel boyutunda özellikle kronoloji hususunda öğretmenlerin kuramsal bilgilerinde eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan ilköğretim sosyal bilgiler ders kitabında öğretmenlere göre önemli sorunlar olduğu bulgulanmıştır. Bu önemli sorunların kronoloji bilgisinin, milli mücadele dönemi kahramanlarının ve çocuk oyunlarının yetersizliğinden kaynaklandığı saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İlkokul öğretmenlerinin ana dili Türkçe olmayan öğrencilere Türkçe öğretimine ilişkin deneyimleri: Bir olgubilim çalışması
Özlem Yıldız Çelik
Araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin Türkçe öğretimi bağlamında ana dili Türkçe olmayan öğrencilere yönelik deneyimlerini belirlemektir. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Katılımcılar ölçüt dayanaklı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, sınıfında Suriyeli ve Afgan mültecisi olan öğrencilerin bulunduğu 36 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada ana dili Türkçe olmayan Suriyeli ve Afgan mültecisi öğrencilere Türkçe öğretiminde öğretmen-öğrenci iletişim sorunundan dolayı temel dil becerilerini kazandırmada yaşanılan zorluklar ortaya konulmuş, bu zorluklara ilişkin eğitim öğretim sürecinde neler yapılması gerektiğine dair öneriler belirtilmiş, öğretmen-öğrenci ve ailelerin Türkçe dil eğitimine dair kurslar alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çoğunun ana dili farklı olan öğrencilere Türkçe öğretiminde kendisini yetersiz hissettiği, öğretim yöntemlerini ve ders etkinliklerini uygulama, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar ve ana dili farklı olan öğrenciler ile dil problemi yaşadıkları görülmüştür. İlkokul öğretmenlerinin Türkçe öğretiminde dil kurslarının yanı sıra dil sorunu olan öğrencilerle sosyal aktivite oluşturmanın, rehberlik desteği sağlamanın, öğrenci dağılımını belirli bir planlama ile dönemin başında sınıflara dağıtılmasının faydalı olacağına dair olumlu görüşler bildirdikleri görülmüştür. Sözel iletişim öğrenme alanı içinde özel etkinlikler oluşturulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Ana dili Türkçe olmayan öğrenciler, İlkokul Öğretmenleri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Örgüt iklimi ve psikolojik dayanıklılığın iş-yaşam dengesi üzerindeki etkisi: Öğretmenler üzerine bir araştırma
Şeyda Akpulat
İş yaşam dengesi, örgüt iklimi ve psikolojik dayanıklılık olgularının incelendiği bu çalışmada, bireylerin iş yaşam dengesini sağlamada örgüt iklimi ve psikolojik dayanıklılığın etkisi analiz edilmektedir. Yine, iş yaşam dengesi üzerinde bireylerin yaşlarının cinsiyetlerinin, eğitim seviyelerinin, medeni durum ve mesleki statüleri gibi sosyo-demografik özelliklerinin etkileri irdelenmektedir. Çalışma 315 kişilik bir örneklem grubu üzerinde yapılan ampirik bir uygulama ile desteklenmiştir. Anket tekniğinden yararlanılarak yapılan bu araştırmada İş Yaşam Dengesi Ölçeği, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği III-R ve Örgüt İklimi Ölçeği kullanılmıştır. SPSS 20 paket programına aktarılan veriler; faktör analizi, t-test, ANOVA, Pearson Korelasyon, Çoklu Regresyon teknikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgularda örgüt iklimi ve psikolojik dayanıklılığın, iş yaşam dengesini etkilediği tespit edilmiştir. Bireylerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin yüksek olması ve olumlu bir örgüt ikliminin varlığı, bireylerin iş yaşam dengesini sağlayabilmelerini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca yapılan t-testi sonucunda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre iş yaşam dengesini sağlamada daha çok zorlandığı görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Fen bilgisi öğretmen adaylarının öğretim becerilerinin öz değerlendirme yöntemiyle incelenmesi
Elif Başaran
Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sınıf içi öğretim becerilerini ne düzeyde kazanmış oldukları öz değerlendirme formu kullanarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu sayede öğretmen adayları mesleki gelişimleri için ihtiyaç duydukları öğrenmeleri anlayıp özümsemede adaylara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmada çalışma grubunu 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde Bayburt Eğitim Fakültesi'nde fen bilgisi öğretmenliği 4. Sınıfta öğrenim gören 36 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ve fen bilgisi öğretimi programında yer alan özel öğretim yöntemleri dersinde uygulanan öz değerlendirme formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler betimsel ve içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmada Fen Bilgisi öğretmen adaylarının öğretim sürecinin planlama aşamasında derste yapacakları etkinlikleri nasıl değerlendireceklerini önceden belirledikleri saptanmıştır. Bu bağlam öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun öğretim becerilerinin önemli bir aşaması olan planlamaya ilişkin yeterliliklerinin olduğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf öğretmenlerinin ve velilerin destek eğitim odası uygulamasına ilişkin görüşleri
Gamze Tamas
Bu araştırmada, özel gereksinimli kaynaştırma öğrencilerinin aldığı destek eğitim hizmetlerinden biri olan destek eğitim odası uygulamasına ilişkin sınıf öğretmenleri ve veli görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Erzurum ilinde, destek eğitim odası uygulaması yapılan okullarda gerçekleştirilmiş olup, destek eğitim odasında destek eğitimi veren 25 sınıf öğretmeni ve destek eğitim odası uygulamasından yararlanan 25 öğrenci velisinin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma çalışmalarında kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış, veriler yüz yüze görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin büyük bir bölümünün görev yaptıkları okulda özel olarak destek eğitim odası olmadığı, öğrencilere en fazla Matematik ve Türkçe derslerinden destek eğitim verildiği, öğretmenlerin büyük bölümünün öğretim sürecinde anlatım yöntemini kullandığı ve öğretmenlerin büyük çoğunluğunun mevzuata yeterince hâkim olmadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin büyük oranda destek eğitim odası uygulamaları esnasında öğrencilerin ailelerinden destek aldıkları ve öğrencilerinin destek eğitim odalarında verilen eğitime yönelik olumlu tutum içinde oldukları sonucuna varılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin büyük bölümünün eğitim sürecinde rehabilitasyon merkezlerinden destek aldıkları ve özel eğitim hizmetleri ile ilgili bir eğitime ihtiyaç duydukları sonucuna varılmıştır. Velilerin destek eğitim odalarında yürütülen eğitim öğretim sürecinde destek aldıkları kurum ve kuruluşların ağırlıklı olarak Rehberlik Araştırma Merkezi ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğu sonucuna varılmıştır. Velilerin destek eğitim odası uygulaması esnasında yaşadıkları sorunların büyük oranda derslerin okul sonrası olmasından dolayı öğrencinin yorulması, velinin eğitim öğretim sürecine ilişkin yeterli bilgi sahibi olmaması ve öğrencinin etiketlenmesi yönünde olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca velilerin ders saatlerinin artırılmasına ve uygulamaların daha profesyonel şekilde yürütülmesine ilişkin beklentilerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf ve branş öğretmenlerinin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz-yeterlik algıları
Mehmet Ali Türkköse
Bu araştırmanın amacı, branş ve sınıf öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz- yeterlik algılarını belirlemektir. Bu araştırma tarama (survey) modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın katılımcıları 2017-2018 yılları arasında Erzurum ili Aşkale ilçesinde görev yapan 330 sınıf ve branş öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı; öğretmen ve öğretmen adayları için geliştirilen 'Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi Öz-Yeterlik Ölçeği'dir. Verilerin analizinde ise, ise t-testi, ANOVA testinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi tüm analizler için .05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonunda, öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri, temel kavramlar bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi ve planlama bilgisi alt boyutlarında ortancanın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Program geliştirme süreci bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi alt boyutlarında ise ortalamanın altında olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "cinsiyet", "branş", "eğitim düzeyleri", "görev yaptıkları okul kademesi", ve "mezun oldukları fakülte", "hizmet içi eğitim alıp almama", "Öğretim ilke ve yöntemleri dersini lisansta alıp almama durumları", arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "kıdemleri" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf öğretmenlerinin yeterlik inançları ile öğretmelik mesleğine yönelik tutumları arasındaki ilişki
Burak Eskici
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile yeterlik inançları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada amaca uygun olarak deneysel olmayan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016 – 2017 eğitim öğretim yılında Bayburt İli Merkez İlçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise ulaşılabilir örnekleme metoduyla belirlenen ilkokullarda görevli 205 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcı öğretmenlere geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan 'Öğretmen Yeterliği Ölçeği' ve 'Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği' uygulanmıştır. Bu ölçekler ile birlikte çalışmamıza katkı sağlayacak maddelerden hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Bayburt ilinde görev yapan sınıf öğretmenleri okullarında ziyaret edilerek yapılan çalışmanın amacı hakkında bilgi verilmiş ve katılımcıların ölçekleri gönüllülük esasına göre doldurmaları sağlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, frekansların ve yüzdelerin gösterildiği ve betimsel istatistiklerin yer aldığı tablolar ile sunulmuştur. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 21.0 paket programında yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumları ile yeterlik inançları arasındaki farklılığı belirlemek amacıyla parametrik testlerden t- testi ve ANOVA, ayrıca Non-parametrik testlerden Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişkiyi değerlendirmede ise yine normal dağılım değerlendirmesi yapılarak, korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<0.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre sınıf öğretmenlerinin, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile yeterlik inançları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Miray Yegen
Bu araştırmada; sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel türde genel tarama modeli kullanılmıştır. Bayındır (2001) tarafından geliştirilen anket, Ağrı ili Doğubayazıt ilçesindeki 155 ilkokul 4. sınıf öğretmenine ve 2627 ilkokul 4. sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Her iki anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler ve bağımsız sorular, ikinci bölümde bağımlı sorular yer almaktadır. Kaynak gruplar; yaş, cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul, medeni hal, öğretim değişkenlerini bilme ve uygulamaları bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Bunlar; giriş, literatür incelemesi, yöntem, bulgular ve tartışma, sonuçlar ve önerilerdir. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde p<0.05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir farklılık göstermeyen gruplar araştırma dışı bırakılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yapılan bazı öneriler şunlardır; etkili sınıf yönetimi ve kaliteli bir iletişim için öğrenciler iyi tanınmalıdır. Kurallar adilce uygulanıp öğretmen olarak iyi bir model olunmalıdır. Ayrıca öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları göz ardı edilmeden, sınıfın fiziki değişkenleri öğrencilere göre ayarlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Sınıf yönetimi, öğretmen davranışları, sınıfın fiziksel değişkenleri, öğrenci görüşleri.



