Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisi: Gürcistan örneği

    Aydın Önal

    Araştırmada, dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul (Gürcistan örneği) öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test ve son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gürcistan'daki bir Türk okulunun 8. sınıfında öğrenim gören iki dilli 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uygulama süreci, 20 haftada tamamlanacak biçimde, ön ve son test dahil toplam 48 ders saati boyunca hem yüz yüze hem de çevrim içi ortamlarda yapılmıştır. Uygulama süreci, Yazarlık ve Yazma Becerileri seçmeli dersinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Metinleri Değerlendirme Ölçeği", "Elektronik Yazma Alışkanlığı Ölçeği" ve "İki Dilliler İçin Hızlı ve Kademeli Baskın Dil Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", Yazma Tutum Ölçeği", Yazma Motivasyonu Ölçeği ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda, dijital metin yazarlığı öğretimi deney grubu öğrencilerinin çevrim içi yazma başarısını artırdığı görülmüştür. Ayrıca yazma kaygısını düşürdüğü ve yazma motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Ancak yazma tutumu üzerinde etkili olamadığı tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda dijital metin yazarlığı; çevrim içi yazma becerisini geliştirdiği, yazılı anlatım kurallarının özenli kullanımında ve söz varlığının zenginleşmesinde faydalı olduğu, yazma sürecini iyileştirdiği ve kolaylaştırdığı, düşüncelerin daha rahat ifade edilmesini sağladığı, dijital ortamlarda yazmanın mutluluk verdiği öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak, dijital metin yazarlığı, öğrencilerin çevrim içi yazma becerilerini geliştirdiği ve yazmaya ilişkin duyuşsal yönlerine de katkı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, dijital metin yazarlığı, yazma becerisi, çevrim içi yazma, duyuşsal unsurlar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin incelenmesi

    Samed Albayrak

    Yapılan araştırmalar matematik öğretmenlerinin, matematiksel kavramların evrensel olması ve genellikle sayısal örneklerle açıklanması nedeniyle, diğer alanlara göre matematik öğreniminin dile daha az bağımlı olduğuna inandıklarını göstermiştir. Bu nedenle, birçok matematik öğretmeni matematiğe özgü bazı kavram, kelime ve notasyonu öğretiyor olsa da genellikle öğrencilere matematiksel olarak okumayı, yazmayı veya konuşmayı açıkça öğretmezler. Ancak matematik ve dil arasındaki ilişki, matematik öğrenen çoğu öğrenci için ayrılmaz ikilidir. Bu nedenle öğrencilerin matematik dilini anlamalarına yönelik araştırmalar yürütülmesi önemli görülmektedir. Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 324'ü ilçe merkezinde, 85'i köyde olmak üzere toplam 409 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri "Matematik Dilini Anlama ve Kullanma Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik ile matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; öğrencilerin öğrenim gördüğü yer ve sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi son dönem puanı ile matematik dilini anlama ve kullanma becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin eşittir işaretinin anlamına yönelik algıları: Gelişimsel bir araştırma

    Adem Türk

    Bu araştırma ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin eşittir işaretine yönelik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma gelişimsel araştırma modelinde tasarlanmış olup enlemsel türü kullanılmıştır. Çalışmaya Türkiye'nin doğusunda bulunan bir ildeki bir resmi devlet okulunda öğrenim gören gönüllü sekiz öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin ikisi 5., ikisi 6., ikisi 7. ve ikisi 8. sınıfta öğrenim görmektedir. Çalışmanın verileri aritmetik, cebir öncesi, orantısal düşünme, cebir, özdeşlik ve cebir problemi içeren 10 açık uçlu soru yardımıyla klinik mülakatla toplanmıştır. Toplanan verilere betimsel analiz yapılmıştır. Bunun için eşittir işaretine yönelik yapılan önceki araştırmalar incelenerek veri analizi için bir çerçeve oluşturulmuş ve bu çerçeve doğrultusunda veriler analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin eşittir işaretine yönelik algılarının ilişkisel, denge/aynı ve işlemsel anlamlarında toplandığına işaret etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrencilerin aritmetik, cebir öncesi, orantısal ilişki ve cebir sorularında ilişkisel ve işlemsel düşünme olmasına rağmen özellikle denge/aynı anlamına odaklandığı belirlenmiştir. Özdeşlik sorusunda ise öğrencilerin işlemsel ilişkisel ve denge/aynı anlamına dengeli dağıldığı belirlenmiştir. Cebire yönelik problem sorusunda öğrenci cevapları incelendiğinde öğrencilerin ilişkisel düşünme anlamını hiç kullanmadıkları denge/ aynı ve işlemsel anlamlarını kullanıldığı görülmüştür. Çalışmada ulaşılan en özgün ve önemli sonuç ise, önceki araştırmalarda öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz olarak gördükleri belirlenmesine rağmen bir izleme araştırması özelliği taşıyan bu araştırmada öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz anlamında düşünmedikleridir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ilk ve ortaokullarda erken cebirsel düşünme etkinlikleri yapılmasının bu durumun nedeni olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmacıların erken cebirsel düşünmeye yönelik araştırmalar yürütmesi ve uygulayıcıların sınıflarında erken cebirsel düşünme etkinlikleri yaptırması önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı öğretimin değerlendirilmesi: Çarpanlar ve katları konusu örneği

    Abdurrahim Erdem

    Bu çalışmada, sayılar ve işlemler öğrenme alanı çarpanlar ve katları konusunda tasarlanmış sanal ve fiziksel manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı bir öğrenme ortamındaki öğrenci eylemleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları, tasarlanan öğrenme ortamındaki öğrencilerin sergiledikleri üstbilişsel becerileri ortaya koymak, manipülatifler hakkında ve öğretim ortamı hakkında öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda altı haftalık öğretim bölümleri tasarlanmıştır. Her hafta düzenlenen öğretim bölümleri ile elde edilen çıktılarla bir sonraki öğretim bölümleri düzenlenerek süreç yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde ortaokul 8. sınıfa devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda -öğrencilerin üstbilişe dair değerlendirmeleri, öğrencilerin manipülatiflere yönelik değerlendirmeleri ve öğrencilerin öğretim ortamına dair değerlendirmeleri- olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Çalışma ile elde edilen bulgular ile 8. sınıf öğrencilerinin üst bilişsel beceriler sergiledikleri, matematik dersinde ilk defa farklı bir öğretim ortamı deneyimledikleri, ilk defa sanal veya fiziksel manipülatif deneyimi yaşadıkları ve sanal manipülatifleri fiziksel manipülatiflere göre daha fazla tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ilgili konu alanında öneri ve tavsiyelere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Cebirsel düşünme kavramının ortaokul seviyesinde öğrenilme durumunun araştırılması

    Ömer Gökburun

    Bu çalışmanın amacı; 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerini, cebirsel ifadelerle ilgili kavram yanılgılarını ve anlama düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan gelişimci araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilinde bulunan devlet okulunda öğrenim gören ortaokul öğrencileri (6., 7. ve 8. sınıf) ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde ortaokulda öğrenim gören 82 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak 8 soru 4 Düzeyden oluşan Cebirsel Düşünme Düzeyleri Tespit Formu (CDDTF) ve mülakat kullanılmıştır. Test 6. sınıflardan 33 öğrenciye, 7. sınıflardan 21 öğrenciye ve 8. sınıflardan 28 öğrenciye uygulanmıştır ve ardından mülakatlar uygulanmıştır. Test ve mülakatlardan elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin cebirsel ifadelerle ilgili olarak 30 adet kavram yanılgısına sahip oldukları, cebirsel düşünme düzeylerinin oldukça düşük oldukları, Düzey-4'e ulaşabilen sadece 3 adet öğrenci olduğunu ve bu öğrencilerinin tamamının kız öğrencileri olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyeleri arttıkça cebirsel düşünme düzeylerinin de arttığı, kavram yanılgılarının bütün sınıf seviyelerinde görüldüğü tespit edilmiştir. Öğrencilerin yarısına yakınında cebirsel ifadeleri anlamama ya da kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak ortaokul seviyesindeki öğrencilerin aritmetikten cebire gelişte sorunlar yaşadığı, aritmetikten cebire geçemeyenlerin Cebirsel Düşünme Düzeylerinin düşük olduğu ve Cebirsel Anlama düzeylerinin beklenenin altında olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile Cebirsel Düşünme Düzeyleri ile Cebirsel Anlama Düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde kız öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve son düzeye ulaşan öğrencilerin tamamının kız öğrenciler olduğu görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aritmetikten cebire geçişte sorun yaşayan öğrencilerin cebirsel düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve bu yüzden aritmetik ile cebir arasındaki bağın sağlam kurulması gerektiği, bu doğrultuda önemler alınıp çalışmalar yapılması gerektiği önerilerinde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çokgenler konusunda tasarlanan farklı öğrenme ortamlarının 7. sınıf öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerine etkisi

    Mikail Yüksel

    Geometri; öğrencilerin içinde bulundukları dünyayı anlamalarında, akıl yürütme, problem çözme, uzamsal düşünme becerilerini geliştirmelerinde çok önemli bir konuma sahiptir. Van Hiele bireylerde geometrik düşünmenin beş düzeyde gerçekleştiğini ifade etmektedir. Öğrencilerin bulundukları eğitim seviyesinin gerektirdiği kazanımları kavrayabilmeleri için de bu eğitim seviyesinin gerektirdiği geometrik düşünme düzeyinde olmaları gerekmektedir. Van Hiele; öğrencilerin sınıf seviyelerinde düşünme yeterliliklerini kazanabilmeleri için hangi düşünme düzeyinde olmaları gerektiğini açıklamıştır. Öğrencilerin lise seviyesinde öğrenmeleri beklenen kazanımların daha çok neden-sonuç ilişkisine dayandığı düşünüldüğünde Van Hiele üçüncü düzey düşünme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. O halde ortaokuldan mezun olan bir öğrenci Van Hiele üçüncü düzeye geçmiş olmalıdır. Literatür incelendiğinde Van Hiele üçüncü düzeyin bir geçiş düzeyi olduğu ve üçüncü düzeye geçebilen öğrencilerin üst düzeylere geçiş yapabilmesinin kolaylaştığı görülmektedir. Nitekim 7. sınıf geçiş düzeyidir ve bu nedenle bu düzeydeki geometri öğretiminin etkinliği önem kazanmaktadır. Taşımış olduğu bu özellikten dolayı çalışmamız 7. Sınıflar düzeyine uygulanmıştır. Öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini üçüncü düzeye çıkarabilmeleri için de iyi planlanmış derslere ihtiyaç vardır. Aynı zamanda derslerin bilgisayar destekli geometri etkinlikleriyle desteklenmesiyle öğrencilerin üçüncü düzeye daha kısa sürede geçebilecekleri görülmüştür. Van Hiele geometrik düşünme düzeylerinden üçüncü düzeye geçişin ise kolay olmadığı bilinen bir gerçektir. Üçüncü düzeye geçemeyen öğrenci geometriyi anlayamayacağını, yapamayacağını dile getirmeye başlar, bunun sonucunda ilerleyen seviyelerde kendini gerçekleştiren kehanete dönüşür. Bu nedenle öğrencilerin Van Hiele üçüncü düzeye geçişleri önemsenmelidir ve buna göre etkinlikler planlanmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmamızda 7. sınıf öğrencilerinin üçüncü düzeye çıkabilmeleri için bilgisayar destekli bir öğrenme ortamı tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tez çalışmamızda ön test son test iki deney bir kontrol gruplu yarı deneysel yaklaşım kullanılmıştır. Bu kapsamda çalışmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında üç farklı şubede eğitim gören toplam 65 yedinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Üç şubeden ikisi deney grubu öğrencilerini, üçüncü şube ise kontrol grubu öğrencilerini oluşturmuştur. Birinci deney grubunda (Bilgisayar Grubu) bilgisayar laboratuvarında yapılandırmacı yaklaşıma uygun çalışma yaprakları eşliğinde dinamik matematik yazılımı GeoGebra kullanılarak, bilgisayar destekli bir öğrenme ortamında dersler yürütülmüştür. İkinci deney grubunda (Manipülatif Grup) ise geleneksel sınıf ortamında çalışma yaprakları eşliğinde somut materyaller kullanılarak dersler işlenmiştir. Kontrol grubunda ise herhangi bir müdahale yapılmadan dersler rutin bir şekilde işlenmiştir. Çalışmada öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini belirleyebilmek için Usiskin (1982) tarafından geliştirilen "Van Hiele Geometrik Düşünme Testi" ve testten elde edilen verileri desteklemek için klinik mülakatlar kullanılmıştır. Ayrıca bilgisayar destekli ortamın geometrik düşünme düzeyleri üzerindeki etkisini ortaya çıkarabilmek için informal gözlemler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel ve nicel veri analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Van Hiele düzey atamalarında Usiskin (1982) tarafından geliştirilen puanlama anahtarından yararlanılmıştır. Klinik mülakatların her biri ses kayıt cihazına kaydedilmiş, daha sonra veriler bilgisayar ortamında araştırmacı ve öğrenci arasında geçen diyaloglar şeklinde yazıya dökülerek betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonucunda her üç grupta da geometrik düşünme düzeylerinde önemli bir oranda artış olduğu, ancak en fazla artışın bilgisayar grubunda olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    2005-2018 yılları arasında değişen ortaokul matematik öğretim programlarının öğretmen görüşleri ve içerik boyutları açısından değerlendirilmesi

    Ebubekir Öz

    2005 yılı ve sonraki yıllarda güncellenen ortaokul matematik öğretim programlarında, yapılan değişikliklerin konu ve kazanımlar bazında karşılaştırılması, yapılan değişiklere ve ortaokul matematik öğretim programlarına yönelik öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak 2005 yılı ve sonrasında yapılan öğretim programı güncellemeleri incelenmiş olup, programlar arasındaki farklılıklar ve yenilikler, ardışık programlar karşılaştırılmak suretiyle ortaya konulmuştur. Ayrıca konuyla ilgili olarak öğretmen görüşlerinin değerlendirilebilmesi adına Bayburt ilinde görevli 39 ilköğretim matematik öğretmeni ile anket çalışması ve bu öğretmenlerden isteklilik, gönüllülük ve kolay ulaşılabilirlik kıstaslarına uyan 13 öğretmen ile de yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) yapılarak veriler toplanmıştır. Programlara yönelik olarak özel durum çalışması şeklinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin analizi aşamasında hem nitel hem de nicel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi kullanılırken, anket sonuçları ise frekans değeri ve yüzde değeri kullanılarak nicel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul matematik öğretim programlarında süregelen değişiklikler tespit edilmiş, konuyla ilgili olarak öğretmen görüşleri değerlendirilmiştir. Buna göre öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da belirttiği üzere 2005 yılından sonra en kapsamlı değişikliğin 2013 yılında yapıldığı ve konuların sadeleştirildiği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin çoğu yapılan değişikliklerden haberdar olmasına rağmen, yapılan değişikliklerle ilgili yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünen öğretmen oranı daha azdır. Elde edilen sonuçlar, literatür kapsamında değerlendirilerek tartışılmış ve yapılan tespitlere yönelik öneriler sunulmuştur. Bu önerilerin çarpıcı olanlarından bir tanesi, öğretim programları güncellenmeden önce öğretmenlerin de görüşlerinin alınması ve yapılan her güncelleme hakkında kesinlikle öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesi şeklindedir. Anahtar Sözcükler: Ortaokul Matematik Öğretim Programı, Güncelleme, Değişiklik, Karşılaştırma, Öğretmen Görüşleri

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çember konusunun geogebra yazılımıyla öğretiminin 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

    Sedef Çolakoğlu

    Bu araştırmanın amacı 7.sınıflarda çember konusunun GeoGebra yazılımıyla öğretiminin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, 5 hafta süren çember konusunun öğretimi GeoGebra yazılımıyla gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerindeki değişime bakılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bayburt'ta bir yatılı bölge ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve çalışma tek grup ön test-son test zayıf deneysel araştırma deseninden oluşmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Bulguları değerlendirmede SPSS 24.0 paket programı kullanılmış, TYDT normal dağılım gösteren alt boyutlar için eşleştirilmiş örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlar için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre GeoGebra yazılımıyla öğretimin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Uygulamadan önce ve uygulamadan sonra ön test-son test olarak yapılan TYDT Sözel-Şekilsel Form-A için uygulanan analizlere göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır. Ayrıca TYDT Sözel Form-A 'nın esneklik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Şekilsel Form-A'nın başlıkların soyutluğu, zenginleştirme, erken kapamaya direnç, hikâye anlatma, tamamlanmamış çizgilerin sentezi alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutlarda ön test-son test arasında yapılan analize göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Dinamik ve etkileşimli matematik öğrenme ortamlarında öğrencilerin kesirler ve oran orantı konusunda yaptığı hatalar ve çözüm önerileri

    Cem Kurdal

    Eğitim öğretim hayatı boyunca öğrencilerin en fazla karşılaştıkları güçlüklerin başında hata ve kavram yanılgısı gelir. Matematik öğreniminde karşılaşılan hatalar, konuların hiyerarşik bir sıra izlemesinden dolayı öğrencilerin eğitim öğretim hayatında sürekli beraberinde götürecekleri birer olumsuzluk olarak görünmektedir. Oran-orantı ve kesirler konusu, ortaokul ve lise matematik konularının temelini oluşturduğu için bu konularda yapılan hatalar daha sonra öğrenilecek konuların doğru öğrenilmesine engel teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretim programında yer alan oran-orantı ve kesirler konularındaki bilgisayar ortamında ortaya çıkan hataları tespit etmek ve bu hataların hangi nedenlerden dolayı ortaya çıkmış olabileceğini tartışmaktır. Bu amaç çerçevesinde oran-orantı ve kesirler konularındaki ilişkisel yapıyı ortaya koymak, bu konularla ilgili soruların çözümünde bilgisayar ortamından kaynaklı olumlu ve olumsuz durumlar varsa ortaya çıkarmak, bilgisayar ortamında çalışmaktan dolayı oluşabilecek hataları incelemek ve bu hataları ortadan kaldırmaya veya olumlu bir biçime dönüştürmeye yarayacak fikirler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden kuram oluşturma deseni kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, "Teknoloji ve Evrimleşen Matematik Öğrenme Alışkanlıkları" başlıklı 3001 TÜBİTAK projesi süresince toplanmıştır. TÜBİTAK tarafından desteklenen 114K050 numaralı proje, 3001 Başlangıç Ar-Ge Projeleri Destekleme programı kapsamında desteğe layık görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin kesir ve oran-orantı konularında birden fazla hata türüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu hata türlerinden bazıları ilişkisel hatalar, bazıları ise kavramsal hatalar başlığı altında toplanmıştır. Bir konunun başka birkaç konuyla ilişkisinin tam olarak oluşturulmamasından dolayı ortaya çıkan hatalara ilişkisel hatalar, konunun temel kavram noktalarının yanlış veya eksik öğrenilmesinden dolayı ortaya çıkan hatalar ise kavramsal hatalar olarak sınıflanmıştır. Anahtar kelimeler: Matematik, oran-orantı ve kesirler, hatalar, bilgisayar ortamında ortaya çıkan hatalar, ilişkisel hatalar, kavramsal hatalar.