Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sınıf öğretmenlerinin çıkarma ve bölme işlemi ile ilgili problem kurma becerisinin ve matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının incelenmesi

    Hülya Yılmaz Koçyiğit

    Son yıllarda matematik öğretimine, problem kurmaya, problemi anlamaya, problem kurarken farklı soru tarzları kullanmaya olan önem giderek artmaktadır. Bunun sebebi öğrencilerin matematik başarısının düşmesi, yeni nesil sorulara verilen doğru cevap sayısının azlığı, uluslararsı sınavlarda matematik başarısının ortalamanın altında olmasıdır. Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin matematik dersine karşı olan öz-yeterlik inançları ile bu dersi işlerken çıkarma ve bölme konusunda sordukları problemleri kaç farklı yapıda oluşturduklarını gözlemlemektir. Bununla birlikte çalışmada sınıf öğretmenlerinin çıkarma ve bölme konusunda problem kurarken kullandıkları yapılarla matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının cinsiyete, mesleki kıdeme, lise mezuniyet alanlarına ve mezun oldukları lisans programına göre değişip değişmediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma, deneysel olmayan desenlerden tarama araştırmasına uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma, 202 sınıf öğretmeniyle birlikte yürütülmüştür. Çalışmanın verileri, Kişisel Veri Formu, Farklı Yapılarda Çıkarma ve Bölme Problemi Kurma Beceri Formu ve Matematik Öğretimi Öz-Yeterliği İnançları Ölçeği yardımıyla toplanmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının yüksek olduğu ancak farklı yapılarda problem kurma becerilerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bulgular katılımcıların matematik öğretimi öz-yeterliklerinin yalnızca lise mezuniyet alanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaştığını ortaya koymaktadır. Katılımcıların farklı yapılarda problem kurma becerilerinin ise bağımsız değişkenler açısından anlamlı bir biçimde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri katılımcıların gerek çıkarma gerekse bölme işlemlerinde yalnızca tek yapıya yer vermeleridir. Katılımcılardan yalnızca birisi çıkarma işleminin dört farklı yapısına yönelik problem kurmuştur. Ayrıca öğretmenlerden yalnızca biri yeni nesil probleme uygun bir problem oluşturmuştur. Bulgular, ilkokulda matematik öğretimi açısından dikkat çekicidir. Katılımcıların farklı problem yapılarını kullanmamaları öğrencilerin gerek problem kurma gerekse problem çözme sürecinde başarılarının düşük olmasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda sınıf öğretmenlerine verilen matematik öğretimi dersinin yeterliği sorgulanabilir. Ayrıca bu hususta öğretmenlere eğitim verilmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin incelenmesi

    Samed Albayrak

    Yapılan araştırmalar matematik öğretmenlerinin, matematiksel kavramların evrensel olması ve genellikle sayısal örneklerle açıklanması nedeniyle, diğer alanlara göre matematik öğreniminin dile daha az bağımlı olduğuna inandıklarını göstermiştir. Bu nedenle, birçok matematik öğretmeni matematiğe özgü bazı kavram, kelime ve notasyonu öğretiyor olsa da genellikle öğrencilere matematiksel olarak okumayı, yazmayı veya konuşmayı açıkça öğretmezler. Ancak matematik ve dil arasındaki ilişki, matematik öğrenen çoğu öğrenci için ayrılmaz ikilidir. Bu nedenle öğrencilerin matematik dilini anlamalarına yönelik araştırmalar yürütülmesi önemli görülmektedir. Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 324'ü ilçe merkezinde, 85'i köyde olmak üzere toplam 409 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri "Matematik Dilini Anlama ve Kullanma Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik ile matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; öğrencilerin öğrenim gördüğü yer ve sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi son dönem puanı ile matematik dilini anlama ve kullanma becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin eşittir işaretinin anlamına yönelik algıları: Gelişimsel bir araştırma

    Adem Türk

    Bu araştırma ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin eşittir işaretine yönelik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma gelişimsel araştırma modelinde tasarlanmış olup enlemsel türü kullanılmıştır. Çalışmaya Türkiye'nin doğusunda bulunan bir ildeki bir resmi devlet okulunda öğrenim gören gönüllü sekiz öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin ikisi 5., ikisi 6., ikisi 7. ve ikisi 8. sınıfta öğrenim görmektedir. Çalışmanın verileri aritmetik, cebir öncesi, orantısal düşünme, cebir, özdeşlik ve cebir problemi içeren 10 açık uçlu soru yardımıyla klinik mülakatla toplanmıştır. Toplanan verilere betimsel analiz yapılmıştır. Bunun için eşittir işaretine yönelik yapılan önceki araştırmalar incelenerek veri analizi için bir çerçeve oluşturulmuş ve bu çerçeve doğrultusunda veriler analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin eşittir işaretine yönelik algılarının ilişkisel, denge/aynı ve işlemsel anlamlarında toplandığına işaret etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrencilerin aritmetik, cebir öncesi, orantısal ilişki ve cebir sorularında ilişkisel ve işlemsel düşünme olmasına rağmen özellikle denge/aynı anlamına odaklandığı belirlenmiştir. Özdeşlik sorusunda ise öğrencilerin işlemsel ilişkisel ve denge/aynı anlamına dengeli dağıldığı belirlenmiştir. Cebire yönelik problem sorusunda öğrenci cevapları incelendiğinde öğrencilerin ilişkisel düşünme anlamını hiç kullanmadıkları denge/ aynı ve işlemsel anlamlarını kullanıldığı görülmüştür. Çalışmada ulaşılan en özgün ve önemli sonuç ise, önceki araştırmalarda öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz olarak gördükleri belirlenmesine rağmen bir izleme araştırması özelliği taşıyan bu araştırmada öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz anlamında düşünmedikleridir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ilk ve ortaokullarda erken cebirsel düşünme etkinlikleri yapılmasının bu durumun nedeni olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmacıların erken cebirsel düşünmeye yönelik araştırmalar yürütmesi ve uygulayıcıların sınıflarında erken cebirsel düşünme etkinlikleri yaptırması önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Oran-orantı konusunun öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğinin incelenmesi

    Tuğba Şahinkaya

    Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön testleri kontrol altına alınarak son testleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarı testi puanlarının ve orantısal akıl yürütme becerisi puanlarını yükselttiği belirlenmiştir. Ancak deney ve kontrol gruplarının orantı başarı testi puanları ve orantısal akıl yürütme becerisi puanları bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Oran-orantı, orantısal akıl yürütme, üstbiliş, improve.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma

    Zeynep Polat

    Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı öğretimin değerlendirilmesi: Çarpanlar ve katları konusu örneği

    Abdurrahim Erdem

    Bu çalışmada, sayılar ve işlemler öğrenme alanı çarpanlar ve katları konusunda tasarlanmış sanal ve fiziksel manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı bir öğrenme ortamındaki öğrenci eylemleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları, tasarlanan öğrenme ortamındaki öğrencilerin sergiledikleri üstbilişsel becerileri ortaya koymak, manipülatifler hakkında ve öğretim ortamı hakkında öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda altı haftalık öğretim bölümleri tasarlanmıştır. Her hafta düzenlenen öğretim bölümleri ile elde edilen çıktılarla bir sonraki öğretim bölümleri düzenlenerek süreç yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde ortaokul 8. sınıfa devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda -öğrencilerin üstbilişe dair değerlendirmeleri, öğrencilerin manipülatiflere yönelik değerlendirmeleri ve öğrencilerin öğretim ortamına dair değerlendirmeleri- olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Çalışma ile elde edilen bulgular ile 8. sınıf öğrencilerinin üst bilişsel beceriler sergiledikleri, matematik dersinde ilk defa farklı bir öğretim ortamı deneyimledikleri, ilk defa sanal veya fiziksel manipülatif deneyimi yaşadıkları ve sanal manipülatifleri fiziksel manipülatiflere göre daha fazla tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ilgili konu alanında öneri ve tavsiyelere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Cebirsel düşünme kavramının ortaokul seviyesinde öğrenilme durumunun araştırılması

    Ömer Gökburun

    Bu çalışmanın amacı; 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerini, cebirsel ifadelerle ilgili kavram yanılgılarını ve anlama düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan gelişimci araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilinde bulunan devlet okulunda öğrenim gören ortaokul öğrencileri (6., 7. ve 8. sınıf) ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde ortaokulda öğrenim gören 82 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak 8 soru 4 Düzeyden oluşan Cebirsel Düşünme Düzeyleri Tespit Formu (CDDTF) ve mülakat kullanılmıştır. Test 6. sınıflardan 33 öğrenciye, 7. sınıflardan 21 öğrenciye ve 8. sınıflardan 28 öğrenciye uygulanmıştır ve ardından mülakatlar uygulanmıştır. Test ve mülakatlardan elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin cebirsel ifadelerle ilgili olarak 30 adet kavram yanılgısına sahip oldukları, cebirsel düşünme düzeylerinin oldukça düşük oldukları, Düzey-4'e ulaşabilen sadece 3 adet öğrenci olduğunu ve bu öğrencilerinin tamamının kız öğrencileri olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyeleri arttıkça cebirsel düşünme düzeylerinin de arttığı, kavram yanılgılarının bütün sınıf seviyelerinde görüldüğü tespit edilmiştir. Öğrencilerin yarısına yakınında cebirsel ifadeleri anlamama ya da kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak ortaokul seviyesindeki öğrencilerin aritmetikten cebire gelişte sorunlar yaşadığı, aritmetikten cebire geçemeyenlerin Cebirsel Düşünme Düzeylerinin düşük olduğu ve Cebirsel Anlama düzeylerinin beklenenin altında olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile Cebirsel Düşünme Düzeyleri ile Cebirsel Anlama Düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde kız öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve son düzeye ulaşan öğrencilerin tamamının kız öğrenciler olduğu görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aritmetikten cebire geçişte sorun yaşayan öğrencilerin cebirsel düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve bu yüzden aritmetik ile cebir arasındaki bağın sağlam kurulması gerektiği, bu doğrultuda önemler alınıp çalışmalar yapılması gerektiği önerilerinde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Matematik öğretmeni adaylarının olasılık alan bilgilerine yönelik tasarlanan üst bilişsel sorgulamaya dayalı öğrenme ortamı: Bir öğretim deneyi

    Mehmet Akif Kılıç

    Bu çalışmanın, üst bilişsel sorgulamaya dayalı tasarlanan öğrenme ortamının ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının olasılık alan bilgilerindeki gelişimine etkisinin incelenmesi ve ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının üst bilişsel sorgulamaya dayalı tasarlanan öğrenme ortamı hakkındaki görüşlerinin incelenmesi olmak üzere iki amacı vardır. Bu amaçlar doğrultusunda olasılık kavramlarının öğretimi için üst bilişsel sorgulamaya dayalı bir öğrenme ortamı oluşturulmuştur. Oluşturulan öğrenme ortamı her uygulama sonunda elde edilen veriler doğrultusunda revize edilmiştir. Her hafta iki ders saati olacak biçimde altı hafta süren ders içi uygulamalarında matematik öğretmeni adaylarının üst bilişsel sorgulama becerilerinin geliştirilerek olasılık alan bilgilerindeki gelişimi belirlenmiştir. Çalışmanın amaçları doğrultusunda, üst bilişsel sorgulamaya dayalı öğrenme ortamı nitel araştırma desenlerinden öğretim deneyi modeli ile tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde öğrenim gören İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü üçüncü sınıfındaki 31 matematik öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formundan, gözlemlerden ve öğrenci günlüklerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre üst bilişsel sorgulamaya dayalı öğrenme ortamlarının olasılık alan bilgilerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Aynı zamanda matematik öğretmen adaylarının üst bilişsel sorgulamaya dayalı tasarlanan ders içi uygulamaları hakkında olumlu görüş bildirmişlerdir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Matematik öğretimi bağlamında ilkokul öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencilerine yönelik deneyimleri: Bir olgu bilim araştırması

    Mehmet Emin Durmuş

    Bu araştırmada, ilkokul öğretmenlerinin matematik öğretimi bağlamında kaynaştırma öğrencilerine yönelik deneyimlerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Katılımcılar ölçüt dayanaklı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan 21 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, matematik dersine yönelik Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) hazırlanırken çoğunlukla rehber öğretmenlerden yardım alındığı ve kaynaştırma öğrencilerinin BEP' ler temel alınarak değerlendirildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik dersine yönelik öğrenme, öğretme ve değerlendirme süreçlerinde; zaman yetersizliği başta olmak üzere kaynaştırma öğrencilerinin kendilerini ifade edememeleri, akranları tarafından kabullenilmemeleri ve ailelerin ilgisizliği gibi bazı sorunların yaşandığı ve katılımcıların çoğunun kaynaştırma öğrencileri ile ilgilenemedikleri görülmüştür. İlkokul öğretmenlerinin matematik öğretimi için destek eğitim odasında kaynaştırma öğrencilerine yeterli zaman ayırabildikleri ve destek eğitim odasının kullanımına ilişkin olumlu görüşe sahip oldukları belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    DEHB tanılı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi ve matematik hakkında görüşlerinin değerlendirilmesi

    Burak Varsak

    Bu araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı öğrencilerin matematik tutumlarını bazı değişkenler (cinsiyet, yaş ve anne-baba eğitim durumu) açısından incelemek ve bu öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerini tespit etmektir. Çalışmada nicel (durum çalışması) ve nitel (durum çalışması) yöntem birlikte kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kocaeli İli Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda öğrenim gören DEHB tanılı olmayan 75 ortaokul öğrencisi ile Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezine kayıtlı DEHB tanılı 65 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; özyönelimli matematik tutum ölçeği ve yarı-yapılandırılmış yazılı görüş formu kullanılmıştır. Özyönelimli matematik tutum ölçeğinin analizinde SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Yazılı görüş formunun analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre DEHB tanılı öğrencilerin olmayan öğrencilere göre olumsuz yönde bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre özyönelimli matematik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca DEHB tanılı öğrencilerin anne-baba eğitim durumlarına göre özyönelimli matematik tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yazılı görüş formundan elde edilen bulgulara göre ise DEHB tanılı öğrencilerin çoğunun matematiği zor ve sıkıcı bulduğu görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarında ve matematik dersi hakkındaki görüşlerinde dersin içeriğinin önemli olduğu, öğrencilerin farklı etkinliklerle matematik öğrenmeyi sevdikleri belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çokgenler konusunda tasarlanan farklı öğrenme ortamlarının 7. sınıf öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerine etkisi

    Mikail Yüksel

    Geometri; öğrencilerin içinde bulundukları dünyayı anlamalarında, akıl yürütme, problem çözme, uzamsal düşünme becerilerini geliştirmelerinde çok önemli bir konuma sahiptir. Van Hiele bireylerde geometrik düşünmenin beş düzeyde gerçekleştiğini ifade etmektedir. Öğrencilerin bulundukları eğitim seviyesinin gerektirdiği kazanımları kavrayabilmeleri için de bu eğitim seviyesinin gerektirdiği geometrik düşünme düzeyinde olmaları gerekmektedir. Van Hiele; öğrencilerin sınıf seviyelerinde düşünme yeterliliklerini kazanabilmeleri için hangi düşünme düzeyinde olmaları gerektiğini açıklamıştır. Öğrencilerin lise seviyesinde öğrenmeleri beklenen kazanımların daha çok neden-sonuç ilişkisine dayandığı düşünüldüğünde Van Hiele üçüncü düzey düşünme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. O halde ortaokuldan mezun olan bir öğrenci Van Hiele üçüncü düzeye geçmiş olmalıdır. Literatür incelendiğinde Van Hiele üçüncü düzeyin bir geçiş düzeyi olduğu ve üçüncü düzeye geçebilen öğrencilerin üst düzeylere geçiş yapabilmesinin kolaylaştığı görülmektedir. Nitekim 7. sınıf geçiş düzeyidir ve bu nedenle bu düzeydeki geometri öğretiminin etkinliği önem kazanmaktadır. Taşımış olduğu bu özellikten dolayı çalışmamız 7. Sınıflar düzeyine uygulanmıştır. Öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini üçüncü düzeye çıkarabilmeleri için de iyi planlanmış derslere ihtiyaç vardır. Aynı zamanda derslerin bilgisayar destekli geometri etkinlikleriyle desteklenmesiyle öğrencilerin üçüncü düzeye daha kısa sürede geçebilecekleri görülmüştür. Van Hiele geometrik düşünme düzeylerinden üçüncü düzeye geçişin ise kolay olmadığı bilinen bir gerçektir. Üçüncü düzeye geçemeyen öğrenci geometriyi anlayamayacağını, yapamayacağını dile getirmeye başlar, bunun sonucunda ilerleyen seviyelerde kendini gerçekleştiren kehanete dönüşür. Bu nedenle öğrencilerin Van Hiele üçüncü düzeye geçişleri önemsenmelidir ve buna göre etkinlikler planlanmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmamızda 7. sınıf öğrencilerinin üçüncü düzeye çıkabilmeleri için bilgisayar destekli bir öğrenme ortamı tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tez çalışmamızda ön test son test iki deney bir kontrol gruplu yarı deneysel yaklaşım kullanılmıştır. Bu kapsamda çalışmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında üç farklı şubede eğitim gören toplam 65 yedinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Üç şubeden ikisi deney grubu öğrencilerini, üçüncü şube ise kontrol grubu öğrencilerini oluşturmuştur. Birinci deney grubunda (Bilgisayar Grubu) bilgisayar laboratuvarında yapılandırmacı yaklaşıma uygun çalışma yaprakları eşliğinde dinamik matematik yazılımı GeoGebra kullanılarak, bilgisayar destekli bir öğrenme ortamında dersler yürütülmüştür. İkinci deney grubunda (Manipülatif Grup) ise geleneksel sınıf ortamında çalışma yaprakları eşliğinde somut materyaller kullanılarak dersler işlenmiştir. Kontrol grubunda ise herhangi bir müdahale yapılmadan dersler rutin bir şekilde işlenmiştir. Çalışmada öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini belirleyebilmek için Usiskin (1982) tarafından geliştirilen "Van Hiele Geometrik Düşünme Testi" ve testten elde edilen verileri desteklemek için klinik mülakatlar kullanılmıştır. Ayrıca bilgisayar destekli ortamın geometrik düşünme düzeyleri üzerindeki etkisini ortaya çıkarabilmek için informal gözlemler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel ve nicel veri analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Van Hiele düzey atamalarında Usiskin (1982) tarafından geliştirilen puanlama anahtarından yararlanılmıştır. Klinik mülakatların her biri ses kayıt cihazına kaydedilmiş, daha sonra veriler bilgisayar ortamında araştırmacı ve öğrenci arasında geçen diyaloglar şeklinde yazıya dökülerek betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonucunda her üç grupta da geometrik düşünme düzeylerinde önemli bir oranda artış olduğu, ancak en fazla artışın bilgisayar grubunda olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    2005-2018 yılları arasında değişen ortaokul matematik öğretim programlarının öğretmen görüşleri ve içerik boyutları açısından değerlendirilmesi

    Ebubekir Öz

    2005 yılı ve sonraki yıllarda güncellenen ortaokul matematik öğretim programlarında, yapılan değişikliklerin konu ve kazanımlar bazında karşılaştırılması, yapılan değişiklere ve ortaokul matematik öğretim programlarına yönelik öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak 2005 yılı ve sonrasında yapılan öğretim programı güncellemeleri incelenmiş olup, programlar arasındaki farklılıklar ve yenilikler, ardışık programlar karşılaştırılmak suretiyle ortaya konulmuştur. Ayrıca konuyla ilgili olarak öğretmen görüşlerinin değerlendirilebilmesi adına Bayburt ilinde görevli 39 ilköğretim matematik öğretmeni ile anket çalışması ve bu öğretmenlerden isteklilik, gönüllülük ve kolay ulaşılabilirlik kıstaslarına uyan 13 öğretmen ile de yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) yapılarak veriler toplanmıştır. Programlara yönelik olarak özel durum çalışması şeklinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin analizi aşamasında hem nitel hem de nicel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi kullanılırken, anket sonuçları ise frekans değeri ve yüzde değeri kullanılarak nicel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul matematik öğretim programlarında süregelen değişiklikler tespit edilmiş, konuyla ilgili olarak öğretmen görüşleri değerlendirilmiştir. Buna göre öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da belirttiği üzere 2005 yılından sonra en kapsamlı değişikliğin 2013 yılında yapıldığı ve konuların sadeleştirildiği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin çoğu yapılan değişikliklerden haberdar olmasına rağmen, yapılan değişikliklerle ilgili yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünen öğretmen oranı daha azdır. Elde edilen sonuçlar, literatür kapsamında değerlendirilerek tartışılmış ve yapılan tespitlere yönelik öneriler sunulmuştur. Bu önerilerin çarpıcı olanlarından bir tanesi, öğretim programları güncellenmeden önce öğretmenlerin de görüşlerinin alınması ve yapılan her güncelleme hakkında kesinlikle öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesi şeklindedir. Anahtar Sözcükler: Ortaokul Matematik Öğretim Programı, Güncelleme, Değişiklik, Karşılaştırma, Öğretmen Görüşleri

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çember konusunun geogebra yazılımıyla öğretiminin 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

    Sedef Çolakoğlu

    Bu araştırmanın amacı 7.sınıflarda çember konusunun GeoGebra yazılımıyla öğretiminin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, 5 hafta süren çember konusunun öğretimi GeoGebra yazılımıyla gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerindeki değişime bakılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bayburt'ta bir yatılı bölge ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve çalışma tek grup ön test-son test zayıf deneysel araştırma deseninden oluşmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Bulguları değerlendirmede SPSS 24.0 paket programı kullanılmış, TYDT normal dağılım gösteren alt boyutlar için eşleştirilmiş örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlar için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre GeoGebra yazılımıyla öğretimin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Uygulamadan önce ve uygulamadan sonra ön test-son test olarak yapılan TYDT Sözel-Şekilsel Form-A için uygulanan analizlere göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır. Ayrıca TYDT Sözel Form-A 'nın esneklik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Şekilsel Form-A'nın başlıkların soyutluğu, zenginleştirme, erken kapamaya direnç, hikâye anlatma, tamamlanmamış çizgilerin sentezi alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutlarda ön test-son test arasında yapılan analize göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Dinamik ve etkileşimli matematik öğrenme ortamlarında öğrencilerin kesirler ve oran orantı konusunda yaptığı hatalar ve çözüm önerileri

    Cem Kurdal

    Eğitim öğretim hayatı boyunca öğrencilerin en fazla karşılaştıkları güçlüklerin başında hata ve kavram yanılgısı gelir. Matematik öğreniminde karşılaşılan hatalar, konuların hiyerarşik bir sıra izlemesinden dolayı öğrencilerin eğitim öğretim hayatında sürekli beraberinde götürecekleri birer olumsuzluk olarak görünmektedir. Oran-orantı ve kesirler konusu, ortaokul ve lise matematik konularının temelini oluşturduğu için bu konularda yapılan hatalar daha sonra öğrenilecek konuların doğru öğrenilmesine engel teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretim programında yer alan oran-orantı ve kesirler konularındaki bilgisayar ortamında ortaya çıkan hataları tespit etmek ve bu hataların hangi nedenlerden dolayı ortaya çıkmış olabileceğini tartışmaktır. Bu amaç çerçevesinde oran-orantı ve kesirler konularındaki ilişkisel yapıyı ortaya koymak, bu konularla ilgili soruların çözümünde bilgisayar ortamından kaynaklı olumlu ve olumsuz durumlar varsa ortaya çıkarmak, bilgisayar ortamında çalışmaktan dolayı oluşabilecek hataları incelemek ve bu hataları ortadan kaldırmaya veya olumlu bir biçime dönüştürmeye yarayacak fikirler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden kuram oluşturma deseni kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, "Teknoloji ve Evrimleşen Matematik Öğrenme Alışkanlıkları" başlıklı 3001 TÜBİTAK projesi süresince toplanmıştır. TÜBİTAK tarafından desteklenen 114K050 numaralı proje, 3001 Başlangıç Ar-Ge Projeleri Destekleme programı kapsamında desteğe layık görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin kesir ve oran-orantı konularında birden fazla hata türüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu hata türlerinden bazıları ilişkisel hatalar, bazıları ise kavramsal hatalar başlığı altında toplanmıştır. Bir konunun başka birkaç konuyla ilişkisinin tam olarak oluşturulmamasından dolayı ortaya çıkan hatalara ilişkisel hatalar, konunun temel kavram noktalarının yanlış veya eksik öğrenilmesinden dolayı ortaya çıkan hatalar ise kavramsal hatalar olarak sınıflanmıştır. Anahtar kelimeler: Matematik, oran-orantı ve kesirler, hatalar, bilgisayar ortamında ortaya çıkan hatalar, ilişkisel hatalar, kavramsal hatalar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    İlköğretim matematik öğretmenliği lisans programında geometri öğretimi: Uygulama ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi

    Şeyda Birni

    Bu araştırma ilköğretim matematik öğretmenliği öğrencilerinin lisans sürecinde aldıkları geometri dersinin içeriği ve işleniş yöntemine uygun görüşlerini incelemek ve onların gözünden içeriği ve yöntemi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Geometri dersi, dersin öğretim üyesi tarafından YÖK'ün eğitim fakültelerine önerdiği içerikten farklı bir içerikte tasarlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2013-2014 bahar döneminde Bayburt Üniversitesinde ilköğretim matematik öğretmenliği programında kayıtlı olan ve geometri dersini alan on iki öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim kullanılmıştır. Veriler öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, araştırmacının dönem boyunca derslere katılması ile tutmuş olduğu gözlem notları, verilen proje ödevleri, vize ve final sınavları ve dönem başında ve sonunda yapılan isimli ve isimsiz görüş formları ile toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve bu verilerin geçerlilik ve güvenirliliğine bakmak için diğer veriler kullanılmıştır. Bulgularda öğrencilerin kullanılan eğitim yöntemine alışkın olmamalarından dolayı zorlanmalarına rağmen bu yöntemi sevdikleri, bu yöntem ve içerikle düşünmeye ve sorgulamaya başladıklarını, bu zamana kadar ezber yöntemi ile oluşturdukları geometri bilgilerini sorgulayarak yeniden inşa etmeye başladıkları ve en önemlisi geometrik düşünme becerilerinde gelişim meydana geldiği ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular ışığında bu çalışma ile eğitim fakültelerinde lisans sürecinde alınan geometri dersinin içerik ve işleniş yönetimi ile ilgili tartışma başlatıldığı vurgulanmış, bu tartışmayı devam ettirmek için yeni çalışmaları yapılıp sonuçlarının karşılaştırılması önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Lisans Geometri Dersi, İçeriği, Öğretim Yaklaşımı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    8. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve TIMSS matematik başarılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi: Bayburt ili örneği

    Alper Hanci

    TIMSS (Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması), 4 yıllık periyotlarla 4. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanan ve matematik ile fen bilimleri alanlarındaki eğitim-öğretimi geliştirmek amacıyla ülkelerin eğitim sistemleri hakkında karşılaştırmalı veri toplamak amacıyla yapılan bir sınavdır. TIMSS sınavına katılan ülkeler, kendilerinin dünya ülkeleri arasında matematik ve fen alanlarında hangi düzeyde oldukları hakkında fikir edinebilirler. TIMSS sınavının her dört yılda bir yapılıyor olması bir önceki sınavın yapıldığı yıla göre ülkenin eğitimdeki politikalarının veya eğitim sisteminin ilerleyip ilerlemediği, ülkenin eğitim durumunu nasıl iyileştirebileceği ve başarılı olan ülkelerin başarılı olmasındaki temel etmenlerin neler olduğunun cevaplarının bulunmasına yardımcı olur. Öğrenme stili kavramı ilk kez 1960 yılında Rita Dunn tarafından ortaya atılmış ve bu yıldan itibaren araştırmacılar öğrenme stillerini değişik biçimlerde tanımlamışlardır. Genel olarak öğrenme stili bireyin bilgiyi alma ve işleme sürecinde tercih ettiği yollar olarak tanımlanmaktadır. Öğrenme stili, öğrenmeye bireysel yaklaşımdır. Kimi öğrenciler, bu öğrenme eğilimlerinden tek birine sahip olurken, kimi öğrenciler bunlardan birkaçına sahip olabilir. Öğrenme stilleri doğuştan var olan karakteristik özelliklerdir. Bu özellikler yürürken, yatarken, otururken, konuşurken, oynarken ve yazarken bireyi etkiler, bu özelliklere göre eylemler yapılır. Bu nedenle eğitim-öğretim sürecinde öğrencilerin başarılı olabilmeleri için öğrenme stillerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bayburt merkez ortaokullarında eğitim görmekte olan 652, 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri Reid'in öğrenme stilleri envanteri ve TIMSS 2011 matematik soruları içerisinden uzman görüşü alınarak seçilmiş 45 soru üzerinden toplanmıştır. Çalışmada nicel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programında frekans, yüzde, varyans, standart sapma, t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğrenme stillerinin okullara göre farklılık gösterdiği ancak cinsiyete, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin TIMSS başarılarının ise okul türüne, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre değiştiği ancak cinsiyete ve öğrenme stillerine göre değişmediği sonucu elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TIMSS sınavı, öğrenme stilleri, 8. sınıf öğrencileri, matematik dersi