Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2025İlahiyat Fakültesi Lisans Öğrencilerinin Bilim ve Din Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi Üzerine Nitel Bir Çalışma (Bayburt Üniversitesi Örneği)
Keles, Nurcan; Keleş, Hatice
Bu çalışmada, Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyan öğrencilerin, bilim ve din arasındaki ilişkiye dair görüşlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. İslam ve prensipleri günümüze dek değişmemiş olsa da dinden uzaklaşan birçok ilahiyat öğrencisi de bulunmaktadır. Bu açıdan gelecek nesillerin gittikçe daha da gelişen ve normal hayatla iç içe yaşam koşullarında yer alan bilim ve sabit bir inanç sistemine sahip olan din arasındaki çatışma veya uyum noktasında birtakım tartışmalar olabilmektedir. Bu noktada, ilahiyat öğrencilerinin seçilme sebebi ise bu kesimin hem gelenekçi/radikal hem de modern dünyada yetişmiş bireylerin oluşturduğu karma bir yapı arz etmesidir. Bu sebeple araştırmada nitel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da Çakmak ve arkadaşları tarafından geliştirilen Din-Bilim Tutum Ölçeği (2022), kullanılmıştır. Kullanılan ölçeğe dayalı olarak geliştirilen nitel ölçme aracının maddeleri dikkate alınarak “Din ve Bilim Görüşme Formu” adı verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. İlahiyat fakültesi 4. sınıf öğrencilerine Din Bilim Ölçeği uygulanarak durum deseni incelemesi yapılmıştır ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile de veriler toplanmıştır. Temaların önceden net olmaması nedeniyle, verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi yapılarak maddelere verilen cevaplar, üç kategoriye ayrılmıştır. Öğrencilerin yarı yapılandırılmış ölçeğe göre verdikleri cevaplar, ortaya çıkan nedenlerin (kodların) frekans ve yüzdeleri hesaplanarak her bir soru için sırasıyla hazırlanan tablolarda gösterilmiştir. Öğrencilerden alınan örnek açıklamalar, her tablonun sonunda gerekçeleriyle birlikte verilmiştir. Böylece öğrencilerden elde edilen verilerle görüşler daha detaylı olarak sunulmuştur. Bu amaçla, kullanılan sorulara göre, öğrencilerin bilim ve din hakkında çeşitli görüşlere sahip oldukları bulunmuştur. Bu görüşler de tartışma ve sonuç kısmında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak öğrenciler, bilimin değişken yapısını gerekçe göstererek hayatlarında öncelikle dini esas aldıklarını, daha sonra din ile bilimin birbirini tamamlayan iki unsur olduğu için birlikte çalışmaları gerektiğini açıklamışlardır. Gerektiği yerde dini, gerektiği yerde de bilimi esas aldıklarını ifade etmişlerdir. Az sayıda öğrenci de ekonomi, psikoloji ve toplumsal durumlarda bilimi ön plana almışlardır.
- MakaleAçık Erişim2025El-Fusûlu’n-Nasîriyye’nin Nasîruddîn et-Tûsî’ye Aidiyeti Problemi (Allah’ın Cüz’îlere Dair Bilgisi Bağlamında)
Boynueğri, Merve
Müteahhir dönemin velûd ve seçkin âlimlerinden biri olan Nasîruddîn et-Tûsî, matematik, astronomi, felsefe, kelâm, ahlâk gibi pek çok alanda eserler vermiş; ilmî kişiliği ve ılımlı yapısıyla Sünnî ve Şiî çevrelerin kabulüne mazhar olmuştur. el-Fusûlu’n-Nasîriyye adlı küçük hacimli bir eser de onun eserleri arasında sayılmaktadır. Ancak Fusûl, dil, üslûp, görüşler ve meselelere yaklaşımı bakımından Tûsî’nin eserlerinde bariz olarak rastlanılan üslûp ve dilinden oldukça farklı bir doku teşkil etmektedir. Görüşleri açısından ise çelişki ve zıtlıklar ihtiva etmektedir. Bundan dolayı eserin Tûsî’ye aidiyeti hakkında şüphe duyulmuş ve incelemeye konu edilmiştir. Araştırma kapsamında bu eserin otantiklik noktasında aidiyet problemi barındırıp barındırmadığı hususu da tespit edilmeye çalışılmıştır. Ancak mevcut yazma nüshaların tamamına ulaşılıp incelenmesi mümkün olamamıştır. Bu çalışma bağlamında ikisi Farsça ve üçü Arapça olmak üzere eserin elde edilebilen yazma nüshalarından beş tanesi incelenmiştir. Bu nüshaların zahriye ve ferağ kayıtlarında yahut metin içinde özellikle Tûsî tarafından “Bu eseri şu ihtiyaç veya filanca kişinin talebi üzerine kaleme aldım” şeklinde bir kayıt düşülüp düşülmediği araştırılmıştır. Ancak bu çalışmanın asıl ağırlık noktasını, içerik ve üslûp bakımından karşılaştırmalar oluşturmaktadır. Bu minvalde olmak üzere Tûsî’nin ve başta İbnu’l-Mutahhar el-Hillî olmak üzere İbn Sînâ, Fahruddîn er-Râzî gibi müelliflerin eserlerinden orijinal pasajların karşılaştırmasına yer verilmekte; benzerlikler, farklılıklar ve çelişkili noktalar ortaya konmak suretiyle araştırma iddiasının kanıtlanması hedeflenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Arap Sözlüklerinde Dilsel Ödünçleme ve Anlamsal Gelişim Arapçalaştırılmış Örneklerin Analitik İncelemesi
Fallaha, Mahmoud
Bu araştırma, Arap dilindeki söz varlığı ödünçlemesi ve anlam gelişimi olgularını yöntem bakımından incelemektedir. Çalışma, tarih boyunca ödünç alınan sözcüklerdeki anlam dönüşümlerini irdeleyerek, bu kelimelerin Arapça sözlüklerdeki seyrini ve anlam değişim mekanizmalarını çözümle-meyi amaçlamaktadır. Araştırma, betimleyici, çözümleyici ve tarihsel yön-teme dayanmaktadır. Çalışma öncelikle, dilsel ödünçleme kavramını ve bu kavramın Arapçalaştırma (ta'rīb), sözcük alıntılama (daḫīl) ve dil teması (temās) gibi ilişkili terimlerle bağlantısını inceleyerek aralarındaki farkları ortaya koymaktadır. Ardından, bu olgunun Arap dilindeki tarihsel gelişimi-ni siyasi, toplumsal ve kültürel nedenleriyle ele almaktadır. Araştırma, Arap dilinin yabancı unsurları özümseme ve bunları kendi ses ve biçim sistemine uyarlama yeteneğini ortaya koymakta ve bu unsurların anlam gelişimi ku-rallarına tabi tutulma sürecini incelemektedir. Çalışma, ödünçlenen sözcük-lerin geçirdiği anlam değişimlerini- genişleme, daralma ve aktarım süreçleri-ni- örneklerle açıklamakta ve bu sözcüklerin Cahiliye döneminden modern döneme kadar Arapça sözlüklerdeki semantik gelişimini takip etmektedir. Ayrıca, toplumsal, siyasal ve ekonomik etkenlerin dilsel ödünçleme sürecin-deki rolünü incelemekte, Arapçanın Farsça, Türkçe ve Yunanca gibi komşu dillerle etkileşimini örneklerle göstermektedir. Çalışma, el-Ferâhîdî'nin Kitâbü'l-Ayn'ından çağdaş sözlüklere kadar Arap sözlükbiliminin ödünçle-nen sözcükleri ele alış yöntemlerindeki gelişimi de ortaya koymaktadır. So-nuç olarak bu araştırma, dilsel ödünçlemenin basit bir sözcük aktarımı ol-mayıp, toplumlar arası kültürel etkileşimi yansıtan karmaşık bir süreç oldu-ğunu belirtmektedir. Ödünçlenen sözcüklerin, alıcı dilin toplumsal ve kültü-rel bağlamında geçirdiği anlam değişimleri belgelemektedir. Ayrıca Arap sözlüklerinin farklı dönemlerde bu olguya yaklaşımlarındaki yöntemsel geli-şimini de ortaya koymaktadır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024II. Meşrutiyet Dönemi Türkçe İslam Tarihi Metinlerine Dair Açıklamalı Bir Bibliyografya Denemesi
Yenilmez, Hasan
II. Meşrutiyet dönemi, matbuat hayatında ortaya çıkan serbestiyetle birlikte fikri hareketlerin ve bunların neticesinde ortaya çıkan metinlerin bir hayli yoğun olarak karşılaşıldığı bir dönemdir. Tarih ilmi -özellikle de İslam tarihi sahası- bilhassa dönemin düşüncesinin meşruiyeti açısından sıkça başvurulan, kullanılan bir alan olmuştur. “Hürriyet”, “Adalet”, “Müsâvat” ve “Uhuvvet” gibi dönemin yaygın sloganları Hz. Peygamber’in hayatında, İslam tarihindeki hadiselerde öne çıkarılmaya çalışılmış ve tarih önemli bir araç olarak görülmeye başlanmıştır. Aynı zamanda farklı tarih telakkilerinin öne çıkması sebebiyle özellikle dönemin aydınları tarafından yeni bir İslam tarihi yazımı ihtiyacı görülmüş ve bu çerçevede girişimlerde bulunulmuştur. Dolayısıyla bu dönemde farklı düşüncelere mensup kalemlerden birçok İslam tarihi metni ortaya koyulmuştur. Bu araştırmada II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) saltanatın kaldırıldığı tarihe kadar (1922) 51 farklı Türkçe İslam tarihi metni tespit edilmiştir. Söz konusu bu 51 metnin, 36 farklı müellif tarafından kaleme alındığı görülmüştür. Metinlerin hitap ettiği okuyucu kitlesine göre farklı yazım tarzları benimsendiği de bu incelemelerimizde anlaşılmaktadır. Eserlerde takip edilen usûl, söz konusu dönemde var olan tarih telakkilerine dair de bir ipucu sunmaktadır. Kronolojik olarak hazırlanan bibliyografyada metinlerin dili ve ele aldığı konular belirtilmiş, metinler içerisinde başvurulan kaynaklar ismen zikredilmiştir. Ayrıca metinlerin önsözünde müellifin, eserini kaleme alma sebebine dair ifadeleri yer alıyorsa bunlar birebir aktarılmaya çalışılmıştır. Bibliyografyada yer verilen metinler hakkında müstakil çalışmalar bulunuyorsa -tespit edilebildiği kadarıyla- bu çalışmalara da atıflarda bulunulmuştur. Kısacası bu çalışmada II. Meşrutiyet döneminde kaleme alınan İslam tarihi metinleri hakkında açıklamalı bir bibliyografya hazırlanmış ve metinlerin dikkat çeken hususları ön plana çıkarılmış ve böylelikle o döneme dair çalışma yapacak olan araştırmacılara küçük bir katkı sunmaya çalışılmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4K-12 Beceri Eğitiminde Üst Düzey Düşünme Becerileri: Sosyal Bilgiler Dersi Örneği
Boyraz, Celal; Ari, Sinan
K-12 Beceriler Çerçevesi temelinde Sosyal Bilgiler dersi kapsamında üst düzey düşünme becerilerinin incelendiği bu çalışmada analitik araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırmanın ilk veri kaynağı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018) olup diğer veri kaynakları güncel okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarıdır. Araştırmada öncelikli olarak dersin kazanımları her iki araştırmacı tarafından yenilenmiş Bloom taksonomisi bağlamında incelenmiş ve hangi üst düzey düşünme becerisine yönelik olduğu kararlaştırılmıştır. Ardından üst düzey düşünme becerileri ile eşleştirilen kazanımların ders kitaplarında nasıl yer aldığı incelenmiştir. Verilerin analizi sürecinde her iki araştırmacı tarafından kontrol listeleri ile ulaşılan sonuçlar karşılaştırılmıştır. Uyum değeri hesaplandıktan sonra kazanımlar üzerinde tek tek tartışmalar gerçekleştirilerek üst düzey düşünme becerileri üzerine fikir birliğine varılmıştır. Tüm bu sürecin sonunda veriler betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre üst düzey düşünme becerilerinin yetersiz olduğu ve öğrenme alanlarına göre dengeli bir dağılım olmadığı, kitaplarda yer alan etkinliklerin, hazırlık ve değerlendirme sorularının üst düzey düşünme becerilerini yansıtmada yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Kitaplarda yer alan etkinlik sorularının genelde çıkarım yapma, karşılaştırma gibi bütünleşik becerileri yansıttığı görülmüştür. Araştırma sonunda program güncelleme çalışmalarında kazanım beceri eşleştirilmesinin yapılmasına, öğrenme alanlarına göre üst düzey düşünme becerilerinin dengeli dağılımına ve ders kitaplarının bu noktalara dikkat edilerek hazırlanması önerilmiştir.
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2023Yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde geliştirilen Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarında dünya edebiyatının öğretimi
Veyis, Fatih; Kayar Muslu, Ayşegül; Yalçın, Büşra
Milletlerin kendi toplumlarına ait gelenek, görenek ve kültürlerinden beslenen edebî yaratılar milli bir edebiyatı oluştururken tüm dünya milletlerinin edebî eserlerinin oluşturduğu genel çerçeve ise dünya edebiyatı kavramıyla karşılanmaktadır. Türk milli eğitim sistemi içerisinde ortaöğretim düzeyinde öğrencilerin dünya edebiyatını tanıyabilecekleri ders Türk dili ve edebiyatı dersidir. Bu durumdan hareketle bu çalışmada yapılandırmacı öğretim yaklaşımı temel alınarak hazırlanan yakın dönem Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarında dünya edebiyatına ne derece ve şekilde yer verildiği incelenmiştir. Araştırma durum çalışması deseniyle yürütülmüş ve 2005, 2011, 2015, 2017 ve 2018 yıllarında hazırlanan öğretim programlarında yer alan dünya edebiyatı ile ilgili veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. 2005 ve 2011 programlarında amaç, metin seçimi ve kazanım konularında dünya edebiyatı ile ilişkilendirilebilecek veriler bulunmakla birlikte dünya edebiyatı öğretiminin sınırlı ve yüzeysel olduğu, Türk edebiyatını tür, içerik ve zihniyet açısından etkilemesi yönüyle Batı edebiyatına yönelik kazanım ve etkinliklere yer verildiği görülmüştür. 2015 ve sonrasındaki programlarda metin ve tür merkezli planlamaya geçilmesiyle birlikte belirli türlerde dünya edebiyatından metinlere yer verilmesi noktasında daha somut ve planlı bir düzenleme söz konusudur. 2015 programında dünya edebiyatından yer verilen metinler masal/fabl, destan/efsane, roman, deneme ve söylev türündedir. Bu planlamaya göre programda dünya edebiyatından 5 metin türünden alınacak 6 edebî metne yer verilirken 2017 ve 2018 programlarında bu türlere şiir, tiyatro, mektup/e-posta, hikâye de eklenerek toplamda 9 farklı türden 10 metne yer verilmiştir. İncelenen programlarda dünya edebiyatının öğretimi konusunda zamanla nicelik ve nitelik açısından gelişim olduğu görülse de programlarda dünya edebiyatı öğretimi bir sanat eğitimi yaklaşımıyla değil, Türk edebiyatı geleneğini nasıl etkilediğini karşılaştırmalı metin çalışmaları yoluyla göstermek amacıyla yer almaktadır.

