Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

7 →
  • MakaleAçık Erişim2025
    Âşıklık geleneğinin günümüz temsilcilerinden Bayburtlu Âşık Süphânî

    Doğan, Uğur

    Âşıklık geleneğinin yaşayan günümüz temsilcilerinden Bayburtlu Âşık Süphânî’yi yaşamı, âşıklığı ve çeşitli seçkin eserleriyle birlikte ele alan bu çalışmada; alan araştırması, yapılandırılmamış görüşme ve içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Âşık Süphânî’nin yaşamı ve âşıklığı hakkında bilgilere ulaşılabilmesi amacıyla kendisi ile bir yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Âşık Süphânî’nin çalışma kapsamına alınan eserleri biçim, tür, konu içeriği, hece ölçüsü, form, ezgisel yapı, ritmik yapı ve seyir yapısı gibi çeşitli özellikleri bakımından Türk halk müziği ve Türk halk edebiyatı disiplini çerçevesinde çözümlenerek tasnif edilmiş ve tablo halinde gösterilmiştir. Çalışma sonucunda Âşık Süphânî’nin, âşık atışmaları, leb değmez, irticalen çalıp-söyleme gibi âşıklık geleneğinin oldukça önemli pratiklerini uygulayabilen bir gelenek temsilcisi olduğu, incelenen koşma biçimindeki 7 eserde deyiş-nasihat, güzelleme, aşk-sitem, aşk-sevda, yiğitlik-kahramanlık, mizah-taşlama gibi temaların işlendiği ve eserlerin konu içeriği bakımından türkü, deyiş, koçaklama ve güzelleme gibi edebi türlerde oluşturulduğu bulgularına ulaşılmıştır. Bu çalışmanın; yaşayan bir âşıklık geleneği temsilcisini literatüre kazandırması ve kendinden sonraki çalışmalara kaynaklık etmesi bakımından önemli olacağı öngörülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Seçmen davranışları etkileyen faktörler: Bayburt örneğinde bir araştırma

    Çağlar, Ali; Bayar, Ahmet

    Bu çalışmanın amacı, Bayburt ili özelinde seçmen davranışlarının hangi faktörlerle belirlendiği; neden kesintisiz bir şekilde sağ partilerin tercih edildiği ve sol partilerin şehirde neden çok düşük oy oranında kaldıklarını araştırmaktır. 1989 yılından bu yana müstakil bir seçim çevresi olan Bayburt’ta gerçekleşen yerel/genel seçimlerin hepsinde sağ siyasal partiler başarı göstermiştir. Bu çalışmanın ana veri kaynağı, Bayburt’ta faaliyet yürüten siyasi parti il örgütlerinin temsilcileri, gençlik ve kadın kollarında görev alan kişiler ile şehirden seçilen milletvekili ve belediye başkanlarıyla yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlardır. Bu kapsamda şehirdeki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile kanaat önderi olarak sınıflandırılabilecek ildeki siyasi yapıyı görece iyi bildiği düşünülen kişilerle de görüşmeler yapılmış ve toplam 36 mülakat gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın temel argümanı, Bayburt’taki siyasal tercihlerin ve parti algılarının, sosyolojik ve rasyonel oy verme yaklaşımları çerçevesinde anlamlandırılabileceğidir. Bayburt’ta güçlü bir milliyetçi muhafazakâr seçmen tabanın olduğu ve bunun temelinde seçmenlerin sahip oldukları dini duyguların/hassasiyetlerin bulunduğu, nihai olarak ilde sol partilerin çok düşük oy oranlarında kalmasında bu durumun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve üstbilişsel farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Altunay, Furkan; Kurdal, Cem

    Finansal okuryazarlık son yirmi yılda önemi hızla artan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim yolu ile kazanımı sağlanabilen bir beceri olan finansal okuryazarlık, MEB ve YÖK müfredatlarında da yer almaktadır. Aynı şekilde üstbilişsel farkındalık kavramı da bireylerin kendi düşünme süreçleri üzerine düşünebilme becerisi olarak karşımıza çıkan bir diğer önemli kavramdır. Bu iki kavramın bireylerin günlük yaşamlarını etkileyen önemli kavramlar olması, finansal okuryazarlık ve üstbiliş arasındaki ilişkinin de incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Öğretmenlerin, öğrencilere pek çok beceri, değer ve donanım kazandırmakla sorumlu olması durumu, temelde öğretmenlerimizin çeşitli yeterliklere sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ile üstbilişsel farkındalıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın değişkenleri cinsiyet, yaş, kredi kartı kullanma durumu ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz olarak belirlenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Örneklem grubunu ise 2023-2024 eğitim- öğretim yılında Türkiye’nin Kuzeydoğusunda yer alan bir ilde resmi ortaokullarda görev alan 394 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri SPSS 27.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin, üstbilişsel farkındalıklarına göre daha düşük seviyede olduğu, ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği, yaş, kredi kartı kullanma ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin üstbilişsel farkındalıklarının cinsiyet, yaş ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı, kredi kartı kullanma değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Son olarak ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile üstbilişsel farkındalıkları arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki

    Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali

    Sağlıklı beslenmeye yönelik tutumun sağlıklı beslenme davranışının belirleyicilerinden biri olduğu söylenebilir. Sağlıklı beslenme davranışı ise sağlıklı bir hayat sürmenin öncüleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Sağlıklı beslenmenin aynı zamanda, kişilik gelişim fonksiyonlarından biri olan benlik saygısıyla ilişkili olduğu da düşünülmektedir. Bu ilişki göz önünde bulundurularak bu çalışmada, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde farklı bölüm ve sınıf derecelerinde öğrenim görmekte olan 139 (%47.0)kadın 157 (%53.0) erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu, Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin, analizinde öncelikli olarak verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağıldığı belirlendikten sonra betimsel istatistik, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve gruplar arası farkı belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum puan ortalamalarının, cinsiyet, sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin benlik saygısı düzeyi puan ortalamalarının ise, cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ve benlik saygısı puan ortalamaları arasında ise düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık ve e-mağduriyet davranışlarına yönelik tutumlarının incelenmesi

    Çakır, Zekai

    Bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki hızlı gelişmeler, cep telefonu ve internet gibi araçları her yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir grubundan insan için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna getirmiştir. Eğitim süreçlerinin online ve uzaktan eğitim modelinin yaygın yaşandığı covid-19 pandemisi sonrası eğitim süreçlerinin Metaverse veya Türkçe tabiriyle sanal evren ortamına taşınmasının gündeme geldiği bu kuantik çağda öğrencilerin e-zorbalık davranışları ve ezorbalık mağduriyetlerinin incelenmesinin önemini arttıran bir etken olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, spor lisesinde öğrenim gören öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme ve siber zorbalık mağduru olma durumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, disiplin cezası alma, spor branş türü, internet kullanım süresi, anne eğitim düzeyi baba eğitim düzeyi, ekonomik gelir durumu, internete bağlanma kaynağı bakımından incelemektir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel araştırmanın çalışma grubu, Malatya’da spor liselerinde öğrenimine devam eden 135 erkek 117 kadın öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Başaran ve Çikrıkci (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan E-Bullying Scale (E-BS) ve E-Victimization Scale (E-VS) ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 26 paket programı ile, t-testi, korelasyon, frekans, yüzde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada Öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme tutumlarında cinsiyete göre anlamlı farklılaştığı (p<0.05), ve erkeklerin kadınlardan daha fazla puan ortalamasına sahip oldukları, siber zorbalık mağduru olma durumlarında ise kadınların e-zorbalık mağduru puan ortalamalarının erkeklerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 2 ve 3. sınıf öğrencilerinin en fazla E-zorbalık davranışı sergileyen ve 4.sınıfların en az e-zorbalık mağduru olma davranışı sergileyen sınıf düzeyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir düzeyinin ve günlük internette geçirilen sürenin artması e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru davranış sergilemede anlamlı farklılık gösterdiği analiz edilmiştir (p<0.05). Yapılan analizler sonucunda spor branş türü, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. E-zorbalık ve E-mağduriyet düzeyleri arasındaki korelasyon analizine göre spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık tutumları ile e-mağduriyet düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0.332) ve anlamlı (p<0.05) bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada antrenörler, idareciler ve aileler için önleme ve müdahale stratejileri önerilmektedir. Öğrencilerde görülebilecek, e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru olma durumlarına karşı dijital platformlarda ve metaverse evreninde öğrencileri bekleyen güncel tehlikelere dikkat çekilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Beden eğitimi ve spor eğitimi öğretmeni adaylarının sanal gerçeklik teknolojisinin eğitimde kullanımına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

    Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali; Çakır, Zekai

    Sanal gerçeklik teknolojileri ve sanal gerçeklik teknoloji ürünleri hayatımızın çeşitli alanlarında sıkça karşımıza çıkmaya başlamıştır. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik ile etkileşimli ders materyalleri özellikle de yeni nesil eğitim süreçlerinde daha fazla görünür olmaya başlamıştır. Eğitim sektörüyle daha da iç içe olması muhtemel olan sanal gerçeklik teknolojilerinin eğitimde kullanımına yönelik öğretmen görüşleri de merak konusu olmaktadır. Bu bakımdan bu araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi öğretmeni adaylarının eğitimde sanal gerçeklik kullanımına ilişkin görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem seçiminde uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bayburt Üniversitesinde öğrenim gören, %52,8’i (n=182) erkek ve %47,2’si (n=163) kadın olmak üzere toplam 345 gönüllü Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Eğitimde sanal gerçekliğin kullanılmasına yönelik görüşlerin değerlendirilmesi amacıyla katılımcılara 5’li likert tipinde anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, t testi ve ANOVA testi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen bulgulara göre, öğretmen adaylarının eğitimde sanal gerçeklik kullanımı konusundaki görüşlerinde cinsiyet ve öğretim türü değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf, bölüm, internette geçirilen süre, sanal gerçeklik (SG) teknoloji deneyimine sahip olma, SG teknolojileri hakkında ilk bilgilenme değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. (p<0.05). Katılımcıların kendilerini gelecekte SG teknolojilerinden faydalanan bir eğitmen olarak görme" değişkenlerine göre ise “evet” yanıtını verenler lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi öğretmeni adaylarının, uygulanan ankette SG teknolojilerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin ölçüldüğü bu çalışmada Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi öğretmeni adaylarının ölçek puan ortalamalarının yüksek olduğu, SG teknolojilerinin eğitimde kullanılmasına dair olumlu görüş sahibi oldukları tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    An analysis of perceived social support and hopelessness levels from families with schizophrenic patients in terms of various variables

    Bülbül, Ayşe Eliüşük; Izgar, Hüseyin

    Bu araştırmada şizofreni hastası olan ailelerin Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk arasındaki anlamlılık düzeyi incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini "cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, sosyal güvence, aile tipi değişkenleri; bağımlı değişkenleri ise umutsuzluk ve algılanan sosyal deste değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın genel evreni, Konya Merkez ve ilçelerinde yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi Konya'da yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş 152 Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Hasta Ailelerinin Algılanan Sosyal Destek düzeyinin belirlenmesinde "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", Umutsuzluk düzeyinin belirlenmesinde ise "Beck Umutsuzluk Ölçeği" kullanılmıştır. Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk puan ortalamalarının cinsiyet, medeni durum, sosyal güvence, aile tipi, eğitim durumu, yaş, medeni duruma göre grupların ortalamaları arasındaki farkın önem kontrolü t testi ile yapılmıştır. Umutsuzluk ve Algılanan Sosyal Destek puanları arasındaki ilişkinin analizinde ise Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Algılanan sosyal destek düzeyinin ve umutsuzluk düzeyinin yaş, eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı varyans analizi ile test edilmiş, ileri analiz olarak Tukey Testi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, şizofreni hastası olan ailelerin yaş değişkenine göre algılanan Umutsuzluk puanlarının "toplam umutsuzluk, umut ve gelecekten beklenti" puanlarına göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığını ancak "motivasyon alt boyutunda" farklılaştığını ortaya koymuştur. Şizofreni hastası olan ailelerin algılanan sosyal destek puanları ile umutsuzluk puanları arasında negatif ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek arttıkça umutsuzluk puanları düşmektedir

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2146-1961
dc.date.accessioned2026-10-29T19:20:22.761308436Z
dc.date.available2026-10-29T19:20:22.761308436Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/15359
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleUluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi