Yazarlar
- Abdullah Bektaş(1)
- Abdussamet Varlı(1)
- Adem Karaca(1)
- Ahmet Mahmut Gözün(1)
- Ahmet Ülker(1)
- Akif Köse(1)
- Ali Kemal Seyis(1)
- Hadıl Ibrahım Al Houran(1)
- Hasan Faruk Satıcı(1)
- Hikmet Ayhan(1)
- Kübra Sağlam(1)
- Mine Ayyıldız Özer(1)
- Mustafa Yılmaz(1)
- Müberra Purutoğlu(1)
- Narin Yavuz(1)
- Osman Fidan(1)
- Reyhan Ocak(1)
- Seyfullah Kalaycı(1)
- Sezgin Dülgeroğlu(1)
- Yusuf Okumuş(1)
- Zehra Bayar(1)
- Zeynep Demiryorgan(1)
- Ömer Karaca(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Diyanet İşleri Başkanlığının 2020 yılında yayımladığı hutbelerin tefsir ilmi açısından tahlili
Abdullah Bektaş
Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2020 yılı boyunca yayımlanan hutbelerin tefsirî bakımından incelenip ele alınmasını konu edinmektedir. Türkiye'de milyonlarca Müslüman'a hitap eden bu hutbeler, dinî bilgilerin aktarılmasında ve toplumsal şuurun oluşmasında büyük öneme sahiptir. Çalışma kapsamında hutbelerde yer alan Kur'an âyetlerinin tercih sebebi, yorumlama biçimleri ve bu âyetler vasıtasıyla topluma iletilen dinî ve ahlakî mesajlar incelenmiştir. Araştırma süresince hutbelerde bulunan âyetler, tefsir ilminin prensipleri doğrultusunda incelenmiş olup her bir âyetin bağlamı, anlam ilişkisi ve hutbenin ana temasıyla olan bağlantısı analiz edilmiştir. Bu aşamada hem geleneksel hem de modern tefsir anlayışından faydalanılmış, âyetlerin hutbelerde kazandığı anlamın derinliği ve yorum çeşitliliği belirtilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde; iman, ibadet ve nebevi örneklik düşünceleri incelenerek Müslüman'ın Allah ile olan ilişkisinin yanı sıra ibadet anlayışı da ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise sabır, sorumluluk ve tevekkül gibi kavramlar üzerinden felaket ve zorluklar karşısında inananların tutumu araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise tarihî bellek, toplumsal birlik ve İslâmî yaklaşım üzerine odaklanılmış, hutbelerin ümmet şuuru ve değerlerin aktarımındaki rolü tahlil edilmiştir. Sonuç olarak bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı hutbelerin Kur'an merkezli bir irşad kavramıyla oluşturulduğu, âyetlerin yalnızca bilgi vermek amacıyla değil, yaşam içerisinde bir yol gösterici olarak değerlendirildiğini belirtmektedir. Bununla beraber bazı hutbelerde âyetlerin eksik veya bağlamından ayrı bir şekilde kullanılması, âyetlerin anlam bütünlüğünü bozduğu tespit edilmiştir. 2020 yılı hutbeleri, Kur'an'ın ilettiği mesajları modern yaşam ile bütünleştiren, dinî farkındalık ile sosyal sorumluluk arasında güçlü bir bağ kuran metinler olarak değerlendirilebilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Menâr ve Hak Dini Kur'an dili tefsirlerinde Kur'an kıssaları üzerinde yorum farkları
Ali Kemal Seyis
XIX. ve XX. yüzyılda İslâm dünyasının gerilemesi, Batı'nın ise sanayi, teknoloji ve kültürel alanlarda ilerlemesi, İslâmî düşüncenin yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Bu sorgulama, söz konusu dönemde tefsir sahasında kaleme alınmış bazı eserlerde de kendini hissettirmiştir. Bu çalışmada, XIX. yy.'ın sonu, XX. yy.'ın başındaki önemli müfessirlerden; modern yorumlarıyla bilinen, Mısır'da yaşamış Muhammed Abduh ve öğrencisi Reşîd Rızâ'ya ait Menâr Tefsiri'nde yer alan kıssa yorumları ile aynı dönemde Anadolu'daki tanınmış İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili tefsirinde yer alan Kıssa yorumları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, iki eserde yer alan Kur'an kıssaları hakkındaki, farklı yorumlar değerlendirilmiştir. İlmi tefsir metoduyla yapılan kıssa yorumları ise örtüşen yönleriyle ele alınmıştır. Bu özellikleri taşımayan yorumlar çalışmanın kapsamına dâhil edilmemiştir. Birinci bölümde; müelliflerin hayatları, ilmî kişilikleri, sosyal ve siyasî faaliyetleri konu edilmiş, başlıca eserleri kısaca tanıtılmıştır. Ayrıca kıssalarla ilgili temel kavramlar özet halinde verilmiştir. İkinci bölümde, Peygamber Kıssaları üzerine yapılan farklı yorumlar delilleriyle birlikte tespit edilmiş ve her kıssa yorumu sonunda söz konusu deliller üzerinden kısa bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde, şahsiyet, topluluk ve mekânlarla ilgili kıssalar söz konusu edilmiş ve her iki eserde bu kıssalar üzerine yapılmış farklı yorumlar, ikinci bölümdeki usulle değerlendirilmiştir. Bu bölümün sonunda ayrıca Menâr ve Hak Dini Kur'an Dili tefsirlerinde kıssalar hakkında yapılmış benzer ilmi yorumlar tespit edilip değerlendirilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023İbnu'l Cevzî ve Zâdü'l-mesîr adlı tefsirindeki filolojik yaklaşımları
Ahmet Mahmut Gözün
Bu çalışma İbnu'l-Cevzî'nin Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr adlı eserindeki filolojik yaklaşımlarını ele almaktadır. 510/1117 yılı civarında Bağdat'ta doğan İbnu'l-Cevzî, hadis, fıkıh, tefsir ve diğer İslami ilimler sahasında olduğu gibi Arap Dili ve Edebiyatı alanında da birçok eser kaleme almıştır. Tefsir alanında yazdığı eserlerin başında Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr gelmektedir. Müellif eserinde öncelikle tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlere dair görüşlerini izhar ettikten sonra filolojik tahlillere değinmiştir. Eserde, genel itibari ile mütekaddimun ulemasının görüşleri derlenmiştir. Bazen görüşler arası tercihler yapılmıştır. Tefsir, diğer İslami ilimleri ihtiva ettiği gibi kıraat, fonetik, sarf ve nahiv açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Tefsirde Basra ve Kûfe nahiv ekollerine ait farklı görüşlere de yer verilmiştir. Bu ekollere ait görüşler tarafsız bir şekilde sunulmuştur. Ayetlerin irabı konusunda İrabu'l-Kur'an eserlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte kıraatler ve Arap lehçeleri arasındaki irtibat kapsamlı bir şekilde izah edilmiştir. Aynı zamanda iyi bir şair olan müfessir, tefsirinde şiirlerle istişhât etmeye özen göstermiştir. Eserinde kendine ait şiirler de bulunmaktadır. Ancak istişhat ettiği şiirler genelde meşhur şairlere aittir. Şiirlerde geçen manen anlaşılmazı zor kelimeleri bazen açıklamıştır. Görüşlerinden yararlandığı âlimlerin yaptıkları tercihleri zikrederek kendi filolojik değerlendirmelerini zenginleştirmiştir. Böylece eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Filoloji, Sarf, Nahiv, İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Âyetlerin te'vilinde zamanın tağayyürü (Kevnî âyetler örneği)
Zehra Bayar
Kur'ân-ı Kerîm tüm insanlığa gönderilen son ilahi kitap olması sebebiyle içerisinde insanların dünya ve ahiret hayatının mutluluğunu sağlamayı gaye edinen ilkeler barındırmaktadır. Toplumun ilk temel yapısını oluşturan insanın yeryüzünde halife kılınmasıyla birlikte yaşam serüveni ve kâinatla etkileşimi başlamıştır. Yüce Allah kâinatı insanın yaşamını kolaylaştırabilecek bir şekilde donatmış ve insanın istifadesine sunmuştur. Bunun için Kur'ân-ı Kerîm'de kevnî âyetler yani kâinatın yaratılışı, gelişimi ve insanlara sağlamış olduğu yararlar hakkında birçok bilgi verilmiştir. Hz. Peygamber'in mucizeleri arasında ayrı bir öneme sahip olan Kur'ân-ı Kerîm çağlar aşan üslubuyla her dönemin insanına hitap etmiş ve onlara rehber olmuştur. İslamiyet'in hızlı bir şekilde yayılmasıyla birlikte farklı kültürle tanışılmış ve Kur'ân'ın yeni kültürlere anlatılabilmesi ve açıklanabilmesi tefsir ilminin doğuşunu hızlandırmıştır. Bu çalışmada öncelikle tefsir ilminin doğuşunu sağlayan amiller etraflıca incelenmiş ve içinde bulunulan dönemin Kur'ân âyetlerine nasıl yansıdığı hakkında bilgi verilmiştir. Müfessirin zihni yapısı, eğitim seviyesi, muhakeme yeteneği, bilim ve teknolojinin gelişmesi, dönemin sosyo-kültürel şartları vb. durumların ayetlere yansıması mukayeseli bir şekilde incelenmiştir. Bu araştırmada tefsir ilminde her dönemin önemli sayılabilecek müfessirlerin kevnî ayetlere bakış açısı bütüncül bir şekilde incelenmiş, okuyucuya hem tarihi veriler ışığında hem de bilimsel veriler ışığında mukayeseli bir çalışma sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yaşar Nuri Öztürk'ün Kur'an anlayışı
Mustafa Yılmaz
Bu araştırmada Yaşar Nuri Öztürk'ün eserleri bağlamında Kur'ân anlayışı ortaya konulmaya gayret edilmiştir. Öztürk, her ne kadar müstakil bir tefsir kaleme almamışsa da bir Kur'ân meâli hazırlamış; birçok eserinde pek çok âyeti yorumlamış, bazı eserlerinde de Kur'ân'la ilgili değişik konulara değinmiştir. Bu çalışmada araştırmanın amacı ve yönteminden bahsedildikten sonra birinci bölümde Öztürk'ün yetiştiği dönemde Türkiye'deki dini yaşantı ve Öztürk'ün hayatı ile eserleri ele alınmış, onun görüşlerinden etkilendiği kişileri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde, onun Kur'ancılık akımından etkilenmesi ve bu konudaki görüşleri ortaya konulmuştur. Daha sonra onun Kur'ân meâli incelenerek bu meâlin yazılma amacı ve onun diğer meâllerden farklı yönleri ele alınmış, onun diğer meallerden farklı tercüme ettiği bazı kavramlar belirlenmiştir. Üçüncü bölümde onun Kur'ân ilimlerine ve bazı Kur'âni meselelere yaklaşımı ortaya konulmuştur. Bu meseleler; Kur'ân'da geçen "hadis" kelimesini Hz. Peygamber'in sözü olarak kabul etmesi, Kur'ân'da imanın şartlarından hangilerinin zikredildiği, Kur'ân'da nesih, İsrâ ve Mirac hadisesi, Kur'ân tercümesi ile namaz kılınıp kılınamayacağı, zekât, hac, reenkarnasyon vb. konulardır. Bu çalışmada Öztürk'ün Kur'ân'daki İslâm kitabı başta olmak üzere onun diğer eserleri okunup incelenerek onların hepsi gözden geçirilmiş, böylece konuyla ilgili görüşleri ilk elden kaynaklardan tespit edilmek istenmiştir. Ayrıca Öztürk'ün fikirlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için onun görüşlerine tenkit olarak kaleme alınmış eserlerden de istifade edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Âhiret diyaloglarını tasvir eden âyetlerin Râzî ve Bursevî tefsirlerinde karşılaştırılması
Akif Köse
Kur'an'ın tabileri için dünya hayatını modellerken kullanmış olduğu metotlardan bir tanesi ebedi hayat algısını sürekli canlı tutmaktır. Bu sayede ahiret hayatında karşılaşılacak muhtemel tehlikelerden uzak kalmak ve güzel bir ahiret hayatı yaşamak için içerisinde bol miktarda ahiret tasvirlerine rastlamak mümkündür. Ahiret hayatında karşılaşılacak olan olayların inananların zihinlerinde doğru bir şekilde şekillenmesi noktasında müfessirler farklı yorumlar geliştirmişlerdir. Dirayet tefsirinin en önemli müfessirlerinden biri olan Fahreddin Râzî, oldukça hacimli eserinde her konuya olduğu gibi ahiret diyaloglarıyla ilgili de daha güzel anlaşılması noktasında birçok tevil ve yorumlamada bulunmuştur. Eserinde daha çok işari tefsire ait yorumlamalara yer vermiş olan İsmail Hakkı Bursevî ise ayetlerden anlaşılması gereken batıni yorumlarla muhataplarına bu ayetleri nasıl anlamaları gerektiği noktasında yol göstermeye çalışmıştır. Elinizdeki bu çalışma alanının otoritelerinden olan bu iki müfessirin Kur'an'daki ahiret diyaloglarına yer veren ayetlerine yaklaşımlarını konu edinmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mahmûd Hamza Efendi'nin Dürrü'l-Esrâr adlı tefsîr eserindeki nahiv uygulamaları (Bakara Sûresi örneği)
Adem Karaca
Bu araştırmada Mahmûd Hamza Efendi'nin hayatı ve eserlerine yer verilmiş, Dürrü'l-esrâr adlı eseri, ihtivâ ettiği konular bakımından (Bakara Sûresi Örneği) incelenmiş ve farklı örnekler verilerek konunun anlaşılmasına katkı sağlanmıştır. Mahmûd Hamza Efendi'nın Dürrü'l-esrâr adlı eserinde geçen i'râb vecihlerinin değerlendirilmesi yapılmış olup söz konusu tefsîrde geçen mühmel/noktasız Nahiv ıstılahları tespit edilmiştir. Aynı zamanda tespit edilen bu mühmel kavramların noktalı harflerden oluşan eş anlamlıları da tespit edilmiş olup ilgili konuda belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şâm Müftüsü, Mahmûd Hamza Efendi, Hamzâvî, Dürrü'l-esrâr, etTefsîrü'l-mühmel.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kur'an'ın bütünlüğü içerisinde zümer sûresinde verilmek istenen ilahî mesajlar
Sezgin Dülgeroğlu
Kur'an tefsirinin ana kaynakları içerisinde ilk sırayı alan, yine Kur'an'ın kendisidir. Kur'an'ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması hakikati, İslâm dininin başlangıcından itibaren bilinen ve yeri geldikçe âlimler tarafından önemine vurgu yapılan bir husustur. Hz. Muhammed de (s.a.v) bu tür tefsir metodunun ilk örneklerini vermiş ve bu hareketiyle, Kur'an-ı Kerim'i, yine kendisiyle anlamanın elzem olduğuna ve bunun önemine işaret etmiştir. Başta müfessir sahabeler olmak üzere, onlardan sonraki Kur'an müfessirleri de hep Kur'an'ı, yine Kur'an'la tefsir edegelmişlerdir. Gözlemlediğimiz kadarıyla Kur'an-ı Kerim'in kendine özgü biçimi ve bilinen düzeni, O'nun, kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılmasını bir gereklilik olarak ortaya koymaktadır. Bundan dolayıdır ki, Kur'an'ın ister tercümesini yapsın, ister herhangi bir konusunu açıklamaya çalışsın, isterse onu baştan sona tefsir etsin, hiçbir Kur'an müfessiri, Kur'an-ı Kerim'i, yine kendi iç bütünlüğü içerisinde anlamaktan kayıtsız kalamamıştır. Biz de bu çalışmada Kur'an'ı Kur'an'la tefsirine, başka bir ifadeyle, Kur'an'ın, kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılmasına bir örnek olması hasebiyle içerisinde tevhîd, ahiret ve ahlak gibi önemli konuları ihtiva eden ve Mekkî bir Sûre olan Zümer sûresini ele aldık. "Kur'an'ın Bütünlüğü İçerisinde Zümer Sûresinde Verilmek İstenen İlahî Mesajlar" isimli bu çalışmamızda klasik-modern tefsir kitaplarına ve Kur'an'ı Kur'an'la tefsir alanında yazılan eserlere müracaat ettik. Bu çalışma genel olarak giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, önemi ve Kur'an'ın Kur'an'la tefsirine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Zümer sûresinin isimlendirilmesine, mekkî-medenîliğine, faziletine, belağî inceliklerine ve esbâb-ı nüzulüne değinilmiştir. İkinci bölümde ise sûrenin genel içeriğine ve ayetler arasındaki bağlantılarına yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Talat Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve tefsirdeki metodu
Seyfullah Kalaycı
Kur'an-ı Kerim 23 yılda peyderpey indirilmiş bir kitaptır. Kur'an'ın tedricen indirilmesinin amaçlarından biri anlaşılması ve yaşanmasıdır. Kur'an'ı ilk anlayan, kendisine vahiy indirilen Hz. Muhammed'dir. Hz. Peygamberden sonra da sahabe ve tabiin Kur'an yolunda ömürlerini vakfetmişlerdir. Kur'an hidayet rehberi olarak gönderilmiştir. Sahabe ve tabiinden sonra her asır içerisinde günün şartlarına göre tefsirler yazılmıştır. Son dönemde de (Prof.Dr) Talât Koçyiğit (1927-2011) Kur'an'ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı çalışmayı kaleme almıştır. Koçyiğit eserini açık ve anlaşılır bir dille yazmıştır. Müellif her ne kadar tefsir yazsa da branşı hadis olduğundan hadislerle ayetler arasındaki ahengi yakalamıştır. Bu çalışmada Koçyiğit'in hayatından ve eserlerinden, ilmi kişiliğinden söz etmeye çalışılmıştır. Çalışmanın devamında geleneksel tefsirlerde olduğu gibi önce ayetle ve hadisle sonra sahabe sözüyle tefsir etmenin yanı sıra Kur'an ilimleri ve güncel tefsir problemlerine yer verilmiştir. Her bir konuda göze çarpan örnekler incelenmiş ve çalışmada yer verilmiştir. Yer verilemeyenler de dipnotta kaynak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Talât Koçyiğit, tefsir, hadis, Kur'an'ı Kerim, meal ve tefsiri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Şiî Müfessir Hâşim b. Süleymân el-Bahrânî'nin (ö. 1107/1696) tefsir metodu
Hasan Faruk Satıcı
Kur'ân'ı anlama ve yorumlama çabaları, onun nazil olduğu ilk dönemlerden itibaren başlayarak günümüze kadar devam etmiştir. İslam tarihinin iki ana mezhebinden biri olan Şîa da kendi mezhebinin esaslarına göre bir tefsir yöntemi geliştirmiştir. Şîa içinde bulunan ahbârîlik ve usûlîlik adlı iki farklı ekol arasında Kur'an'ı yorumlama metodu açısından önemli farklılıklar vardır. Ahbârîlik, rivayetleri önceleyip imamlardan gelen ahbâr ile Kur'ân'ı tefsir etmeye çalışırken, usûlîlik ehl-i sünnetin rey metoduna benzer bir metodu takip etmiştir. Ahbârîlere göre, Kur'an'ın tefsirini en iyi bilenler imamlar olup onların dışındakilerden gelen rivayetlere dayanarak yapılan tefsir, Kur'an'ın rey ile tefsir edilmesi anlamına gelir ki, bu da caiz değildir. Şiî âlimler arasında "Allâmetü'l-Bahreyn" lakabıyla anılan Bahrânî (öl. 1107/1696) de, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirinde ayetleri ahbârî anlayışla yorumlamıştır. Yetmiş kadar eseri olan Bahranî'nin en önemli eseri, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsiridir. Ülkemizde Şiî müfessirler ve tefsirleri hakkında yapılan akademik çalışmalarda artış olmasına karşın Bahrânî'nin el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirini ele alan bir çalışma olmadığını tespit ederek bu konuyu çalışmaya karar verdik. Çalışmamızda Bahrânî'nin tefsir metodunu, tefsirinde dayandığı ilkeleri ve Kur'an ilimleri hakkındaki görüşlerini ortaya koymaya gayret ettik. Çalışmamıza müellifin hayatı, hocaları, talebeleri, eserleri ve Şîa içindeki konumunu tabakat ve teracim kitaplarından araştırarak başladık. Bu konudaki bilgileri Şîa kaynaklarından derlemeye özen gösterdik. Ardından el-Burhân tefsiri baştan sona inceleyerek çalışmanın asıl muhtevasını ortaya konmaya çalıştık. Müellifin görüşlerini en doğru şekilde ortaya koymak ve tahlil etmek temel hedefimiz olduğundan, her konuda sözü uzatmadan bir iki örnek vermekle yetindik. İmkânlar ölçüsünde bu alanda yapılmış olan benzer çalışmaları da inceledik. Bu çalışmamız neticesinde ortaya çıktı ki, Bahrânî Ehl-i beyti, Hz. Ali'yi ve taraftarlarını öven, buna karşın ilk iki halifeyi yeren rivayetlere tefsirinde çokça yer vermiştir. Muhammed el-Bâkır (öl. 114/733), Ca'fer es-Sâdık (öl. 148/165), Ali er-Rızâ (öl. 203/819) başta olmak üzere imamlardan nakledilen birçok rivayeti aktarmış; hatta Kur'an'ın üçte birinin Şîa ve düşmanları hakkında indiğini belirtmiş; nüzûl sebepleri hakkında da farklı açıklamalar yapmıştır. Müteşâbih ayetleri tefsir ederken zâhiri manadan ziyade bâtınî manaya ağırlık vermiştir. Onun tefsirinin başka bir önemli özelliği de mezhebî bir tefsir olarak İmâmiyye itikadını esas almasıdır. İmâmet ve velâyet, onun ayetleri tefsir ederken tavizsiz bir şekilde savunduğu iman esaslarıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İsmail Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l-Beyân adlı tefsirinde kevni ayetlere yaklaşımları
Ömer Karaca
Kur'an'ı Kerim'de yer alan ayetler Allah Teâlâ'nın varlığının ve birliğinin delillerini ifade eder. Ayetler aynı zamanda Allah Teâlâ ile insanlar arasındaki bağlantıyı kuran köprülerdir. Kur'an'da yer verilen bu köprüler/vahiyler, yüce yaratıcının eşsiz kudretini insanlara anlatmak için kimi zaman telkin kimi zamanda ispat şeklinde ifade edilir. Ayrıca bu ayetler insanları hidayetin çeşitli yollarına ulaştırır. Allah Teâlâ, insanların ibret almaları için kâinattan pek çok örneği varlığının ispatı olarak onlara sunmuştur. Allah Teâlâ'nın kudretini ve kâinatın oluşumuyla kâinatta sergilediği ayetlerini ifade eden bu delilleri Kur'an'da anlatması kevnî ayet olarak değerlendirilir. Bu çalışmada, kevnî ayetlerin daha çok bilimsellikle ilişkili olmasına rağmen işari tefsirin temsilcilerin arasında sayılan İsmail Hakkı Bursevî'nin "Rûhu'l-beyân" adlı tesirinde bu ayetlere yaklaşımları incelenmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kur'ân-ı Kerîm'de helâl ve haram yiyeceklerin tefsirler açısından değerlendirilmesi
Kübra Sağlam
Kur'ân'a göre insan, Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Allah (c.c.) yeryüzünde insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi ve yeryüzünde faydalanması için birçok nimet yaratmıştır. İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için temel gereksinimlerden birisi de gıda ihtiyacıdır. İnsanlar, kendilerine sunulan bu nimetlerden çeşitli yönlerde faydalanarak onlardan istifade ederler. Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de insanların fayda ve zararına olan yiyecek ve içecek türü şeyleri açıklayıp, bunlarla ilgili hükümleri helâl ve haram şeklinde bildirmiştir. Allah (c.c.) tarafından helâl ya da haram olarak belirlenen yiyecek ve içecekler hükmen bütün müminler için aynı şekilde bağlayıcıdır. Kişinin helâl ve harama karşı gösterdiği duyarlılık onun dindarlıktaki özveri ve hassasiyetini belirler. Bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerîm'de bulunan helâl ve haram yiyeceklerin neler olduğu ele alınmıştır. Allah'ın helâl kılıp rızık olarak faydalanılmasını istediği yiyecekler ile Allah'ın haram kılıp insanların faydasına olmadığını belirttiği yiyeceklerin neler olduğu, ilgili tefsîrler açısından değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân, tefsîr, helâl, haram, tayyib, habis.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Roger Garaudy'nin bazı Kur'ani meseleleri yorumlaması
Yusuf Okumuş
Roger Garaudy, Batı medeniyetinin merkezi Fransa'da dünyaya gelmiştir. Anne-babası ateist olmasına rağmen kendisi on dört yaşında Hıristiyanlığı benimsemiş ve altmış dokuz yaşında iken İslâm'ı kabul ettiğini açıklamıştır. Bu çalışmamızda, Garaudy'nin bazı Kur'ânî meseleler hakkındaki yorumları ele alınıp onun bakış açısı incelenmiş ve Kur'ân anlayışının ortaya konulması hedeflenmiştir. Temel İslâm Bilimleri alanında daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olması çalışmamızı daha da önemli bir hale getirmiştir. Bu araştırmada Garaudy'nin kitapları ekseninde dokümantasyon yöntemi kullanılmış ve veriler toplanıp tanzim edilmiştir. Böylece onun Kur'ân'a bakışı, bütün eserlerinin farklı bölümlerinde bulunan bilgilerden hareketle oluşturulmuştur. Garaudy, neredeyse bütün dinlerin kitaplarını okumuş ve böylece dinler hakkında büyük bir müktesebata sahip olmuştur. Bu ilmi birikimle Kur'ân'ı okumaya başlamış ve şirki ısrarla reddetmesi sebebiyle onu diğer kitaplara nispetle tevhidi öne çıkaran bir kitap olarak nitelemiştir. Kur'ân'ın dinamik bir yapısının olduğunu söyleyerek şeriat, ictihad, servet, tasavvuf, İslâm sanatları ve felsefe gibi günümüzde de tartışılan önemli konuları, Kur'ân bağlamında ele almış ve değerlendirmiştir. Şeriatın kanunlar yığını olmadığını, aksine Allah'ın manevi yasası olduğunu belirtmiştir. Yine şeriatın Kur'ân ve sünnet olmak üzere iki ana kaynağı olduğunu açıklamış ve şeriatı, Allah'ın iradesinin bireylerin hayatına ve tarihe müdahalesi şeklinde tanımlamıştır. İctihadı ise, İslâm'ın yeniden ayağa kalkmasının ve Kur'ân'a dönüşün en önemli şartı olarak görmüştür. Zira ictihadın, Allah adına toplumlara gerçeğin bilgisini öğrettiğini ve bu hakikatle milletlerin ictihad ile taklidin karanlığından kurtulabileceğini savunmuştur. Servetin ise, ilahi iradenin yeryüzünde tatbik edilebilmesi için Allah tarafından insanlara ihsan edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla mülkün tek sahibinin Allah olduğunu ve Kur'ân'ın da bu prensibi vurguladığını ifade etmiştir. Tasavvufun, İslâm sanatlarının ve felsefenin kaynağının ise, Kur'ân'ın bizzat kendisi olduğuna dikkat çekmiştir. Çünkü Kur'ân'ın, bu unsurların aslını ve içeriğini oluşturan ana kaynak olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca Kur'ân'ın tarihsel bir metin olup bir bilim kitabı değil; insanlara sembol ve mesellerle seslendiğini dile getirmiştir. Anahtar Kelimeler: İslâm, Kur'ân, Tefsir, Garaudy, Modern Yorum.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı
Zeynep Demiryorgan
Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kur'ân'da cinsiyet adaleti
Reyhan Ocak
İnsanlık tarihi boyunca dikkat çekici özelliğini kaybetmeyen konulardan birisi 'cinsiyet' meselesi olmuştur. Pek çok şeye muktedir olabilen insanoğlu, yön veremediği ve tercihini yapamadığı bu noktada, zaman zaman arayış veya gelgitlere duçar olmuştur. Özellikle cinsiyetler arası adaletsizliklerin hüküm sürdüğü toplumlarda bu arayışlar artarak isyana dönüşmüştür. İnsanı yaratan ve ona şekil veren Yüce Yaratıcı ise, gönderdiği dinler ile bu tür adaletsizlikleri düzeltmek adına pek çok elçi göndermiştir. Fakat zaman içerisinde kutsal metinleri tahrif olan insanoğlu, bunun da etkisiyle her defasında yeniden bu adaletsiz düzende hem kendi cinsine hem karşı cinse acı çektirmeye devam etmiştir. Kur'an-ı Kerîm'in inişi ile hayat bulan yeni düzen ile gerçek bir cinsiyet adaleti sağlanmıştır. Fakat bu da yıllar içerisinde; bazı gelenek, alışkanlık, yanlış örnekler, anlayışlar ve değişen hayat şartları neticesinde bozulmaya başlamış hem cinsiyet meselesi bulanmış hem kadın-erkek arasında kurulan o 'birbirine sükûnet verme' güzelliği zamanla azalmıştır. Bu sebeple gerek kadın dernekleri gerek farklı cinsiyet yönelimlerini temsil eden derneklerin sayısı artmış, fakat zaman zaman art niyetli kişilerin yönlendirmeleriyle konu amacının dışına çıkarılmıştır. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında, kadın-erkek eşitliği ana temasında, özellikle gençler 'cinsiyetsizleştirme veya farklı cinse yönelme' durumuyla karşı karşıya bırakılmıştır. Oysa Kur'ân'ın bizi getirmek istediği noktada, ne problem olarak görülen toplumsal cinsiyet meselesine ne de kadın-erkek eşitliği gibi kadına ekstra yük yükleyen açılımlara gerek kalmadığı anlaşılacaktır. Çünkü Kur'ân bize güçlü bir cinsiyet adaleti sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İmam Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli efsîri bağlamında Ahzâb sûresinin belagat açısından incelenmesi
Osman Fidan
Kur'ân-ı Kerîm'i doğru anlamada hiç şüphesiz müfessirlerin önemli bir yeri vardır. Bu tezin amacı da İslâm dünyasında haklı bir şöhrete sahip olan müfessir Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli tefsîri bağlamında Ahzâb sûresindeki edebî inceliklerin ortaya çıkarılması ve Kur'ân-ı Kerîm'in ne derece belîğ bir kitap olduğunun bir kez daha vurgulanmasıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in çok konulu sûrelerinden olan ve bu sebeple gerek ilmî gerekse akademik alanda pek çok çalışmaya konu olan Ahzâb sûresi, hiç şüphesiz belâğî açıdan da bir o kadar zengindir. Bu çalışma, Ahzâb sûresini farklı bir açıdan ele alıp, sûredeki edebî sanatları incelemektedir. Ayrıca dirâyet tefsîrleri alanında büyük bir şöhrete sahip olan Keşşâf'ın esas alınması, İmam Zemahşerî'nin tefsîr metoduna dair bilgi vermektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, araştırmanın konusu, gayesi, yöntemi, literatür araştırması, İmam Zemahşerî'nin hayatı, ilmi kişiliği ve İslâm ilim hazinesine kazandırdığı eserleri zikredilip, daha sonra Ahzâb sûresinin adı ve mânâsı, nüzûl yeri ve zamanı, nüzûl sebepleri ve sûrenin genel muhtevası gibi konular ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, belagat ilmine genel bir bakış, bu ilmin tanımı, tarihçesi, kısımları ve bu alanda yazılan eserlere değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, Keşşâf tefsîri esas alınarak Ahzâb sûresi belagat açısından incelenmiştir. Bu kısımda, âyetler analiz edilirken musannifin açık bir şekilde ifade ettiği belâğî açıklamaların yanında, zımnen işâret ettikleri de ifade edilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Zemahşerî, Keşşâf, Belagat, Ahzâb sûresi
- Doktora TeziAçık Erişim2020Osmanlı müfessirlerinden Mahmûd Hamza Efendi'nin ilmî şahsiyeti ve noktasız harflerle yazdığı Dürrü'l-Esrâr isimli tefsiri
Mine Ayyıldız Özer
XIX. yy.da yaşamış bir Osmanlı müfessiri ve Hanefi fâkihi olan Mahmûd Hamza Efendi'nin hayatını ve Dürrü'l-esrâr isimli tefsirini konu edindiğimiz bu çalışmada bir Osmanlı âlimi olan Mahmûd Hamza Efendi'nin şahsiyeti, ilmî kişiliği, dönemin siyasi ve sosyal durumu ve bilhassa tefsiri ve tefsir metodu incelenmiştir. Araştırma üç bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümde Mahmûd Hamza Efendi'nin hayatı, ilmi şahsiyeti ve dönemin; siyasi, kültürel ve sosyal durumu ele alınmıştır. Bu bağlamda dönemin şartları ve Tanzimat'ın getirmiş olduğu değişim hareketlerinin toplum üzerindeki yansımalarına kısaca değinilerek Osmanlı bürokrasisinde saygın bir yere sahip olan Mahmûd Hamza Efendi'nin bu süreçte toplumsal huzuru sağlama ve eğitimin ıslahına yönelik olarak üstlenmiş olduğu etkin rol üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Mahmûd Hamza Efendi'nin hurûf-ı mühmele ile yazdığı tefsiri Dürrü'l-esrâr, genel olarak değerlendirilmiş ve onu diğer tefsirlerden ayıran özellikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda Dürrü'l-esrâr, bu türün diğer bir örneği olarak Feyzî-i Hindî'nin Sevâtiu'l-ilhâm isimli tefsiriyle kısaca mukayese edilmiş, ardından tefsir külliyâtının önemli eserleri olan; Zemahşerî Tefsiri, Beyzâvî Tefsiri, Nesefî Tefsiri ve Celâleyn Tefsiri gibi eserlerle benzeştiği noktalar üzerinden kısa bir değerlendirmeye tâbi tutulmuştur. Bu bölümde ayrıca Dürrü'l-esrâr'da Kur'ân ilimlerinin işlenişi konusu ele alınmış ve buna dair, tefsirde yer alan bazı örnekler zikredilmiştir. Üçüncü bölümde ise Dürrü'l-esrâr'ın rivâyet ve dirâyet tefsir metodolojisini kullanma yöntemi incelenmiş ve her iki metodolojinin kullanımına ilişkin örneklere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mahmûd Hamza Efendi, Tefsir, Hurûf-ı mühmele, Dürrü'l-esrâr, Rivâyet Dirâyet
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kur'an-ı Kerim ve tefsir kaynaklarında Hz. Meryem ve oğlu İsa (as)
Hadıl Ibrahım Al Houran
Allah Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Meryem'i övgü dolu ifadelerle taltif etmiştir. Hatta Kur'ân'da onun hem ailesinin hem de kendisinin adını taşıyan iki müstakil sûrelere (Âl-i İmrân ve Meryem sûreleri) yer vermiştir. Dikkatli bir okuyucu onun hayatında seçilmişliğinden, yetişmesine, iffetine ve faziletine dâir ayrıntıları görecektir. Kur'ân, Hz. Meryem'den bahsettiği gibi açık, şüphe ve kapalılığa mahal olmayacak derecede Hz. İsâ'dan da bahsetmiştir. Kur'ân'da Hz. İsâ'nın doğumundan, mucizelerinden ve Allah'ın ona tahsis etmiş olduğu sıfatlarından bahsedildiği gibi onun dine davetinden, Allah yolunda mücadele edişinden, ona isnat edilen sihirle konumunun düşürülmek istenmesinden de bahsedilmektedir. Ayrıca Hz. Meryem ve Hz. İsa hakkında vârid olan hadisler de bulunmaktadır. Ancak burada söz konusu olan çalışmalar ayet merkezli ele alındığından, konunun bağlamı çerçevesinde tüm hadislere değil de bazı hadislere yer verilecektir. Müfessirler bu konuya dair yeteri kadar ayrıntıya yer vermişlerdir. Bu araştırmada Hz. Meryem ve Hz. İsa hakkında müfessirlerin görüşlerinden istifade edilmeye çalışılmış, Hz. Meryem ve Hz.İsa'nın Kur'ân'da geçen kıssaları, tarihsel süreç dikkate alınarak sunulmuş, gereken yerlerde de müfessirlerin görüş, ihtilaf ve tartışmalarına yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kur'an'da insana etkisi açısından şeytan ve nefis
Müberra Purutoğlu
Kur'an-ı Kerim'de şeytanın, kibri yüzünden kendini aşağı konuma düşürdüğü, bundan da Yüce Allah'ı sorumlu tutarak insanı suçladığı ve insana düşman olduğu vurgulanmaktadır. Şeytan, Allah'ın asla rakibi değildir, asi bir kuludur, insanın rakibi ve düşmanıdır. Şeytan, Allah'ın huzurundan kovulmasından itibaren şerle özdeşleşerek, insanı hataya, belaya uğratmak için kini, fesadı, yalanı ve çeşitli kötülükleri kullanmıştır. Bunları kullanmaya da devam edecektir. Şeytandan bir an ya da kısa bir süre için uzaklaşmak mümkündür, ancak bir ömür boyunca ondan kurtulmak zordur, hatta imkânsızdır. Şeytan nefiste bulunan unsurları (hevâ, heves, vb.) kullanarak insanı kandırmaya çalışır. İnsan üzerinde yaptırım gücü olmayan, sadece günahı süsleme ve vesvese verme özelliğine sahip olan şeytandan daha çok insana şiddetle kötülüğü emreden nefsi etkilidir. Nefis ve şeytan insanı, hayır olmayan şeylere çağırır. Bu çağrıya icabet eden insan hayırsız şeylere müptelâ olur ve beyhude birtakım işlerle uğraşarak bir fayda elde edememiş olur. Ahirette ise şiddetli azap içinde kalır. Dolayısıyla dünyası ve ahireti rezil ve rüsvâ olur. Her müminin gayesi Allah'a yaklaşmaktır. Şeytan ve nefsin birlikteliği insanın bu gayesinde büyük bir engel oluşturur. Şeytanın vesveselerine karşı koymak Allah bilinciyle dolu olmak ve O'na sığınmakla gerçekleşir. Ancak hidayet ve dalâlet Allah'ın dilemesi ve kulun iradesini iyi veya kötü yönde kullanmasıyla mümkündür. İnsana fücûrunu (günah işleme yeteneğini) ve takvasını (günahtan kaçınma yeteneğini) ilham eden Allah her insana birçok niteliği bilkuvve (harekete geçmemiş güç) olarak vermiştir. Bunun yanında ona bu nitelikleri harekete geçirebilecek irade de bahşetmiştir. İradenin iyi tarafında ilahi kuvvet, kötü tarafında şeytaniyet bulunmaktadır. Bu nedenle insan iradesiyle yaptığı işlerden sorumludur. Bu çalışmamızda insan, insanın ayrılmaz bir özelliği olan nefs ve nefsani istekleri süsleyerek insanı aldatmaya çalışan şeytanın özellikleri incelenerek her birinin varoluş amaçları açıklanmıştır. Şeytan ile nefis arasındaki ilişki ele alınarak şeytanın ve nefsin insan hayatındaki etki ve rollerinin ne olduğu incelenmiştir. Kur'an'ın anlatımlarından yola çıkılarak insanın nefsani istekleri ve şeytanın insan üzerindeki etkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Tefsir, Kur'an, akıl, kalp, nefis, şeytan
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Tefsîru'l-Menâr'da kıyamet ve ahiret olgusu
Hikmet Ayhan
Kıyâmet ve Âhiret İslam dininin temel inanç esaslarının en önemlilerindendir. Bunlar, Kur'ân'ın birçok ayetinde bazen peşpeşe, bazen de muhtelif yerlerde geçmekte olup insanların zihinlerinde canlandırılabilecekleri bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu âyetlerin doğru bir şeklide anlaşılabilmesi için Kur'ân'ın bütüncül bir tarzda okunması gerekmektedir. Bu tezde Kıyâmet ve âhiret konusu Tefsîru'l-Menâr penceresinden ele alınmıştır. Söz konusu tefsir akılcıl bir metotla yazılmış, pek çok ayet aklın verilerine müracaat edilerek yorumlanmıştır. Hiç şüphe yok ki Kıyâmet ve âhiret bütünüyle gaybın konusudur. Müellifler mezkûr konuları işlerken bu duruma sıkça vurgu yapmış, Allah'ın öte âlemden haber verdiği her şeye şeksiz şüphesiz îman edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bununla birlikte pek çok âyeti izah ederken aklı son derece etkin kullanmışlar, Allah'ın âhiret âlemiyle ilgili verdiği bilgileri farklı şekillerde tevil etmekten kaçınmamışlardır. Ancak burada şunun vurgulanması gerekir ki, Menâr tefsirinin müellifleri olan Muhammed Abduh ve Reşid Rızâ arasında her ne kadar hoca talebe ilişkisi olsa da bazı konularda aynı düşünmelerine karşın birçok konuda birbirlerinden ayrılmışlardır. Tezde bunun örnekleri yer almaktadır. Çalışmanın ana kaynağı olan Tefsîru'l-Menâr, müelliflerinin ömürlerinin kifâyet etmemesi nedeniyle tamamlanamamış bir çalışmadır. Müelliflerden biri olan Abduh, söz konusu tefsiri Nisâ sûresinin yüz yirmi altıncı ayetine kadar olan kısmını, Reşid Rızâ ise buradan itibaren Yusuf sûresinin elli ikinci ayetine kadar tefsir etmiştir. Geri kalan kısmını ise Behcet el-Baytar tamamlamıştır. Dolayısıyla tez yazılırken Kıyâmet ve âhiret konusu belirtilen ayetlerde geçtiği kadarıyla ele alınmıştır. Tefsîru'l-Menâr'da ahiret ve kıyametle ilgili sınırlı sayıda ayetin tefsiri yapıldığı için Muhammed Abduh'un "Tefsîru cüz'i Âmme" sinden de istifade edilmiştir. Tezde Kıyâmet ile âhiret konusu ayrı başlıklar halinde ele alınmış, bunlarla bağlantılı olan konular ilgili başlığın altında incelenmiştir.
