Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Oğuz Atay ve Dostoyevski romanlarında 'tutunamayan' tipi üzerine mukayeseli bir inceleme
Muharrem Daştan
Toplumda tutunamayan tipi, yaşanan gelişme ve değişmelerin sonucunda ortaya çıkar. Toplum temelli değişmeler; sosyal, siyasi ve ekonomik unsurlarla birlikte meydana gelir. Dolayısıyla toplumda, bu değişmelerin sonucunda farklı tipler görülebilir. Örneğin edebî ürünlere aktarılan tiplerden biri tutunamayandır. Toplumda gruplaşmanın artması, ekonomik farklılıkların etkisi, sosyal yaşantılarda temel değişme gibi birtakım etkenler, romanlarda tutunamayan tipi olarak karşımıza çıkar. Tutunamayan tipinin en önemli göstergesi, ötekileştirme sorunudur. Bu ise edebî ürünler ve özelde ise romanlar incelenirken ideolojik çatışmalarda, toplumda ayrıksılık problemlerinde görülür. Birçok problemin yaşanmasına neden olan tutunamama, bireyin yaşantısında köklü değişimler yapar. Anlatılan olayların o dönemde yaşanan süreçlerini ele alan romanlarda da bu durum fazlasıyla görülür. Dolayısıyla bu araştırmada Dostoyevski romanları için 19. yüzyıl incelenmiş, Atay için 1980'lerde yaşanan gelişmeler değerlendirilmiştir. Özellikle tutunamayan tipinin incelendiği araştırmada, birey yalnızlığı, intiharı, çatışmaları gibi birtakım konular, dönemin özellikleri ve etkileri doğrultusunda incelenir. Bu araştırmada, Oğuz Atay ve Dostoyevski romanlarında 'tutunamayan' tipinin gelişimi incelenmiştir. Özellikle de yazarların öne çıkan romanlarındaki karakterler ve meydana gelen olaylar kapsamında mukayese yapılmıştır. Böylece araştırmada, geleceğin bilinmezliği, kimlik sorunu, aydın insanın toplumla sorunu, yoksul ve hasta insan, toplumdan dışlanan insan modeli, ekonomik sorunlar, sıradan ve yalnız insan konuları incelenmiştir. Ayrıca kıskançlık ve nefret söylemi, vicdan ve merhamet, din açısından tutunamayan tipi ve anlaşılamama sorunu da araştırmada değerlendirilmiştir. Atay ve Dostoyevski romanlarında incelenen bu konular, tutunamayan tipinin edebî eserlerde yaygın bir biçimde kullanıldığını gösterir. Mukayeseli değerlendirmede ise, Atay'ın romanlarında özellikle Türk aydını sorunu incelenmiş, sosyal ve ekonomik değişimlerin sonuçları işlenmiştir. Dostoyevski romanlarında ise karakterlerin genel özellikleri değerlendirilmiştir. Böylece romanlarda öne çıkan tutunamayan tipi; ötekileştirme, yabancılaşma, ayrıksılık gibi unsurlara bağlı meydana gelmiştir. Dolayısıyla bireyin toplumla yaşadığı çatışmanın kaynakları, tutunamayan tipinin bir göstergesi şeklinde yorumlanabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mustafa Irgat'ın şiirlerinde aidiyetsiz kimlik ve dil
Özge Atasoy
Mustafa Irgat, şiir serüvenine başladığı 1970 yılından vefat ettiği 1995 yılına kadar ortaya koyduğu şiirlerle uç bir noktada yer almıştır. İkinci Yeni etkisinde ve ötesinde bir şiir geliştiren Mustafa Irgat, 1970'li yılların şiirinde görünmeye başlar. 1970 Kuşağı içerisinde şiir yazmayı ve yayımlamayı sürdüren Mustafa Irgat, 1980 Sonrası şiirde de etkinlik gösterir. Şair kimliğinin oluşmaya başladığı 1970'li ve 1980'li yılların genel edebiyat ortamından etkilenmeyerek özgün ve özerk bir şiir ortaya koyar. İlk şiirlerinden itibaren kendi tarzını oluşturan Mustafa Irgat, ne 70 Kuşağına ne de 80 Kuşağına bağlı kalmayarak Ece Ayhan'ın "sivil şiir", "sıkı şiir" diye tanımladığı türden bir şiir yazmıştır. Aykırı duruşuyla dikkatleri çeken Mustafa Irgat, hayatı boyunca yaşadığı aidiyet ve kimlik sorunsallığı neticesinde aidiyetsiz bir kimliği benimser. Aidiyet ve kimlik kavramları; felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi pek çok alana etki etmiş kavramlardır. Edebiyatta ise bireysel yönden ön plan çıkmış olup, varoluş meselesi ile desteklenerek ele alınmıştır. Aidiyet ve kimlik kavramları, Mustafa Irgat'ın şiir anlayışını etkileyen önemli kavramlardır. Özellikle hayatı temel alındığında yaşadığı varoluşsal çatışmalar, onun aidiyetsiz bir kimliği benimsemesine etken olmuştur. Bunun sonucunda inşa ettiği aidiyetsiz kimliği; dilini, edebi ve fikri yönünü etkilemiştir. Nitekim aidiyetsiz kimlik kavramı, Mustafa Irgat şiirinin ana izleğini oluşturur. Mustafa Irgat, şiirlerinde aidiyetsiz kimlik kavramını ön plana çıkarmış ve bu kavram çerçevesinde bir şiir dünyası kurmuştur. Mustafa Irgat'ın şiirlerinde iktidar karşıtlığı net bir şekilde görülmektedir. Onun iktidarla yaşadığı çatışma, aidiyet ve kimlik kavramlarıyla bağlantılıdır. Nitekim Mustafa Irgat, iktidarla yaşadığı çatışma sonucunda aidiyetsiz bir kimliğe bürünmüş ve şiirlerinde de iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan aidiyetsiz kimlikleri işlemiştir. Aidiyetsiz bir kimliği benimseyen Mustafa Irgat, dilin aidiyetlerine de dâhil olmaz. Yerleşik dilin tüm kurallarını bozarak kendi şiir dilini kurar. Bu çalışmada, Mustafa Irgat'ın şiirlerindeki aidiyetsiz kimlik kavramının kullanım hususiyetleri ve şiir dilinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mustafa Irgat'ın şiirleri, aidiyetsiz kimlik kavramı ekseninde değerlendirilmiş ve şiir dilinin felsefi arka planı ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Hidayet Karakuş'un hikâyelerinin çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenmesi
Elif Düzenli
Bu araştırmada Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Kuramsal kitaplardan elde edilen bilgiler ışığında Hidayet Karakuş'un çocuk kitapları incelenmiş ve çocuk edebiyatının temel unsurları açısından incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin incelenmesinden oluşmaktadır. Örneklem Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarından seçilmiştir. 13 çocuk kitabı içinde yer alan 70 hikâye incelenmiştir. Bu araştırmada öncelikle çocuk yazını hakkında bilgi edinmek amacıyla çocuk edebiyatı alanında yayımlanmış kitaplar incelenmiştir. Örneklem içinde yer alan Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin inceleneceği özellikler belirlenip not edilmiştir. Hidayet Karakuş'un hikâyeleri; yaş grubu, resimleyen, basım yeri, basım yılı, yayınevi, sayfa sayısı, boyut, kâğıt, resim, özet, konu, izlek, ileti, kahramanlar, mekân, dil ve anlatım olmak üzere on altı başlık açısından incelenmiştir. Çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenen eserlerden elde edilen bilgiler sınıflandırılmıştır. Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin dış yapı özellikleri bakımından çocuk yazınına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
