Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Tarihi Tokat saat kulesinin deprem performansının araştırılması ve çelik elemanlar ile güçlendirilmesi

    Furkan Sürer

    Bu tez çalışmasında, Tokat il merkezinde yer alan ve kentin simge yapılarından biri olan II. Abdülhamid dönemi eseri Tokat Saat Kulesi'nin sismik davranışı incelenmiş ve yapısal güvenliğinin artırılmasına yönelik güçlendirme önerileri geliştirilmiştir. Yığma taş ve kireç esaslı harç ile inşa edilen yapı; narin geometrisi, kütle düzensizlikleri ve düşük çekme dayanımı nedeniyle deprem etkileri karşısında yüksek risk grubunda yer almaktadır. Çalışmanın temel amacı, yapının mevcut deprem performansının sayısal yöntemlerle belirlenmesi ve tarihi dokuya minimum müdahale ilkesi gözetilerek çelik elemanlarla güçlendirilmesidir. Çalışma kapsamında yapı, sonlu elemanlar yöntemi kullanan SAP2000 yazılımı ile üç boyutlu olarak modellenmiştir. Gerçekçi bir yapı-zemin etkileşimi simülasyonu elde etmek amacıyla, kule doğrudan temel seviyesinden ankastre mesnetlenmemiş; bunun yerine geoteknik zemin etüt raporu verilerine dayanılarak iki farklı tabakadan (Solid 1 ve Solid 2) oluşan 3 boyutlu bir zemin bloğu modellenmiş ve tam ankastre (sabit) sınır koşulları bu zemin kütlesinin tabanına uygulanmıştır. Deprem etkileri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018) esas alınarak, ZD yerel zemin sınıfı ve DD-2 deprem yer hareketi düzeyi için Tepki Spektrumu Yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; mevcut yapıda özellikle gövde geçiş bölgelerinde oluşan maksimum çekme gerilmelerinin 1.090 MPa değerine ulaştığı ve yığma duvarın çekme kapasitesini (%87 oranında) zorladığı tespit edilmiştir. Bu durumun olası bir depremde gövde duvarlarında hasar ve stabilite kaybı riski oluşturacağı belirlenmiştir. Bu doğrultuda, kule gövdesine dıştan çelik kuşaklama ve zemin kat açıklıklarına çelik çapraz sistemi uygulanarak güçlendirme modeli oluşturulmuştur. Karşılaştırmalı analizler sonucunda, güçlendirme ile kritik bölgelerdeki çekme gerilmelerinin 0.819 MPa seviyesine düşürüldüğü, tepe yer değiştirmelerinin sınırlandırıldığı ve yapının sismik güvenlik düzeyinin artırıldığı görülmüştür. Önerilen yöntemin, tarihi yapının mimari bütünlüğünü bozmadan uygulanabilir, etkili ve geri döndürülebilir bir çözüm olduğu ortaya konulmuştur.