Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisi: Gürcistan örneği

    Aydın Önal

    Araştırmada, dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul (Gürcistan örneği) öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test ve son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gürcistan'daki bir Türk okulunun 8. sınıfında öğrenim gören iki dilli 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uygulama süreci, 20 haftada tamamlanacak biçimde, ön ve son test dahil toplam 48 ders saati boyunca hem yüz yüze hem de çevrim içi ortamlarda yapılmıştır. Uygulama süreci, Yazarlık ve Yazma Becerileri seçmeli dersinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Metinleri Değerlendirme Ölçeği", "Elektronik Yazma Alışkanlığı Ölçeği" ve "İki Dilliler İçin Hızlı ve Kademeli Baskın Dil Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", Yazma Tutum Ölçeği", Yazma Motivasyonu Ölçeği ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda, dijital metin yazarlığı öğretimi deney grubu öğrencilerinin çevrim içi yazma başarısını artırdığı görülmüştür. Ayrıca yazma kaygısını düşürdüğü ve yazma motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Ancak yazma tutumu üzerinde etkili olamadığı tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda dijital metin yazarlığı; çevrim içi yazma becerisini geliştirdiği, yazılı anlatım kurallarının özenli kullanımında ve söz varlığının zenginleşmesinde faydalı olduğu, yazma sürecini iyileştirdiği ve kolaylaştırdığı, düşüncelerin daha rahat ifade edilmesini sağladığı, dijital ortamlarda yazmanın mutluluk verdiği öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak, dijital metin yazarlığı, öğrencilerin çevrim içi yazma becerilerini geliştirdiği ve yazmaya ilişkin duyuşsal yönlerine de katkı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, dijital metin yazarlığı, yazma becerisi, çevrim içi yazma, duyuşsal unsurlar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ortaokul öğrencilerinde öz-şefkat ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin aracı rolü

    Elif Terzi

    Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinde öz-şefkat ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca öz-şefkat, psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik değişkenlerinin cinsiyet, yaş, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, ebeveynlerin birliktelik durumu, annenin hayatta olma durumu, babanın hayatta olma durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığı da ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Trabzon şehrinde öğrenimini devam ettiren 545 kız (%52.9) ve 485 erkek (%47.1) olmak üzere toplam 1030 ortaokul öğrencisi yer almaktadır. Araştırmanın verileri; "Kişisel Bilgi Formu" , "Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (ÇGPSÖ-12)", "Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu" ve "Bilişsel Esneklik Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada öz-şefkat, psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik arasındaki ilişkiler, korelasyon analizi ile incelenmiştir. Psikolojik sağlamlık ile öz-şefkat arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin aracılık rolü üstlenip üstlenmediğini belirlemek amacıyla Hayes Process Macro (2013) analizi gerçekleştirilmiştir. Test edilmesi hedeflenen aracı modellerdeki doğrudan ve dolaylı etkiler bootstrap yöntemiyle belirlenmiştir. İlgili alanyazın ışığında, aracılık modelleri kurulmuş ve bu doğrultuda bilişsel esnekliğin aracı rolü sınanmıştır. Buna ek olarak öz-şefkat, psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik seviyelerinin cinsiyet, ebeveynlerin birliktelik durumu, annenin hayatta olma durumu, babanın hayatta olma durumuna göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı bağımsız örneklemler için t-testi, yaş değişkeni korelasyon analizi, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile ele alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ortaokul öğrencilerinde öz-şefkat ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin anlamlı bir aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen bir diğer sonuca göre ise; ortaokul öğrencilerinin psikolojik sağlamlık puanları cinsiyet, yaş, ebeveyn birliktelik durumu değişkenleri açısından anlamlı düzeyde bir farklılık gösterirken annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, annenin hayatta olma durumu, babanın hayatta olma durumu değişkenlerine göre ise anlamlı farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öz-şefkat puanları cinsiyet, yaş, ebeveyn birliktelik durumu, annenin hayatta olma durumu, babanın hayatta olma durumu açısından anlamlı düzeyde bir farklılık gösterirken annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bilişsel esneklik puanları cinsiyet, yaş, ebeveyn birliktelik durumu, annenin hayatta olma durumu açısından anlamlı düzeyde bir farklılık gösterirken, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi ve babanın hayatta olma durumu değişkenleri açısından anlamlı düzeyde bir farklılık göstermediği sonucu elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, ilgili alanyazın bağlamında tartışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin incelenmesi

    Samed Albayrak

    Yapılan araştırmalar matematik öğretmenlerinin, matematiksel kavramların evrensel olması ve genellikle sayısal örneklerle açıklanması nedeniyle, diğer alanlara göre matematik öğreniminin dile daha az bağımlı olduğuna inandıklarını göstermiştir. Bu nedenle, birçok matematik öğretmeni matematiğe özgü bazı kavram, kelime ve notasyonu öğretiyor olsa da genellikle öğrencilere matematiksel olarak okumayı, yazmayı veya konuşmayı açıkça öğretmezler. Ancak matematik ve dil arasındaki ilişki, matematik öğrenen çoğu öğrenci için ayrılmaz ikilidir. Bu nedenle öğrencilerin matematik dilini anlamalarına yönelik araştırmalar yürütülmesi önemli görülmektedir. Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 324'ü ilçe merkezinde, 85'i köyde olmak üzere toplam 409 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri "Matematik Dilini Anlama ve Kullanma Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik ile matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; öğrencilerin öğrenim gördüğü yer ve sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi son dönem puanı ile matematik dilini anlama ve kullanma becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin eşittir işaretinin anlamına yönelik algıları: Gelişimsel bir araştırma

    Adem Türk

    Bu araştırma ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin eşittir işaretine yönelik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma gelişimsel araştırma modelinde tasarlanmış olup enlemsel türü kullanılmıştır. Çalışmaya Türkiye'nin doğusunda bulunan bir ildeki bir resmi devlet okulunda öğrenim gören gönüllü sekiz öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin ikisi 5., ikisi 6., ikisi 7. ve ikisi 8. sınıfta öğrenim görmektedir. Çalışmanın verileri aritmetik, cebir öncesi, orantısal düşünme, cebir, özdeşlik ve cebir problemi içeren 10 açık uçlu soru yardımıyla klinik mülakatla toplanmıştır. Toplanan verilere betimsel analiz yapılmıştır. Bunun için eşittir işaretine yönelik yapılan önceki araştırmalar incelenerek veri analizi için bir çerçeve oluşturulmuş ve bu çerçeve doğrultusunda veriler analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin eşittir işaretine yönelik algılarının ilişkisel, denge/aynı ve işlemsel anlamlarında toplandığına işaret etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrencilerin aritmetik, cebir öncesi, orantısal ilişki ve cebir sorularında ilişkisel ve işlemsel düşünme olmasına rağmen özellikle denge/aynı anlamına odaklandığı belirlenmiştir. Özdeşlik sorusunda ise öğrencilerin işlemsel ilişkisel ve denge/aynı anlamına dengeli dağıldığı belirlenmiştir. Cebire yönelik problem sorusunda öğrenci cevapları incelendiğinde öğrencilerin ilişkisel düşünme anlamını hiç kullanmadıkları denge/ aynı ve işlemsel anlamlarını kullanıldığı görülmüştür. Çalışmada ulaşılan en özgün ve önemli sonuç ise, önceki araştırmalarda öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz olarak gördükleri belirlenmesine rağmen bir izleme araştırması özelliği taşıyan bu araştırmada öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz anlamında düşünmedikleridir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ilk ve ortaokullarda erken cebirsel düşünme etkinlikleri yapılmasının bu durumun nedeni olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmacıların erken cebirsel düşünmeye yönelik araştırmalar yürütmesi ve uygulayıcıların sınıflarında erken cebirsel düşünme etkinlikleri yaptırması önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programında yapılma saatine göre incelenmesi

    Muhammet Atmaca

    Bu çalışmanın amacı; Ortaokul öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programındaki yapılma saatine göre etkisi olup olmadığını incelemektedir. Çalışmaya,2021-2022 eğitim-öğretim yılında İstanbul/Pendik İlçesi Muhsin Yazıcıoğlu Ortaokulundan 5.6.7. ve 8. sınıf öğrencileri gönüllü olarak katıldı. Çalışma da iki ayrı veri toplama aracı kullanıldı. Veri toplama araçlarının birincisi araştırmacı tarafından oluşturulan katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı 10 soruluk kişisel veri formu, diğeri ise katılımcıların Beden eğitimi dersine karşı tutumlarını belirlemek amacı ile Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen ve 35 sorudan oluşan "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği'' kullanıldı. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak işlenebilmesi için Microsoft Excell'de düzenlendi. SPSS paket programı ile incelenen veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı ikili grup karşılaştırmalarında "Bağımsız Örneklem T Testi", çoklu grup karşılaştırmalarında ise "Tek Yönlü Varyans Analizi" testi uygulandı. Sonuçlar p<.005 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Analiz sonuçları incelendiğinde ilk dönem derse ilişkin tutumların kararsızlık düzeyinde, ikinci dönem ortalamasının ise katılıyorum düzeyine yükseldiği belirlenmiştir. İkinci dönem ders programında değişiklik yapılarak birinci yarıyıl döneminde ilk saatlerde yapılan dersler ikinci yarıyıl döneminde ders programının son saatlerine alınmıştır. Bu değişim ikinci yarıyıl döneminde Beden eğitimine ilişkin olumlu tutumun gelişmesine katkı sağlamıştır. Günün saatine bağlı olarak öğrencilerin Beden Eğitimi dersine karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı öğretimin değerlendirilmesi: Çarpanlar ve katları konusu örneği

    Abdurrahim Erdem

    Bu çalışmada, sayılar ve işlemler öğrenme alanı çarpanlar ve katları konusunda tasarlanmış sanal ve fiziksel manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı bir öğrenme ortamındaki öğrenci eylemleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları, tasarlanan öğrenme ortamındaki öğrencilerin sergiledikleri üstbilişsel becerileri ortaya koymak, manipülatifler hakkında ve öğretim ortamı hakkında öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda altı haftalık öğretim bölümleri tasarlanmıştır. Her hafta düzenlenen öğretim bölümleri ile elde edilen çıktılarla bir sonraki öğretim bölümleri düzenlenerek süreç yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde ortaokul 8. sınıfa devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda -öğrencilerin üstbilişe dair değerlendirmeleri, öğrencilerin manipülatiflere yönelik değerlendirmeleri ve öğrencilerin öğretim ortamına dair değerlendirmeleri- olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Çalışma ile elde edilen bulgular ile 8. sınıf öğrencilerinin üst bilişsel beceriler sergiledikleri, matematik dersinde ilk defa farklı bir öğretim ortamı deneyimledikleri, ilk defa sanal veya fiziksel manipülatif deneyimi yaşadıkları ve sanal manipülatifleri fiziksel manipülatiflere göre daha fazla tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ilgili konu alanında öneri ve tavsiyelere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İmam hatip ortaokul öğrencilerinin peygamberimizin hayatı dersi öğretim programında yer alan peygamberin örnekliği öğrenme alanına yönelik görüşleri: Bayburt örneği

    Betül Erbay

    Çocuk, genç, yaşlı her kesimden insanı olumsuz örneklerden korumanın en etkili yollarından biri de karşılarına model alabilecekleri güzel örnekler sunmaktır. Yeryüzünde erdem sahibi nice insan vardır. Fakat şüphe yok ki âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet en güzel ahlakın sahibidir. Hz. Muhammet, yeryüzünde örnek alınabilecek en değerli insandır. İslam ile müşerref olmamış fakat hakikati söylemekten çekinmeyen birçok kişi ise, dinin O'na yüklemiş olduğu değerlerden uzak olmalarına rağmen Hz. Muhammet'i sadece kişiliği ile değerlendirip eşi benzeri olmayan bir şahsiyet olduğuna vurgu yapmışlardır. Hz. Muhammed, güzel ahlakı, ibadet hayatı, insanlara karşı nezaketi ile örnek bir insandır. O, Yol göstericiliği ile mürşid, bütün zorluklara göğüs germesi, pes etmeyen yapısı ile bir mücahid, yaptığı savaşlarda stratejik kararlar verip uygulayan askeri bir deha, bulunduğu çağın karanlığından insanları aydınlığa kavuşturan yenilikçi bir lider, insanlara yol gösterici, ufuk açan, talim ve terbiye edici bir öğretmen. Merhamet ve şefkat timsali örnek bir eş, evlatlarını koruyup kollayan bir baba, vefalı bir evlat, sadık bir dosttur. Bu çalışmanın amacı "Peygamberimizin Hayatı" dersi öğretim programının amaçları arasında yer alan Peygamberin örnekliği öğrenme alanının, öğrencilerin kişisel ve sosyal hayatlarına sağladığı katkının verimliliğini öğrencilerin zihinlerinde ki Peygamber düşüncesinden hareketle tespit etmeye çalışmaktır. Bu kapsamda Bayburt ili merkezinde yer alan İmam hatip ortaokulu 5. 6. 7. Ve 8. Sınıf öğrencilerine nitel araştırma metodu çerçevesinde yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) tekniği uygulanmış ve bunun neticesinde elde edilen veriler üzerinden betimleme analizi yapılmış ve tespitlerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Cebirsel düşünme kavramının ortaokul seviyesinde öğrenilme durumunun araştırılması

    Ömer Gökburun

    Bu çalışmanın amacı; 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerini, cebirsel ifadelerle ilgili kavram yanılgılarını ve anlama düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan gelişimci araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilinde bulunan devlet okulunda öğrenim gören ortaokul öğrencileri (6., 7. ve 8. sınıf) ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde ortaokulda öğrenim gören 82 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak 8 soru 4 Düzeyden oluşan Cebirsel Düşünme Düzeyleri Tespit Formu (CDDTF) ve mülakat kullanılmıştır. Test 6. sınıflardan 33 öğrenciye, 7. sınıflardan 21 öğrenciye ve 8. sınıflardan 28 öğrenciye uygulanmıştır ve ardından mülakatlar uygulanmıştır. Test ve mülakatlardan elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin cebirsel ifadelerle ilgili olarak 30 adet kavram yanılgısına sahip oldukları, cebirsel düşünme düzeylerinin oldukça düşük oldukları, Düzey-4'e ulaşabilen sadece 3 adet öğrenci olduğunu ve bu öğrencilerinin tamamının kız öğrencileri olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyeleri arttıkça cebirsel düşünme düzeylerinin de arttığı, kavram yanılgılarının bütün sınıf seviyelerinde görüldüğü tespit edilmiştir. Öğrencilerin yarısına yakınında cebirsel ifadeleri anlamama ya da kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak ortaokul seviyesindeki öğrencilerin aritmetikten cebire gelişte sorunlar yaşadığı, aritmetikten cebire geçemeyenlerin Cebirsel Düşünme Düzeylerinin düşük olduğu ve Cebirsel Anlama düzeylerinin beklenenin altında olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile Cebirsel Düşünme Düzeyleri ile Cebirsel Anlama Düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde kız öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve son düzeye ulaşan öğrencilerin tamamının kız öğrenciler olduğu görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aritmetikten cebire geçişte sorun yaşayan öğrencilerin cebirsel düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve bu yüzden aritmetik ile cebir arasındaki bağın sağlam kurulması gerektiği, bu doğrultuda önemler alınıp çalışmalar yapılması gerektiği önerilerinde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Erzurum ili örneği

    Mehmet Fatih Işık

    Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Buradan hareketle sporun ve sportmenliğin yeni yetişen neslin üzerinde ne kadar önemli olduğu, gelecekte yapılacak araştırmalara katkı sağlamanın ve daha fazla araştırma ile desteklenmesinin elzem olduğu da görülmektedir. Çalışmanın evrenini, Erzurum ilinde eğitim gören ortaokul öğrencileri, örneklem grubunu ise rastgele yöntemle seçilmiş 5. sınıf, 6. sınıf, 7. sınıf ve 8. sınıfta öğrenim gören toplam 303 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği (BEDSDÖ) yer almıştır. Araştırmada Kruskal Wallis, Mann Whitney u Testi ve Normallik Testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada cinsiyet değişkenine göre yapılan analiz sonucunda, alt boyutlar ve toplam puan açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Kulüp sporcusu olma durumuna göre yapılan analiz sonucunda, pozitif davranış sergileme alt boyutunda ve ölçek toplam puanında bir kulübün sporcusu olmayanlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir (p <0.05). Negatif davranışlardan kaçınma alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Sınıf değişkeni temel alınarak yapılan analiz sonucunda, sınıf değişkeni ile ölçek toplam puanı, pozitif davranış sergileme alt boyutu ve negatif davranıştan kaçınma alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Anne- Baba eğitim düzeyi ile okul başarı durumu değişkenleri temel alınarak yapılan analiz sonucunda ise ölçek toplam puanı, pozitif davranış sergileme alt boyutu ve negatif davranıştan kaçınma alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Okul takımında oynama değişkeni temel alınarak beden eğitimi sportmenlik davranış ölçeği alt boyutları ve toplam puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Man Whitney U testi yapılmıştır. Yapılan Man Whitney U testi sonuçlarına göre okul takımında oynama değişkeni ile pozitif davranış sergileme alt boyutunda, negatif davranıştan kaçınma alt boyutunda ve ölçek toplam puanında istatistiksel olarak anlamlı farklılaşma görülmemiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Görsel eğitim materyali olan infografklerin fen bilimleri öğretiminde akademik başarıya etkisi

    Emre Özel

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri dersi "Elektrik Devreleri" ünitesinde infografikler ile işlenen derslerin öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Bayburt ili Demirözü ilçesinde bulunan MEB'e bağlı Demirözü İmam Hatip Ortaokulunun iki ayrı 7. Sınıfında öğrenim gören toplam 54 öğrencisi oluşturmaktadır. Sınıflardan biri deney grubu (n=27) olarak, diğeri ise kontrol grubu (n=27) olarak rastgele seçilmiştir. Araştırmada deney grubu öğrencileriyle infografikler ile öğrenim sürdürülürken, kontrol grubunda dersler, Fen Bilimleri dersi öğretim programında öngörülen kazanımlara uygun öğretim yöntem ve tekniklerine göre yürütülmüştür. Uygulama öncesinde ve sonrasında, veri toplama aracı olarak Elektrik Devreleri Başarı Testi (EDBT) deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Veriler SPSS 21 programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın hipotezlerini sınamak amacıyla bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Ön testlerden elde edilen veriler değerlendirilmiş olup grupların denk olduğu görülmüştür. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda; deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanan EDBT son test verilerinden infografikler ile fen bilimleri dersi işlemenin fen bilimleri öğretim programında önerilen metotlara kıyasla anlamlı bir fark oluşturmadığı dolayısı ile görsel öğrenme materyali olan infografiklerin derslerde kullanımının etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Zekâ oyunlarının 6. sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkileri

    Havva Terzi

    Bu çalışmanın amacı ortaokul 6. sınıf düzeyinde zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcılık becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç çerçevesinde 16 hafta oyunca boyunca toplam 32 farklı zekâ oyunu ile dersler sürdürülmüş ve zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcılık becerilerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma Bayburt Ortaokulu'nda 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında 7. sınıf düzeyinde 2 şubede öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile sürdürülmüştür. Şubeler seçkisiz atama yoluyla biri kontrol grubu ve diğeri deney grubu olacak şekilde ayrılmıştır. Çalışmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Veri Toplama aracı olarak; Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A kullanılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak TYDT hem deney hem kontrol grubuna ön test olarak uygulanmış, ardından deney grubuna 16 hafta boyunca 32 adet olarak planlanan zekâ oyunları oynatılmıştır. Bu uygulama süresi boyunca kontrol grubuna zekâ oyunlarına dair herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırma sonunda her iki gruba da son test olarak TYDT uygulanmıştır. SPSS paket programı kullanılarak deney ve kontrol grubunun ön test ve son test puanları t-testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları son testlerde deney ve kontrol grubunun başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunduğunu göstermiştir. Uygulama sonuçları incelendiğinde zekâ oyunları dersinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerinde oldukça etkili olduğu, öğrencilerin bireysel gelişimlerine katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesi

    Ümit Demir

    Bu çalışmanın amacı ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çokgenler konusunda tasarlanan farklı öğrenme ortamlarının 7. sınıf öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerine etkisi

    Mikail Yüksel

    Geometri; öğrencilerin içinde bulundukları dünyayı anlamalarında, akıl yürütme, problem çözme, uzamsal düşünme becerilerini geliştirmelerinde çok önemli bir konuma sahiptir. Van Hiele bireylerde geometrik düşünmenin beş düzeyde gerçekleştiğini ifade etmektedir. Öğrencilerin bulundukları eğitim seviyesinin gerektirdiği kazanımları kavrayabilmeleri için de bu eğitim seviyesinin gerektirdiği geometrik düşünme düzeyinde olmaları gerekmektedir. Van Hiele; öğrencilerin sınıf seviyelerinde düşünme yeterliliklerini kazanabilmeleri için hangi düşünme düzeyinde olmaları gerektiğini açıklamıştır. Öğrencilerin lise seviyesinde öğrenmeleri beklenen kazanımların daha çok neden-sonuç ilişkisine dayandığı düşünüldüğünde Van Hiele üçüncü düzey düşünme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. O halde ortaokuldan mezun olan bir öğrenci Van Hiele üçüncü düzeye geçmiş olmalıdır. Literatür incelendiğinde Van Hiele üçüncü düzeyin bir geçiş düzeyi olduğu ve üçüncü düzeye geçebilen öğrencilerin üst düzeylere geçiş yapabilmesinin kolaylaştığı görülmektedir. Nitekim 7. sınıf geçiş düzeyidir ve bu nedenle bu düzeydeki geometri öğretiminin etkinliği önem kazanmaktadır. Taşımış olduğu bu özellikten dolayı çalışmamız 7. Sınıflar düzeyine uygulanmıştır. Öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini üçüncü düzeye çıkarabilmeleri için de iyi planlanmış derslere ihtiyaç vardır. Aynı zamanda derslerin bilgisayar destekli geometri etkinlikleriyle desteklenmesiyle öğrencilerin üçüncü düzeye daha kısa sürede geçebilecekleri görülmüştür. Van Hiele geometrik düşünme düzeylerinden üçüncü düzeye geçişin ise kolay olmadığı bilinen bir gerçektir. Üçüncü düzeye geçemeyen öğrenci geometriyi anlayamayacağını, yapamayacağını dile getirmeye başlar, bunun sonucunda ilerleyen seviyelerde kendini gerçekleştiren kehanete dönüşür. Bu nedenle öğrencilerin Van Hiele üçüncü düzeye geçişleri önemsenmelidir ve buna göre etkinlikler planlanmalıdır. Bu bağlamda tez çalışmamızda 7. sınıf öğrencilerinin üçüncü düzeye çıkabilmeleri için bilgisayar destekli bir öğrenme ortamı tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tez çalışmamızda ön test son test iki deney bir kontrol gruplu yarı deneysel yaklaşım kullanılmıştır. Bu kapsamda çalışmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında üç farklı şubede eğitim gören toplam 65 yedinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Üç şubeden ikisi deney grubu öğrencilerini, üçüncü şube ise kontrol grubu öğrencilerini oluşturmuştur. Birinci deney grubunda (Bilgisayar Grubu) bilgisayar laboratuvarında yapılandırmacı yaklaşıma uygun çalışma yaprakları eşliğinde dinamik matematik yazılımı GeoGebra kullanılarak, bilgisayar destekli bir öğrenme ortamında dersler yürütülmüştür. İkinci deney grubunda (Manipülatif Grup) ise geleneksel sınıf ortamında çalışma yaprakları eşliğinde somut materyaller kullanılarak dersler işlenmiştir. Kontrol grubunda ise herhangi bir müdahale yapılmadan dersler rutin bir şekilde işlenmiştir. Çalışmada öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini belirleyebilmek için Usiskin (1982) tarafından geliştirilen "Van Hiele Geometrik Düşünme Testi" ve testten elde edilen verileri desteklemek için klinik mülakatlar kullanılmıştır. Ayrıca bilgisayar destekli ortamın geometrik düşünme düzeyleri üzerindeki etkisini ortaya çıkarabilmek için informal gözlemler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel ve nicel veri analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Van Hiele düzey atamalarında Usiskin (1982) tarafından geliştirilen puanlama anahtarından yararlanılmıştır. Klinik mülakatların her biri ses kayıt cihazına kaydedilmiş, daha sonra veriler bilgisayar ortamında araştırmacı ve öğrenci arasında geçen diyaloglar şeklinde yazıya dökülerek betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonucunda her üç grupta da geometrik düşünme düzeylerinde önemli bir oranda artış olduğu, ancak en fazla artışın bilgisayar grubunda olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Çember konusunun geogebra yazılımıyla öğretiminin 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

    Sedef Çolakoğlu

    Bu araştırmanın amacı 7.sınıflarda çember konusunun GeoGebra yazılımıyla öğretiminin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, 5 hafta süren çember konusunun öğretimi GeoGebra yazılımıyla gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerindeki değişime bakılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bayburt'ta bir yatılı bölge ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve çalışma tek grup ön test-son test zayıf deneysel araştırma deseninden oluşmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Bulguları değerlendirmede SPSS 24.0 paket programı kullanılmış, TYDT normal dağılım gösteren alt boyutlar için eşleştirilmiş örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlar için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre GeoGebra yazılımıyla öğretimin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Uygulamadan önce ve uygulamadan sonra ön test-son test olarak yapılan TYDT Sözel-Şekilsel Form-A için uygulanan analizlere göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır. Ayrıca TYDT Sözel Form-A 'nın esneklik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Şekilsel Form-A'nın başlıkların soyutluğu, zenginleştirme, erken kapamaya direnç, hikâye anlatma, tamamlanmamış çizgilerin sentezi alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutlarda ön test-son test arasında yapılan analize göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır.