Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kahve çekirdeği ekstraktı ile selenyum nanopartikül üretimi

    Pınar Baluken

    Nanopartiküller, üstün özelliklerinden ve sunduğu birçok avantajdan dolayı günümüzde en çok çalışma yapılan alanlardan biri haline gelmiştir. Düşük maliyetli, toksik olmayan, çevre dostu ve üretilmesinde hiçbir kimyasal madde gerektirmeyen bir yeşil sentez yöntemi kullanılmaktadır. Yapılan bu çalışmada, yeşil kahve çekirdeğinden bazı biyoaktif bileşiklerinin ekstraksiyonunda Box-Behnken deney tasarımı kullanılarak yanıt yüzey yöntemiyle optimize edilmiş ve optimize edilen koşullarda elde edilen ekstrakt kullanılarak mikrodalga destekli selenyum nanopartikül üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretilen selenyum nanopartiküllerin 350-400 nm arasında absorbans gösterdiği tespit edilmiştir. Nanopartiküllerin yüzey morfolojisi ve boyutu transmisyon elektron mikroskobu (TEM) ile belirlenmiştir ve küresel yapılı yaklaşık 100 nm olan nanopartiküller üretilmiştir. FTIR analizi ile indirgemeye etki eden fonksiyonel gruplar belirlenmiştir. Ayrıca üretilen selenyum nanopartiküllerin amorf (düzgün olmayan) yapıda olduğu ve yüksek sıcaklıklarda stabilitesini koruyabildiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    2-Metil-1-fenilpropan-1-on'un Lactobacillus fermentum by35 biyokatalizör ile asimetrik biyoindirgenmesinde I-optimal tasarıma dayalı model kullanılarak reaksiyon koşullarının optimizasyonu

    Selmani Aksuoğlu

    Prokiral ketonların biyolojik olarak indirgenmesi, biyolojik olarak aktif birçok bileşik ve doğal ürün üretmek için potansiyel olarak faydalı öncüler olan kiral ikincil alkollere verimli erişim sağlar. Bu biyolojik indirgeme işlemi, Laktik Asit Bakteri suşları gibi tüm hücreli biyokatalizörler kullanıldığında farklı parametrelerden etkilenebilir. Bu bağlamda, bu tez çalışmasında, 2-metil-1-fenilpropan-1-on'un asimetrik biyo-indirgenmesi için gereken pH, inkübasyon süresi, sıcaklık ve karıştırma hızı gibi kültür parametrelerini optimize etmek için I-optimal tasarım tabanlı bir model kullanılacaktır. Lactobacillus fermentum BY35, en yüksek dönüşüm oranını (cr) ve enantiyomerik aşırılığı (ee) elde etmek için bir biyokatalizör olarak kullanıldı. Önerilen optimizasyon model kullanılarak, dört kültür parametresinin optimum değerleri: pH 6.5, sıcaklık 25 °C, inkübasyon süresi 38,5 saat, karıştırma hızı 200 rpm dir. Bu şartlar altında ee değeri %98,78 ve cr değeri %98,92 olarak önerildi. Bu optimizasyon şartları altında yapılan deneysel çalışma sonucunda cr ve ee değerleri sırasıyla> %99 ve> %99 olarak bulunmuştur. Bu sebeple, optimizasyon modelinin sonuçları, deneysel sonuçlar ile tutarlıdır. Ayrıca, bu tez çalışmasında, asimetrik indirgeme için önerilen I-optimal tasarım tabanlı model kullanarak kültür parametrelerini optimize eden ilk çalışmadır ve asimetrik indirgenme reaksiyonlarında bu metodun kullanılabileceği gösterilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çelik kule yapıların gerilme yığılması etkisi altında parçacık sürü optimizasyonu ve ateş böceği algoritması ile optimum tasarımı

    Elif Yılmaz

    Çelik yapılara olan rağbet gün geçtikçe artmaktadır. Çelik yapıların betonarme yapılara göre maliyeti yüksektir. Bu nedenle daha az maliyetle çelik yapı üretmek gerekmektedir. Son yıllarda yapay zekaya dayalı optimizasyon teknikleri gün geçtikçe artmaktadır. Mühendislik problemlerinin çözümünde de kullanılan yapay zeka maliyeti düşürerek optimum sonuç vermektedir. İmalat sonrası çekme çubuklarında meydana gelebilecek yorulmaya veya malzeme kusurlarına (parçalardaki boşluklar, eleman üzerindeki ani kesit değişikliği, çentik veya delik gibi sebepler) bağlı olarak malzeme sürekliliği bozulabilmektedir. Malzeme sürekliliğinin bozulduğu noktalarda gerilmeler normal değerinden uzaklaşıp maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Bu durum gerilme yığılması olarak adlandırılmaktadır. Gerilme yığılmasının ortaya çıktığı elemanlarda gerilme durumu karmaşık olabilmektedir. Bu karmaşıklığı sadece basit eğilme ya da basınç, basit burulma ve basit eğilme yöntemleri ile çözmek mümkün olmayabilir. Bu durumda gerilme yığılması faktörü olan K katsayısı hesaplara dahil olmaktadır. Bu çalışmanın amacı farklı yıllarda geliştirilen sezgisel iki algoritmanın optimizasyon işlemi üzerindeki etkinliğini test etmektir. Bunun için sezgisel optimizasyon algoritmalarından 1995 yılında geliştirilen parçacık sürü optimizasyonu (PSO) ve 2009 yılında geliştirilen ateş böceği algoritması (FFA) kullanılmıştır. Optimizasyon işlemi için literatürde farklı algoritma teknikleri ile optimize edilmiş 25 elemanlı, 72 elemanlı ve 582 elemanlı uzay kafes kule yapıları ile 52 elemanlı düzlem kafes kule yapısı kullanılmıştır. Optimizasyon işleminde bulunan sonuçlar bu örneklerin farklı algoritma teknikleri ile optimize edildiği çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Daha sonra en yüksek gerilme kapasitesine sahip elemanda çentik olduğu düşünülerek bu elemana ait gerilme değeri gerilme yığılması katsayısı K ile çarpılıp optimizasyon işlemi yeniden yapılmış ve sonuçlar tablolarla sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Optimizasyon, parçacık sürü optimizasyonu, ateş böceği algoritması, gerilme yığılması, çelik kule.