Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Matematik eğitiminde ölçme konusuna yönelik çalışmaların incelenmesi: Uzunluk ölçüleri örneği

    Cem Çikot

    Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik eğitimi müfredatında ölçme öğrenme alanının alt öğrenme alanı olan uzunluk ölçülerinin öğretimi ile ilgili önceden gerçekleştirilen çalışmaları araştırma sentezi yöntemiyle incelemektir. Ölçme kavramı ve uzunluk ölçüleri, matematik eğitimi ile günlük yaşantılarda bilerek ya da bilmeyerek sık kullanılmaktadır. Ölçmeyi kişinin yaşantısının bir parçası olarak düşünmek mümkündür. İnsanların çevresinde olan varlık, eşya, nesneleri tanıma ve bunlar arasındaki farklılıkları anlama merakı olduğu bilinmektedir. İnsanlardaki bu içsel dürtü sayesinde ölçme ihtiyacı daha da önemli konuma getirdiği söylenebilir (Albayrak, 2010). Ölçme öğrenme alanı kapsamında uzunluk ölçme kavramının erken yaşlardan itibaren kazandırılmasının, çocukların zihinsel gelişimini destekleyebileceği düşünülmektedir; bu süreçte yapılan karşılaştırma, sıralama ve somut deneyimlerin, mantıksal düşünme, problem çözme ve dil becerilerine katkı sağlayabileceği ifade edilmektedir. Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan araştırma sentezi tekniğiyle yapılmıştır. Çalışmada kullanılan makaleler, akademik literatür taraması kapsamında Web of Science ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında yer alan bilimsel çalışmalar ve tezlerden elde edilmiştir. İncelenen çalışmalar için, araştırmanın yapıldığı yıl, araştırmada uygulanan yöntemler, araştırmanın örnekleme grupları ve hedefler başlıkları dikkate alınmıştır. Verilerin analizi için tematik içerik analizi metodu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ölçme öğrenme alanındaki konuların bazı matematik konularına kıyasla daha soyut olabildiği; ancak bu konuların araç-gereçlerle somutlaştırılması ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesinin öğrenmeyi destekleyebileceği düşünülmektedir. Ayrıca uzunluk ölçümünde, günlük kullanım ile matematiksel tanımlar arasındaki farklılıkların öğrencilerin anlamasını zorlaştırabileceği ifade edilmektedir. Bu çalışmada incelenen araştırmaların yıllara göre dağılımı, uzunluk ölçme konusuna yönelik ilginin son yıllarda arttığını göstermektedir. Çalışmaların büyük çoğunluğu makale türünde olup, en fazla nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmalar farklı örneklem gruplarını kapsamakla birlikte en yoğun olarak ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak en çok test ve görüşme teknikleri tercih edilmiştir. Tematik açıdan çalışmaların büyük bölümü öğrenme sürecine odaklanmakta; bunun yanı sıra öğrenci başarısı, kavram yanılgıları ve ölçme becerileri gibi konular da ele alınmaktadır. Genel olarak bulgular, uzunluk ölçmenin öğrencilerin bilişsel becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ve matematik öğretiminde temel bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan analizler, programda en yoğun kazanımın "uzunluk ölçme" aşamasında yer aldığını ortaya koymaktadır. İlköğretimin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf düzeylerindeki kazanımların ise bütünüyle uzunluk ölçme alt öğrenme alanı kapsamında, somuttan soyuta doğru yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin öğrenci düzeyine uygun örnekler seçme konusunda özenli olduklarını; ancak çözüm süreçlerinde farklı gösterim türleriyle modelleme yapma becerilerinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca, öğretmenlerin kavrayış düzeyine uygun etkinlikler tasarlama çabalarına rağmen, işlem süreçleri ile kavramsal anlayış arasında yeterli düzeyde ilişki kurmakta güçlük yaşadıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın, mesleki gelişim sürecinin, öğretmenlerin uzunluk ölçme alt öğrenme alanına ilişkin alan bilgilerini olumlu yönde geliştirdiği belirlenmiştir. Bu durum, mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmenlerin hem alan bilgisi hem de pedagojik alan bilgisi üzerindeki belirleyici rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ortaokul öğrencilerinin kesir başarısında öğretmenin kullandığı matematik dili ve öğrenci öz yeterliğin etkisi

    Furkan Ertaç

    Bu araştırma, ortaokul öğrencilerinin kesir başarısında öğretmenin kullandığı matematik dili ve öğrencilerin kesir öz yeterliliğin etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma Türkiye'nin doğusundaki Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 3 farklı ortaokulda öğrenim gören gönüllü 106 ortaokul 6.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmanın verileri kesirler öz-yeterlik ölçeği testi, kesir öğretiminde matematiksel dil ölçeği ve kesirler başarı testi kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel ve kestirimsel istatistik yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Betimsel istatistik yöntemi kullanılarak verilerin özellikleri ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Kestirimsel istatistik yöntemiyle de örneklemden gelen verilerden yola çıkarak verilerle ilgili genellemelere ulaşılmıştır. Kestirimsel istatistik için korelasyon analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda kesir başarısı ile öğretmenin kullandığı matematik dilinin ve kesir başarısı ile öz yeterliğin anlamlı düzeyde ilişki belirlenmiştir. Ayrıca araştırma bulgularının, öz yeterliğin kesir başarısı üzerinde anlamlı etkisinin varlığı ve öz yeterlik ile öğretmenin kullandığı matematik dilin de öğrencilerin kesir başarısına anlamlı düzeyde etkisi olduğu tespiti vardır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin incelenmesi

    Samed Albayrak

    Yapılan araştırmalar matematik öğretmenlerinin, matematiksel kavramların evrensel olması ve genellikle sayısal örneklerle açıklanması nedeniyle, diğer alanlara göre matematik öğreniminin dile daha az bağımlı olduğuna inandıklarını göstermiştir. Bu nedenle, birçok matematik öğretmeni matematiğe özgü bazı kavram, kelime ve notasyonu öğretiyor olsa da genellikle öğrencilere matematiksel olarak okumayı, yazmayı veya konuşmayı açıkça öğretmezler. Ancak matematik ve dil arasındaki ilişki, matematik öğrenen çoğu öğrenci için ayrılmaz ikilidir. Bu nedenle öğrencilerin matematik dilini anlamalarına yönelik araştırmalar yürütülmesi önemli görülmektedir. Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 324'ü ilçe merkezinde, 85'i köyde olmak üzere toplam 409 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri "Matematik Dilini Anlama ve Kullanma Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik ile matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; öğrencilerin öğrenim gördüğü yer ve sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi son dönem puanı ile matematik dilini anlama ve kullanma becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin eşittir işaretinin anlamına yönelik algıları: Gelişimsel bir araştırma

    Adem Türk

    Bu araştırma ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin eşittir işaretine yönelik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma gelişimsel araştırma modelinde tasarlanmış olup enlemsel türü kullanılmıştır. Çalışmaya Türkiye'nin doğusunda bulunan bir ildeki bir resmi devlet okulunda öğrenim gören gönüllü sekiz öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin ikisi 5., ikisi 6., ikisi 7. ve ikisi 8. sınıfta öğrenim görmektedir. Çalışmanın verileri aritmetik, cebir öncesi, orantısal düşünme, cebir, özdeşlik ve cebir problemi içeren 10 açık uçlu soru yardımıyla klinik mülakatla toplanmıştır. Toplanan verilere betimsel analiz yapılmıştır. Bunun için eşittir işaretine yönelik yapılan önceki araştırmalar incelenerek veri analizi için bir çerçeve oluşturulmuş ve bu çerçeve doğrultusunda veriler analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin eşittir işaretine yönelik algılarının ilişkisel, denge/aynı ve işlemsel anlamlarında toplandığına işaret etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrencilerin aritmetik, cebir öncesi, orantısal ilişki ve cebir sorularında ilişkisel ve işlemsel düşünme olmasına rağmen özellikle denge/aynı anlamına odaklandığı belirlenmiştir. Özdeşlik sorusunda ise öğrencilerin işlemsel ilişkisel ve denge/aynı anlamına dengeli dağıldığı belirlenmiştir. Cebire yönelik problem sorusunda öğrenci cevapları incelendiğinde öğrencilerin ilişkisel düşünme anlamını hiç kullanmadıkları denge/ aynı ve işlemsel anlamlarını kullanıldığı görülmüştür. Çalışmada ulaşılan en özgün ve önemli sonuç ise, önceki araştırmalarda öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz olarak gördükleri belirlenmesine rağmen bir izleme araştırması özelliği taşıyan bu araştırmada öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz anlamında düşünmedikleridir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ilk ve ortaokullarda erken cebirsel düşünme etkinlikleri yapılmasının bu durumun nedeni olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmacıların erken cebirsel düşünmeye yönelik araştırmalar yürütmesi ve uygulayıcıların sınıflarında erken cebirsel düşünme etkinlikleri yaptırması önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Harmanlanmış eğitim aracılığı ile cebir öğretimine yönelik özdüzenlemeli öğrenme ortamı: Bir öğretim mühendisliği tasarımı

    Ümmünur Akben

    Bu araştırmada, Covid-19 salgını dönemi ve sonraki dönemlerde uygulanabilecek alternatif bir eğitim ortamı tasarlanmıştır. Araştırmada harmanlanmış eğitim aracılığı ile ortaokul 6. sınıf öğrencilerine cebirsel ifadeler konusunun öğretiminde özdüzenlemeli öğrenme ortamı tasarlanmış ve öğrencilere farklılaştırılmış eğitim ortamları sunulmuştur. Araştırmada öğretim mühendisliği modeli kullanılmıştır. Öğretim mühendisliği modeli, belirli bir içeriğin öğretilmesi amacıyla sınıf içi uygulamaların gerçekleştirilmesi, gözlemlenmesi, analizi ve değerlendirilmesidir. Öğretim mühendisliği literatürdeki kuramsal bilgilerin sınıf içi uygulamalarla test edilmesini sağlar. Bu araştırma öğretim mühendisliği modeli ile sosyal bilişsel kuram çerçevesinde özdüzenlemeli öğrenme stratejilerini cebir öğretimi ile sınıf içi-yüz yüze, uzaktan-senkron ve evde-ders dışı uygulamalara aktarmıştır. Araştırmanın genel didaktik değişkeni özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile harmanlanmış eğitim, yerel didaktik değişkenleri ise özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile hazırlanmış sınıf-içi yüzyüze etkinlikler, uzaktan-senkron etkinlikler ve evde-ders dışı etkinliklerdir. Araştırmanın amacı harmanlanmış eğitim aracılığı ile tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamına yönelik katılımcıların görüşlerini alarak değerlendirmektir. Araştırmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Türkiye'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan bir ilin köy ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 9 kız, 9 erkek toplam 18 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 5 hafta sürmüştür ve haftada 10 saat olmak üzere toplam 50 saat uygulama yapılmıştır. Araştırmacı tarafından 41 adet özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile cebir öğretimine yönelik etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, etkinlik değerlendirme formları oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamının öğrencilere içsel ve dışsal motivasyon sağladığı, öndüşünme, bilişin düzenlenmesi, çevreyi düzenleme, sosyal düzenleme ve duygu düzenleme becerilerini geliştirdiği, cebirsel ifadeler konusuna yönelik işlem yapma becerisi ve olumlu duygular kazandırdığı belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisi: İkinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konusu örneği

    Özlem Okumuş

    Bu araştırmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinde üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı bir öğrenme ortamı tasarlanarak bu öğrenme ortamının etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Müdahale deseni genellikle deneysel bir araştırmaya nitel verilerin eklenmesi yoluyla oluşturulur. Bu araştırmada nicel araştırma modeli olarak deneysel araştırma, nitel araştırma modeli olarak durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye' nin doğusunda yer alan bir ilde 10.sınıfta öğrenim gören 61 lise öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin 31'i deney grubunda, 30'u kontrol grubunda yer almıştır. Araştırmada üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı öğrenimi vermeden önce ve verdikten sonra her iki gruba da ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testinin ön test ile son test uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testi ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında, deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Nitel bulgularında ise üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğrenme ortamında öğrencilerin üstbilişsel planlama, üstbilişsel tahmin, üstbilişsel izleme, üstbilişsel farkındalık, üstbilişsel değerlendirme ve motivasyona yönelik beceriler kazandıkları belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçların matematik eğitimi alan yazınına önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Oran-orantı konusunun öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğinin incelenmesi

    Tuğba Şahinkaya

    Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön testleri kontrol altına alınarak son testleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarı testi puanlarının ve orantısal akıl yürütme becerisi puanlarını yükselttiği belirlenmiştir. Ancak deney ve kontrol gruplarının orantı başarı testi puanları ve orantısal akıl yürütme becerisi puanları bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Oran-orantı, orantısal akıl yürütme, üstbiliş, improve.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı öğretimin değerlendirilmesi: Çarpanlar ve katları konusu örneği

    Abdurrahim Erdem

    Bu çalışmada, sayılar ve işlemler öğrenme alanı çarpanlar ve katları konusunda tasarlanmış sanal ve fiziksel manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı bir öğrenme ortamındaki öğrenci eylemleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları, tasarlanan öğrenme ortamındaki öğrencilerin sergiledikleri üstbilişsel becerileri ortaya koymak, manipülatifler hakkında ve öğretim ortamı hakkında öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda altı haftalık öğretim bölümleri tasarlanmıştır. Her hafta düzenlenen öğretim bölümleri ile elde edilen çıktılarla bir sonraki öğretim bölümleri düzenlenerek süreç yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde ortaokul 8. sınıfa devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda -öğrencilerin üstbilişe dair değerlendirmeleri, öğrencilerin manipülatiflere yönelik değerlendirmeleri ve öğrencilerin öğretim ortamına dair değerlendirmeleri- olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Çalışma ile elde edilen bulgular ile 8. sınıf öğrencilerinin üst bilişsel beceriler sergiledikleri, matematik dersinde ilk defa farklı bir öğretim ortamı deneyimledikleri, ilk defa sanal veya fiziksel manipülatif deneyimi yaşadıkları ve sanal manipülatifleri fiziksel manipülatiflere göre daha fazla tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ilgili konu alanında öneri ve tavsiyelere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Cebirsel düşünme kavramının ortaokul seviyesinde öğrenilme durumunun araştırılması

    Ömer Gökburun

    Bu çalışmanın amacı; 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerini, cebirsel ifadelerle ilgili kavram yanılgılarını ve anlama düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan gelişimci araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilinde bulunan devlet okulunda öğrenim gören ortaokul öğrencileri (6., 7. ve 8. sınıf) ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde ortaokulda öğrenim gören 82 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak 8 soru 4 Düzeyden oluşan Cebirsel Düşünme Düzeyleri Tespit Formu (CDDTF) ve mülakat kullanılmıştır. Test 6. sınıflardan 33 öğrenciye, 7. sınıflardan 21 öğrenciye ve 8. sınıflardan 28 öğrenciye uygulanmıştır ve ardından mülakatlar uygulanmıştır. Test ve mülakatlardan elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin cebirsel ifadelerle ilgili olarak 30 adet kavram yanılgısına sahip oldukları, cebirsel düşünme düzeylerinin oldukça düşük oldukları, Düzey-4'e ulaşabilen sadece 3 adet öğrenci olduğunu ve bu öğrencilerinin tamamının kız öğrencileri olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyeleri arttıkça cebirsel düşünme düzeylerinin de arttığı, kavram yanılgılarının bütün sınıf seviyelerinde görüldüğü tespit edilmiştir. Öğrencilerin yarısına yakınında cebirsel ifadeleri anlamama ya da kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak ortaokul seviyesindeki öğrencilerin aritmetikten cebire gelişte sorunlar yaşadığı, aritmetikten cebire geçemeyenlerin Cebirsel Düşünme Düzeylerinin düşük olduğu ve Cebirsel Anlama düzeylerinin beklenenin altında olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile Cebirsel Düşünme Düzeyleri ile Cebirsel Anlama Düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde kız öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve son düzeye ulaşan öğrencilerin tamamının kız öğrenciler olduğu görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aritmetikten cebire geçişte sorun yaşayan öğrencilerin cebirsel düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve bu yüzden aritmetik ile cebir arasındaki bağın sağlam kurulması gerektiği, bu doğrultuda önemler alınıp çalışmalar yapılması gerektiği önerilerinde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'de matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında yayınlanan tezlerde kullanılan öğretim teknolojilerin incelenmesi: Bir içerik analizi çalışması

    Dilara Tercan Çiltaş

    Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin bütün alanları olduğu gibi eğitim alanını da yakından ilgilendirdiği görülmektedir. Bu kapsamda ülkemizde 2010-2019 yılları arasında matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında hazırlanmış lisansüstü tezlerde kullanılan öğretim teknolojileri incelenmiştir. Bu bağlamda amaca yönelik olarak matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında Ulusal Tez Merkezi'nde erişime açık 318 lisansüstü tez üzerinden çalışma yürütülmüştür. Mevcut araştırma nitel bir araştırma olup içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Tezlerin incelenmesinde Tez Tematik Yapı İnceleme Formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında içerik analizi yapılırken incelenen tezlerin hazırlandığı yıllar, tezlerin düzeyi, tezin yöntemi, tezin deseni, örneklem türü, örneklem düzeyi, örneklem büyüklüğü, araştırma süresi, veri toplama araçları, veri analiz yöntemi gibi değişkenler açısından gerçekleştirilen tezler incelenmiştir. Bunun yanı sıra hazırlanan bu tezlerde kullanılan teknoloji, kullanılan teknolojiye etki eden değişkenler ve kullanılan teknolojinin etkisi kategorilerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda tezlerin çoğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu görülmüştür. Son yıllarda karma yöntem araştırmalarında artışın olduğu mevcut tezlerde araştırma desenlerinin sıklıkla nicel yöntemlerde deneysel desen ve nitel yöntemlerde de durum çalışması olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra veri toplama aracı olarak başarı testi, tutum ölçeği ve görüşmenin sık tercih edildiği görülmüştür. Gerçekleştirilen tezlerde örneklem grubu düzeyinin daha çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu, kolay ulaşılabilir örneklem seçim yönteminin sıklıkla tercih edildiği söylenebilir. Ayrıca verilerin analizinde t testi ve içerik analizinin sıklıkla kullanıldığı, araştırma sürelerinin sıklıkla 1-4 hafta olduğu da yine elde edilen sonuçlar arasındadır. Ülkemizde gerçekleştirilen tezlerde sıklıkla kullanılan teknolojilerin çoklu ortam uygulamaları ve web destekli uygulamalar olduğu, kullanılan teknolojilerin araştırıldığı değişkenlerin sıklıkla tutum ve akademik başarı olduğu ve bu teknolojilerin akademik başarıyı arttırma ve derslere karşı olumlu tutum geliştirme hususunda oldukça etkili oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Matematik, fen bilimleri, bilgisayar destekli öğretim, öğretim teknolojileri, içerik analizi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    STEM uygulamalarının öğrencilerin STEM farkındalıkları üzerine ve "Üçgenler" ünitesindeki başarılarının kalıcılık düzeyine etkisi

    Hilal Karadeniz

    Bu çalışmada, lise 9. sınıf matematik dersi "Üçgenler" ünitesinde STEM etkinlikleri ile işlenen derslerin öğrencilerin STEM farkındalıklarına, başarılarının kalıcılığına etkisi ve öğrencilerin STEM yaklaşımı ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı, iki grup ön test-son test deney-kontrol grubu yarı deneysel desenden, nitel kısım ise durum çalışması deseninden oluşmaktadır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Türkiye'nin kuzeydoğusunda yer alan MEB'e bağlı bir lisede eğitim gören 33 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın başında deney ve kontrol gruplarına Üçgen Başarı Testi (ÜBT) ve deney grubuna FeTeMM Farkındalık Ölçeği(FFÖ) uygulanmıştır. Araştırmada deney grubu öğrencileri 5 hafta boyunca STEM etkinlikleri ile öğrenimini sürdürürken, dersler kontrol grubunda güncel matematik dersi müfredatına göre yürütülmüştür. Deney ve kontrol grubuna hem uygulama sonunda akademik başarılarını incelemek için, hem de uygulama bitiminden beş hafta sonra başarının kalıcılığını incelemek için ÜBT uygulanmıştır. Ayrıca deney grubuna STEM farkındalık durumundaki değişimi tespit etmek için FFÖ son testi uygulanmıştır. Deney grubundan gönüllü seçilen 6 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. ÜBT ve FFÖ'den alınan veriler istatistik programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; STEM etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı ve başarılarında kalıcılık sağladığı görülmüştür. Öğrencilerle yapılan görüşmelerin içerik analizi yapılmış ve STEM etkinliklerinin, öğrencilerin akademik başarılarına, başarılarının kalıcılığına olumlu etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Matematik merkezli STEM etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi

    Ümran Düzen

    Bu araştırmanın amacı matematik merkezli STEM etkinliklerinin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemek ve bu konu hakkında öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada nicel ve nitel yöntem birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı, iki grup ön test-son test deney-kontrol grubu yarı deneysel desenden, nitel kısım ise durum çalışması deseninden oluşmaktadır. Çalışma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir ilinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci döneminde devlet okullarında 6.sınıfta eğitim görmekte olan iki farklı sınıftaki öğrenciler ile yürütülmüştür. Araştırmanın başında deney ve kontrol gruplarına TYDT uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine araştırmacı tarafından hazırlanan STEM etkinlikleri 7 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubu öğrencilerine ise güncel müfredat programına uygun ders işlenmiştir. Dönem sonunda TYDT, gruplara son test olarak uygulanmış ve deney grubundan gönüllü seçilen 8 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. TYDT' den alınan veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. TYDT'nin sözel kategorisinde ön testlere ilişkin değişimin gruplar arasında anlamlı bulunduğu, şekilsel kategorisindeki değişimin ise anlamlı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler için içerik analizi yapılmış ve öğrenci görüşlerine göre STEM etkinliklerinin, öğrencilerin yaratıcı düşünmelerine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: STEM, STEM etkinlikleri, yaratıcı düşünme

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    2008-20l8 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında incelenmesi

    Gül Mine Bayram

    Bu araştırmanın amacı, 2008-2018 yılları arasında matematik eğitim alanında yapılan lisansüstü tezlerin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında incelenmesi ve sonuçların araştırmacılarla paylaşılmasıdır. Araştırma bağlamında 2008-2018 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanına kayıtlı erişime açık 1113 teze ulaşılmış ve bu tezlerin 187 tanesinin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında yapıldığı değerlendirilmiştir. Bilgisayar destekli matematik öğretimi alanında yapılan 126'sı yüksek lisans tezi, 61'i doktora tezi olmak üzere toplamda 187 lisansüstü tez bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma genel hatlarıyla nitel araştırma olup içerik analizi deseni kullanılmıştır. Tezlerin incelenmesinde uzman görüşü alınarak araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan tez inceleme formu kullanılmıştır. Bu formda çalışma grubunu oluşturan tezlerin araştırma yöntemlerine göre dağılımları, örneklem seçim yöntemine göre dağılımları, inceledikleri değişkenlere göre dağılımları, veri toplama araçlarına göre dağılımları, deneysel çalışmaların uygulama sürelerine göre dağılımları, sonuçlarına göre dağılımları, türlerine göre dağılımları, yıllara göre dağılımları, yazıldıkları dile göre dağılımları, yürütüldükleri üniversiteye göre dağılımları, araştırdıkları matematik öğrenme alanlarına göre dağılımları, örneklem büyüklüklerine göre dağılımları, örneklem gruplarına göre dağılımları, veri analiz yöntemlerine göre dağılımları, kullanılan bilgisayar destekli matematik öğretimi içerikleri, araştırdıkları konuya göre dağılımları kategorilerine göre incelenmiştir. Araştırmanın verileri kullanılarak Microsoft Excel ve SPSS programlarında frekans ve yüzde tabloları oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda; bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında yayınlanan en fazla tezin Karadeniz Teknik Üniversitesine ait olduğu, tezlerin çoğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu, en fazla araştırılan değişkenin akademik başarı olduğu, en çok çalışılan matematik öğrenme alanının geometri olduğu, araştırmaların çoğunun deneysel çalışmalar olduğu, deneysel çalışmaların uygulama sürelerinin 1-6 hafta aralığında olduğu, en sık kullanılan örneklem seçim yönteminin amaçlı örnekleme olduğu, örneklem grubunu genellikle ilköğretim öğrencilerinin oluşturduğu, veri toplama araçlarından en fazla görüşme formunun kullanıldığı, veri analiz yöntemlerinden ağırlıklı olarak t testinin kullanıldığı ve kullanılan bilgisayar destekli matematik öğretimi içeriği olarak GeoGebra yazılımının tercih edildiği görülmüştür. Araştırma sonuçları doğrultusunda gerekli öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının geometri öğretiminde kullanılmasının matematik öğretmeni adaylarının geometriye yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi

    Mert Çayan Özdemir

    Bu araştırmanın amacı; ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının geometri öğretiminde kullanılmasının, matematik öğretmeni adaylarının geometriye yönelik tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen ve nitel araştırma yöntemlerinden ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı'nda öğrenim gören uygun örnekleme kullanarak toplam 79 öğrenci; nitel örneklemini ise deney grubundan seçkisiz örnekleme kullanarak 13 öğrenci oluşturmuştur. Öğrenci görüşleri için uzman görüşü alınarak yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Öğrencilerden geometri ve uygulanan yöntemle ilgili görüş alınmıştır. Görüşmelerde görüşmecinin izni alınarak telefona kayıt işlemi yapılmış ve verilerin betimsel olarak analizi sağlanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak Bindak (2004) tarafından geliştirilen geometri tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı ile yapılmıştır. Yapılan ANCOVA analizi sonucunda, ters yüz edilmiş sınıftaki öğrencilerin tutum puanlarının son test lehine anlamlı bir fark oluşturduğu görülmüştür. Öğrenci görüşmelerinde, öğrenciler genel olarak olumlu ifadeler kullanmıştır. Çalışmanın sonucundan özetle; geometri dersinde uygulanan ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının, örneklemi oluşturan öğrencilerin geometriye yönelik tutumlarını olumlu etkilediği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Üst biliş ile problem kurma performansı arasındaki ilişkide matematik ve Türkçe derslerinin aracılık rolü

    Kübra Ada

    Bu çalışmada 6. sınıf öğrencilerinin üst bilişleri ile problem kurma performansları arasındaki ilişkide, matematik ve Türkçe dersi akademik başarılarının aracılık rolünün belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üst biliş ile problem kurma performansı arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkinin ortaya koyulması hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Bayburt ilinde 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 121 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin üst bilişlerinin belirlenmesi için Yıldız, Akpınar, Tatar ve Ergin (2009) tarafından ilköğretim öğrencileri için geliştirilen biliş üstü ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin problem kurma performanslarının belirlenmesi için de araştırma kapsamında "problem kurma testi" ile "problem kurma testini değerlendirme rubriği" geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Problem kurma testi Christou vd. (2005) tarafından ortaya koyulan 5 farklı problem kurma durumu temel alınarak hazırlanmıştır. Toplam 10 sorudan oluşan problem kurma testi 6. sınıf matematik öğretim programında yer alan "Doğal sayılarla dört işlem gerektiren problem kurar" kazanımı doğrultusunda oluşturulmuştur. Problem kurma testinden elde edilen öğrenci cevapları "boş", "problem değil" ve "problem" olarak değerlendirildikten sonra, problem olarak belirlenen cevaplar, rubrikte yer alan 6 ölçüt ve bu ölçüte ilişkin kriterler doğrultusunda değerlendirilerek puanlandırılmıştır. Öğrencilerin üst bilişleri ile problem kurma performansları arasındaki ilişkide Türkçe ve matematik dersi puanlarının aracılık rolü SPSS 24 programında PROCESS makrosuyla analiz edilmiştir. Aracı modellerin anlamlılığı aynı zamanda Sobel testi ile de incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinde matematik ve Türkçe derslerinin ayrı ayrı tam aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Aynı zamanda sırasıyla matematik ve Türkçe dersi başarısının birlikte seri aracılık rolü incelendiğinde de üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinde tam aracı etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Çalışmada problem kurma performansının üst biliş üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri de incelenmiş ve aracılık modelleri belirlenmiştir. Ancak problem kurma performansının üst biliş üzerindeki toplam etkisinden ve aracı modellerden elde edilen değerlerin; üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinden elde edilen değerlere kıyasla daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle problem kurma performansının üst biliş üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri alternatif modeller olarak sunulmuştur. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    8. sınıf öğrencilerinin pisagor bağıntısı ile ilgili görsel, sembolik ve cebirsel-sözel temsillerin bulunduğu matematiksel problemleri çözme becerilerinin incelenmesi

    Serdar Yıldız

    Bu çalışmanın amacı, 8. sınıf öğrencilerinin Pisagor bağıntısı ile ilgili görsel, sembolik ve cebirsel (sözel) temsilleri bulunduran matematiksel problemleri çözme becerilerini ortaya koymaktır. Bunu amaçla üç farklı devlet ortaokulun 8. sınıflarında öğrenim gören 102 öğrenciye açık uçlu sorulardan oluşan başarı testi uygulanmıştır. Bu makale çerçevesinde konu ile doğrudan ilişkili olan sorulara öğrencilerin verdikleri cevapların analizine yer verilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrenciler sözel ve sembolik temsillere kıyasla görsel temsillerde daha başarılıdırlar. Ayrıca öğrenciler bir temsilden diğerine geçişlerde büyük problemler yaşamaktadırlar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Matematik öğretimi bağlamında ilkokul öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencilerine yönelik deneyimleri: Bir olgu bilim araştırması

    Mehmet Emin Durmuş

    Bu araştırmada, ilkokul öğretmenlerinin matematik öğretimi bağlamında kaynaştırma öğrencilerine yönelik deneyimlerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Katılımcılar ölçüt dayanaklı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan 21 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, matematik dersine yönelik Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) hazırlanırken çoğunlukla rehber öğretmenlerden yardım alındığı ve kaynaştırma öğrencilerinin BEP' ler temel alınarak değerlendirildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik dersine yönelik öğrenme, öğretme ve değerlendirme süreçlerinde; zaman yetersizliği başta olmak üzere kaynaştırma öğrencilerinin kendilerini ifade edememeleri, akranları tarafından kabullenilmemeleri ve ailelerin ilgisizliği gibi bazı sorunların yaşandığı ve katılımcıların çoğunun kaynaştırma öğrencileri ile ilgilenemedikleri görülmüştür. İlkokul öğretmenlerinin matematik öğretimi için destek eğitim odasında kaynaştırma öğrencilerine yeterli zaman ayırabildikleri ve destek eğitim odasının kullanımına ilişkin olumlu görüşe sahip oldukları belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Geometri öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı: 2000 - 2018 yılları arası yazılan lisansüstü tezlerin bloom taksonomisine göre incelenmesi

    Betül Çil

    Mevcut araştırma kapsamında 2000-2018 yılları arasında ülkemizde öğretim teknolojilerinin kullanıldığı geometri öğretimine yönelik yapılan lisansüstü tezlerin incelemesi ve Bloom Taksonomisine göre hangi düzeyde öğrenmeye yönelik aktivitelerin geliştirildiğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik Ulusal Tez Merkezi'nde taranan ve amaca uygun olduğu belirlenen 79 lisansüstü tez içerik analizine tabi tutularak incelenmiştir. İçerik analizinde öğrenmenin gerçekleştiği bilişsel basamağın yanı sıra bu tezlerde kullanılan teknoloji desteği, örneklem seçim yöntemleri, örneklem büyüklükleri, örneklem seviyeleri, araştırma yöntemleri, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri, tezlerin hazırlandığı yıllar birebir analiz edilerek bir sonuç ortaya koymaktadır. Bu verileri analiz etmek için Tez Tematik Yapı İnceleme Formu geliştirilmiştir. Bu formla 79 tez analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda tezlerde amaca uygun örneklemin daha fazla tercih edildiği, örneklem grubunu daha çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu, örneklem sayısının sıklıkla 31-60 aralığında olduğu, nitel araştırma yöntemleri kullanarak yürütülen çalışmalarda daha üst düzey öğrenmelerin gerçekleştiği, veri toplama aracı olarak başarı testleri ve tutum ölçeklerinin sık tercih edildiği, veriler t testi ve varyans analizi ile analiz edildiği ve Geogebra programının sık tercih edildiği görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    DEHB tanılı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi ve matematik hakkında görüşlerinin değerlendirilmesi

    Burak Varsak

    Bu araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı öğrencilerin matematik tutumlarını bazı değişkenler (cinsiyet, yaş ve anne-baba eğitim durumu) açısından incelemek ve bu öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerini tespit etmektir. Çalışmada nicel (durum çalışması) ve nitel (durum çalışması) yöntem birlikte kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kocaeli İli Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda öğrenim gören DEHB tanılı olmayan 75 ortaokul öğrencisi ile Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezine kayıtlı DEHB tanılı 65 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; özyönelimli matematik tutum ölçeği ve yarı-yapılandırılmış yazılı görüş formu kullanılmıştır. Özyönelimli matematik tutum ölçeğinin analizinde SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Yazılı görüş formunun analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre DEHB tanılı öğrencilerin olmayan öğrencilere göre olumsuz yönde bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre özyönelimli matematik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca DEHB tanılı öğrencilerin anne-baba eğitim durumlarına göre özyönelimli matematik tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yazılı görüş formundan elde edilen bulgulara göre ise DEHB tanılı öğrencilerin çoğunun matematiği zor ve sıkıcı bulduğu görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarında ve matematik dersi hakkındaki görüşlerinde dersin içeriğinin önemli olduğu, öğrencilerin farklı etkinliklerle matematik öğrenmeyi sevdikleri belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesi

    Ümit Demir

    Bu çalışmanın amacı ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesidir.