Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Anadilden Derlemeler adlı eserde, Derleme Sözlüğü'nde yer almayan kelimeler

    Beratiye Öksüz

    Ağız, aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dilidir. Bu ağız sözcüklerinin derlenmesi sonucu da ağız sözlükleri meydana gelmektedir. Bunlardan bir tanesi de "Anadilden Derlemeler" adlı iki ciltten oluşan sözlüktür. Maarif Vekilliği ve Dil Encümeni'nin çalışmaları ile 1920- 1930 yılları arasında toplanan ağız malzemesi, Hamit Zübeyir (Koşay) ve İshak Refet (Işıtman) tarafından 1932'de yayımlanmıştır. Bu eserin devamı niteliğindeki, " Anadilden Derlemeler 2 " ise Hamit Zübeyir (Koşay) ve Orhan (Aydın) tarafından 1952'de basılmıştır. Bu sözlük aynı zamanda Türkiye Türkçesinin ilk ağız sözlüğü olma özelliğine sahiptir. Sözlükler kelimelerden meydana gelmektedirler ve belirli kurallar çerçevesinde oluşmaktadırlar. Bu çalışmada " Anadilden Derlemeler" adlı eserde, " Derleme Sözlüğü" nde yer almayan kelimeler ele alınmıştır. Derleme Sözlüğü'nde bulunmayan kelimeler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde Anadilden Derlemeler adlı sözlük ve sözlüğün yazarları hakkında bilgi verilmiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; Derleme Sözlüğü'ne alınmamış maddeler. İkinci bölüm; bir veya birkaç anlamı Derleme Sözlüğü'ne alınmamış maddeler. Üçüncü bölüm; Derleme Sözlüğü'ne göre daha detaylı tanımların bulunduğu kelimeler. Dördüncü bölüm; Derleme Sözlüğü'ne alınmamış tanık cümlelerdir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her maddenin sonunda kelimenin geçtiği cilt, sayfa sayısı ve sütun harfi de belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağız, Derleme Sözlüğü, Anadilden Derlemeler Sözlüğü, dil.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bayburt ili Aydıntepe ilçesi ağzı

    Nermin İbiş

    Bayburt ili Aydıntepe ilçesi ağzı üzerine hazırlanan bu çalışma da yöre ağzına ait metinlerin derlenmesi, yazıya aktarılması ve ağız özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. "Giriş", "İnceleme", "Sonuç", "Metinler", "Sözlük" ve "Kaynakça" bölümlerinden oluşan bu çalışmamızın birinci bölümünde araştırmanın konusu, araştırmanın problemi, araştırmanın amacı ve araştırmanın yöntemi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde Bayburt ili ve Aydıntepe ilçesine ait tanıtıcı genel bilgilerin verildiği bölüm bulunmaktadır. Üçüncü bölümde yöre ağzına ait derlenen metinlerin gramer incelemesi yer almaktadır. Bu bölümde Aydıntepe ilçesi ağzının ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde bölgeden derlenen konuşma metinleri yer almaktadır. Metinlerin derlenme aşamasında okuma-yazma bilmeyen veya en fazla ilkokul mezunu olan, elli yaş ve üstü kişiler kaynak kişisi olarak tercih edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen ses kayıtları dikkatlice dinlenerek ve uygun transkripsiyon işaretleri kullanılarak yazıya aktarılmıştır. Dinleme esnasında anlaşılmayan bazı kelime ve seslerin doğru şeklinin ortaya konulabilmesi için yöre ağzına hâkim olan bazı kişilerin görüşlerine başvurulmuştur. Beşinci bölüm olan sonuç bölümünde yöre ağzına ait ses ve şekil bilgisi bakımından dikkat çeken karakteristik ağız özellikleri maddeler halinde verilmiştir. Altıncı bölümde yörenin söz varlığını kapsayan bir sözlük çalışması yer almaktadır. Ardından tez için yararlanılan eserlerin künyelerinin verildiği kaynakça bölümüne yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bayburt, Aydıntepe ağzı, Doğu Grubu ağızları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler

    Murat Balcı

    Dil, insanın zamanla ortaya çıkardığı; insanlar arasında iletişimi sağlayan, insanları diğer canlılardan farklı kılan, kendisini yüzyıllardır sürekli geliştiren ve farklılaştıran canlı bir varlık ve araçtır. Dilin canlı bir varlık olarak kalmasını sağlayan; unutulmasını, kaybolup gitmesini önleyen, dilin söz hazinesi olan sözlüklerdir. Sözlükler, dillerin zamanla ortaya çıkardığı bütün söz varlıklarının toplandığı, en önemli kaynaklardır. Türk dili tarihi boyunca, Türk dili ile ilgili önemli sözlükler hazırlanmıştır. Bunlardan birisi de Derleme Sözlüğü'dür. Derleme Sözlüğü 1932-1960 yılları arasında gönüllüler ve alanında uzman kişilerin çabalarıyla oluşturulmuştur. Sözlükler kelimelerden meydana gelir. Bir sözlük oluşturulurken hangi kurallara bağlı kalınacağını belirleyen, dilin sözvarlığındaki kelimelerin derlenmesi ve seçilmesi süreçlerini takip eden, sözlük hazırlamanın kurumsal çerçevesini oluşturan, dil biliminin bir alt dalı olan bilim, sözlük bilimidir. Sözlükler araştırmacılar tarafından şekil ve içerik bakımından farklı şekillerde incelenmişlerdir. Bu çalışmada Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler (hapax legomenonlar) ele alınacaktır. Eski ya da yeni dillerin tüm kaynaklarında yalnızca bir defa rastlanan kelimelere tek veri denir. Çalışmanın amacı Derleme Sözlüğü'ndeki tek verilerin gerçekte tek veri olup olmadığını belirlemek ve bu tek verilerin özelliklerini ortaya koyabilmektir. Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her madde başının sonunda kelimenin geçtiği cilt ve sayfa sayısı da belirtilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili yurt içi çeşitli kaynaklara da başvurulmuş ve yeri geldiğinde yurt dışı literatürler de ele alınmıştır. Asıl faydalanılan kaynak ise Türk Dil Kurumu tarafından basılan Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğüdür. Anahtar Kelimeler: Dil, sözlük, sözlük bilimi, Derleme Sözlüğü, tek veri.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı

    Zeynep Demiryorgan

    Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukaddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin edisyon kritiği

    Lütfi Özbey

    Çalışmamız, Arap dilinin öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan büyük dil âlimi Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Burcî Memlükler döneminde Mısır'da doğup yaşayan şârih, 36 yaşından sonra ilim dünyasına adım atmış olmasına rağmen, özellikle nahiv alanında kaleme aldığı eserlerle döneminin en önemli âlimlerinden biri olmayı başarmıştır. Muhtasar türünde yazılmış olan bu eser, talebeye nahiv öğretmeyi kolay hale getiren bir üslupla kaleme alınmış olası sebebiyle diğer nahiv kitapları arasındaki önemini korumuştur. Çalışmamızın giriş bölümünde, nahiv ilmi hakkında tarihî bilgi verildikten sonra, ortaya çıkan dil mektepleri/ekollerinin temel bakış açıları ve temsilcilerine değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup nahiv âlimleri tarafından telif edilmiş kaynaklar zikredilmiştir. Birinci bölümünde, İbn Âcurrûm'ın hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Mukaddimetü'l-Âcurrûmiyye metni tanıtılmış, Şârih el-Ezherî'nin hayatı ve eserleri incelenerek, tezimize konu olan eserin Şârih'e aidiyeti konusu ele alınmıştır. İkinci bölümünde eserin dünya kütüphanelerinde mevcut olan nüshaları incelenmiş, daha önce eser hakkında gerçekleştirilen çalışmaların tahlîlleri yapılmış ve yeni bir edisyon kritik çalışmasına duyulan ihtiyacın nedenleri ortaya konmuştur. Tahkik çalışmasında esas kabul edilen nüshaların incelenmesi yapılarak, edisyon ktirik çalışmamızda takip edilen yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, geleneksel bölümlere ayırma şeklinden farklı olarak "i'rab, âmil ve ma'mul" taksîmini esas alan, "Mâü'l-Hicâziyye ve "Atf-ı Beyân" gibi konularda farklı görüşleri beyan eden eserin tahkikli neşri yapılmıştır.