Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İnsan fiillerinin Allah'a isnadı

    Numan Öztürk

    Kelâm ilminde kulların fiilleri denildiği zaman, genelde kul fiilinin yaratıcısı mıdır değil midir? Sorusu gündeme gelmiş ve bu husus her zaman tartışma konusu olmuştur. Fakat çalışmamızda bu konudan ziyade kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesindeki sebeplerin ne olabileceğini incelemeye gayret gösterdik. Ayrıca; Kur'ân-ı Kerîm'de kullanılan tanrı merkezli dil neden kullanılmıştır, bunun araştırmasını yaptık. Çalışmamız girişle beraber üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; "Kulların Fiillerinin" îtikâdî mezheplerin teşekkül etmesinden beri tartışıla gelmiş bir konu oluşundan bahsettik. Birinci bölümde; yaratıcının âlem ve insanla olan ilişkisini ve insanın mahiyetini incelemeye çalıştık. Özellikle insanın Kur'ân-ı Kerîm'de anlatılan özelliklerinden yola çıkarak insanın sorumlu bir varlık olduğunu tespit ettik. Beşerin sorumlu olmasından yola çıkarak, kendisinin fiilleriyle alakalı olup, Allah'a izâfe edilen eylemlerini farklı bir şekilde anlamamız gerektiğinin farkına vardık. İkinci bölümde, kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesinin hikmetlerini, sebeplerini araştırdık. Üçüncü bölümde; kelâm ilminin konuları arasında olan "efâlu'l-ibâd" kısmını, âyetler ışığında işleyip, birinci ve ikinci bölümde anlatılanları örneklendirme yoluyla işlediğimiz bir bölüm olmuştur.

  • Doktora TeziAçık Erişim2019
    Abdullah b. el-Mübârek ve Hadîs ilmindeki yeri

    Hamdi Türkoğlu

    Hadîs tarihinin tedvîn ve tasnîf dönemlerinde yaşayan Abdullah b. el-Mübârek, hicrî II. asrın önemli âlimlerinden biridir. Kaleme aldığı eserlerin, tasnîf döneminin ilk ürünleri arasında yer alması ve bu eserlerin bir kısmının günümüze ulaşması onun hadîs ilmindeki önemini daha da artırmaktadır. Bu sebeple onun hadîs ilmindeki yerinin tespit edilmesi, genel olarak yaşadığı dönemin rivâyet anlayışı ve tasnîf usûlünü anlamaya yardımcı olacaktır. Bu amaçla giriş ve üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Abdullah b. el-Mübârek'in yaşadığı dönemin siyasî, sosyo-kültürel ve ilmî durumu ile birlikte hayatı, ahlâkî ve ilmî şahsiyeti çeşitli yönleri ile ele alınarak, eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde onun hadîs ilmindeki yeri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda İbnü'l-Mübârek'in hadîs tarihindeki yeri ve bazı hadîs usûlü konuları hakkındaki görüşleri ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde İbnü'l-Mübârek'in cerh ve taʻdîl ilmindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise onun gerek temel hadîs kaynaklarındaki ve gerekse kendi eserlerindeki rivâyetleri incelenerek, rivâyet ve tasnîf metodu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda İbnü'l-Mübarek'in rivâyetleri sıhhati ve kaynağı açısından incelenmiştir. Buna ilaveten günümüze ulaşan eserlerindeki rivâyetleri muhtelif yönleri ile ele alınmış, bu yönüyle senedlerde yer alan rivâyet sîgaları, şek ifadeleri, mübhem ve mürsel rivâyetler gibi konular üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Abdullah b. el-Mübârek, Hadîs, İsnâd, Rivâyet, Tasnîf.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kehf sûresinin kırâatler yönünden incelenmesi

    İbrahim Ünlü

    Kehf sûresinin kırâatler yönünden incelenmesi adlı bu çalışma ile söz konusu sûrenin tamamı, hem mütevâtir ve meşhur kırâatler açısından hem de şâz kırâatler açısından ele alınmıştır. İçeriği yönüyle Yüce Allah'ın varlığı ve birliği, inkâr edenlerin tutumlarının karşısında Hz. Peygamber'e öğütler, Ashâb-ı Kehf, Hızır ve Zülkarneyn'in kıssaları, mümin ve inkâr edenlerin dünya ve ahiretteki durumları gibi konuları barındıran sûre, aynı zamanda manaya kısmen etkisi olan kırâat farklılıklarını da barındırmaktadır. Bu araştırma, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve metodu üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde kırâat ilmine genel bir bakış başlığı altında kırâatin ıstılahları, konusu, gayesi, faydası, tarihçesi, çeşitleri ve kırâat ilminde tarîkler hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise, araştırmanın temel hedefi olan Kehf sûresi kırâatler açısından ele alınarak önce sûrenin kapsamlı tanıtımı yapılmış, ardından sûrede manaya kısmen etkisi olan kırâatler ferşü'l-hurûf ve usûl yönünden sırasıyla ele alınmıştır. Daha sonra Hz. Osman mushafı ile Abdullah b. Mes'ûd Mushafı arasında Kehf sûresi ile ilgili farklılıklar ve bu bölümün en son konusu olarak sûrede geçen şâz kırâatler ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Mehmed et-Trabzonî'nin er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye Alâ Nüzheti'n-Nazar Fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker adlı eseri ve hadis usûlüne katkısı

    Mehmet Ali Aysan

    Bu çalışma Osmanlı âlimlerinden, Bursa Veled-i Abdurrahman Medresesi ile Süleymaniye Medreselerinde Müderrislik ve Süleymaniye Kütüphanesinde kayyımlık yapmış olan Mehmed Medenî et-Trabzonî'nin XVIII. yüzyılın başında genç yaşta İbn Haceri'in "Nuhbeti'l-Fiker" ve şerhi "Nüzhetü'n-Nazarı" okuyanların daha iyi anlaması için kendi el yazısı ile yazdığı er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye alâ Nuzheti'n-Nazar fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker isimli yazma eserin tanıtımı, edisyon kritiği, tanıtımı, hadis usûlüne katkısını ve eserin değerlendirilmesini içermektedir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Medeni Mehmet et-Trabzonî'nin hayatı, tespit edebildiğimiz kadarıyla müellifin eserleri, yaşadığı dönemin siyasî, iktisadî, sosyal ve ilmî durumu hakkında bilgi verilmiştir. er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye alâ Nüzheti'n-Nazar fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker adlı eseri Nuhbeti'l-Fiker ve Nüzhetü'n-Nazar'ın açıklaması olduğundan müellifi İbn Hacer el-Askalânî'den, Ali el-Kâri'den, Osmanlı İmparatorluğunun XVIII. yüzyıldaki hadis çalışmaları ve tezimize konu olan söz konusu el yazma eserin içeriğiyle ilgili, (1122/1709) yılında yazılması, (1163/1750)'de Bursa'da bir tekke zaviyesine vakfedilişi, Haraççıoğlu Koleksiyonu olarak Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde olduğu ile ilgili tanıtımı ve tahlîli yapılmıştır. Tezimizin üçüncü bölümünde ise Hüsn-i Hattın çeşidi olan Ta'lîk ile yazılan yazma eserin tanıtımına, tercümesine, hadîs usûlune katkısına ve eserin değerlendirilmesine yer verilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Hanefî ve şâfiî fıkıhçıların ittifak ettikleri küllî kâideler: Suyûtî ve İbn Nuceym'in el-Eşbâh Ve'n-Nezâir adlı eserleri özelinde

    İdris Cebeci

    Çalışmamız İmam Suyûtî ve İbn Nuceym'in el-Eşbâh ve'n-Nezâir adlı eserlerinde Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin ittifak ettikleri küllî kâidelerin tespiti, açıklanmaları ve furû'' fıkha yansımalarını örneklerle ortaya koymayı hedeflemektedir. Tezimiz iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, İmam Suyûtî ve İbn Nuceym'in hayatları, eserleri ve özel olarak da çalışmamızın ana kaynakları olan el-Eşbâh ve'n-Nezâir adlı eserlerinin tanıtımları, özellikleri ve karşılaştırmaları ele alınmıştır. İkinci bölümü ise iki kısma ayırdık. Birinci kısımda küllî kâide ve ilgili kavramların açıklanması, küllî kâidenin kaynakları, tedvin, kavramlaşma ve gelişme süreçleri, özellikleri, hüccet değerleri ve faydaları üzerinde durulmuştur. İkinci kısımda ise öncelikle, başta Hanefî ve Şâfiî mezhepleri olmak üzere bütün fıkıh mezheplerinin ittifak ettikleri beş ana küllî kâideyi, ardından özel olarak Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin ittifak ettikleri küllî kâideleri tespit edip açıklamaya çalıştık. Tespit ettiğimiz kâidelerde öncelikle kâidenin farklı versiyonu varsa bunu vermeye çalıştık. Ayrıca bu kâidelerden Mecelle'de kanunlaştırılmış olanları varsa buna dikkat çektik. Ardında kâidenin açıklamasını, varsa kaynaklarını, furû'' fıkha yansımalarını ve de istisnâi örneklerini vermeye özen gösterdik. Kâidenin furû'' fıkha yansıması hususunda her iki mezhep, ilgili meselede müttefik iseler aynı örneği verdik. Ne var ki ihtilaf söz konusu ise farklı örnekler verdik. Çalışmamızı, başta Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin ittifak ettiği küllî kâidelerin yanı sıra bütün mezheplerin ittifak etmiş olduğu beş ana küllî kâideyi mukâyeseli olarak ortaya koyduğu için "Mukâyeseli Küllî Kâide"; aynı anda küllî kâide literatürünü hemen hemen her yönüyle ele aldığı için de, "Küllî Kâide Literatürü" çalışması olarak nitelemek mümkündür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Nasirüddîn el-Lekânî'nin Hâşiye alâ Şerhi Tasrîfi'l-İzzî li Teftâzânî adlı eserinin edisyon kriği

    İskender Karayiğit

    Our study is to research the literary work called Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serhi Tasrîfi'lİzzî by Nâsıruddin el-Lekānî in return for the commentary Serhu Tasrîfi'l-İzzî written by Teftâzânî in grammar (sarf). Nâsıruddin el-lekānî is a Mâlikî scholar who was born in Lekân, Egypt. Even though he is not well known in our country, he is famous in his region. In his time, there were many of his disciples in Ezher. El-Lekānî's work for Teftâzânî's commentary does not explain grammar in detail. It is just an annotation that explains the problematic parts. That's why this work does not appeal to beginners, but for those who have enough background in the field. In the introductory chapter of the study, brief information is given about the historical development of grammar (sarf) and syntax (nahiv) and the occurrence of both disciplines is also mentioned. Moreover, both the names and the editors of extant grammar works are chronologically mentioned. In the first chapter, after mentioning the biography of Nâsıruddin el-Lekānî, Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serh-i Tasrîfi'l-İzzî's work is introduced, author's life and his other works are examined, and the work's belonging to the author is evaluated. In the second chapter, available copies of the work in world libraries are introduced; by examining the copies related to this enquiry work, some information is given about the methods for the critical edition. In the third part, the work is published including verification. KeyWords: Nâsırüddin el-Lekānî, Hâşiye, ez-Zencânî, et-Teftâzânî.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kur'ân'ın iknâ metodu

    Mehmet Akkoyuncu

    Bu çalışma Mekkî süreler çerçevesinde Kur'ân-ı Kerim'in muhataplarını davet ve iknada kullandığı yöntem tahlilini içermektedir. İki bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde tez çalışmamızın konusu, amacı, önemi ve temel başvuru kaynakları ile İslamiyet'ten önceki Arap toplumunun dini, edebi ve sosyal yapısının genel karakteristiği hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünü Kur'ân-ı Kerim'in muhataplarını iknada kullandığı yöntem oluşturmaktadır. İkna'nın tanımı yapılarak Kur'ân'ın muhatabını ikna etmedeki aklî ve vicdânî metotlar üzerinde durulmuştur. Bu meyanda tefekküre davet, darbımesel, sual-cevap gibi aklî metotların yanında Kur'ân'da insan psikolojisi, tebşir ve inzâr gibi vicdânî ikna metotlarından da bahsedilmiştir. Bununla birlikte Kur'ân'ı Kerim'de çokça zikredilen ve farklı bir beyani üsluba sahip olan Kur'ân kıssalarının iknadaki önemine değinilmiştir. İkinci bölümde ise Kur'ân-ı Kerim'in İslam akidesinin temel esaslarını oluşturan ulûhiyet, nübüvvet ve meâd ekseninde muhataplarını ikna etmede kullandığı metotlar üzerinde durulmuştur. Mekkî sürelerin ana temasını oluşturan tevhîd akidesinin ispatı ve şirk inancının nefyedilmesi, Hz. Peygamber'in nübüvvetinin teyit edilmesi ve Kur'ân'da sıkça bahsedilen Ahiret/mead bu bölümün muhtevasını oluşturmaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2018
    Fahreddin Râzî'nin tefsirinde anthropomorfist yaklaşımlara reddiyeleri

    Abdussamet Varlı

    Mabudu/tanrıyı, bir şekliyle insana benzetme veya insanî özelliklerle vasfetme şeklinde de açıklanabilecek olan "antropomorfizm", insanlık tarihi kadar eski bir inanç biçimidir. İlahî hitaptan uzaklaşıldığında ortaya çıkan ve insan-biçimcilik diye de tarif edilebilecek olan antropomorfizm, İslâm tarihi boyunca farklı bölge ve coğrafyalarda ortaya çıkmıştır. Daha çok Ehl-i Kitap kültürünün izdüşümü olan bu anlayış, aynı zamanda Pers kültüründen etkilenmenin sonucu olarak, günümüz İran'ın Horasan bölgeleri, Afganistan ve Orta Asya diyebileceğimiz bölgelerde hicri III. asırdan itibaren varlığını hissettirmeye başlamıştır. Hicri VI. yüzyılda, bu bölgelerde siyasi iradeyi peşinden sürükleyecek kadar güce ulaşmış olan "antropomorfik anlayış", aynı dönemde yaşamış olan Fahreddin Râzî tarafından şiddetle eleştirilmiştir. "Teşbih" veya "tecsîm" kavramlarıyla bilinen ve günlük ilim literatüründe "antropomorfizm" tabiriyle ifade edilen anlayış sahiplerine, islâmi kültür içerisinde Müşebbihe veya Mücessime denilmiştir. Teşbih fikrini benimsemesi açısından Müşebbihe ve Mücessime fırkaları içerisinde zikredilen Kerrâmiyye fırkası da bu yönüyle çalışmamızın kapsamında yer almaktadır. Allah'a cisim, uzuv, cihet ve mekân izafe eden bu gruplara, Ehl-i Sünnet çizgisini takip eden âlimler, her daim karşı çıkmış ve görüşlerinin yanlış olduğunu nas ekseninde ispat etmeye gayret göstermiştir. Bu ulema arasında, hicri VI. ve VII. yüzyıllarda yaşamış olan ve kendisinden sonraki ilmi akımları birçok yönüyle etkilemiş olan Fahreddin Râzî, müstesna bir yere sahiptir. O, yaşamış olduğu dönemde İslâm ümmeti için büyük tehlike olarak gördüğü teşbih gruplarını, başta tefsiri olmak üzere yazmış olduğu birçok eserde ele alarak, fikir ve anlayışlarının tutarsız ve mantık dışı olduğunu, ayetler üzerinde yapmış olduğu yorumlarla ispat etmeye çalışmıştır. Bu çalışmada, o günün siyasi otoritesini karşısına alan Râzî'nin, ortaya koymuş olduğu mücadele, en nadide eserlerinden biri olan et-Tefsîru'l-Kebîr (Mefâtihu'l-Ğayb) adlı eser çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışmadan güdülen hedef, günümüzde de farklı parçalanmaları yaşayan İslâm ümmetine, düşülebilecek yanlışlar konusunda ışık tutabilmek ve farklı fikirlerin açmazlarını ortaya koyabilmek ve bu uğurda gösterilmiş fedakârlıkları daha anlaşılır hale getirme hususunda küçük de olsa bir katkı sunabilmektir. Anahtar Sözcükler: Râzî, Kur'an, Anthropomorfizm, Teşbih, Kerrâmî

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Hakîm es-Semerkandî ve kelamî görüşleri

    Hatice Kübra Karaman Bayrak

    Bu tezde ilk dönem Mâturîdî âlimlerinden olan Hakîm es-Semerkandî'nin Kelâm ilmine dair görüşleri tesbit ve tahlil edilmektedir. Semerkandî'nin düşüncelerinde içinde yaşadığı toplumun kültürel, sosyo-ekonomik ve dinî izlerinin etkisi görülmektedir. Semerkandî, Kelâm ilmine dair görüşlerini Hanefî-Mâturîdî kelâm geleneğine bağlı kalarak ortaya koymuştur. Semerkandî'nin kullandığı bilgi kaynakları haber, ayetlerin literal anlamları ve sıhhat şartı aramaksızın hadislerdir. Semerkandî itikadî düşüncelerine aykırı olarak bulduğu tüm fikirleri şiddetle eleştirmiş ve bu düşünce sahiplerini bid'atçi olarak nitelemiştir. Semerkandî, Sevâdu'l-Â'zam adlı eserinde Allah'ın isimleri, Allah'ın sıfatları, Ru'yetullah, Kabir ahvali, hesap, mizan, şefaat gibi Kelâm ilminin önemli ve ihtilaflı pek çok konusu hakkında görüşlerini bildirmiştir. Anahtar Kelimeler: Semerkandî, Sevâdu'l-Â'zam, Allah'ın sıfatları, Şefaat,Ru'yetullah, Kabir ahvali.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Ebu'l Muîn en-Nesefî'de insan fiilleri (Efâlü'l-ibâd)

    Boran Çayır

    İnsanın farklı sebeplerin teşvik ve tahrikiyle davranışa yansıyan, ortaya çıkmasında bizzat insanın rol aldığı ve özgür iradesinin etken olduğu fiillerine insan fiilleri denir. İnsan fiilleri ve hürriyeti meselesi Kelâm tarihinde "Kader" ile ilgili konularla bağlantılı olduğu için, Kelâm eserlerinde genellikle kader meselesiyle beraber değerlendirilmiştir. İnsan fiilleri problemi temelde iki ana grup fikir etrafında şekillenmiştir. Bunlardan birincisi; insanın fiillerini yaparken fiili yapacak güç ve iradesinin olmadığı buna bağlı olarak fiillerinin sonuçlarından sorumlu tutulamayacağını ifade eden ve bunun fikri altyapısını Kur'ân-ı Kerim, hadisler ve aklı esas alarak sağlamaya çalışan görüştür. Bu görüşün savunucuları ise başta Cebriyye ve bazı Mürciî akımlardır. İkincisi ise; Başta Mu'tezile olmak üzere zikri geçen kaynaklar temel alınarak, insanın fiilinin hâlikı olduğu, fiili kendi irade ve gücüyle yaptığı, Allah'ın bu fiillerin yaratılmasına müdahale etmediğini savunan görüştür. Bu anlayışa göre insanın fiillerinin sonucunda sorumlu olabilmesi için, insanın fiillinin yaratıcısı olması ve o fiili kendi özgür iradesiyle ortaya koyması gerekmektedir. Sorumluluk için fiilin yaratılması ameliyesini insana bağlamaktadır. Ayrıca bu görüş içerisinde insanın sorumluluğunun kendi yapıp ettikleri sonucu olduğunu savunan ve fakat bunu fiilin yaratılmasına değil de; o fiilin, insanın başlangıçta Allah tarafından verilen kudretle, sebeplerin temel yaratıcısı olarak yine Allah'ı kabul etmekle beraber insanın özgür iradesiyle yapılmasına bağlayan uzlaştırmacı bir görüşte vardır. Bu görüşte Selefîlik- Eş'ârilik ve Mâtüridîliğin öncülük ettiği Ehl-i Sünnet ve'l- Cemaat'in görüşüdür. Biz bu çalışmada Ehl-i Sünnetin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ebu'l Muîn Nesefî'nin görüşleri bağlamında insan fiilleri konusunu ana kaynaklar doğrultusunda incelemeye ve farklı yönlerini ortaya koymaya çalıştık. Anahtar kelimeler: Yaratma, kudret, özgür irade, kader, sorumluluk

  • Doktora TeziAçık Erişim2015
    Çağdaş Selefiye ve hadis(Suudi Arabistan örneği)

    Mazhar Tunç

    Selefîlik İslâm düşünce tarihinin önemli fırkalarından biridir. Tarihî kökenleri değişmemekle beraber günümüzde Selefiyye içerisinde siyasi, fikri veya ideolojik yönü ön plana çıkan farklı yönelişler ortaya çıkmıştır. Ancak çıkışı itibariyle ehl-i hadîs geleneğine dayanan Selefiyye'nin hadîs ve sünnete verdiği önem geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu araştırmamızda Suûdi Arabistan devletinin kurucu ideolojisi olan Vehhâbilikle birlikte bu devletin adeta resmî mezhebi durumundaki Selefiyye'nin hadîs anlayışını inceledik. Bu çalışmanın birinci bölümünde genel anlamda Selefiyye, Selefiyye'nin ortaya çıkışı ve geçirdiği evreler incelenmiştir. İkinci bölümde Suûdi Arabistan selefîliğinin fikri temelleri ve özelliklerinin yanısıra, Suûdi Arabistan Selefîliğinin fikrî arka planında nelerin olduğu ve bu arka planın temel düşüncelerinin neler olduğu ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Suûdi Arabistan Selefiyyesi'nin hadîse ve sünnete bakışı, sened ve metin tenkidine yaklaşımları ve hadîse dair yaptıkları çalışmalar ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Selefiyye, Ehl-i Hadîs, Ashâb-ı Hadîs, Çağdaş Selefiyye, Vehhâbilik, Hadîs, Sünnet, Hadîs Anlayışı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2013
    Kur'an-ı Kerim çerçevesinde Hz Peygamber'in eğitim yöntemleri ve uygulama örnekleri

    Çiğdem Can Kaynak

    Bu çalışma, Kur?an-ı Kerim çerçevesinde Hz Peygamber?in eğitim-öğretim yöntemlerini ve uygulama örneklerini konu edinmektedir. Çalışmamızın amacı, günümüzde eğitimci pozisyonunda bulunan herkesi, Hz. Peygamber?in, yaşadığı dönemde üstlendiği eğitimcilik misyonu gereği sergilediği tavır ve davranışlardan ve söylediği sözlerden haberdar etmektir. Zira O?nun Kur?an-ı Kerim?den aldığı ilham ile sunduğu eğitim-öğretim faaliyetlerinin ve bu faaliyetlerde uyguladığı metotların, somut örneklerle müstakil bir çalışma ile gündemde tutulmasının günümüz eğitimcilerinin düşünce dünyalarına bir zenginlik katacağı kanaatindeyiz. Bu noktada çalışmamızda kavram analizlerine çok fazla girmeden, Kur?an?ın insanları eğitirken kullandığı eğitim ilke ve metotlarına ayetler ışığında geniş yer verdik. Hz. Muhammed (sav) özelinde konuyu incelediğimizde O?nun her alanda olduğu gibi bu hususta da ümmetine ve insanlığa zengin bir miras bıraktığını bir kez daha gördük. Anahtar Kelimeler: Hz. Muhammed, Din Eğitimi, Kur'an-ı Kerim, Eğitim-Öğretim,Öğretim Yöntemleri.