Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ekmelüddîn Bâbertî'nin mezhep ve ictihad anlayışı

    Ebru Yaşa

    Hanefî mezhebine mensup olan Ekmelüddîn Bâbertî (ö. 786/1384) İslâm düşüncesinde fıkhın yeniden yapılanması noktasında önemli bir âlim olup, görüşlerini Hanefîliğin tecdid ve müdafaası şeklinde ortaya koymuştur. Öğretici ve savunmacı bir fıkıh anlayışına sahip olan Bâbertî'nin Hanefî mezhep âlimleri arasında önemli bir yeri vardır. O, eserleri ve risâlelerinde bu mezhebin tercih ve taklid edilmesinin önemli ve gerekli olduğunu savunmuştur. Bâbertî'nin mezhebin dışında bir ictihad anlayışı yoktur. Bâbertî Hanefîliğin ortaya koyduğu külli fıkhı öğretmeye çalışmıştır. Reycilik ithamlarına karşı savunmacı bir tavır ortaya koymuştur. O, Hanefî mezhebinin diğer mezheplerden daha önemli bir konumda olduğunu savunmuş, bu sebeple Osmanlı Devleti'nde ve genel anlamda İslâm dünyasında Hanefî mezhebinin, bir mezhep olmasının yanında bizzat İslâm düşüncesi olarak kabul edilmesinde etklili olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Müdâyene ayeti bağlamında İslam borçlar hukukunun değerlendirilmesi

    Hüseyin Ali Karahan

    İnsan sosyal bir varlık olarak diğer insanlara muhtaçtır. İnsan bu ihtiyaçlarını diğer insanlarla akitler kurarak karşılıklı olarak gidermektedir. İnsanlar ihtiyaçlarının bir kısmını kendileri üreterek temin ederken, bir kısmını da başka kişilerden alış-veriş yoluyla temin etmektedirler. Dolayısıyla insanlar arasında ticari ilişkilerin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ticari ilişkiler, doğrudan veya dolaylı şekilde insanların sosyal ilişkilerini etkilemektedir. Bu ilişkilerin adaletli, mutlu ve huzurlu bir şekilde devam etmesi için yazılması başta olmak üzere bazı kurallara ihtiyaç vardır. Bu kurallar, örf ve âdetler tarafından belirlendiği gibi inanç sistemleriyle de belirlenmektedir. Bu bağlamda Kur'an-ı Kerim, insanların sosyal hayatlarını kolaylaştırmak için kural koyucu unsur olmuştur. Çalışmamızda, Bakara Suresi 282. ayeti bağlamında İslam borçlar hukuku genel olarak incelenmiş, insan hayatı için vazgeçilmez olan ticari ilişkilerde oluşabilecek problemleri ortadan kaldırmaya yardımcı olmak amaçlanmıştır. İslam borçlar hukuku değerlendirilirken ayette geçen konular dikkate alınarak çalışmamız bu kapsamda değerlendirilmiştir. Çalışmamızda müfessirlerin, ilk dönem İslam hukukçuları ile günümüz İslam hukukçularının eserlerinden yararlanılarak görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ayetin tahlili yapıldıktan sonra ayette geçen fıkhî terimler ve ayetteki konular maddeler halinde açıklanmış ve alışveriş sözleşmesini yapan ve bu sözleşmeyi tevsik eden kâtip, şahit ve günümüzde noterde bulunması gereken şartlar anlatılmıştır. İkinci bölümde, çalışmamız açısından önemli olan akitler, dürüstlük ilkesine aykırı olan durumlar ve borcun hangi şartlarda sona ereceği hususları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, borçların güvence altına alınmasıyla ilgili günümüz uygulamaları değerlendirilmiş ve çalışmamız sonuç bölümüyle bitirilmiştir.