Yazarlar
- Burak Çipa(1)
- Narin Ayengin(1)
- Sibel Bektaş(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Jandarmanın afetlerdeki rolü: 06 Şubat Kahramanmaraş depremi örneği
Burak Çipa
Kaynağı fark etmeksizin meydana gelen tüm afetler, maddi ve manevi kayba neden olmaktadır. Afetler konusunda oldukça acı tecrübeleri olan Türkiye'de, afet yönetimi ile ilgili geçmişten bugüne kadar çeşitli çalışmalar yapılmış, 2009 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın kurulması ile yeni bir sayfa açılmıştır. Hazırlanarak yürürlüğe konulan Türkiye Afet Müdahale Planı, afet sonrasında yapılacak iş ve işlemleri belirleyen detaylı bir plan olarak karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli konu başlıklarının olduğu bu planda, Tahliye ve Yerleştirme Grubu'nun ana çözüm ortağı İçişleri Bakanlığı adına Jandarma Genel Komutanlığı'dır. Jandarma, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu çerçevesinde kendisine verilen mülki, adli ve askeri görevleri icra etmektedir. Asayişin ve kamu düzeninin sağlanması ile arama kurtarma görevlerini yerine getirmek mülki görevler kapsamındadır. Bu çalışmada; afet kavramı ile ilgili kavramsal çerçeve detaylı bir şekilde incelenmiş, afet yönetiminin değişim süreci ele alınmış, Jandarma'nın yakın geçmişte Türkiye'de meydana gelen afetlerde ne gibi faaliyetler yürüttüğü açıklanmıştır. Çalışmanın ana konusu olan 06 Şubat Kahramanmaraş Depremi ile bu deprem sonrasında yapılan faaliyetlerin tamamı son bölümde detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Ayrıca yine bu bölümde depremin ardından afet bölgesinde görev yapan Jandarma personeli ile yapılan mülakatlara ilgili bölümlerde yer verilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmanın, yüzyılın en büyük felaketi olarak adlandırılan 06 Şubat Kahramanmaraş Depremi ile ilgili yapılacak çalışmalara yardımcı olacağı, afet sonrasında görev alan kişilerin yaşadıklarını da kapsaması nedeniyle özellik arz edeceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bayburt ili ölçeğinde eğitim yapılarının deprem riskinin bazı hızlı değerlendirme yöntemleri ile karşılaştırmalı olarak belirlenmesi
Sibel Bektaş
Deprem riski altında bulunan mevcut yapı sayısı ülkemizde gün geçtikçe artmaktadır. Yapılarda can ve mal kaybı yaşanmadan önce, performans analizlerinin daha hızlı ve ekonomik bir şekilde nasıl yapılabileceği sorunsalı meydana gelmiştir. Öyle ki mevcut yapı performans analizleri oldukça maliyetli ve zaman alıcıdır. Mevcut riskli yapı sayısını azaltmak, can ve mal kaybını en aza indirgemek için hızlı tespit yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yöntemler kullanılarak riskli bina tespiti ile detaylı olarak incelenmeleri zaman ve maddi yönden daha avantajlıdır. Bu tez çalışması kapsamında Bayburt ilinde mevcut olan 15 adet eğitim binası FEMA 154 Yöntemi, Kanada Sismik Tarama Yöntemi ve P25 Yöntemi ile değerlendirilmeye alınmıştır. Uygulama kolaylığı açısından seçilen yöntemler gereken bilgi ve formlar dâhilinde Excel programına geçilmiştir. Değerlendirme sonucunda FEMA 154 Yöntemi ve Kanada Sismik Tarama Yöntemi sonuçları aynı doğrultuda sonuçlanırken P25 Yöntemi yüksek risk bandında sonuç vermiştir. Sonuçlar göz önüne alınarak FEMA 154 Yöntemi ve Kanada Sismik Tarama Yöntemi riskli yapı stokunu azaltmak için kullanılması ve P25 Yönteminin değerlendirme yapılırken öncelikli olarak kullanılması gerektiği önerilmiştir. Çalışmada seçilen yöntemler uygulama kolaylığı, zaman açısından tasarruf sağlanabilecek, seçilen yapılara uygun ve doğrulukları güvenilir olduğu düşünülen yöntemler göz önüne alınarak belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Coğrafi bilgi sistemi temelli sıvılaşma potansiyelinin araştırılması: Bayburt örneği
Narin Ayengin
Bu çalışmada Bayburt ili, ilçeleri ve beldelerine ait zeminlerin Mw=5.5, Mw=6.0, Mw=6.5, Mw=7.0 ve Mw=7.5 deprem büyüklükleri için sıvılaşma potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Sondaj loglarından elde edilen SPT değerleri kullanılarak sıvılaşma potansiyeli Prosıvı programı aracılığıyla Seed ve Idriss (1971) yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Türkiye deprem haritaları dikkate alınarak en büyük yer ivmesi değeri (amax) bölgesel olarak hesaplanmıştır. Çalışma sahasının sıvılaşma potansiyelini gösterir haritalar, yeraltı su seviyelerini gösterir haritalar ve zemin oturma durumunu gösterir haritalar Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yardımıyla oluşturulmuştur.
