Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Hasan Paşa Niksârî (ö. 827/1424)'nin Şerhu Merâhi'l-Ervâh adlı eserinin 1-37. varaklar arasının edisyon kritiği

    Hicret Sözeri Özsoy

    Bu çalışmamızda Hasan Paşa Alaaddin Ali b. el-Esved b. Ömer en-Niksari (827-1453)'nin Şerhu'l Merah'ın 1-37 Varaklar arası edisyon kritiği ele alınmıştır. Hasan Paşa, devrinin siyasi ve kültürel sahasinda söz sahibi olan biridir. Hasan Paşa'nın yaşadığı dönem siyasi, ilmi, kültürel alanlarda ileri seviyede olup pek çok alim içerisinde barındırır. Kur'an dilinin arapça olması birçok müslümanın ilgisini çekmiş olup sarf, nahiv gibi ilimlerin artmasına sebep olmuştur. Hasan Paşa daha çok sarf ve nahiv ilmiyle meşgul olmuş Arap Diline faydalı olan birçok şerh yapmış alimdir. Şerh çalışmaları ile dilin öğretilmesine ve öğrenilmesinde önemli faydası olmuştur. Sarf alanında yazılmış olan Merahu'l Ervah isimli bu önemli esere birçok şerh ve haşiyeler yazılmış olup insanlara farklı açılardan tanıtılmıştır. Merahu'l Ervah'ın bir başka şerhi de Osmanlı döneminde yaşamış olup ilim tahsilini İznik'te alan Hasan Paşa' nın nestalik yazı türüyle yazdığı Şerhu'l Merahi'l Ervahtır. Medrese eğitiminde önem görmüş olan eseri Hasan Paşa ve daha birçok alim şerh ve haşiye etmiştir. Sarf illet babları içinde barındıran arapça ilmi açısından ehemmiyetli bir eserdir. Hasan Paşa diye tanınan müellifimiz siyasi, ilmi ve kültürel alanlarda ehemmiyetli bir dönemde dünyaya gelmiş olup doğum tarihi ile ilgili kesin bilgilere ulaşılamamakla birlikte islami kaynaklarda 750 (1349) yılı civarında doğduğu tahmin edilir. Müellifimizin babası Osmanlı padişahlarından Orhan Bey zamanının ünlü alimlerinden olan Kara Hocadır. Kara Hoca İran'da tahsil görmüş ve geniş felsefe bilgisi ile de filozof olarak anılmıştır. Hasan Paşa İlk eğitimini babasından almış olup ilerleyen zamanlarda ilmine İznik'te devam etmiş olan bir alimdir. Hasan paşa'nın babası Kara Hoca lakaplı Mevlana Alaaddin Esved'tir. Türk geleneklerine göre büyük çocuğa paşa denildiği için Hasan Paşa'ya da Paşa lakabı buradan gelmiştir.Kaynaklara göre Hasan Paşa önemli devlet mevkilerinde görevi olan bir şahsiyet olup kabri Bursa Deveciler Mezarlığı karşısındaki mezarlıkta bulunmaktadır. Hasan paşa'nın şerhini yapmış olduğu Merâhu'l-ervâh adlı eseri birçok medrese tarafından ders kitabı olarak okutulmuş, ezberletilmiş olan önemli bir eserdir. Her alim gibi Hasan Paşa'da faydalı olacağına inandığı tarzda bir eser kaleme almıştır. Hasan Paşa, bu eseri kaleme alırken Kur'an'ı Kerim'den ve yazıldığı dönemin sanatına uygun örnekler vermeyi ihmal etmeyip sade, akıcı bir dil kullanmıştır. Hasan Paşa bu şerhi yazmadaki amacını kapalı lafızları açıp anlamlı hale getirmek ve birçok faydalı bilgi eklemek olarak belirtmiştir. Kendinden önceki birkaç alimin görüşünü vermeyi ihmal etmeyip gerektiğinde naklettiği bu görüşleri Basra ve Kufe gibi dil unsurları ile sağlam temellere dayandırarak eleştirmeyi ihmal etmemiştir. Hasan Paşa yapmış olduğu bu şerh ile Arap dilinin öğrenilmesi yönünde faydalı bir çalışma ortaya çıkarmıştır. Yukarıda da belirtilen sebeplere dayanarak çalışmamızın amacı asırlar boyu okutulan, üzerine şerhler yazılan Merâhu'l-ervâh adlı eserin Hasan Paşa tarafından yazılmış olan şerhi 'Şerhu Merâhu'l Ervâh'' adlı eserini tahkik ederek her yönüyle sizlere sunmaktır. Anahtar Kelimeler: Hasan Paşa b. Niksari, Şerhu Merâhu'l Ervâh, sarf, arapça.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    İbnu'l Cevzî ve Zâdü'l-mesîr adlı tefsirindeki filolojik yaklaşımları

    Ahmet Mahmut Gözün

    Bu çalışma İbnu'l-Cevzî'nin Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr adlı eserindeki filolojik yaklaşımlarını ele almaktadır. 510/1117 yılı civarında Bağdat'ta doğan İbnu'l-Cevzî, hadis, fıkıh, tefsir ve diğer İslami ilimler sahasında olduğu gibi Arap Dili ve Edebiyatı alanında da birçok eser kaleme almıştır. Tefsir alanında yazdığı eserlerin başında Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr gelmektedir. Müellif eserinde öncelikle tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlere dair görüşlerini izhar ettikten sonra filolojik tahlillere değinmiştir. Eserde, genel itibari ile mütekaddimun ulemasının görüşleri derlenmiştir. Bazen görüşler arası tercihler yapılmıştır. Tefsir, diğer İslami ilimleri ihtiva ettiği gibi kıraat, fonetik, sarf ve nahiv açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Tefsirde Basra ve Kûfe nahiv ekollerine ait farklı görüşlere de yer verilmiştir. Bu ekollere ait görüşler tarafsız bir şekilde sunulmuştur. Ayetlerin irabı konusunda İrabu'l-Kur'an eserlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte kıraatler ve Arap lehçeleri arasındaki irtibat kapsamlı bir şekilde izah edilmiştir. Aynı zamanda iyi bir şair olan müfessir, tefsirinde şiirlerle istişhât etmeye özen göstermiştir. Eserinde kendine ait şiirler de bulunmaktadır. Ancak istişhat ettiği şiirler genelde meşhur şairlere aittir. Şiirlerde geçen manen anlaşılmazı zor kelimeleri bazen açıklamıştır. Görüşlerinden yararlandığı âlimlerin yaptıkları tercihleri zikrederek kendi filolojik değerlendirmelerini zenginleştirmiştir. Böylece eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Filoloji, Sarf, Nahiv, İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Ayşî Mehmet Efendi'nin Rûhu'ş-Şurûh 'ala'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin edisyon kritiği

    Nurullah Oruç

    Elinizdeki bu çalışmanın amacı, Osmanlı bilgini olan Ayşî Mehmed Efendi'nin kaleme aldığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin tahkikli neşrini gün yüzüne çıkarmaktır. Osmanlı âlimlerinden Ayşî Mehmed Efendi (ö. 1016/1607), 10. yüzyılda İzmir iline bağlı Tire ilçesinde doğmuştur. Osmanlının meşhur medreselerinde müderrislik yapmış; ulûm-u İslamiye ve dil edebiyatı alanında eserler yazmıştır. Ebû Hanife Numan b. Sabit'e nispet edilen el-Maksûd fi's-Sarf ın üzerine şerh ettiği bu eserinin veciz ve kapsamlı olması hasebiyle Arapça sarf kitapları arasında ehemmiyetini muhafaza etmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde, Arapça sarf bilgisi ve önemi hakkında kısaca bilgi veril-miştir. Birinci bölümde, Ebû Hanife Numan b. Sabit'in hayatı, eserleri ve yazdığı el-Maksûd fi's-Sarf adlı eseri ve bu eserin üzerine yapılan şerhler hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ayrıca Ayşî Mehmed Efendi'nin hayatı eserleri ve yazdığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, ulaşabildiğimiz eserin nüshaları tanıtılmış ve nüsha seçimindeki kıstas belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin edisyon kritiği yapılmıştır.