Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İnsan fiillerinin Allah'a isnadı

    Numan Öztürk

    Kelâm ilminde kulların fiilleri denildiği zaman, genelde kul fiilinin yaratıcısı mıdır değil midir? Sorusu gündeme gelmiş ve bu husus her zaman tartışma konusu olmuştur. Fakat çalışmamızda bu konudan ziyade kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesindeki sebeplerin ne olabileceğini incelemeye gayret gösterdik. Ayrıca; Kur'ân-ı Kerîm'de kullanılan tanrı merkezli dil neden kullanılmıştır, bunun araştırmasını yaptık. Çalışmamız girişle beraber üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; "Kulların Fiillerinin" îtikâdî mezheplerin teşekkül etmesinden beri tartışıla gelmiş bir konu oluşundan bahsettik. Birinci bölümde; yaratıcının âlem ve insanla olan ilişkisini ve insanın mahiyetini incelemeye çalıştık. Özellikle insanın Kur'ân-ı Kerîm'de anlatılan özelliklerinden yola çıkarak insanın sorumlu bir varlık olduğunu tespit ettik. Beşerin sorumlu olmasından yola çıkarak, kendisinin fiilleriyle alakalı olup, Allah'a izâfe edilen eylemlerini farklı bir şekilde anlamamız gerektiğinin farkına vardık. İkinci bölümde, kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesinin hikmetlerini, sebeplerini araştırdık. Üçüncü bölümde; kelâm ilminin konuları arasında olan "efâlu'l-ibâd" kısmını, âyetler ışığında işleyip, birinci ve ikinci bölümde anlatılanları örneklendirme yoluyla işlediğimiz bir bölüm olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Ebu'l Muîn en-Nesefî'de insan fiilleri (Efâlü'l-ibâd)

    Boran Çayır

    İnsanın farklı sebeplerin teşvik ve tahrikiyle davranışa yansıyan, ortaya çıkmasında bizzat insanın rol aldığı ve özgür iradesinin etken olduğu fiillerine insan fiilleri denir. İnsan fiilleri ve hürriyeti meselesi Kelâm tarihinde "Kader" ile ilgili konularla bağlantılı olduğu için, Kelâm eserlerinde genellikle kader meselesiyle beraber değerlendirilmiştir. İnsan fiilleri problemi temelde iki ana grup fikir etrafında şekillenmiştir. Bunlardan birincisi; insanın fiillerini yaparken fiili yapacak güç ve iradesinin olmadığı buna bağlı olarak fiillerinin sonuçlarından sorumlu tutulamayacağını ifade eden ve bunun fikri altyapısını Kur'ân-ı Kerim, hadisler ve aklı esas alarak sağlamaya çalışan görüştür. Bu görüşün savunucuları ise başta Cebriyye ve bazı Mürciî akımlardır. İkincisi ise; Başta Mu'tezile olmak üzere zikri geçen kaynaklar temel alınarak, insanın fiilinin hâlikı olduğu, fiili kendi irade ve gücüyle yaptığı, Allah'ın bu fiillerin yaratılmasına müdahale etmediğini savunan görüştür. Bu anlayışa göre insanın fiillerinin sonucunda sorumlu olabilmesi için, insanın fiillinin yaratıcısı olması ve o fiili kendi özgür iradesiyle ortaya koyması gerekmektedir. Sorumluluk için fiilin yaratılması ameliyesini insana bağlamaktadır. Ayrıca bu görüş içerisinde insanın sorumluluğunun kendi yapıp ettikleri sonucu olduğunu savunan ve fakat bunu fiilin yaratılmasına değil de; o fiilin, insanın başlangıçta Allah tarafından verilen kudretle, sebeplerin temel yaratıcısı olarak yine Allah'ı kabul etmekle beraber insanın özgür iradesiyle yapılmasına bağlayan uzlaştırmacı bir görüşte vardır. Bu görüşte Selefîlik- Eş'ârilik ve Mâtüridîliğin öncülük ettiği Ehl-i Sünnet ve'l- Cemaat'in görüşüdür. Biz bu çalışmada Ehl-i Sünnetin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ebu'l Muîn Nesefî'nin görüşleri bağlamında insan fiilleri konusunu ana kaynaklar doğrultusunda incelemeye ve farklı yönlerini ortaya koymaya çalıştık. Anahtar kelimeler: Yaratma, kudret, özgür irade, kader, sorumluluk