Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Akıl ve iman ilişkisi bağlamında Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'da dini düşüncenin teşekkülü
Abdulmecit Hafızoğlu
Bu çalışmamızda mazi ile istikbal arasında adeta köprü vazifesi gören; İslami ilimlerden kelam, tefsir, fıkıh, tasavvuf, sanat, siyaset ve felsefe gibi birçok ilim dalını tahsil edip ilim hayatına damga vuran bir düşünür ve hatta filozof olan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ı ele aldık. İslami ilimleri medrese geleneğinde tahsil etmesi nedeniyle birçok ilmi saha ile ilgili eser yazacak kadar da kendisini yetiştirmiş mümtaz bir âlimdir. Lakin bu eserlerinin bazısı yayınlanmış iken bazısı da yayınlanamamıştır. Ayrıca Batı'yı takip etmek suretiyle dönemin fikir hareketlerini de yakından değerlendirme imkânı bulmuştur. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve konuyla ilgili yapılmış bazı çalışmalar ile birlikte düşünürümüzün hayatı ve eserleri ele alınmıştır. Birinci bölümde genel hatlarıyla akıl ve iman kavramlarını ele aldık ve bu kavramları din felsefesi açısından inceledik. Sonra da Yazır'a göre akıl ve iman ilişkisini ele aldık. Burada akıl, iman ve irade kavramlarını düşünürümüzün nasıl değerlendirdiği üzerinde durduk ve böylece akıl - iman ilişkisi konusunda bir analiz yapmaya çalıştık. İkinci bölümde ise akıl - iman ilişkisi bağlamında onun dini düşüncesinin oluşumundaki temel kavram ve düşüncelere yer verdik. Çünkü akıl ve iman ilişkisi sadece İslam'ı değil, diğer inançları da ilgilendiren bir bahistir. Bu da kişinin iman bakımından salt akılcı bir tutum sergileyip her şeyin ölçüsü olarak aklı mı, yoksa vahyin akla olan tesiri bakımından bunun aynı zamanda duygu boyutuyla beraber bir bütün mü olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Akıl, İrade, İman, Vahiy ve Yazır'da Dini Düşünce.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kur'an'da insana etkisi açısından şeytan ve nefis
Müberra Purutoğlu
Kur'an-ı Kerim'de şeytanın, kibri yüzünden kendini aşağı konuma düşürdüğü, bundan da Yüce Allah'ı sorumlu tutarak insanı suçladığı ve insana düşman olduğu vurgulanmaktadır. Şeytan, Allah'ın asla rakibi değildir, asi bir kuludur, insanın rakibi ve düşmanıdır. Şeytan, Allah'ın huzurundan kovulmasından itibaren şerle özdeşleşerek, insanı hataya, belaya uğratmak için kini, fesadı, yalanı ve çeşitli kötülükleri kullanmıştır. Bunları kullanmaya da devam edecektir. Şeytandan bir an ya da kısa bir süre için uzaklaşmak mümkündür, ancak bir ömür boyunca ondan kurtulmak zordur, hatta imkânsızdır. Şeytan nefiste bulunan unsurları (hevâ, heves, vb.) kullanarak insanı kandırmaya çalışır. İnsan üzerinde yaptırım gücü olmayan, sadece günahı süsleme ve vesvese verme özelliğine sahip olan şeytandan daha çok insana şiddetle kötülüğü emreden nefsi etkilidir. Nefis ve şeytan insanı, hayır olmayan şeylere çağırır. Bu çağrıya icabet eden insan hayırsız şeylere müptelâ olur ve beyhude birtakım işlerle uğraşarak bir fayda elde edememiş olur. Ahirette ise şiddetli azap içinde kalır. Dolayısıyla dünyası ve ahireti rezil ve rüsvâ olur. Her müminin gayesi Allah'a yaklaşmaktır. Şeytan ve nefsin birlikteliği insanın bu gayesinde büyük bir engel oluşturur. Şeytanın vesveselerine karşı koymak Allah bilinciyle dolu olmak ve O'na sığınmakla gerçekleşir. Ancak hidayet ve dalâlet Allah'ın dilemesi ve kulun iradesini iyi veya kötü yönde kullanmasıyla mümkündür. İnsana fücûrunu (günah işleme yeteneğini) ve takvasını (günahtan kaçınma yeteneğini) ilham eden Allah her insana birçok niteliği bilkuvve (harekete geçmemiş güç) olarak vermiştir. Bunun yanında ona bu nitelikleri harekete geçirebilecek irade de bahşetmiştir. İradenin iyi tarafında ilahi kuvvet, kötü tarafında şeytaniyet bulunmaktadır. Bu nedenle insan iradesiyle yaptığı işlerden sorumludur. Bu çalışmamızda insan, insanın ayrılmaz bir özelliği olan nefs ve nefsani istekleri süsleyerek insanı aldatmaya çalışan şeytanın özellikleri incelenerek her birinin varoluş amaçları açıklanmıştır. Şeytan ile nefis arasındaki ilişki ele alınarak şeytanın ve nefsin insan hayatındaki etki ve rollerinin ne olduğu incelenmiştir. Kur'an'ın anlatımlarından yola çıkılarak insanın nefsani istekleri ve şeytanın insan üzerindeki etkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Tefsir, Kur'an, akıl, kalp, nefis, şeytan
