Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin incelenmesi
Samed Albayrak
Yapılan araştırmalar matematik öğretmenlerinin, matematiksel kavramların evrensel olması ve genellikle sayısal örneklerle açıklanması nedeniyle, diğer alanlara göre matematik öğreniminin dile daha az bağımlı olduğuna inandıklarını göstermiştir. Bu nedenle, birçok matematik öğretmeni matematiğe özgü bazı kavram, kelime ve notasyonu öğretiyor olsa da genellikle öğrencilere matematiksel olarak okumayı, yazmayı veya konuşmayı açıkça öğretmezler. Ancak matematik ve dil arasındaki ilişki, matematik öğrenen çoğu öğrenci için ayrılmaz ikilidir. Bu nedenle öğrencilerin matematik dilini anlamalarına yönelik araştırmalar yürütülmesi önemli görülmektedir. Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 324'ü ilçe merkezinde, 85'i köyde olmak üzere toplam 409 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri "Matematik Dilini Anlama ve Kullanma Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik ile matematik dilini anlama ve kullanma becerilerini etkileyen değişkenler belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinin matematik dilini anlama ve kullanma becerilerinin öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; öğrencilerin öğrenim gördüğü yer ve sınıf düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi son dönem puanı ile matematik dilini anlama ve kullanma becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Bayburt Üniversitesi örneği)
Adem Bulut
Bu araştırma, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, 188 kadın ve 263 erkek olmak üzere toplam 451 Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Lisans Öğrencilerinin Liderlik Davranışlarına İlişkin Öz Algıları Ölçeği", üçüncü bölümünü "Türkçe Büyük Beşli Kişilik Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bu bağlamda cinsiyet, bölüm ve sınıf değişkenlerine göre katılımcıların kişilik özelliklerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca yaş değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak aktif olarak spor yapma yılı değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Öğrenim görülen bölüm, aktif olarak spor yapma ve aktif olarak yapılan spor branşı türü değişkenlerine göre katılımcıların liderlik davranışlarına ilişkin öz algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca yaş değişkeni ile kendine güvenen lider alt boyutunda pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak katılımcıların kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiş olup bu kişilik özelliklerinin liderlik davranışlarına ilişkin öz algılar üzerinde etkili oldukları anlaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Okul müdürlerinin liderlik stillerinin beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık davranışları ve psikolojik sağlamlıkları üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Gülten Köse
Bu araştırma okul müdürleri liderlik stilleri ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık davranışları ve psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen araştırmanın temel amacı ile tutarlı olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 33 kadın ve 144 erkek olmak üzere toplam 177 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde olasılıklı olmayan örnekleme yaklaşımlarından kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form dört bölümden oluşmaktadır. Anket formunun: birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünde "Okul Müdürleri Liderlik Stilleri Ölçeği", üçüncü bölümde "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği", dördüncü bölümde "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" yer almaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Daha sonra elde edilen verilere ilişkin ölçeklerin boyutlarının güvenirlikleri araştırılmış olup farklılık ve ilişki (korelasyon) testleri, istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda; cinsiyet değişkeni kapsamında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Ancak medeni hal değişkenine göre örgütsel bağlılık ve özerklik ve değerlilik alt boyutlarında evli katılımcıların lehine anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuştur. Mesleki hizmet süresi değişkeni ile dönüşümcü liderlik alt boyutu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde, serbest bırakıcı liderlik alt boyutu arasında ise pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Katılımcıların örgütsel vatandaşlık davranışları ile psikolojik sağlamlıkları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Katılımcıların dönüşümcü liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Katılımcıların serbest bırakıcı liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların sürdürümcü liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların sürdürümcü liderlik algıları ile psikolojik sağlamlıkları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla dönüşümcü liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın artığı, serbest bırakıcı liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın azaldığı ve sürdürümcü liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın ve psikolojik sağlamlığın azaldığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor öğretmeni, Liderlik, Örgütsel vatandaşlık, Psikolojik sağlamlık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sporda cinsiyet algısı: Bir ölçek geliştirme çalışması
Neşe Şahin
Cinsiyet algısı kavramı, toplumdaki kadın ve erkeklerin sosyal olarak belirlenmiş sorumluluklarını ve rollerini ifade etmekte olup Türkiye'de cinsiyet çalışmalarının sıklıkla incelenen konular arasında olduğu görülmektedir. Bununla birlikte günümüzde sporda cinsiyet çalışmalarının önemli bir yere sahip olmasına rağmen ilgili alanyazın incelendiğinde cinsiyete yönelik ölçme araçlarının sayıca az olması ve bireylerin sporda cinsiyet algılarının belirlenmesini sağlayan bir ölçme aracının bulunmaması nedeniyle geçerli ve güvenilir bir ölçeğe ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda araştırmada, bireylerin sporda cinsiyet algı düzeylerinin hangi boyutlarda gerçekleştiğinin ortaya koyulması ve sporda cinsiyet algılarını ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma Bayburt ilinde ikamet eden ve spor ilgi duyup spor gündemini düzenli bir şekilde takip 18 yaş ve üzeri toplam 805 birey (Açımlayıcı Faktör Analizi kapsamında 357, Doğrulayıcı Faktör Analizi kapsamında 448 birey) üzerinde yürütülmüştür. Sporda Cinsiyet Algısı Ölçeği'nin hazırlanması aşamasında alanyazın taraması, uzman görüşü ve pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda ölçme araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve "Sporda Cinsiyet Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada ölçeğin kapsam geçerliliği için uzman görüşlerine başvurulmuş; Yapı geçerliliği için Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri yapılmış; Ölçüt geçerliliği için "Sporda Cinsiyet Algısı Ölçeği" ile "Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği" arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Ayrıca güvenirlik çalışması için Cronbach Alfa (Cronbach's Alpha) katsayısı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda beş faktörlü bir yapı (medyaya ilişkin cinsiyet algısı, spor yönetimine ilişkin cinsiyet algısı, spor ortamına ilişkin cinsiyet algısı, spor branşına ilişkin cinsiyet algısı ve sporda eşitliğe ilişkin cinsiyet algısı) ortaya koyulmuş olup beşli Likert tipi bu ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Spor, cinsiyet, cinsiyet algısı, sporda cinsiyet algısı, ölçek geliştirme.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ergenlerin olumsuz otomatik düşüncelerinin, yaşam doyumlarına etkisinin incelenmesi
Emine Ecem Cansever
Bireyler gündelik yaşam içerisinde ebeveyn ve arkadaşları ile çeşitli sebeplerden dolayı kişilerarası sıkıntılar yaşayabilmekte ve ortaya çıkan çatışma durumlarından olumsuz etkilenebilmektedirler. Bireylerin yaşam doyumu düzeyleri ise ortalama bir değere sahiptir. Diğer bir ifadeyle bireylerin sahip oldukları hayattan ötürü memnuniyetsizlik duymadıkları fakat bu hayatın tam anlamıyla istedikleri hayat olmadığı düşüncesi hâkimdir. Bu araştırma ergenlerin olumsuz otomatik düşüncelerinin yaşam doyumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma betimsel nitelikte ilişkisel tarama desenidir. Araştırmanın örneklemi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir ilde ki lise okullarından rastgele seçilen 1066 kız, 661 erkek toplam 1727 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgiler Formu, Çok boyutlu Öğrenci Yaşam Doyumu ve Olumsuz Otomatik Düşünceler Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız değişkenler dikkate alınarak, bilgisayar ortamında SPSS 22. 0 (Statistical package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada yaş, cinsiyet, gelir, medeni durum, eğitim, kişisel özellikler, din, sosyal etkileşim ve sosyal destek gibi etkenlerin yaşam doyumu ile ilgili olduğu saptanmıştır. Bu etkenler ergeni yaşam kalitesi, mutluluk moral değişikliği açısından etkilemektedir. Otomatik düşünceler ile cinsiyet, okul türü, başarı, arkadaş, güven ve aile içi şiddet değişkenleri açısından anlamlı farklılık görülürken; sınıf düzeyi, kardeş sayısı, anne/baba eğitim düzeyi, birliktelik ve gelir düzeyi değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Osman Keleş
Bu çalışmada lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunun belirlenmesinde uygun örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılı Bingöl ili merkez ve Genç ilçesindeki liselerde okuyan toplam 419 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak sosyal medya kullanım bozukluğu ölçeği, bilişsel çarpıtmalar ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analiz sürecinde SPSS programı aracılığıyla Pearson korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi, bağımsız t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin problemli sosyal medya kullanımı cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Araştırmada problemli sosyal medya kullanımının yaşa göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Araştırmada felaketleştirme ve etiketleme bilişsel çarpıtmaları problemli sosyal medya kullanımını anlamlı bir şekilde yordadığı, bilişsel çarpıtmaların cinsiyete göre kızların lehinde anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur. Araştırmada bilişsel çarpıtmaların yaşa göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma bulgularına göre bilişsel çarpıtma ve problemli sosyal medya kullanımı arasındaki ilişkinin pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre bilişsel çarpıtmaların öğrencilerin problemli sosyal medya kullanımı yaşamaları üzerinde etkisinin olduğu değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar ilgili literatür kapsamında tartışılmış ve daha sonraki çalışmalar açısından önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Problemli sosyal medya kullanımı, bilişsel çarpıtmalar, lise öğrencileri
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Ortaöğretim öğrencilerinde çocukluk depresyonu ile akademik motivasyon ve akademik erteleme arasındaki ilişkinin incelenmesi
Önder Karadeniz
Bu araştırmada akademik motivasyon ile akademik erteleme arasındaki yordayıcı ilişkilerin belirlenmesi ve depresif belirtilerin akademik motivasyon ile akademik erteleme üzerindeki ilişkiye aracılık edip etmediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli en az iki veya daha çok değişken arasındaki ilişkinin derinlemesine incelendiği araştırmalardır. Bu doğrultuda çocukluk depresyonu, akademik motivasyon ve akademik erteleme arasındaki ilişkileri yordayıcı ve aracılık ilişkilerini belirlemek amacıyla yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evreni ortaöğretim öğrencileridir. Araştırma sürecinde örneklem grubunu oluşturmak amacıyla bu evrenden küme, büyüklüğe orantılı ve uygun örnekleme yöntemleri kullanılarak toplam 861 kişiden oluşan bir örneklem ile araştırma süreci yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak çocuklar için depresyon ve anksiyete ölçeğinin depresyon alt boyutu, akademik güdülenme ve akademik erteleme ölçeği ile kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinde akademik motivasyonun, akademik ertelemeyi negatif yönde ve anlamlı düzeyde yordadığı, depresif belirtilerin akademik ertelemeyi negatif yönde ve anlamlı düzeyde yordadığı ve depresif belirtilerin akademik motivasyon ile akademik erteleme arasındaki ilişkiye kısmi aracılık ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak depresif belirtilerin akademik motivasyon ile akademik erteleme arasındaki ilişkiye kısmi aracılık ettiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgulardan hareketle akademik erteleme davranışlarının ortaya çıkmasında akademik motivasyonun önemli bir koruyucu değişken olduğu ve depresif belirtilerin bu iki değişken arasındaki ilişkiyi önemli oranda şekillendirdiği söylenebilir. Bu kapsamda önleyici ve rehabilite edici uygulamaların planlanması ve yürütülmesi noktasında elde edilen bu bulguların göz önünde bulundurulmasının uygulamaları daha etkili kılacağı düşünülmektedir.
