Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İnsan anatomisi ve kinesiyoloji dersinin öğretimindeki kavram haritalarının öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenme kalıcılığına etkisi

    Ömer Faruk Koçyiğit

    Kullanışlılık ve zaman tasarrufu anlamında öğretici merkezli öğretim yöntem ve tekniklere başvurulsa da günümüzde yapılan çalışmalar, öğrencinin aktif olmadığı öğretim yöntem ve tekniklerin öğrencilerin akademik başarılarını arttırmadığı veya düşük düzeyde arttırdığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. İnsan Anatomisi ve Kinesiyoloji dersi konuları birçok soyut kavramlardan ve latince kökenli kelime içerdiği için anlaşılması, akılda kalması, dersle ilgili bilgilerin uzun süreli bellekten geriye çağrılması zordur. Bu sebeple öğrencilerin mevcut bilgileri zihinlerinde yapılandırması, yeni öğrenilen bilgilerle eski bilgilerin ilişkilendirmesi, kavramlar arası bağlantılarla uzun süreli bellekten kısa süreli belleğe çağrışım yapması, ders konularını kolay öğreneceklerini ve akademik başarılarını arttıracağı düşünülmektedir. Çalışmamızda araştırma grubunu deney 19, kontrol 17 olmak üzere toplam 36 öğrenci oluşturmaktadır. Kontrol grubuna geleneksel anlatım yöntemi uygulanırken deney grubuna kavram haritası destekli öğretim yöntemi uygulanmıştır. Araştırma probleminin bilimsel ve sayısal analizinde gerekli olan verileri toplamak, İnsan Anatomisi ve Kinesiyoloji dersinin öğretimindeki kavram haritalarının öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenme kalıcılığına etkisini ortaya koymak amacıyla geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön test sonuçlarına uygulanan Mann-Whitney U testi analiz sonuçları arasında anlamlı farklılık varken (p<0,05) son test sonuçları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Deney ve kontrol gruplarının ön test, son test, geciktirilmiş son test sonuç puanlarına uygulanan Friedman testi sonucunda her iki grupta da anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Deney ve kontrol grupları arasında ön test-son test ve ön test-geciktirilmiş son test Quade's ANCOVA testi sonuçları birbirine benzer sonuçlar vermiş ve anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Bu sonuçlar bize her iki gruba da uygulanan yöntemlerin akademik başarıyı arttırdığı öğrencilerin sınav puanlarını olumlu yönde etkilediği; her iki yönteminde İnsan Anatomisi ve Kinesiyoloji dersi için kullanılabilir olduğu sonucunu vermektedir. Kontrol grubuna test sonuçlarına uygulanan Wilcoxon testi sonuçları arasında anlamlı farklılık varken (p<0,05), deney grubu test sonuçlarına uygulanan Wilcoxon testi sonuçları arasında sadece geciktirilmiş son test-son test sonuçları arasında anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Bu sonuç bize kavram haritası destekli öğretim yönteminin öğrenme kalıcılığına etkisinin olduğunu, öğrencilerin edindiği bilgileri çabuk unutmasını engellediğini ve ders ile ilgili kelime ve kavramların akılda kaldığı sonucunu vermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    8. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve TIMSS matematik başarılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi: Bayburt ili örneği

    Alper Hanci

    TIMSS (Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması), 4 yıllık periyotlarla 4. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanan ve matematik ile fen bilimleri alanlarındaki eğitim-öğretimi geliştirmek amacıyla ülkelerin eğitim sistemleri hakkında karşılaştırmalı veri toplamak amacıyla yapılan bir sınavdır. TIMSS sınavına katılan ülkeler, kendilerinin dünya ülkeleri arasında matematik ve fen alanlarında hangi düzeyde oldukları hakkında fikir edinebilirler. TIMSS sınavının her dört yılda bir yapılıyor olması bir önceki sınavın yapıldığı yıla göre ülkenin eğitimdeki politikalarının veya eğitim sisteminin ilerleyip ilerlemediği, ülkenin eğitim durumunu nasıl iyileştirebileceği ve başarılı olan ülkelerin başarılı olmasındaki temel etmenlerin neler olduğunun cevaplarının bulunmasına yardımcı olur. Öğrenme stili kavramı ilk kez 1960 yılında Rita Dunn tarafından ortaya atılmış ve bu yıldan itibaren araştırmacılar öğrenme stillerini değişik biçimlerde tanımlamışlardır. Genel olarak öğrenme stili bireyin bilgiyi alma ve işleme sürecinde tercih ettiği yollar olarak tanımlanmaktadır. Öğrenme stili, öğrenmeye bireysel yaklaşımdır. Kimi öğrenciler, bu öğrenme eğilimlerinden tek birine sahip olurken, kimi öğrenciler bunlardan birkaçına sahip olabilir. Öğrenme stilleri doğuştan var olan karakteristik özelliklerdir. Bu özellikler yürürken, yatarken, otururken, konuşurken, oynarken ve yazarken bireyi etkiler, bu özelliklere göre eylemler yapılır. Bu nedenle eğitim-öğretim sürecinde öğrencilerin başarılı olabilmeleri için öğrenme stillerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bayburt merkez ortaokullarında eğitim görmekte olan 652, 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri Reid'in öğrenme stilleri envanteri ve TIMSS 2011 matematik soruları içerisinden uzman görüşü alınarak seçilmiş 45 soru üzerinden toplanmıştır. Çalışmada nicel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programında frekans, yüzde, varyans, standart sapma, t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğrenme stillerinin okullara göre farklılık gösterdiği ancak cinsiyete, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin TIMSS başarılarının ise okul türüne, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre değiştiği ancak cinsiyete ve öğrenme stillerine göre değişmediği sonucu elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TIMSS sınavı, öğrenme stilleri, 8. sınıf öğrencileri, matematik dersi