Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Uluslararası çevre sözleşmelerinin ulusal düzlemde uygulanabilirliği: Paris Anlaşması örneğinde Türkiye'deki uygulamalar

    Yakup Karakılınç

    Küresel çevre idaresinin oldukça mühim bir aracı durumuna gelen uluslararası çevre sözleşmeleri, uluslararası iş birliği vasıtasıyla küresel çevre meselelerine müşterek çözümler bulunmasını sağlayan kanuni düzenlemelerdir. Bugünlerde hemen hemen bütün problemli alanlara dair düzenlenmiş olan uluslararası çevre sözleşmelerinin, gerek bu problemlerin çözümü için siyasi oluşuma gerekse meselenin çözümünde hukuksal olarak bir dayanak oluşturması yönünden mühim fonksiyonları bulunmaktadır. Üstelik bu sözleşmeler taraflara kendi çevre politikalarını oluşturma ve uygulama hususunda da kılavuz olmaktadır. Söz konusu sözleşmelerin uygulanması aşamasındaki sorunlar uluslararası çevre sözleşmelerinin başarılı olmasına engel oluşturmakta ve bunların esas gayesi olan çevre meselelerinin çözümündeki etkileri tartışılmaktadır. Sözleşmelerin uygulanmasında önem taşıyan etkenlerin başında söz konusu sözleşmenin yapısı gelmektedir. Bundan dolayı bu çalışmada uluslararası çevre sözleşmelerinin uygulanabilirliği incelenmektedir Buna bağlı olarak bunların ana nitelikleri genel olarak değerlendirilmektedir. Sonra ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında, iklim değişikliğinin uyarlanması, azaltılması ve finansmanı hakkındaki Paris Anlaşması analiz edilmektedir. Paris Anlaşması'nın hem kapsamı hem de hukuksal yapısı incelenerek anlaşmaya dair uyum problemleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise ülkemizin uluslararası çevre sözleşmeleri ve Paris anlaşmasına uyumu değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Küresel iklim değişikliğine yönelik hukuksal düzenlemeler, karbon ticareti

    Metin Üner

    Özellikle son yüzyıllarda yaşanan ve farklı kesimlerce sık sık dile getirilen iklim değişikliği, günümüzde küresel çapta önemli bir sorun haline gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar bu sorunun ciddiyetini ortaya koymuş ve tüm dünya genelinde geç de olsa fark edilmesini sağlamıştır. Değişen dünya düzeni ve gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıtları kullanarak elde etmek istediği enerjiyi değişen iklime tercih etmeleri sorunun başlıca kaynağıdır. Bütün insanlığı ilgilendiren bu küresel sorunun çözüme kavuşturulması ise, tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek alacağı kararlar ve atacağı adımlarla mümkün görülmektedir. Yapılan bu çalışmada nitel araştırma modeli benimsenmiş, veri toplama ve analiz yöntemi uygulanarak uluslararası sözleşmelerden, bilimsel araştırmalardan, bilimsel tez çalışmalarından, dergi, makale, kitle iletişim araçları ve çevrimiçi kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmada küresel iklim değişikliğinin geniş kapsamda ele alınması hedeflenmiş ve iklim değişikliğine neden olan sera gazları arasında yer alan karbondioksit gazının atmosfere salınımının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte hangi hukuki düzenlemelerin ve anlaşmaların yapıldığı, alınan kararların uygulanabilirliği, iklim üzerinde olumlu etkilerinin olup olmadığı, özellikle de Paris Anlaşması'nda alınan kararlardan sonra karbon salınımının azaltılması noktasında karbon ticareti uygulamasının küresel ölçekte ve Türkiye'de uygulanabilirliğin artırılmasına yönelik ne gibi hukuksal düzenlemelerin yapılması gerektiği konuları ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Paris Anlaşması, kendisinden önce yapılan anlaşmalara nazaran uygulanabilirlik açısından daha gerçekçi olsa da gelinen noktada yeterli görünmemektedir. Bu nedenle öncelikle karbon ticareti uygulamasının gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler olarak iki ayrı başlık altında yeniden ele alınması ve küresel boyutta Birleşmiş Milletler tarafından caydırıcı hukuki düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Söz konusu hukuki düzenlemeler ile gerektiği durumlarda cezai müeyyidelerin de uygulanması ile net bir tavır alınmalı ve iklim değişikliğinin önlenmesi noktasında bir sonuca ulaşılmalıdır. Türkiye'de iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik karbon ticareti noktasında kanun, mevzuat ve yönetmelik gibi hukuki uygulamalar mevcut değildir. Bu itibarla Türkiye'nin Çevre Kanunu başlığı altında tekrardan hukuki bir düzenleme yaparak karbon ticareti uygulamasına olanak tanımalı ve iklim değişikliği konusunda üzerine düşeni yapmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Sürdürülebilirlik, çevresel riskler ve çevre muhasebesi arasındaki ilişkinin tespiti: Erzurum ilinde bir araştırma

    Rana Güler Sülük

    Günümüzde en çok konuşulan güncel konulardan birisi de iklimsel ve çevresel değişimlerdir. Bunların sebepleri ve etkileri sürdürülebilirlik kavramının önemini daha da fazla arttırmıştır. İşletmelerin sürdürülebilir olabilmesi için, ürün çeşitliliği ve üretkenliğin devamlılığının yanında daimi olabilme yeteneğini koruması gerekmektedir. Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi konusu farklı bilim dallarında birçok boyutuyla ele alınmaktadır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Sürdürülebilirliğin sosyal ve ekonomik boyutunun yanında çevresel boyutu da işletmeler açısından çok önemlidir. İşletmeler, kaynakları doğallığını bozmadan kullanmalı ve bunu yaparken de çevreye olan duyarlılığı da göz önünde bulundurmalıdır. Zaman içerisinde kaynakların yanlış kullanılması, çevrede karşılaştığımız olumsuzlukları ve bunların oluşturduğu riskleri meydana getirmektedir. Çevresel riskleri en aza indirmek için kullanılan yöntemlerin kritiği yapılarak muhasebe edilmelidir. Çevre ile alakalı işlerde finansal niteliğe sahip bilgilerin takip edilmesi, bunların raporlanması ve kaydedilmesi çevresel muhasebenin içeriğini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Erzurum ili organize sanayi bölgesinde üretim yapan 65 işletmede yapılmıştır. Bu işletmelerden anket yolu ile veriler elde edilmiştir. Ankete katılan işletmelere sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler ve çevre muhasebesi konularında sorular sorulmuş ve işletmelerin ilgili konulara ilişkin verdiği bilgiler Çoklu Regresyon ve Korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Kurulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yapılan anketlerin güvenilirlik analizi sonucunda ölçümlerde Cronbach Alfa Katsayısı 0.97 olarak bulunmuş ve yapılan çalışmanın yüksek derecede güvenilir bir ölçek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Çevresel Risk, Çevre Muhasebesi