• Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Rusya-Ukrayna savaşı öncesi ve sonrası Avrupa ülkelerinin savunma politikalarının kümeleme analizi: Stratejik eğilimlerin belirlenmesi

    Erdem Baydilli

    Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa'da yarattığı asıl dönüşüm, yalnızca savunma bütçelerinin artmasında değil, aynı güvenlik şokunun ülkeleri farklı savunma profillerine yöneltmesinde ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Avrupa ülkelerinin savunma politikalarında 2000–2025 döneminde meydana gelen yapısal dönüşüm, çok boyutlu nicel göstergeler ve veri temelli kümeleme yaklaşımı aracılığıyla incelenmiştir. Araştırmada Türkiye dâhil 28 Avrupa ülkesine ait savunma/GSYİH oranı, ekipman harcaması, toplam savunma harcaması, askeri personel, enerji ithalat bağımlılığı, harcama reel değişimi, kamu borcu, altyapı yatırımları, kişi başına savunma harcaması ve yerli tedarik oranı birlikte değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde veriler, Avrupa güvenlik mimarisindeki jeopolitik kırılmaları yansıtacak biçimde 2000–2013, 2014–2021 ve 2022–2025 olmak üzere üç ayrı döneme ayrılmıştır. Her dönem için ülke bazında ortalama değerler oluşturulmuş, dönem içi Z-skor standardizasyonu uygulanmış ve ülkeler K-Ortalamalar (K-Means) kümeleme yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Uygun küme sayısının belirlenmesinde dirsek yöntemi ve silhouette katsayısından yararlanılmış, kümelerin görsel yorumunu desteklemek amacıyla PCA tabanlı iki boyutlu gösterimler kullanılmıştır. Bulgular, Avrupa savunma mimarisinin 2000–2013 ve 2014–2021 dönemlerinde yüksek kapasiteli dar bir çekirdek grup ile daha geniş bir çevre gruptan oluşan ikili bir yapı sergilediğini göstermektedir. Buna karşılık 2022 sonrasında bu yapının kırıldığı ve savunma profillerinin beş farklı stratejik küme etrafında yeniden şekillendiği tespit edilmiştir. Bu yeni dönemde hızlı yeniden silahlanan ön cephe ülkeleri, büyük savunma ekonomileri, kırılgan çevre ülkeler ve seçici modernizasyon izleyen ülkeler daha belirgin biçimde ayrışırken, Türkiye'nin yüksek personel kapasitesi ve yerli tedarik yapısıyla özgün bir konum sergilediği görülmüştür. Sonuç olarak çalışma, jeopolitik şokların Avrupa'da homojen bir militarizasyon üretmediğini; aksine tehdit algısı, ekonomik kapasite ve yapısal kırılganlıklar doğrultusunda parçalı ve çok katmanlı bir savunma düzeni ortaya çıkardığını göstermektedir. Bu yönüyle tez, Avrupa ülkelerinin savunma politikalarını tekil göstergeler yerine çok boyutlu savunma profilleri üzerinden değerlendiren veri temelli bir analitik çerçeve sunmaktadır.