Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025İlhanlı Ordusunun Stratejik Üssü: Hemedân’ın Askerî Önemi
Durmuşoğlu, Kurban
Bu çalışma, İlhanlı Devleti döneminde Hemedân şehrinin askerî ve stratejik önemini ele almaktadır. Hemedân, XIII. ve XIV. yüzyıllarda coğrafi konumu, ticaret yollarının kesişim noktası olması ile İlhanlılar için kritik bir üs olmuştur. Şehir, Moğolların İran’ı istilâsı sırasında pragmatik bir tavır sergileyerek büyük yıkımlardan kaçınsa da sonrasında Moğol taleplerine karşı direniş göstermiş ve ağır sonuçlarla karşılaşmıştır. İlhan Hülegü döneminde Hemedân, Abbâsî Hilâfeti'ne yönelik seferlerin ana karargâhı olarak kullanılmıştır. İlhanlı hâkimiyeti boyunca, şehir sadece askerî değil, aynı zamanda siyasî bir merkez olarak da işlev görmüştür. Gazan Han ve Ölceytü gibi hükümdarların dönemlerinde de Hemedân’ın stratejik konumu pekişmiş, imar faaliyetleriyle güçlendirilmiştir. Çalışma, Hemedân’ın İlhanlı Devleti’nin askerî ve siyasî yapılanmasındaki rolünü kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Horasan’da Dinî Hayat ve Tasavvuf: İlhanlılar Dönemi
Durmuşoğlu, Kurban
İlhanlılar dönemi, Orta Çağ İslâm dünyasında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu dönem, siyasî ve toplumsal yapıların yeniden şekillendiği, dinî ve kültürel dönüşümlerin yaşandığı bir süreçtir. Bu bağlamda İran ve Hint geleneğinin buluştuğu kavşak noktası konumundaki Horasan coğrafyası da bu dönemde dinî ve tasavvufî hareketlerin merkezi olmuştur. İlhanlılar dönemi, bölgedeki İslâmî yapının şekillendiği ve tasavvufî düşüncenin güçlendiği bir dönemdir. Çalışma, bu süreçteki siyasî faktörlerin dinî yaşama nasıl etki ettiğini ele alırken, tasavvufun hem halk arasında hem de yönetim düzeyinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmektedir. Çalışmada tasavvufî ekollerin ve tarikatların yayılımı, dinî liderlerin ve sûfîlerin toplum üzerindeki etkileri ve İlhanlı yönetiminin tasavvufa yaklaşımı gibi konular ele alınmaktadır. Çalışma, kaynaklardan elde edilen verilerle, dönemin dinî atmosferine dair kapsamlı bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Araştırmada, Horasan’daki İslâmî pratiklerin ve tasavvufî düşüncenin nasıl bir dönüşüm geçirdiği; İlhanlıların bölgedeki dinî politikalarının bu dönüşüme nasıl yön verdiği incelenmektedir. Ayrıca, çalışmada dönemin önde gelen mutasavvıflarının ve dinî liderlerinin, Horasan’da dinî hayatın şekillenmesindeki rolleri üzerine de yoğunlaşmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Moğol İstilâsının Gerekçelerine Dair Bazı Tespitler: Horasan Örneği
Durmuşoğlu, Kurban
Moğol istilâsı Orta Çağ’da belki de adından en çok söz ettiren olaylardan biridir. Cengiz Han liderliğinde başlayan bu istilâ hareketiyle birçok yerleşim alanı ya büyük bir tahribat yaşamış ya da tamamen yıkılmıştır. Bu yıkımlardan en büyüğü de Horasan’da yaşanmıştır. Ancak Moğolların Horasan coğrafyasındaki yıkımlarının boyutları tartışma konusudur. Bu konuda kaynaklar birçok iddia öne sürmekte ve Moğol istilâsını farklı gerekçelerle ortaya koymaktadır. Hiç şüphesiz Moğolların Horasan’daki tutumunun bir strateji sonucu ortaya çıktığı unutulmamalıdır. Aksi taktirde bu konudaki iddialar Moğol istilâsının gerekçelerini açıklama noktasında eksik kalacaktır. Hârezmşâh bakiyelerinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olan bu stratejide elbette bölgede birtakım yıkımlar meydana gelmiştir. Bu bağlamda Moğolların Horasan coğrafyasındaki yıkımları birçok nedene bağlandığı gibi temelde bir bütün halinde ele alınmamıştır. Dolayısıyla çalışmamızın ortaya çıkış noktası da bu eksiklikten ileri gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Moğolların Horasan’da gerçekleştirdikleri yıkımların altında yatan sebepleri genel çerçevede tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Moğolların Horasan coğrafyasında gerçekleştirdiği yıkımların altında Moğolların askerî strateji ve intikam duygusu, Horasan’ın stratejik konumu, Horasan halkının itaat etmemesi, bozkır taktiği ile Moğolların göçebe yaşamı ve Hârezmşâhların ihaneti gibi sebeplerin olduğu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2Ögedey Han Döneminde Herât’ın İmar Durumu (1229-1241)
Durmuşoğlu, Kurban
Moğollar, Cengiz Han liderliğinden itibaren dünya tarihinde adlarından söz ettirmeye başlamıştır. Onlar batıdaki en büyük rakipleri Hârezmşâhlarla olan mücadeleleri sebebiyle İran coğrafyasına girmiştir. Moğolları harekete geçiren görünürdeki sebep ise Otrar olayı olmuştur. Cengiz Han liderliğindeki Moğollar, elçilerinin öldürülmesinin intikamı olarak ya da bunu sebep göstererek Hârezmşâhlarla karşı karşıya gelmiştir. Moğolların Horasan’da Hârezmşâhlarla olan mücadelesi bölgeye büyük bir yıkım getirmiştir. Bu yıkımdan etkilenen Horasan şehirlerinden biri de Herât’tır. Şehir, Moğol istilasıyla yıkılmış olsa da bu durum sadece Cengiz Han dönemiyle sınırlı kalmıştır. Çünkü Cengiz’in ardıllarında, idarî anlamda babalarının politikasını benimsemedikleri görülmektedir. Dolayısıyla bu durum Horasan şehirlerinde yeni bir sürecin başlangıcı olarak kabul edilmekte ve birçok alana etki etttiği görülmektedir. Cengiz Han’ın yerine han olan Ögedey’in imar konusundaki tutumu da bunun bir yansımasıdır. Ögedey Han’ın şehirlerin imarı ile ilgili tutumu bütün Horasan şehirleri gibi Herât için de bir dönüm noktası olmuştur. Bu sayede Herât, Ögedey Han ile birlikte imar anlamında bir toparlanma dönemine girmiş ve gelişim göstermiştir. Ögedey Han’ın yönetimi altında yapılan imar faaliyetleri, bölgenin yeniden kalkınması ve gelişmesi için önem arz etmektedir. Bütün bunların aydınlatılması noktasında çalışma, ağrlıklı olarak dönemin Farsça kaynaklarına dayanmaktadır. Ancak gerekli görüldüğü yerlerde Türkçe ve İngilizce çalışmalara da müracaat edilmiştir. Bu bağlamda çalışma, Moğol istilasıyla Herât’ta yaşanan yıkımlara değinmekte ve Ögedey Han döneminde bölgede yapılan imar faaliyetlerini konu edinmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4Religious Attitude of the Great Mongol Khans (Chinggis, Ögödei Güyüg and Möngke Period); [Büyük Moğol Hanlarında Dinî Müsamaha (Cengiz, Ögedey, Göyük ve Möngke Dönemi)]
Durmuşoğlu, Kurban
The Great Mongol Khans were leaders who played an essential role in establishing and expanding the Mongol Empire. These leaders tried to keep the religious elements within the empire together since its establishment. Of course, in addition to the Mongol Khans’ attitudes, the period’s political conditions also greatly affected this. The Mongol Khans also took shape according to the political atmosphere of the period from the establishment and shaped their religious practices within this framework. Religious life during the Mongol Khan period presented a very colourful appearance. This situation caused the religious situation during the Mongol period to be quite complex and to change in the historical process. Although shamanist beliefs were widespread in the early Mongol periods, as the Mongols expanded their borders, they also tolerated the religions in the lands they “conquered” and accepted some elements of these religions. Due to theMongols’vast geography and the fact that they included different cultures, many religions, such as Islam, Buddhism, and Christianity, became widespread, and the Mongol Khans generally did not interfere with these religions and sometimes even protected them. The Mongols have encouraged religious tolerance and respected different beliefs since their founder, Chinggis Khan. Chinggis Khan had people of different religions as advisors in his administration, allowing them to practice their religion freely. This led to tolerance of Islam, Buddhism, Christianity, and other beliefs during the reign of Chinggis Khan’s successors. This policy facilitated trade and interaction between different peoples within the Mongol Empire and played an active role in gaining the loyalty of various ethnic and religious groups under their rule. Thus, people of other religions could rise to important positions within the empire. However, this tolerance policy differed in every period and place, and some Mongol khans could be more oppressive. In addition, religious attitudes during the Mongol khan period varied depending on political and strategic goals. Therefore, since the religious attitudes of theMongol khans changed over time, it may not be easy to talk about a general religious attitude. In this study, the religious attitudes of the Mongolian Khans in the period from Chinggis Khan to Möngke are examined, and information is given about which religions the Mongolian Khans had and what kind of relationship they had.
AtıfScopus1OpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023Ayn câlût savaşı: memlûk tarih anlatılarında paradigmatik bir tarihsel olay
Durmuşoğlu, Kurban; Levanoni, Amalia
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Moğol sivil valileri döneminde horasan (1233-1256)
Durmuşoğlu, Kurban
Geçmişten günümüze kadar birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan Horasan coğrafyası, idarî anlamda hem zor hem de bir o kadar karışık dönemi Moğol hâkimiyetiyle yaşamıştı. Cengiz Han liderliğindeki Moğollar 1218 yılındaki Ortar hadisesinden sonra Ön Asya’da hâkimiyet kurmaya başlamışlardı. Cengiz Han’ın önderliğinde başlayan bu süreçte Moğollar, önce Mâverâünnehir ardından İran coğrafyasında Hârezmşâhlara ağır bir darbe vurmuş ve bölgeyi ele geçirmişlerdi. Bu süreç, aynı zamanda İran’a bağlı idarî bir bölge olan Horasan coğrafyasını da Moğol istilâsına maruz bırakmıştı. Büyük bir yıkımdan sonra ele geçirilen Horasan coğrafyası, Moğol idaresine boyun eğmek zorunda kalmıştı. Horasan coğrafyası, Moğol toprağı hâline geldikten sonra Cengiz Han’ın ülüşüne dâhil edilmemişti. Bu bölge bütün Moğollar için müşterek bir toprak parçası olarak yönetilmeye başlamıştı. Dolayısıyla bu durum Horasan coğrafyasında bütün Moğol şehzâdelerinin hak iddia ettiği, idarî anlamda karışık bir yapıyı ortaya çıkarmıştı. Bu sebeple Moğollar, Horasan coğrafyasına hâkim olduktan sonra bölgede idarî anlamda birtakım yeni uygulamaları hayata geçirmeye başlamıştı. Bu bağlamda Horasan coğrafyası, Cengiz Han döneminde askerî valilerle idare edilmişti. Ancak Horasan coğrafyasında özellikle Hârezmşâh etkinliğinin kırılamaması yüzünden bu sistem başarılı olmamıştı. Bu yüzden Cengiz’in ölümünden sonra onun ardılları döneminde Horasan’da aynı sistemin benimsenmediği görülmektedir. Cengiz Han’dan sonra tahta geçen Ögedey Han ile başlayan süreçte, Horasan coğrafyasında sivil valiler üzerinden yeni bir idarî yapı ortaya çıkmıştı. Bölgede görev alan sivil valiler, müşterek bir toprak parçası kabul edilen Horasan coğrafyasını merkez Karakorum adına idare etmişlerdi. Moğol hanı tarafından bölgeye atanan bu valiler, bölgede yalnız olmamıştı. Bütün Moğol şehzâdeleri Horasan’daki haklarından mahrum kalmamak için valilerle birlikte bölgeye birer temsilci göndermişlerdi. Bu da bölgede bir çıkar çatışmasının ortaya çıkmasının yanı sıra idarî anlamda da hakimiyet kurmak isteyen Moğol şehzâdelerinin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştu. Horasan coğrafyasındaki bu karışık durum, Möngke Han’ın kardeşi Hülegü’yü daha merkeziyetçi bir idarenin kurulabilmesi için Ön Asya’ya görevlendirmesine kadar devam etmişti. Hülegü’nün Ön Asya’da İran merkezli bir Moğol şube devleti olan İlhanlıları kurmasıyla Horasan bir İlhanlı toprağı hâline gelmişti. Böylece artık bölgede bundan sonra İlhanlı idaresi başlamış olacaktı. İlhanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar geçen süreçte Horasan’da üç sivil vali görev almıştı. Bu makale, Moğollarda Ögedey Han döneminden itibaren Horasan’da görev alan Cin Timur, Körgüz ve Argun Aka’nın valiliklerini dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca Moğollar döneminde Horasan’ın sivil valiler tarafından nasıl idare edildiğine dair bilgi vermektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Horasan’ın İdarî Bürokrasisinde İlhanlı Şehzâdeleri ve Devlet Adamları (1256-1335)
Durmuşoğlu, Kurban
Moğollar, Horasan coğrafyasını ele geçirdikten sonra, bölgede idarî bürokrasiyi askerî ve sivil idareciler üzerinden kurmuştu. Moğolların Horasan’da kurduğu bu sistem Möngke Han’a kadar devam etmişti. Möngke’nin hükümdar olması, Horasan coğrafyasında yeni bir idarî düzeni ortaya çıkartmıştı. O, kardeşi Hülegü’yü İran coğrafyasına göndermesiyle Horasan, bir İlhanlı toprağı haline gelmişti. Ancak bu durum Horasan coğrafyasında İlhanlı-Çağatay çekişmesini beraberinde getirmişti. Bu yüzden İlhanlı Devleti, Hülegü’den itibaren Horasan’da yönetimi hükümdarların vekili olan şehzâdeler üzerinden oluşturmuştu. Böylece İlhanlılar, hem bölgede istediği idarî düzen kurmayı hem de devletin doğu sınırını Çağatay saldırılarına karşı korumayı amaçlamışlardı. Bu makale, İlhanlı Devleti döneminde Horasan coğrafyasında görev alan şehzâdeleri dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca şehzâdelerle bölgede görev alan idarî görevliler hakkında bilgi vermektedir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Abaka Han Dönemi (1265-1282) İlhanlılar’da Dış Siyaset (Altın Orda, Çağatay ve Memlûk Örneği)
Durmuşoğlu, Kurban
İlhanlılar, Cengiz Han’ın torunu Hülegü Hantarafından İran merkezli kurulan şube bir Moğoldevletidir. Adını Hülegü’nün kullandığı İlhanunvandan alan devlet, XIII. yüzyılda özellikle ÖnAsya’da önemli bir rol üstlenmişti. İran, Irak,Azerbaycan ve Anadolu’da hüküm sürmüş olanİlhanlılar, devrinin en kudretli devletlerinden biriolarak kabul edilmişti. İlhanlılar hâkim olduğu bucoğrafyada önemli siyasî, askerî ve kültürel izlerbırakmışlardır. Kurulduğu coğrafya onları sürekliAltın Orda, Çağatay ve Memlûkler gibidevletlerle hâkimiyet mücadelesine sürüklemişti.Bu çalışmamızda Abaka Han dönemiİlhanlılar’ın dış münasebetleri ele alınmıştır.Çalışmamızda öncelikle Abaka Han’ın tahta çıkışsürecini ele aldıktan sonra, yukarıda adı geçendevletlerle olan dış münasebetlerini dönemin anakaynakları çerçevesinde değerlendireceğiz.
AtıfOpenAlex1TR Dizin4
İncele

