Bu dergideki yayınlar

3 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Anabaptist Gelenekte Spiritüalist Eğilimler: Hans Denck Örneği

    Keleş, Hatice

    Martin Luther’in başlattığı Reform Hareketi, yalnızca Protestanlığın ortaya çıkmasına yol açmamış, aynı zamanda farklı dinî yönelimlerin gelişmesine de zemin hazırlamıştır. Bu yönelimlerden biri olan Radikal Reform, Reform sürecinin daha keskin ve farklı bir çizgisini temsil etmiştir. Radikal Reform; Anabaptistler, Spiritüalistler ve Evanjelikler olmak üzere üç ana gruba ayrılmıştır. Ancak Radikal Reform'un önde gelen oluşumu ise Anabaptistlerdir. Onlar da kendi içinde Evanjelik, Devrimci ve Spiritüalist Anabaptistler olmak üzere üç ana gruba ayrılmışlardır. Spiritüalizm, Tanrı ile inananlar arasında insan ya da nesne olsun bütün maddi aracıları bastırma eğilimine denilmiştir. Spiritüalistlerin bireyselliği ön plana çıkarmalarından dolayı cemaat veya topluluk kurma gibi bir hedefleri olmamıştır. Spiritüalistlerin en önemli özelliği, Kutsal Ruh’u temel almalarıdır. Teolojik olarak, bütün dış öğelerin önemini küçümsemişler ve içsel, ilahi ve ruhsal varlığın veya Ruh’un önemine vurgu yapmışlardır. Kutsal Metinlerin lafızlarından çok içerdiği anlamın önemli olduğunu, aynı şekilde sakramentlerin de fiziksel açıdan icra edilmesinden ziyade anlamının önemli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Spiritüalistlerin genel görüşü, inananın içsel (batınî) eğiliminin dışsal (zahiri) biçimlere uymaktan daha önemli olduğu ve seremonilerin ancak inananın güvenini dışsal biçimlerden uzaklaştırıp gerçek ruhani ibadete yönelttiği ölçüde değerli olduğudur. Bu görüşlerin temsilcisi konumunda olan Hans Denck, Anabaptizm’in ve Spiritüalizmin gelişiminde çok önemli bir figür olarak görülür. Bu çalışmada, Spiritüalizm, Spiritüalist tipolojiler ile Anabaptizmin ve Spiritüal Anabaptistlerin gelişiminde önde gelen temsilcilerden Hans Denck deskriptif ve karşılaştırmalı yöntemle ele alınmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Arap Sözlüklerinde Dilsel Ödünçleme ve Anlamsal Gelişim Arapçalaştırılmış Örneklerin Analitik İncelemesi

    Fallaha, Mahmoud

    Bu araştırma, Arap dilindeki söz varlığı ödünçlemesi ve anlam gelişimi olgularını yöntem bakımından incelemektedir. Çalışma, tarih boyunca ödünç alınan sözcüklerdeki anlam dönüşümlerini irdeleyerek, bu kelimelerin Arapça sözlüklerdeki seyrini ve anlam değişim mekanizmalarını çözümle-meyi amaçlamaktadır. Araştırma, betimleyici, çözümleyici ve tarihsel yön-teme dayanmaktadır. Çalışma öncelikle, dilsel ödünçleme kavramını ve bu kavramın Arapçalaştırma (ta'rīb), sözcük alıntılama (daḫīl) ve dil teması (temās) gibi ilişkili terimlerle bağlantısını inceleyerek aralarındaki farkları ortaya koymaktadır. Ardından, bu olgunun Arap dilindeki tarihsel gelişimi-ni siyasi, toplumsal ve kültürel nedenleriyle ele almaktadır. Araştırma, Arap dilinin yabancı unsurları özümseme ve bunları kendi ses ve biçim sistemine uyarlama yeteneğini ortaya koymakta ve bu unsurların anlam gelişimi ku-rallarına tabi tutulma sürecini incelemektedir. Çalışma, ödünçlenen sözcük-lerin geçirdiği anlam değişimlerini- genişleme, daralma ve aktarım süreçleri-ni- örneklerle açıklamakta ve bu sözcüklerin Cahiliye döneminden modern döneme kadar Arapça sözlüklerdeki semantik gelişimini takip etmektedir. Ayrıca, toplumsal, siyasal ve ekonomik etkenlerin dilsel ödünçleme sürecin-deki rolünü incelemekte, Arapçanın Farsça, Türkçe ve Yunanca gibi komşu dillerle etkileşimini örneklerle göstermektedir. Çalışma, el-Ferâhîdî'nin Kitâbü'l-Ayn'ından çağdaş sözlüklere kadar Arap sözlükbiliminin ödünçle-nen sözcükleri ele alış yöntemlerindeki gelişimi de ortaya koymaktadır. So-nuç olarak bu araştırma, dilsel ödünçlemenin basit bir sözcük aktarımı ol-mayıp, toplumlar arası kültürel etkileşimi yansıtan karmaşık bir süreç oldu-ğunu belirtmektedir. Ödünçlenen sözcüklerin, alıcı dilin toplumsal ve kültü-rel bağlamında geçirdiği anlam değişimleri belgelemektedir. Ayrıca Arap sözlüklerinin farklı dönemlerde bu olguya yaklaşımlarındaki yöntemsel geli-şimini de ortaya koymaktadır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Muhaddislerde Tenkit Metodu

    Bogha, Asmaa Al

    Bu araştırma, hadis tenkit yöntemini içeren İslami bilgiler aracılığıyla psikolojik durumları okumayı ele almaktadır. Çünkü uygulamalı hadis çalışmaları münekkidin, psikolojik terimleri kullanmasa da bilişsel psikoloji alanına yönelik değerlendirmeler yaptığına işaret ediyor. Hadisleri kabul veya reddetmede bilişsel psikoloji ilmiyle ilgili bu bilimsel kuralların uygulanması, konularının insan olması sebebiyle bu iki ilim arasında bir benzerlik olduğunu ortaya koyar. Dikkat, ezber, hafıza ve ölçüm testleri gibi bilinçsel süreçlerle ilgili bazı hususlar ve bu süreçlerin odak noktası olan insan psikolojisiyle ilgili, yetenekler, motivasyonlar ve onları etkileyen dengesizlikler gibi konularda her iki ilim karşılaştırıldı. Sonra birleştikleri ve ayrıldıkları noktaları tespit etmek için tenkit yönteminde muhaddislerden ve psikoloji ilmindeki araştırmacıların çalışmalarından örnekler sunuldu. Sonuç olarak çıkış noktası ve sonuç bakımından farklılıklar gösterseler de zihinsel eylemler ile ilgili konular bakımından iki ilim arasında kısmi bir benzerlik olduğu sonucuna ulaşıldı. Hadis münekkitlerinin sika tarifinin gerçekleşmesi için zabt şartı, psikologların bahsettiği dikkat anlamını içermektedir. Ancak sevap ve günah gibi şeri' sebeblerden dolayı muhaddisler bu konuda daha seçici davranmışlardır. Bilişsel psikolojide araştırmacılar, insanın zihinsel becerilerinin dikkat ve odaklanma becerisinde rol oynadığını kanıtlamışlardır. Ravilerden makbul olanı diğerlerinden ayırt etmek için raviler arasında karşılaştırma yapan hadis münekkitlerinin dikkati de bu noktada yoğunlaşmıştır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2619-9130
dc.date.accessioned2026-10-29T19:24:01.796853938Z
dc.date.available2026-10-29T19:24:01.796853938Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/15737
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleTasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online)