Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

9 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    The Fundamental Principles of Ahl al-Sunna: The Views of the Jadidist Shākirjān Hamīdī

    Sever, Mehmet

    This study explores the theological boundaries and sectarian identity of the Jadīdism (Djadīdism) movement in the Idil-Ural region during the period of modernization through the lens of Shākirjān b. Asad Allāh Ḥamīdī (1878–1922 ?), one of its preeminent figures. While the scholarship on Jadīdism has predominantly focused on its educational and socio-political dimensions, this article addresses a significant lacuna by examining the preservation of Sunnī dogmatic identity within the movement. The research specifically analyzes Ḥamīdī’s seminal works, Iʿtiḳād wa-Iḳtiʿād and Sedjenjel al-Fiḳh, to delineate the theological limits set by the reformers. In terms of methodology, this research employs qualitative inquiry, utilizing text analysis and historical comparison. Centering on primary sources authored in the "New Tatar" Turkic vernacular, the study identifies and evaluates twenty fundamental principles (uṣūl) of Ahl al-Sunna as formulated by Ḥamīdī. These principles are systematically compared with classical Kalām literature and the intellectual legacy of Shihāb al- Dīn al-Mardjānī (d. 1889), the progenitor of religious reform in the region. Furthermore, the study elucidates the process of identity construction within the Jadīdī-Ḳadīmī dialectic, where Ḥamīdī defines the Sunnī self through a descriptive exclusion of "the Other," particularly the Muʿtazila and the Shīʿa.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Tefsir ve Usûl-i Fıkıh Açısından Müt‘a Nikâhı Tartışması

    Kavut, Ahmet; Ayengin, Tevhit; Öztürk, Ömer

    Müt‘a nikâhı, geçici evlilik anlamında kullanılan tartışmalı bir konudur. Bu çalışma, müt‘a kavramının lugavî ve ıstılahî anlamlarını ele almakta, ardından bu nikâh türünün tefsirlerde ve fıkıh mezheplerindeki değerlendirmesini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Şiî gelenekte, belirli bir süre ve mehir karşılığında kurulan bu evlilik şekli meşru görülmüş, Nisâ Sûresinin 24’üncü âyeti temel dayanak olarak alınmıştır. Şiî müfessirler bu âyette geçen “istimtâʿ” kelimesini, geçici evliliğe delil sayarken; Hz. Ömer’in yasağını kişisel içtihat olarak değerlendirmişlerdir. Sünnî mezhepler ise müt‘a nikâhını hem âyetlerin bağlamı hem de Hz. Peygamber’in ve sahabenin uygulamaları doğrultusunda geçersiz saymışlardır. Bu yaklaşımda, söz konusu ruhsatın daha sonra neshedildiği kabul edilir. Talâk, miras ve iddetle ilgili âyetler ile hadisler bu nesih iddiasını desteklemek üzere zikredilir. Ayrıca geçmişte usûl ilkeleri açısından nesh, icmâ ve seddi-zerâ‘i gibi prensipler üzerinden müt‘a nikâhının dinî ve toplumsal açıdan incelenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda günümüzde de bu perspektiflerden bakılması gerektiği aşikârdır. Müt‘a meselesi, Kur’ân-ı Kerîm tefsiri, hadis yorumu ve fıkıh usûlü açısından da mezhepler arası yaklaşım farklarını gösteren önemli bir örnektir. Bu çerçevede, İslâm toplumlarında evlilik kurumunun süreklilik ve sorumluluk esasına dayanması gerektiği vurgulanmakta, geçici nikâh türlerinin bu ilkeye zarar vereceği ifade edilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    El-Fusûlu’n-Nasîriyye’nin Nasîruddîn et-Tûsî’ye Aidiyeti Problemi (Allah’ın Cüz’îlere Dair Bilgisi Bağlamında)

    Boynueğri, Merve

    Müteahhir dönemin velûd ve seçkin âlimlerinden biri olan Nasîruddîn et-Tûsî, matematik, astronomi, felsefe, kelâm, ahlâk gibi pek çok alanda eserler vermiş; ilmî kişiliği ve ılımlı yapısıyla Sünnî ve Şiî çevrelerin kabulüne mazhar olmuştur. el-Fusûlu’n-Nasîriyye adlı küçük hacimli bir eser de onun eserleri arasında sayılmaktadır. Ancak Fusûl, dil, üslûp, görüşler ve meselelere yaklaşımı bakımından Tûsî’nin eserlerinde bariz olarak rastlanılan üslûp ve dilinden oldukça farklı bir doku teşkil etmektedir. Görüşleri açısından ise çelişki ve zıtlıklar ihtiva etmektedir. Bundan dolayı eserin Tûsî’ye aidiyeti hakkında şüphe duyulmuş ve incelemeye konu edilmiştir. Araştırma kapsamında bu eserin otantiklik noktasında aidiyet problemi barındırıp barındırmadığı hususu da tespit edilmeye çalışılmıştır. Ancak mevcut yazma nüshaların tamamına ulaşılıp incelenmesi mümkün olamamıştır. Bu çalışma bağlamında ikisi Farsça ve üçü Arapça olmak üzere eserin elde edilebilen yazma nüshalarından beş tanesi incelenmiştir. Bu nüshaların zahriye ve ferağ kayıtlarında yahut metin içinde özellikle Tûsî tarafından “Bu eseri şu ihtiyaç veya filanca kişinin talebi üzerine kaleme aldım” şeklinde bir kayıt düşülüp düşülmediği araştırılmıştır. Ancak bu çalışmanın asıl ağırlık noktasını, içerik ve üslûp bakımından karşılaştırmalar oluşturmaktadır. Bu minvalde olmak üzere Tûsî’nin ve başta İbnu’l-Mutahhar el-Hillî olmak üzere İbn Sînâ, Fahruddîn er-Râzî gibi müelliflerin eserlerinden orijinal pasajların karşılaştırmasına yer verilmekte; benzerlikler, farklılıklar ve çelişkili noktalar ortaya konmak suretiyle araştırma iddiasının kanıtlanması hedeflenmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Makrîzî’nin İsmâilî Fâtımî Halifelerin Nesebi Hakkındaki Görüşlerine Dair Bir Değerlendirme

    Sever, Mehmet

    Kuzey Afrika, Mısır ve Suriye’de 909-1171 yılları arasında hüküm süren İsmâîlî Fâtımîler, Sünnî Abbâsî hilâfetinin en büyük siyasal rakibi olmuştur. Hâkim oldukları coğrafya üzerinde tesis ettikleri iktidarın temel dayanaklarından biri de şüphesiz Ehl-i Beyt mensubu oldukları yönündeki iddialarıdır. Buna rağmen imâmetlerinin meşrûiyet zeminini oluşturan Hz. Fâtıma soyundan olmaları yönündeki tezleri dönemin birçok tarihçisi tarafından kabul edilmemiştir. Nesebî aidiyetin toplumun zihin dünyasını şekillendirme ve meşrûiyeti temellendirmedeki etkisi muhâlif Abbâsî iktidarının da dikkatinden kaçmamış, Fâtımîler’in soy ağacında uydurma ve tahrifin olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu bağlamda tarihçilerin mezhebi aidiyetlerinin de etkisi altında kalmalarıyla tarihsel süreçte bazı tartışmalar yaşanmıştır. Orta Çağ İslam tarihçiliğinde en önemli yazarlardan biri ve tarihin farklı dallarında birçok eser kaleme almış olan Makrîzî, bu tartışmaya ışık tutacak hacimli bir eser de yazmıştır. Alışılagelmiş Sünnî tarih tasavvurunun dışında olaylara farklı yönlerden bakabilmeyi başarabilmiş olan Makrîzî İttiʿâẓu’l-Ḥunefâ adlı eserinde Fâtımîler tarihini bütün yönleri ile incelemiştir. Makrîzî, objektif olma anlayışını yansıtmaya çalıştığı eserinde dönemin hâkim anlayışına göre “öteki” durumunda olan Fâtımîlerin neseplerinin sahih olduğunu ispatlamaya çalışması, onun Şiîlikle ithâm edilmesine de sebebiyet vermiştir. Bu noktada Abbâsî halifesinin varlığı üzerine inşâ edilmiş Memlükler döneminde Fâtımîler’in tarihini farklı bir tarzda yazabilmek, Memlük tarihçiliğinin farklı yönlerini görebilmek adına çarpıcı bir örnektir. Çalışmamız Makrîzî'nin temel eserleri merkezinde araştırma ve yayın etiğine uygun olarak yapılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • DerlemeAçık Erişim2024
    The Ash‘arization of Hanbalism: The Case of Baghdad in the 4th-6th Centuries AH

    Oğuz, Elif

    Examining inter-sect relations within the time, place, and context framework offers a crucial perspective for understanding the developmental processes and turning points of various intellectual traditions. In the history of Islamic thought, the Hanbali school, known for its rigid stance on theological matters, underwent significant intellectual transformations under the influence of political and intellectual developments in Baghdad during the 4th to 6th centuries AH. In this regard, Mustafa Karatay’s work, The Ash’arization of Hanbalism: The Case of Baghdad in the 4th-6th Centuries AH, thoroughly examines the interaction between Hanbali and Ash’ari thought. This study approaches the relationship between the two schools not from an antagonistic perspective but rather in terms of interaction, analyzing the intellectual exchange between Hanbalism and Ash’arism through prominent scholars and theological issues. Karatay’s work provides an in-depth examination of the Hanbali school’s orientation toward Ash’ari thought, framed within the scientific and political dynamics of the period, thus offering an insightful perspective on the interplay between these two schools of thought.

  • DerlemeYalnız künye2022
    Mezhepler Arası Mücadele Hanbelîlik-Eş’arîlik İlişkisi

    Oğuz, Elif

    Bir mezhebin karşıt olarak gördüğü mezhep ile yaşadığı etkileşim, fikirlerinin oluşumu ve tarih sahnesinde kendisini konumlandırması açısından önem taşımaktadır. İsa Koç tarafından hazırlanan Mezhepler Arası Mücadele Hanbelîlik-Eş’arilik İlişkisi (III-V/IX-XI yy.) adlı eser, mezhepler arası etkileşimi ve bu etkileşim sonucunda mezheplerin kendilerini konumlandırma biçimini göstermesi bakımından oldukça önemli bir muhtevaya sahiptir. Hanbelîlik-Eş’arîlik ilişkisinin 3-5/9-11. yüzyıllarla sınırlandırıldığı bu çalışma, her iki mezhebin tarihi süreçte yaşadığı karşıtlığı, mezhep müntesipleri ve onların eserlerinin ciddi tahlilleri ve yaşanılan dönemde iktidar olan devletlerin bu mezheplere yönelik tutumları perspektifinden incelemektedir. Mezhepler arası mücadelenin fikri boyutunun itikadî ve fıkhî sahaya yansımasının da irdelendiği bu çalışma, mezhepler tarihi literatürüne büyük bir katkı sağlamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Bir Osmanlı Vâizi Eğinli Rahmi Efendi’nin İman Meselesine Yaklaşımı

    Sever, Mehmet; Harputlu, Ahmet Selim

    Topluma temas edebilmenin ve kitlelerin bilincini yönlendirebilmenin en işlevsel araçlarından biri olan vaazlar, bünyesinde mev'iza türü anlatıların yanı sıra İslâmî ilimlerin kelâm, fıkıh, tefsir gibi sahalarına dair bilgiler ihtiva eden metinlere dayanılarak icra edilmektedir. Bu yönüyle vaazlar ve kendilerine kaynaklık eden metinler, bazı kanıların aksine halkın birtakım hikayelerle oyalandırıldığı, hurafelerle zihinlerinin iğdiş edildiği telifler değil, yazıldığı dönemin dini, iktisadi, içtimâi ve kültürel problemlerinin göz önünde bulundurulmasıyla kaleme alınıp, cemiyetin tasavvurunu sahih din inancı çerçevesinde şekillendiren başyapıtlardır. Bu çalışma 19. asır İstanbul vâizlerinden Eğinli Rahmi Efendi'nin (ö.1327/1909) vaazlarından müteşekkil Tefcîru't-tesnîm fî kalbin selîm isimli eserinin analizini konu edinmiştir. Bu minvalde Eğinli’nin modern düşünce ile yüzleşen Osmanlı Müslüman toplumunun müntesiplerine, bilmeleri zaruri olan kelâmi esasları vaaz kürsüsünden açıkladığı tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Theological and Political Islamic Sects in Historiography of Contemporary Thought in the Republican Era: The Evaluation of Mehmed Ali Ayni's Ideas

    Sever, Mehmet

    The theological and political sects in Islam are the most important actors in the history of Islamic thought. With their emergence processes, representatives and ideas, they have been the pillars for history of our thought and the movements leading the thought. Theological and political Islamic sects in different fields of Islamic literature, has been an important issue in the works of the history of contemporary thought during the modernization process of the Ottoman Empire and afterward the period of modern Turkey’s establishment. In this context, Mehmed Ali Aynî, one of our historians of contemporary thought, was an important thinker who served as a bureaucrat and university professor in the Ottoman Empire. He is an intellectual who made evaluations in his works about scholars, thinkers and sects which are the keystones of Islamic thought tradition as well as history of philosophy and philosophy. It is important to see the tendencies in the formation stage of contemporary sectarian histo-riography in terms of transferring the Ottoman scientific heritage to the new era in the period when the nation-state model started to be applied under the influence of nationalism.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Characteistic Features of the “Other” in ͑Abdulkahir al- Bagḫdādī’s al-Farq

    Sever, Mehmet

    ʿAbd al-Qāhir al-Baghdādī is one of the most important representatives of maḳālāt tradition. His literary work al-Farḳ bayn al-firaq was used as one of the main sources in maḳālāt tradition for centuries. Systematic classification in his works was shaped in the centre of 73 side hadith. al-Farq influenced with his views and classification method in the following process, was also draws attention with his literary style. Author’s literary style preference while writing his works, gained content that can be seen beyond beliefs and ideas in the concept of Sunnah and Ahl al-Bidʿa. The main arguments used by al- Baghdādī to create his understanding and faith identity is to reveal characteristic features beside beliefs of people whom he considers to be members of Bidʿa sect which is called “other”. The type of narration preferred by al- Baghdādī while constructing Sunni imagery and boundaries created by this imagery is the self-definition through the “other” as well as negotiation of “other”. In al- Baghdādī’s work, it attracts attention that drawing the limits of the Sunni imagery clearly as possible. Describing the “other” which is not opponent or friend, on its characteristic features is one of the arguments that used to clarify the considered borders between Ahl al-Sunna and Ahl al-Bidʿa. In this study, it is aimed to be understood the codes of critical approach or characteristic features and physical features through beliefs and ideas of Ahl al-Bid ͑a in al-Baghdādī’s al-Farq.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1309-5803
dc.date.accessioned2026-10-29T19:19:51.833164953Z
dc.date.available2026-10-29T19:19:51.833164953Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/14914
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleEMakalat Mezhep Araştırmaları Dergisi