Yayınları
6 →- MakaleAçık Erişim2023‘Ateş’ Anlamıyla ot Sözü ve Türevleri
Yıkılmaz, Arzu
Türkçe soldan sağa ilerleyen bir dil olduğundan kök en soldadır. İsim ya da fiil olabilen bir kök ise, sağına getirilen ek veya eklerle türetilebilir. Böyle bir durumda da sağdan sola, yani geriye doğru gidilir ve anlamlı en küçük parça olan köke ulaşılır. İsim ya da fiil olan kökün sağına getirilen ek veya eklerle oluşan türev biçimler içinde sesçe, biçimce, anlamca aynı köke bağlı olanlar ise söz ailesi olarak adlandırılır ve birlikte değerlendirilirler. Bu şekilde bir değerlendirme ile kökün doğruluğunun sağlaması da yapılmış olur. Bu nokta da köken bilgisinin bulunmasında temel dayanağı oluşturur. Ayrıca kök ve türevleri arasında ses, biçim, anlam ilişkilerinin kurulması yanında, o sözün ve türevlerinin tarihî ve çağdaş Türk lehçelerindeki varlığının kontrol edilerek ortaya konması da köken bilgisinde temel dayanaklarını oluşturur. Özellikle türevlerin doğru şekilde tespiti sırasında, söz kökleri ile türevleri arasındaki eski bilgi-yeni bilgi ilişkisi ve bilgilerin dış dünyadaki yan yanalığının dile yansımasını dikkate almak şarttır. Başka bir deyişle, bilgilerin komşuluğu, anlamdaki bağlantıyı kuran önemli bir dayanaktır. Bu makalede, günlük ve kültür hayatımızın önemli bir parçası olan, Eski Türkçeden beri kullanılagelen temel sözlerimizden biri olan ‘ateş’ anlamıyla ot sözü ve türevleri bu bakış açısıyla değerlendirilecek, hem tarihî ve çağdaş Türk lehçelerindeki biçim ve anlamları, hem de başka dillere verilmiş biçim ve anlamları ile desteklenerek incelenecektir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022“Donanma” sözü üzerine
Yıkılmaz, Arzu
Dilin yapısı, ses ve anlam temelinde kurulur. Ses yapısındaki değişiklikler türetmeler üzerinden takip edilirken, anlam yapısındaki değişiklikler eğretilemeler üzerinden takip edilerek öğrenilir. Eğretileme, nedensiz sözlük birimlerinin herhangi bir ilişkiyle nedenli olarak kullanılmasıdır. Sözlük birimlerinin nedensiz kullanımları onların gerçek anlamlarını verirken; nedenli kullanımlar eğretilemeye işaret eder. Kurulan nedenli ilişkiye bağlı olarak kazanılan yan anlam veya eğretilemeli anlam, söz konusu ilişkinin yapısına göre bireysel veya toplumsal olabilir; türüne göre ise benzerlik (metonomic metaphor), komşuluk ilişkisine (syndochic metaphor) veya kültürel ilişkiye dayalı (cognitive metaphor) olabilir. Kültürel eğretilemeler, bireysel veya toplumsal kurgulara ve farz etmelere dayalı çağrışımların doğurduğu eğretilemelerdir. Benzerlik veya komşuluk ilişkisine dayanılarak kurulmuş eğretilemeler evrensel iken; kültüre bağlı olarak kurulan eğretilemeler yereldir ve toplumun genel kabulüne bağlı oluşturulan ve dolayısıyla toplumun ürünü olmaları ve toplumun düşünüşünü yansıtmaları bakımından önemi büyüktür. Bu noktada gerçek anlamdan, mecaza; somuttan, soyut anlama geçişlerin her düzeyindeki kullanımları görülür. Bu bağlamda mecazlaşmaların altında toplumun kültür macerasının yattığı tespit edilir. Tam olarak bu özelliği taşıyan bir örnek olan donanma sözü bu yazıda bu yönüyle dikkatlere sunulacaktır.
- MakaleAçık Erişim2022Don sözü ve kök ailesi
Yıkılmaz, Arzu
Dilin yapısının temelinde ses-biçim ve anlam unsurları yer alır. Buna göre, örneğin Türkçe bir sözün Türkçenin konuşulduğu farklı coğrafyalarda farklı söylenir durumda oluşunu veya türevlerinde görülen birtakım ses-biçim değişikliklerini tespit etmek, sözün kök ailesini bulmanın bir yoludur. Diğer bir yol, bir sözün kök veya türevlerinin temel, yani yazılı dilde bilinen ilk anlamından, mecazlaşmasıyla ortaya çıkan tüm anlam genişlemelerindeki söz-varlık ilişkilerini bulmaktır. Yazı tarihine bakıldığında, söz köklerine yapımlık eklerin gelmesiyle oluşan türevleşmelerin ve lehçeler arası alıntıların, sözlüklerin oluşturulmasından çok daha önce gerçekleşmiş olduğu görülür. Bu sebepten sözlüklerde bir söz kökü de, bir türev biçim de madde başı olabilmektedir. Farklı madde başlarında yer almış sözlerin birbiriyle olan ilişkilerini kurmak, kök ailesini bulmak da demektir. Bu amaçla yapılan çalışmalarda ise anlam belirleyici unsur olarak görev almaktadır. Anlamdaki aktarmalar yoluyla elde edilen “nedenli” olan eğretilemeli anlatımlar ile de bazen bütünün bir bölümü, bazen dışın içi veya tersi kastedilebilir. Bu yolla yapılan anlam aktarmaları da kök bilgiye ait anlam dallanmalarını gösterir. Bu çalışmada Türklerin hem temel hem de kültür sözlerinden biri olarak önem arz eden don sözü ve kök ailesi incelenecektir. Bu ailenin her üyesinin; kendi içinde tarihî ve çağdaş lehçelerdeki ses-biçim özellikleri, türevleri, kazandıkları tüm anlamlar üzerinden bağlantıları gösterilecektir. Bağlantıların bazen kök, bazen de türev biçimler yoluyla; bazen mecaz anlam, bazen de aktarmalı anlamlar yoluyla kurulabildiği gösterilecektir.
- MakaleAçık Erişim2022Türkçede Tutunmuş Sözler ve Ekler
Yıkılmaz, Arzu
Yazılı metinlerden takip edilerek varlığı bilinen, bugüne göre “eski” ya da “ilk” sözler ve ekler zaman içinde çeşitli değişmelere uğrarlar ya da zaman çizgisinde varlıklarını sürdüremez olup kullanımdan düşerler. Bazı sözler ve ekler ise kimi yerlerde tutunarak günümüz Türkçesinde varlıklarını sürdürmeye devam ederler. Türkoloji çalışmalarında bu tip sözler ve ekler “fosil” ve “saklantı” terimleri ile yer bulur. Bu yazıda “Tutunmuş” terimi teklif edilmektedir. “Tutunmuş” sıfatıyla adlandırılarak ele alınan bu tür söz ve eklerin tutunma yollarından biri, sözün eke veya ekin söze (gramatikal yapıya )tutunuşu sayesindedir. Başka bir yolu, sözün anlam genişlemesi veya daralmasıyla tutunuşudur. Bir diğer yolu olan başka söze tutunuşları ise, türküler ve şarkılar, meşhur yaygın şiirler, atasözleri, deyimler gibi edebî türler sayesinde olur. Bunlar, sözün ve ekin tutunup kalma ve kendini koruma yollarıdır. Bu tip sözler ve ekler kalıplaşan ifadelerde standartlaşıp; hatta klişeleşip süreklilik ve yaygınlık kazanırlar. Sürekli tekrar edilmeleri de o sözü ve o eki orada hem korur, hem devamını sağlar, hem de yaygınlaştırır. Bu sözler ve ekler kendi döneminde kullanıldığı biçimi ve anlamı ile yaşarlar; bunun dışında günümüz Türkçesinde bilinmez ve yaygın şekilde kullanılmazlar. Bu yazıda bahsedilen yollarla “tutunmuş” şekilde günümüzde yaşamaya devam eden; fakat standart Türkçede kullanımdan düşmüş sözler ve ekler incelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3“Kuşku” sözü üzerine
Yıkılmaz, Arzu
Bir söz, biçim ve anlam göz önünde bulundurularak en küçük par- çasına kadar ayrılır. Bu durumda ortaya kök dediğimiz kısım çıkar. Fa- kat bazen ve hatta sıklıkla kökün bulunması yolunda bir ayırma sorunu görülür. Bu, gerek kökteki ses değişmelerinden gerekse kök ile ek(ler) in anlam bağlantısının kurulamamasından kaynaklanır. Çünkü kök, ge- çirmiş olduğu ses değişimleriyle tanınmaz hâlde veya başka bir sözün kökü görünümünde olabilir. Türkoloji literatüründe kuşku sözünün köken bilgisi denemelerinde “kuş” sözü ile ilişkilendirilmesi durumu tam olarak buna örnektir. Kuşku ile kuş “kuş” arasında anlam olarak göreceli bir bağlantı kurulması yanında, yapılan eşleştirmeye biçim benzerliği de yetmiş görünmektedir. Oysaki köken bilgisi “kulağa da- yanma”nın yanında anlam bilgisi ile yapılır. Anlam-biçim ilişkisi ya- nında, o sözü destekleyen aynı kökün türevlerinin var olup olmadığı meselesine de bakılması gerekli ve önemlidir. Kuşku kavram bir söz- dür; üst/sonraki anlamdır. Temelinde “eşini yapmak, benzerini yapmak, eş saymak, dallanmak” gibi alt/ilk anlamlar yatmaktadır. Buna göre, kuşku sözünün “eş yapmak, eşini yapmak (düşünmek); benzerini yap- mak (düşünmek)” anlamıyla koş- fiilinden, koş-ku olarak getirildiğini açıkça söylemek mümkündür. Bu yazı, bu savın gerekçelerini sunarken başka dillerin eski bilgi-yeni bilgi ilişkisine başvurma yoluyla tespit edilen paralelliği de karşılaştırarak göstermeyi içerir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2020Scopus SJRQ4Alt ~ aşağı ~ ast sözlerine dâir
Yıkılmaz, Arzu
Öz: Dil ile yazı ilişkisi oldukça yenidir. Dil biliminde bahsedilen ilk ses, aslî ses, kök ses ile ilk biçim, aslî biçim, kök biçim terimlerinden, gerçek anlamda bir ilk, aslî ve kök ses veya biçim’i değil, yazıya geçirilmiş en eski ses veya biçimi anlamak gerekmektedir. İlk biçim olarak düşünülen bir kök, dil ve dil ailelerinin oluşma zamanlarından kalmış olan ve bütün dillerde çoklukla tek heceli olan yapılardır. Söz kökleri, dillerin sözlüklerinde, eski şiveler arası bölgesel alıntıları ifade eden dal biçimleri ile gösterilirler. Bunlara kardeş kökler (rooth etymons, rooth allomorphes) denir. Bu yazıda konu edilen al-t ~ aş-ak-ı ~ as-t kardeş köklerin, alt ~ atla- ~ alçak ~ aşağı ~ ast ~ esirgemek ~ astar gibi dal biçimleriyle komşu bilgilerin ışığında nasıl kullanıldıkları ortaya konmaya çalışılacaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T19:19:45.443432750Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T19:19:45.443432750Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/14806 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Yıkılmaz, Arzu | |
| person.affiliation.name | BAYBURT ÜNİVERSİTESİ | |
| person.familyName | Yıkılmaz | |
| person.givenName | Arzu | |
| person.status | unverified |
