Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
9 →- MakaleYalnız künye2024Hicretin Kur’an’î Hedefleri Üzerine Bir Değerlendirme
Varlı, Abdussamet
İnsanlık tarihinin en eski toplumsal hareketlerinden bir tanesinin göç olduğu söylenebilir. Kişinin doğup büyüdüğü ortamı terk etmesi bazı durumlarda tercihe bağlı olsa da çeşitli gerekçelerle farklı zamanlarda zaruret olmuştur. Bu mecburiyet günümüzde de değişmemiş ve birbirinden farklı sebeplerle insanların yurtlarını terk etme serüveni devam etmiştir. Bu kapsamda insanoğlunun göç etmesinin temel gerekçelerinden bir tanesinin, sahip olunan inanç veya ideoloji sebebiyle kişilere yapılan baskılar olduğu söylenebilir. İslamî açıdan bakıldığında söz konusu gerekçeyle yapılmış göçler, Hz. Peygamber’e atfen hicret başlığı altında ele alınmıştır. Bu bakımdan hicret denilen yolculuk, sıradan göç etme eyleminden özenle ayrılmış ve farklı bir kavramsal temelde yeniden teşekkül etmiştir. Bu temel hicretin diğer sosyal, beşerî ve ekonomik kaygılar dışında, hareket noktasının dinî kaygıları içeriyor olmasıdır. Günümüzde de farklı coğrafyalarda varlığını devam ettiren hicret olgusunu sıradan göçlerden ayıran nokta, bu olguyu besleyen dinî bir arka planın var oluşudur. Dolayısıyla bu çalışmada ele alınacak ilk husus hicretin epistemolojik arka planı olacaktır. İnsanların inançlarını değiştirmeleri için yapılmış olan baskıların tarihine bakıldığında, insanlık tarihi kadar eski ve neredeyse tüm peygamberlerin hayatlarının değişmez gerçeği olduğu görülecektir. Bireylerin inançları sebebiyle görmüş oldukları zulümler Kur’an’da peygamberlerin hayatlarıyla örneklendirilmek suretiyle ele alınmış ve inananlar övülerek manevi açıdan desteklenmiştir. Bundan dolayı çalışmanın diğer bir başlığı da değer yargıları ve inançları sebebiyle Kur’an’daki bazı peygamberlerin hicret etmeleri ve bunun gerekçeleri olacaktır. Kur’an baskı ve zulüm yoluyla inançlarına müdahale edilen mü’minlere hicret etmeleri tavsiyesinde bulunurken bu noktada hangi hedefleri gözetmiş olduğu önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’an kendi öğretilerini kabul etmek suretiyle dünya hayatına yön veren ve bu bakış açısı neticesinde farklı zorluklarla karşılaşan muhataplarının hicret etmelerini tavsiye ederken, bu zorlu yolculuğun neticesinde ortaya çıkacak olan olumlu sonuçlara vurgu yapmak suretiyle onları hicret etmeye teşvik etmektedir. Sonuçları açısından hem dünya hem de ahirete taalluk eden bu teşvikler, inananlara hicretleri esnasında moral ve motivasyon sağlayıcı niteliğe sahiptir. Bu araştırma, inanan muhatapların hicrete teşvik edilmesiyle amaçlanan gayelerin neler olduğunu Kur’anî çerçevede ele almayı amaç edinmiştir. Farklı başlıklar altında bu Kur’anî hedeflerin gözler önüne serilmesiyle hicret yolculuğunun dini kazanımları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Nato Üyesi Ülkelerde Askeri Harcamaya Büyüme ve Nüfusun Etkisi: Panel Ardl Testi
Akyol Özcan, Kübra
Ekonomik büyümenin askeri harcamalar üzerindeki etkisi ve bu iki değişken arasındaki ilişki uzun zamandır üzerinde çok sayıda araştırmanın yapıldığı bir konudur. Özellikle soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte NATO’yu oluşturan ülkelerin askeri harcamalarının durumu daha da ilgi çekici hale gelmiştir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre 2021 yılı askeri harcamaları 2.113 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 1994 yılından beri artış göstermektedir. Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme ve ülke nüfusu arasındaki ilişki son yıllarda hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar tarafından ciddi olarak incelenmektedir. Askeri harcamaların ekonomiye hem olumlu hem de olumsuz katkıları vardır. Kamu harcamaları içinde önemli bir paya sahip olan askeri harcamalar büyümeyi canlandırma potansiyeline sahiptir. Diğer taraftan büyümede ve nüfusta yaşanacak artışların da askeri harcamaları etkilemesi doğaldır. Çalışmada Askeri Harcamalar (ME), Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GDP) ve Nüfus (POP) değişkenlerine ait gözlemler 26 NATO ülkesi için 1997 ile 2021 yılları arasında 25 yıllık olarak toplanarak 650 adet gözlem içeren dengeli bir panel veri seti oluşturulmuştur. Çalışmada sırasıyla yatay kesit bağımlılık, birim kök, ARDL ve hata düzeltme testleri yapılmıştır. Değişkenlerin tamamının düzeyde durağan olmadığı ve farklı derecede tümleşik seriler olduğu görüldüğünden araştırma modelinin tahmininde farklı mertebede durağan değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeye olanak sağlayan Panel ARDL modelinden faydalanılmasına karar verilmiştir. ARDL modeli için hesaplanan katsayılar birlikte değerlendirildiğinde Ülke Gayri Safi Yurt İçi Hasıla değerlerinin Ülke Askeri Harcamaları üzerinde kısa ve uzun dönemde pozitif etkilerinin saptandığı, ülke nüfusunun ise kısa dönemde anlamlı bir etkisinin görülmediği fakat uzun dönemde pozitif bir etkisinin olduğu söylenebilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kur’an’daki Peygamberler Örnekliğinde Kardeşlerin Hukuku
Topyay, Yusuf; Varlı, Abdussamet
Kur’an, gönderilmiş olan birçok peygamberden sadece çok azının hayatından tüm insanlık için rol model olacak kısmi örneklere yer vermiştir. Dolayısıyla Kur’an’da kendisine yer bulmuş olan peygamberî örneklerin, insanlık tarihi içerisinden adeta seçilmek suretiyle ele alınmış çok önemli hususları ihtiva etmiş olduğu muhakkaktır. Peygamberlerin gönderilmiş oldukları toplumlar ile aralarında geçen tebliğ, davet, mücadele, diyalog gibi ilişkilere bakıldığında, bu örneklerin inanan kimselerin günlük hayatının her safhasında karşısına çıkacak ailevi, sosyal, ahlaki ilkeleri barındırmış olduğu müşahede edilecektir. Sosyal hayatın ailede biçimlenmesinde birincil yeri ve etkisi olan (biyolojik) kardeşlerin uyumu aynı zamanda İslam’ın hedeflemiş olduğu ideal toplumun oluşmasını sağlayacaktır. Günlük hayat içerisinde fertlerin en çok hukuku taalluk eden kişilerin başında kardeşlerinin geldiği söylenilebilir. Sosyal bir varlık olması yönüyle oluşturacağı çevresinde ise insanın en önemli muhataplarından biri, hayata aynı ortamda başladığı, aynı kültür ve terbiyeyi aldığı ve benzer mücadeleleri birlikte vermiş olduğu kardeşleridir. Kardeşler arasında oluşacak olan hukukun birçok yönüyle topluma yansıyacak olması ve toplumun şekillenmesi sürecinde birincil etkiye sahip olması sebebiyle, Kur’an’ın kardeşler arası iletişime bakışı son derece önemlidir. Bu önemli iletişim ortamında, rol model olmuş peygamberleri, kardeşlerin kendi hayatlarında örnek almaları ise inanmış bir kimse için olmazsa olmazlar arasında kabul edilmelidir. Ailede kardeşler özelinde Kur’an’ın en önemli rol model şahsiyetler olarak insanlığa sunmuş olduğu peygamber hayatları çerçevesinde ne söylemiş olduğu bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Kıyamete dek insanlık için yol gösterici kimliğe sahip olan Kitabullah’ın, ailenin ve toplumun temeli mahiyetindeki kardeşler hakkındaki yaklaşımı peygamberler özelinde hangi mesaj ve örneklerle insanlığa sunulmuştur? Bu soru cevaplandığında ilahi öğreti çerçevesinde oluşturulmak istenen fertler arası sağlıklı birincil ilişkilerin keyfiyeti de bir nebze cevabını bulmuş olacaktır.
- MakaleYalnız künye2021Türkiye’de Phillips Eğrisi’nin Geçerliliğinin Fourier\rEşbütünleşme ve Fourier Nedensellik Testleri ile Analizi
Yıldız, Şaduman
Bir ülke ekonomisinin en önemli başarı ölçütleri arasında enflasyon ve\rişsizlik göstergeleri yer almaktadır. Nitekim enflasyon ve işsizlik oranlarının\rartması ülkelerin refah düzeylerini azalttığı için politika yapıcılar hem\renflasyonun hem de işsizliğin düşük düzeylerde kalmasını amaçlamakta ve\rbu doğrultuda para ve maliye politikalarını yapmaktadırlar. Makroekonomi\rliteratüründe enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Phillips\rEğrisi’ne göre, enflasyon arttığı zaman işsizlik azalırken enflasyon azalırken\rise işsizlik artmakta yani enflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki\rbulunmaktadır. Bu bağlamda ekonomide Phillips eğrisinin geçerli olması\rdurumunda uygulanacak politikalar ile hem enflasyona hem de işsizliğe\raynı anda çözüm bulmak mümkün olmamaktadır.\rBu çalışmanın amacı, Türkiye’de 2006:01 – 2020: 11 dönemi için en önemli\rekonomik sorunlar arasında yer alan enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi\raraştırarak Phillips eğrisinin geçerli olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu\ramaç doğrultusunda ilk olarak Fourier ADF ve Fourier KPSS analizleri\ryapılarak ele alınan değişkenlerin düzeyde durağan olmadıkları ve birinci\rfarklarında durağan oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan\rFourier eşbütünleşme analizi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin\rolmadığı belirlenmiştir. Son olarak Single Fourier-Frequency Toda &\rYamamoto nedensellik analizi yapılarak değişkenler arasındaki kısa dönemli\rilişkinin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan nedensellik\ranalizi sonuçlara göre, hem enflasyondan işsizliğe hem de işsizlikten\renflasyona doğru nedensellik ilişkisi olmadığı görülmüş olup enflasyondaki\rdeğişimlerin işsizlik üzerinde ve işsizlikteki değişimlerin ise enflasyon\rüzerinde kısa dönemde etkili olmadığı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda\renflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu ileri süren Phillips\reğrisinin Türkiye için ele alınan dönem ve yapılan analizler çerçevesinde\rgeçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2021The Determinants of Intra-Industry Trade in The Manufacturing Industry Between Turkey and The European Union Countries
Kurt, Duygu Baysal; Çoban, Orhan
Traditional foreign trade theories explain inter-industry foreign trade that\rarises from factor endowment differences. In other words, traditional\rforeign trade theories argue that inter-industry trade takes place between\rcountries with different levels of development. In this context, these theories\rare insufficient to explain foreign trade between countries with same levels\rof development. The concept of intra-industry trade was used to explain\rforeign trade between developed countries, and then it was also used for\rforeign trade between countries with different levels of development. When\revaluated from this point of view, the concept of intra-industry trade has an\rimportant place in both economics and foreign trade literature.\rWhen Turkey's foreign trade data is examined; EU (European Union) as a\rforeign trade partner and the manufacturing industry as a sector come to the\rfore. The main purpose of this study is to measure intra-industry trade\rbetween Turkey and EU countries in the manufacturing industry for the\rperiod 1996-2017 and is analyzing the determinants.\rIn the literature, there are many indices with static, semi-dynamic and\rdynamic properties to measure intra-industry trade. In this study, while\rmeasuring the level of intra-industry trade, GL (Grubel-Lloyd) index was\rused. Also, in the analysis that is revealed the determinants of intra-industry\rtrade, AE (Aquino) index in addition to GL index was used. System\rGeneralized Method of Moments (SGMM) was used for revealing the\rdeterminants of intra-industry trade between Turkey and EU countries\rTurkey in the manufacturing industry. According to the GL index, more\rthan 40% of foreign trade of Turkey’s manufacturing industry with Spain\rand Italy consists of intra-industry trade. According to the SGMM results,\rthe variables that are insignificant in both the GL index and the AE index are\rthe trade openness of the trading partner and border neighborhood. SGMM\rresults show that the increases of the GDP (gross domestic product)\rdifference, GDP per capita difference, trade openness difference, distance\rbetween the two countries and trade imbalance decrease intra-industry\rtrade in the manufacturing industry. In addition, the increases of the\raverage GDP of two countries, Turkey’s trade openness against the trading\rpartner and trade intensity raises intra-industry trade in the manufacturing\rindustry. It was determined that sharing the same sea, which is considered\ras a dummy variable in the analysis, positively affects intra-industry trade.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2021Motivation and Potentials of Healthcare Professionals to Migrate to Germany within the German Framework of the Skilled Immigration Act
Yurttaş, Süleyman; Karaca, İlhan
The present study examined the situation of Elderly Care Program students to migrate to Germany and establish transnational ties within the framework of the Skilled Immigration Act, which entered into force on March 1, 2020 in Germany. The aim of the study is to look at the skilled worker migration from the perspective of the individual, to reveal his personal migration orientation and to compare this orientation with the objective situation in the target country and also to reveal the migration potential. Although the study specifically focuses on elderly care technician candidates, it aims to present a realistic migration perspective to individuals from other professions. In the study, in which content analysis method was used, the data were obtained from Bayburt University Elderly Care Program students. The findings obtained from the data showed that elderly care technicians candidates have high motivation to immigrate to Germany but their potential is weak. The employment conditions in Turkey and an idealized perception of Germany gave them a status of "potential skilled migrant" in their imagination. But on the other side, Germany's increasing need for qualified personnel and the strong migration ties between the two countries create a solid but more unimpeded and functional ground for individuals who want to immigrate. In this context, the Skilled Immigration Act, which has just entered into force, stands out as an important framework for future joint migration programs and projects that can be produced between the two countries.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019A Research on the Relationship between R & D Expenditures and High Technology Export in BRICS and MIST Countries
Boz, Füsun Çelebi; Gültekin, Ömer Faruk; Bayramoglu, Turgut
Quality product production plays a very important role in the development process of the world countries. Accordingly, many developed and developing countries give more importance to this matter day by day and continue to increase their efforts to produce high value-added products. From this point of view, the study examined the correlation between the research and development expenditures and high quality product export of the BRICS and MIST country groups via panel data method for the 2000-2015 period. According to the results acquired, it was revealed that there was a unidirectional causality correlation from high-tech product export to R & D expenditures in China, Turkey and Brasil and that correlation was observed to be bidirectional in South Korea. Direct foreign capital inflow in countries such as China and Brasil increased the technology transfer and the technology transfer increased the quality product expert.
AtıfTR Dizin14
İncele - MakaleYalnız künye2018We can see who you are! Reflections of Social Visibility of Consumption on Consumer-Brand Identity, WOM Communication, and Brand Loyalty
Bilgin, Yusuf
This research examines the effect of social visibility of consumption on consumer-brand identity, word-of-mouth communication and repurchase intention in a social identity. The universe of this study consisted of female consumers who follow the five most popular hijab clothing brands in Turkey (Nihan, Kayra, Tuğba, Aker, and Armine) on social media. Convenience sampling method was used. Research data obtained through online surveys shared on Facebook and Instagram with 748 consumers. The obtained data were analyzed using Structural Equation Modelling (SEM). It was determined that the social appearance of consumption affects consumer brand identity, word-ofmouth communication, and repurchase intention positively in female consumers with conservative social identity. Word-of-mouth communications are more effective than social identity and consumer brand identity on the repurchase intentions of female consumers with conservative social identity. Results show that hijab brands should attach importance to activities aimed at overlapping themselves with the social identities of conservative consumers.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Selim'in Işığında Turgut'un Özbenliğine Yolculuğu
Oruç, Osman
Bir yolculuk romanı olan Tutunamayanlar, ağırlıklı olarak bir iç yolculuk niteliği taşır. Romanın başkahramanları Turgut ve Selim tasavvufî gelenekte görülen "mürşid ve mürid" ilişkisiyle okuyucunun karşına çıkar ve bu ilişki büyük ölçüde romanın sonuna değin devam eder. Postmodern edebiyatın metinlerarasılığa olan yatkınlığı da göz önünde tutularak denilebilir ki Tutunamayanlar, yapı itibariyle tasavvuf düşüncesi ekseninde okunmaya elverişli bir metindir. Nitekim Oğuz Atay, Tutunamayanlar'da yerli-yabancı birçok metinden esinlenerek yahut onlara bir biçimde atıfta bulunarak romanını yazar. Bu bağlamda metnin niyetinden yola çıkarak denilebilir ki Tutunamayanlar iskelet/biçim olarak okuyucuya bu anlamda tasavvuf disiplinindeki insanın kemale ermesi yolculuğuna dair birtakım ipuçları sunar. Turgut Özben'in macerası, tüketim alışkanlıklarının, gündelik hayatta öğretilmiş davranış kalıplarının, türlü seremonilerin bireyi boğan, onu sürünün bir parçası yapan kayıtlarından kurtulup özgürleşmesi macerasıdır. Turgut Özben, metaların kuşatmış olduğu bir hayat biçiminden uzaklaşarak adeta "bir lokma bir hırka" yaşamı benimseyen bir değerler dizgesine ulaşır
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2147-1185 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T19:19:43.481001491Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T19:19:43.481001491Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/14766 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi |

