Bu dergideki yayınlar
2 →- MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Soküm’ün aktarılmasında yaşanan sorunlara bir örnek olarak bayburt’ta zanaatlar ve zanaatkârlık
Kabak, Turgay
İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşantısı başladıktan sonra ortaya koyduğu ilk planlı, teşkilatlı ve örgütlü faaliyetlerden birisi ticarettir. Çünkü insan, yapısı gereği bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen bir varlık değildir. Hayatta kalması için diğer insanların ürettiklerine de ihtiyaç duymaktadır. Ticaretin, mesleklerin ve para akışının da doğuşuna vesile olan bu ihtiyacı karşılamak için dünyanın her yerinde insanlar farklı organizasyonlar geliştirmişlerdir. Türklerin Anadolu ve çevresinde geliştirdiği Ahilik teşkilatı ve bu teşkilat içerisinde zanaatkârlar geçmiş dönemlerde Türk insanının ihtiyacı olan bütün mal ve hizmetleri el emeği yoğun bir çalışma şekliyle karşılamışlardır. Ancak bu zanaatlar ve onları icra eden zanaatkârların faaliyetlerini sadece ticari faaliyetler olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü bu faaliyetlerin çevresinde çok zengin bir somut ve somut olmayan kültürel miras da oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı insanların ilk üretim biçimlerinden birisi olan ve el emeği yoğun bir üretim sürecine sahip olan zanaatlar içerisinde yok olmaya en yakın beş tanesinin Bayburt il merkezindeki durumunu incelemektir. Bu incelemeyi yapabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve saha araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Saha araştırmasında da gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler ilgili literatür ışığında incelenerek, diğer büyük illere göre hala bir nebzede olsa geleneksel hayatın devam ettiği Bayburt ilinde dahi zanaatların ve zanaatkarların modern zamanın sanayi ve ticaret gücü ile rekabet edemediği ve yok olmaya yüz tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ortaya koyduğu durum sadece bazı zanaatların yok olması demek değildir. Bu zanaatı icra eden zanaatkârların mesleğin öğrenilmesinden icrasına, halka satışından esnaflar arasındaki meslek hukukuna kadar sahip oldukları çok geniş kapsamlı bir geleneksel bilginin de gelecek kuşaklara aktarılamayarak yok olmaya başladığı görülmektedir. UNESCO’nun çeşitli sözleşmeler çerçevesinde somut olmayan kültürel miras listesinde kabul ettiği ve milli kültürü oluşturan önemli nüvelerden birisi olan mesleki bilgilerin yok olması aynı zamanda genelde ülkemizde özelde de Bayburt’ta somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe aktarma konusunda çok büyük problemlerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bugün ülkemizde amatörler, müzeler ve çeşitli kurumlar tarafından zanaatların somut çıktıları olan ürünler çoğu bağlamından kopuk bir şekilde de olsa koruma altına alınıp saklanmaktadır; ancak bu zanaatların sahip olduğu kültürel değeri yaşatabilmek için sadece materyal saklamak yeterli değildir. Materyallerin üretim sürecinin bağlamı ile birlikte yaşatılması gereklidir. Ancak bu şekilde mesleki bilginin içerisinde yer alan kültürel kodlar geleceğe aktarılabilir ve dünya kültür mirasına kazandırılabilir. Çalışmanın dikkat çektiği husus da Bayburt ilinde geç kalınması durumunda mesleklerinin son temsilcileri olan zanaatkârlar ile birlikte bu somut olmayan kültürel mirasın yok olacağıdır. Bu konuda özellikle il bazındaki resmi kurumların üniversitede istihdam edilen uzmanların ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun da paydaş olduğu projelerle bu süreci tersine çevirebileceğine de dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Crafts and Craftmanship in Bayburt Province as an Example of the Problems Faced in Transmission of Intangible Cultural Heritage
Kabak, Uyesi Turgay
Trading is one of the first planned and organized activities that mankind put forward after his life on earth started. Because human beings are not a being that can meet all their needs by themselves. They also need what other people produce in order to survive. People all over the world have developed different organizations in order to meet this need, which has led to the birth of trade, professions and money flow. The Ahiorder organization developed by the Turks in Anatolia and its surroundings and the craftsmen within this organization met all the goods and services needed by the Turkish people in the past with an intensive way of working. However, these crafts and the activities of the craftsmen performing these should not be considered merely as commercial activities. Because a very rich tangible and intangible cultural heritage has also been formed around these activities. The purpose of this study is to examine the situation of the five facing extinction among the handicrafts in Bayburt province, which are one of the first forms of production and have a production process intensive by hand. Document analysis and field research methods, which are among qualitative research methods, were used in this study. Observation and interview techniques were used in the field research. Then, the data obtained were examined in the light of the relevant literature and it was determined that even in the province of Bayburt, where traditional life continues to a certain extent compared to other big cities, crafts and craftsmen cannot compete with the industrial and commercial power of modern times and are about to disappear. The situation revealed by this result does not only mean the disappearance of some crafts. It is seen that a wide-ranging traditional knowledge of the craftsmen who carry out this craft, from learning the profession to its execution, from selling to the public to the professional law among tradesmen, has begun to disappear without being transmitted to future generations. The disappearance of professional knowledge, which is one of the important corners of the national culture and accepted by UNESCO in the intangible cultural heritage list within the framework of various conventions, also shows that we are facing with great problems in the transmission of our intangible cultural heritage to the future generations in our country in general and in Bayburt in particular. Today, the products that are the concrete output of the crafts are taken under protection by amateurs, museums and various institutions in our country, even if they are disconnected from their context; however, it is not enough to keep only materials in order to keep the cultural value of these crafts alive. The materials must be kept alive with the context of the production process. Only in this way can the cultural codes in the professional knowledge be transmitted to the future generations and brought to the world cultural heritage. The point of the study is that if it is late in the province of Bayburt, this intangible cultural heritage will become extinct together with the craftsmen who are the last representatives of their profession. In this regard, it was remarked that this process can be reversed with the projects in which the official institutions, the experts employed at the universities and the Turkish National Commission for UNESCO are partnered together in terms of cities.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1300-3984 | |
| creativeworkseries.issn | 2146-8087 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T19:15:45.133818273Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T19:15:45.133818273Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/14343 | |
| dc.publisher | GELENEKSEL YAYINCILIK LTD STL | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | MILLI FOLKLOR |
