İlgi alanları

Kişilerarası İletişim
Dijital Kültür
Kitle İletişimi

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

10 →
  • MakaleAçık Erişim2024
    Dijitalleşen Realite Şovlara ve Gösteri Toplumuna Performatif Yaklaşım: RealiTuber ve RealiToker

    Kömür, Gökhan

    Bu araştırma, televizyona özgü bir tabloid tür olduğu varsayılan realite şov yayıncılığının bağlamını geleneksel kitle ekranından, çağdaş kitlesel-öz ekranlara taşıyan yenilikçi bir değerlendirme çerçevesine odaklanır. Sinoptikondan omniptikona geçişle birlikte her an, her yerdeleşen gösteri performansları hem Debord’un hem de Goffman’ın performatif yaklaşımları çerçevesinde Realite Şovlara yeni bir kavramsal açıklama geliştirmenin imkanlarını barındırır. Realite Şovlar, artık yalnızca Survivor, Yemekteyiz, Master Chief, Kısmetse Olur, Yetenek Sizsiniz, O Ses Türkiye, Müge Anlı vs. programlarla sınırlı olmaksızın neredeyse YouTube ve TikTok’un tüm yayın performanslarına dağılmış durumdadır. Bu koşullar altında, çoğunluğun azınlığı izlediği sinoptik gözetimden herkesin herkesi (birbirini) izlediği omniptik bir şov (gösteri) performansına geçiş söz konusudur. Çünkü hem içeriğin üretimi hem de izleme deneyimi açısından farklılaşan bu performatif yapı, bir YouTuber ya da TikToker’ı seyreden milyonların ötesinde, günlük hikayeler (story) ve kısa videolarla birbirlerini gözetleyen milyonları kavramsallaştırmak için önemlidir. Bu yönüyle YouTuber ya da TikToker olarak kavramsallaştırmaya alışık olduğumuz sosyal medya göstericilerini, toplumsal misyonları paralelinde RealiTuber ve RealiToker olarak yeniden kavramsallaştırmak gerekecektir. Bu araştırma, YouTube ve TikTok sahnesinde gösterileşen toplumsal performansların klasik realite şov yaklaşımı çerçevesiyle kesişimlerini saptamaya çalışmakta ve aslında topyekun bir şovun yaşanmakta olduğuna dikkat çekmektedir. Bu nedenle çalışmanın temel amacı sosyal medyanın mikro-ünlü sistemi olan YouTuber ve TikToker gibi popüler içerik üreticileri ile birlikte, büyük ya da küçük bir seyirci (takipçi) kitlesine sahip olan tüm sıradan kullanıcıları da kavramsallaştırarak yeni bir kimlik tanımlaması geliştirmektir. Çünkü realite şovun üretimi olan tele-yaşamlar, yalnızca mikro-ünlülerin değil tüm sosyal medya kullanıcıların deneyimlediği bir gösteri formatı olarak biçimlenmektedir

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    6 şubat'tan 14 mayıs'a depremzede empatisinin politik dönüşümü: ekşi sözlük’teki başkanlık seçimi gündemi ve epistemik şiddet söylemleri

    Kömür, Gökhan

    Türkiye'de, özellikle seçim dönemine yaklaşıldığı bir dönemde, toplumsal yapının politik anlamda kutuplaşmalara sahne olduğu bir süreçte depremafeti yaşanmıştır. Bu çalışmada, Ekşi Sözlük’te açılan “deprem bölgesinde akp'nin kazanması” başlıklı entry altında yazılan depremzedelere yönelik kamusal söylemlerin depremin yaşandığı 6 Şubat'tan 14 Mayıs Başkanlık seçimlerine kadar geçen sürede nasıl empatiden, nefrete, şiddete, ötekileştirmeye ve dışlamaya dönüştüğünü kavramak amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde araştırmanın temel soruları olan şu sorulara yanıt aranacaktır; Empatiy e ilişkin egemen kamusal söylem, politizasyon aracılığıyla antipatiye ve nefrete/şiddete ilişkin egemen kamusal söyleme nasıl dönüşür? Empatiye ilişkin kamusal söylem politizasyonu nasıl yeniden politize edilerek nefret/şiddet söylemine dönüşür? Dolayısıyla dört aylık bir süre içerisinde depremin o bölgede yaşamayan insanlar üzerinde oluşturduğu empatinin politik nedenlerden ötürü yerini antipatiye bırakması, kamusal söylemler aracılığı ile üretilen epistemik şiddetin boyutlarını daha anlaşılır kılacakt ır. Çünkü nefret söylemi bilişsel düzeyde bir şiddet biçimidir. Bu politik dönüşümtavrının Ekşi Sözlük platformunda araştırılmasının sebebi, onun çok kullanılan tanınmış bir sözlük olması ve Türkiye’deki kamusal müzakere ve tartışma söylemlerinin bu dijital kültür sahasında toplanmasıdır. Bu çalışmada, Sosyal Medya Eleştirel Söylem Çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Ekşi Sözlük'te yapılan bu çalışma sonucunda kamusal söylemlerin politizasyon aracılığı ile empatiden, nefrete, şiddete, ötekileştirmey e dönüştüğü tespit edilmiş ve Ekşi Sözlüğün aynı zamanda toplumsal temsil açısından önemli bir çeşitlilik barındırdığını ortaya koymuştur.

  • Kitap BölümüYalnız künye2024
    Afghans ante portas: Looking at immigrants in Turkiye through google's peephole

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Bauman"s approach, conceptualised as "strangers at out door/ante portas", requires a relationship that requires us to look at immigrants from inside the door. This study focuses on how Afghans, who are collectively expected to be hated as the new "dangerous" strangers, appear in Turkiye. The images pro-vided by Google searches become a suffcient "peephole" through which to collectively see and imagine Afghans. This is because the "peephole" metaphor encompasses a symbolic context in which the fear of the "strangers at out door (ante portas)", the desire to see/observe them, and the parallax effect can be symbolically represented at a common root. In the study, by typing "Afghans" and "Afghan Migrants" in Turkish into the Google search bar, the visual (photographic) search results are used to establish relationships with alienation and otherness in the visual representation of Afghan identity.

  • MakaleYalnız künye2022
    Halkla ilişkiler algısı ve pozitif ağızdan ağıza iletişim arasındaki ilişkide marka imajının aracılık rolü

    Koroglu, Ali; Kömür, Gökhan

    İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle olumlu marka imajı oluşturarak tüketicilerin tercih, davranış ve tutumlarını etkileyebilirler. Bu nedenle ağızdan ağıza iletişim (WOM) günümüzde işletmeler tarafından sıklıkla kullanılan bir stratejidir. Ancak literatürde WOM’u etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin halkla ilişkiler algısı ile pozitif WOM arasındaki ilişki ve bu ilişkide marka imajının aracılık rolünü incelemektir. Bu amaçla Türkiye’deki iki farklı üniversitedeki öğrencilerden anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=582). Analizler sonucunda halkla ilişkiler algısı ile marka imajı ve pozitif WOM arasında pozitif bir ilişki olduğu ve marka imajı ile pozitif WOM arasında da pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda marka imajının halkla ilişkiler algısı ve pozitif WOM arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının pazarlama uygulayıcıları tarafından sektörde kullanılması pratikte de önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle daha az maliyetli tanıtım çalışmaları yaparak daha fazla tanınırlık veya bağlılık oluşturabilir. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleri aracılığıyla müşterilerle duygusal bağ kurarak müşterilerin gözünde markalarının imajını daha olumlu hale getirebilir. Bu nedenle işletmelerin olumlu marka imajı oluşturmak ve tüketicilerin marka hakkında olumlu bilgi paylaşımını sağlamak için halkla ilişkiler çalışmalarına önem vermesi gerekmektedi

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kültürel Diplomaside Yeni İçerik Pazarlama Aygıtı: Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR)

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Türkiye’nin kültürel diplomasi aygıtlarının bazı popüler kültür içerikleri etrafında tartışılması, araştırmacıların ve iletişim profesyonellerinin eğilimlerini belirler. Bir ideolojik mücadele alanı ve itibar rekabeti olarak şekillenen kültürel diplomasi ilişkileri, akışkan kültürlerin yöndeştiği bir çağda ulusların marka değeri olarak sahnelendikleri bir temsil tarihinin de katalizör güçleri halini alır. Kültürün pazarlanabilirlik fikri her ne kadar kültür endüstrileri kavramsalı ile eleştirel teorinin üretim hareketlerini cezbetse de kültürel diplomasinin oluşturduğu pazarın kendine özgü endüstriyel bir değer arz ettiği görülür. Bu çalışma, Türkiye’nin bazı aygıtlara indirgenen ve kısır döngüye girmesi muhtemel olan kültürel diplomasi faaliyetleri için alternatif trendleri tartışmayı ve bu trendlerin kontrollü imaj aksiyonları için bütünleşik bir pazarlama aksamına entegre edilmesi için gereken ilk ilgiyi inşa etmeyi amaçlar. Çünkü kültür endüstrilerinin tüm hamleleri, bir bütünleşik pazarlama stratejisinin parçası olarak trans-medya anlatım sinerjisini gerektirir. Bu kapsamda bir kültürel diplomasi aygıtı olarak tartışılan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), dinleyen/izleyen kişide karıncalanma hissine bağlı bir rahatlamaya neden olan yeni bir tür tahrik edici/tetikleyici anlatım tarzı olması dolayısıyla önemlidir. Bu çalışmada, ASMR’nin kültürel diplomasi boyutundaki iletişim gücüne ilişkin bir teorik okuma yapılarak ulus markalama için yeni imkanlar tartışılacaktır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Demografya, iletişimde kader midir? ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencilerin sözlü iletişim becerilerinin demografik değerlendirmesi

    Pabuçcu, Hakan; Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Bu araştırma, iletişim araştırmalarında güçlü bir determinist paradigma olan demografi etkisinin çağdaş dünyada geçerliğini yitirmeye başladığı varsayımını, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri özelinde test etmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili mesleklerde iletişim becerilerinin yoğun olarak kullanılması bu alandaki meslek sahiplerinin iletişim becerilerinin yüksek olmasını gerektirmektedir. Birçok beceri için temel oluşturan iletişim becerileri bireyler tarafından öğrencilik yıllarında daha aktif bir şekilde geliştirilebilmektedir. Öğrencilerin bu yıllarda almış oldukları dersler ile beraber, olaylar karşısında yaşayarak, duyarak ve görerek edinmiş oldukları tecrübeler, iletişimlerini etkili kılabilecek yeteneklerin kazanılmasına imkân sağlamaktadır. Günümüzde icra edilen mesleklerin birçoğu insan ilişkilerinin yoğun olduğu ve iletişime açık ortamlarda gerçekleşmektedir. İletişim teknolojilerindeki yükselişle birlikte sözel iletişim becerilerinin dijital sistemlerle yöndeşmesi, coğrafi ve demografik bağlayıcılığın da sorgulanması gerektiğini açığa vurur. Uzunca bir dönem ‘kader’ olarak tanımlanan coğrafyanın misyonunu modern zamanda üstlenen “demografya”, hâlâ etkin bir kavrayış odağı olarak iletişim bilim araştırmalarının merkezinde yer alırken artık psikografi ağırlıklı bir anlayışa geçilmesi gerektiği tezi, bu araştırmanın temel dayanağıdır. Yükseköğretimde bir ihtiyaç olan iletişim becerileri tasarımı için gerekli olan altyapı araştırmalarında psikografi temelli düşüncenin daha doğru bir düşünce olacağını tanıtlamak için test gerçekleştirilen anket çalışmasında, demografik bağımsız değişkenler temelinde 7 hipotez sınanmış ve demografyanın genel olarak anlamlı farklılığa neden olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, tarama modelli saha çalışmalarında psikografik tasarıma daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine dair bir ön tespittir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dijital Hikâye Anlatısı Olarak Instagram Kimliği: ‘Biyografi’ Yazma Kültürü Üzerine İnceleme

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan; Laleh, Nafiseh; Sönmez, Gurur

    Bu çalışma, Türkiye’de bir grup Instagram kullanıcısının Biyografi kullanım pratikleri üzerinden dijital kimlik üretimine dair bir okuma içermektedir. Kimliklerin yazıldığı ve dijital bir hikâye anlatısı olarak sistemdeki diğer kullanıcılarla paylaşıldığı bir alanı ifade eden Instagram Biyografisi, kişinin kendisi hakkında anlattıklarına genel bir çerçeve çizmekte ve bir prolog olma özellikleri taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Instagram Biyografisi’ndeki (Bio) dijital kimlik anlatılarının sistemli bir panoramasını çıkarmak ve kültüre dönüşen bu pratiği bir grup kullanıcı özelinde anlamaktır. Bir ön araştırma olarak tasarlanan ve evreni dar tutulan çalışmada, tabaka örnekleme yöntemi ile seçilen 300 kullanıcının profillerindeki veriler kodlama cetveli ile yapılandırılmış ve İçerik Analizi metoduyla çözümlenmiştir. Çalışma bulguları, kullanıcıların geleneksel kimlik anlatıları yerine yeni bir biçemi tercih ettiklerini, emoji kullanımının kimlik anlatısında önemli bir detay olduğunu ve Biyografi kültürünün lokal ve evrensel dil kodlarını içeren karma bir kültür biçimini yarattığını ortaya koymaktadır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Tersine Göç Eğilimi ve Diaspora Ağları: Almanya'daki Yüksek Nitelikli Türklerin Tersine Göç Eğilimlerini Etkileyen Faktörler

    Durmaz, Atakan; Pabuçcu, Hakan; Kömür, Gökhan

    Bu çalışmada, uluslararası göç eğilimleri ve bu eğilimlere neden olan faktörler incelenerek, özellikle Almanya'daki nitelikli Türk göçmenlerin Türkiye'ye yönelik tersine göç eğilimleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında 15/11/2018 ile 30/04/2019 tarihleri arasında Almanya’da bir saha çalışması gerçekleştirilmiş ve toplamda 1.127 katılımcı, 451 öğrenci (%40) ve 676 mezuna (%60) ulaşılmıştır. Sürekli değişkenler yorumlanırken verilerin regresyon katsayıları üzerinden analiz edilmesi için lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Ayrıca kategorik değişkenler yorumlanırken Odds Ratio (OR) değerleri kullanılmış ve böylece referans kategoriler arasındaki farklar ortaya konmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, misafir olunan ülkeye ekonomik olarak entegre olamayan ve iş ararken yabancı düşmanlığı gibi olumsuz durumlarla karşılaşan göçmenler, ülkelerine dönme eğilimindedir. Ülkeleriyle ilişkilerini güçlü tutan ülkelerindeki gelişmeleri takip etmeye çalışan göçmenlerin de geri dönüş eğilimi diğer göçmenlere göre daha yüksektir. Ayrıca kendi ülkelerinde sosyalleşme sürecini tamamlayan göçmenler ile anavatan dışında bu süreci tamamlayan göçmenler arasında uluslararası göç eğilimlerini etkileyen etkenler açısından farklılıklar bulunmaktadır.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2021
    Üniversitelerin Sosyal Kültürel Ve Ekonomik Fonksiyonlarının Şehirler Üzerindeki Etkileri

    Kömür, Gökhan

    Modern dünyanın ortaya çıkardığı yeni aktörler ve yeni anlayışlar, ülkelerin ve şehirlerin birçok alanda gelişim göstermesini zorunlu hale getirmektedir. Bu gelişimin bir parçası olarak üniversiteler de şehirlerin ekonomik, kültürel ve sosyal değişiminde son zamanlarda önem arz eden aktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Toplumsal değişimin aktörleri olan üniversiteler, bu değişimin birer lokomotifi durumundadır. Bu çalışmanın amacı; üniversite-şehir ilişkisini inceleyerek, üniversitelerin şehirlere olan sosyal, kültürel ve ekonomik etkilerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin en genç üniversitelerinden biri olan Bayburt Üniversitesi ve Bayburt İli örnek olarak alınmıştır. Bu çalışmadan çıkacak sonuçlar, Bayburt ilinin geçen süre zarfında değişimini gösterecek, Bayburt ile ilgilenen araştırmacılara bir kaynak niteliği taşıyacak ve diğer il ve üniversitelere de örnek teşkil edecektir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Üniversite Öğrencilerinin Kurumsal İmaj Algıları: Bayburt Üniversitesi Örneği

    Kömür, Gökhan

    Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin fikirlerini alarak bir devlet üniversitesinin kurum imajını tespit etmektir. Bu bağlamda Türkiye’nin en genç üniversitelerinden biri olan ve Türkiye’nin en küçük ilinde kurulan Bayburt Üniversitesi’nin öğrencileri araştırmaya konu edinilmiştir. Bu amaç kapsamında imaj oluşumunu etkileyen unsurlar değerlendirilerek kurum imajı yedi farklı grup soru oluşturularak incelenmiştir. Demografik özellikler, bakış açısı, destek, bağlılık, iletişim, tatmin, hizmet gibi algıları ölçen sorularla üniversite öğrencilerinin üniversite ve üniversite yönetimi hakkındaki algıları incelenmiştir. Çalışmanın amaçlarına, araştırma sorularına ve hipotezlerine uygun olarak, tanımlayıcı araştırma yöntemi benimsenmiş ve belirlenen değişkenler ile aralarındaki ilişkilerin birincil veriler kullanılarak ölçümüne karar verilmiştir. Bu araştırmada birincil yöntem olarak Lale Örer’in (2006) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin Kurumsal İmajının Öğrenciler Açısından Ölçülmesi Üzerine Bir Alan Çalışması adlı araştırmasında kullanılan ölçekten faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Üniversitesi’nin kurumsal imajının ‘‘orta düzey’’ de olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin imaj algılarında fakülte ve yüksekokul değişkenine göre anlamlı düzeyde bir farklılık olmadığı, fakat cinsiyet, üniversite hakkında ön bilgi ve öğrencinin okuduğu sınıf değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-29T17:17:54.610662931Z
dc.date.available2026-10-29T17:17:54.610662931Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10415
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKömür, Gökhan
person.affiliation.nameSanat ve Tasarım Fakültesi, Yeni Medya ve İletişim Bölümü
person.familyNameKömür
person.givenNameGökhan
person.identifier.orcid0000-0002-7516-2560
person.identifier.yok2CC38A1BF6FB063A
person.interestKişilerarası İletişim
person.interestDijital Kültür
person.interestKitle İletişimi
person.jobTitleDoç. Dr.
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/gokhan-komur